Aşık olma özgürlüğüm elimden alınamaz!


Cumartesi, 23 Mayıs, 2009

Çağla öldürüldü. Gözyaşlarımız ilk anda haberi duyunca buz tutuyor. Ama o buz tutmuş diğer gözleri görünce eriyip akıyor işte o an. Basın açıklamasını, Buse ne kadar “Bu sefer bağırmadan okuyacağım” dese de boğazı parçalanırcasına okuyor. Boğazlarımız düğüm düğümken gözyaşlarımızı salıyoruz. Hıçkırmak içimizden gelen, hıçkırıyoruz. Ama güçlü olmamız gerek. Eşcinsel, biseksüel, trans kişiler için, kendimiz için sakin ve güçlü olmamız gerek. LGBT haklarının insan hakları olduğunu öğrenmeleri gerek. Buradayım, bu ülkedeyim ve hiçbir yere gitmiyorum. Son nefesimi verene kadar bunu haykıracağımı biliyorum sadece, başka hiçbir şeyi bilmiyorum hayatla ilgili. Sessizce kaybettiğimiz hayatlarla ilgili…

21 Mayıs gecesi Çağla bağırırken kimsenin umurunda değildi. Sabah olunca komşuları polise haber verdi ve çilingir kapıyı açınca olayın üzerinden 12 saat geçtikten sonra öldürüldüğünü anladılar. Suçluluk psikolojisi yaşadılar mı bilinmez. Ama o çığlıklara o anda tepki vermemeleri, suçlu olmaları için yeterli bir nedendi.  Bugün Çağla’nın evi önünde toplanan bizler de bunu haykırdık: “Sessiz kalma, suça ortak olma!” Sessiz kalmışlardı ve suça ortak olmuşlardı işte. Katiller aramızda elini kolunu sallarken sesini çıkarmayan her LGBTT de suça ortak olmaktadır. Suçlu yalnızca görmezden gelen komşular, yetkililer, devlet değil, sessiz kalan, yaşam hakları, aşık olma özgürlükleri elinden alınan LGBTT bireylerdir de!

Son dönemde görünürlük anlamında bir ivme kazanan LGBTT hareket bunla beraber paralel olarak artan homofobi ve transfobiye de hazırlıklı olmalıdır ve sessiz kalmamalıdır. Görünürlülük arttıkça homofobi ve transfobi de artar. Bizi tehdit olarak görme potansiyeli artar.

Ey LGBTT hazırlıklı ol. Dolaptan çık ve haykır, “ben eşcinselim, ben biseksüelim, ben transeksüelim ve aranızdayım, buradayım, hiçbir yere gitmiyorum, inadına alışacaksınız” de. Yoksa “sıra hangimizde” diye ömrümüz yetene kadar bu soruyu soracağız, dönüp dolaşıp aynı yere geleceğiz!

Yazarın önceki yazıları

Yorumlar


Ölümler hakkında konuşmak, yazmak, çizmek ölenler için birşey if

Ölümler hakkında konuşmak, yazmak, çizmek ölenler için birşey ifade etmiyor. Ama geride kalanlar, yaşayanlar için çok şey ifade ediyor. Senin yazın gibi... Sadece insani olarak bile bir kağıt kesiği attı vicdanıma ve kesiğin verdiği acıyı biraz düşününce anladım.

İşten çıkmıştım. Evime doğru gidiyordum. Cuma günü akşam 19 civarlarıydı. Yolda çoğu sessizce ama biri varki haykırışlarla ağlayan travesti ve transeksueller vardı. Ne olduğunu anlamadım. Yanlarından öylesine geçip eve vardım. Eve geldiğimde maillerden Umut'un mailini gördüm. işte o zaman bu yazını okuduğumda olduğu gibi kendimden utandım. Birşeyler yapamıyorduk. Etrafından dolanıyorduk sadece ayağımıza takılacak taş gibi görüp.

Ya Tunalı gibi bir yerde, her tarafı güvenlik olan bir yerde (polisiyle, güvenliği ile), Ankara'nın en elit insanlarının oturduğu bir yerde bu duyarsızlık... İnanmak istemediğim bir hezeyan...





kaosgl.org LGBT Kültür & Yaşam ve Haber Portalı Syndicate content
Haklarımız Askerlik Çalışma Hayatı Aile Eğitim Kültür&Sanat Medya Sağlık Yaşam
Web sayfası ile ilgili teknik sorunlar, yorum ve eleştirileriniz için web@kaosgl.org
Kaos GL Derneği'nin resmi web sayfasıdır. İçerik, kaynak gösterildiği sürece kısmen kopyalanabilir, çoğaltılabilir, yaygınlaştırılabilir
kaos gl dergi iletişim

Eşcinsellerin Kurtuluşu Heteroseksüelleri de Özgürleştirecektir

Yazarlar

son madi

son şugar

en çok okunanlar