HIV/AIDS ile ilgili yanlış bilgiler ve gerçekler (1)


Cuma, 31 Ekim, 2008


Uzun yıllardır adı ölümle eşdeğer görülen HIV/AIDS; günümüz şartlarında gerekli takip ve tedaviyle kaliteli bir yaşam sürmenize engel olmayan bir rahatsızlıktır. HIV/AIDS ile ilgili bilgiler genelde kulaktan dolma ve birbirimizi korkutma amaçlı. Pozitif Yaşam Derneği’nden danışmanımız Yasin Erkaymaz HIV/AIDS hakkında yanlış bilgileri ve gerçekleri bizim için değerlendirdi. Bu haftaki konumuz: ”AIDS hastalığını kapan kişi kısa sürede hayatını kaybeder”

AIDS: Bir sendromdur yani vücudun kendisini savunamayacak hale gelerek birden çok hastalığa aynı anda açık konuma gelmesiyle oluşan hastalıkların bir bütünüdür ve AIDS direk kapılamaz.

HIV: Vücudun tedavi almadığı durumda AIDS sendromuna girmesine neden olan virüsün kendisidir. Bu virüs vücuda girdiğinde direk AIDS sendromuna neden olmaz 3 ila 12 sene süresince vücudumuzda sessiz bir bekleyiş süresi olabilir. Bu süre virüsün nasıl alındığına bağlı olarak değişebilir. Direk kan yolu ile virüsü alan kişilerde, tedavi alınmıyorsa sendroma yaklaşma daha hızlı olurken, korunmasız cinsel ilişki ile virüsü alan kişiler sendroma daha uzun sürede yaklaşabilir ve hiçbir belirti vermeyebilir. Bu süre içerisinde vücudumuzda sessizce kendini kopyalayarak çoğalan HIV savunma sistemimizde yer alan CD4 hücrelerini istila etmeye başlar.

CD4 Hücreleri: Vücudumuz herhangi bir enfeksiyona maruz kaldığında bağışıklık sistemimizde o enfeksiyona karşı savunma yapmamızı sağlayan hücrelerdir. HIV kendisini vücudumuzda kopyalayarak çoğalttıkça bununla mücadele eden CD4 hücrelerimizde azalmaya başlar. Dolayısıyla eğer herhangi bir tedavi alınmıyorsa CD4’ler er geç HIV’e teslim olurlar ve vücudumuz enfeksiyonlara açık halde gelir.

Günümüzde mevcut tedavilerle HIV’in vücutta kendisini kopyalaması durdurulabilmekte ve HIV ile mücadele ederken azalan CD4 hücrelerinin sayısı da arttırılabilmektedir. Dolayısıyla sürekli bir tedavi ile HIV kontrol altında tutularak AIDS sendromuna girmemiz engellenebilmektedir.

HIV virüsünü taşıyan kişi AIDS hastası değildir. HIV ile yaşayan ya da HIV Pozitif olarak tanımlanmalıdır. HIV+ bireylerin sağlıklı bir yaşam sürmelerinin önünde bir engel yoktur.

Burada HIV/AIDS ile ilgili merak ettiğiniz soruları bizlere iletebilir ve sorularınıza yanıt bulabilirsiniz. HIV ile yaşayan birisi olarak ya da HIV ile yaşayan bir kişinin arkadaşı, kardeşi, sevgilisi ya da ailesinden bir yakını olarak da merak ettiğiniz her konuda bize ulaşabilirsiniz.

Maillerinizi bekliyoruz: heranlamdapozitif@kaosgl.org

Konuyla ilgili başlıklar:

http://www.kaosgl.org/node/2092Yazarın önceki yazıları

Yorumlar


Anlam veremiyorum...

Herşey iyi güzel sorun yok diye birçok şey anlatıyorsunuz ama bir arkadaşımın arkadaşı aidsliydi hem de 4 sene olmuş daha ama öldü... Bence verilen bilgiler pembe bir resim çiziyor iyi niyetli ama gerçek şeyler değil bence. Ben çok korkuyorum hala...

Tek bir örnekten genel bir yargıya varmamalıyız...

Öncelikle bahsettiğimiz kişinin durumunu "AİDS'Li" olarak tanımlamak çok doğru değil aslında. Çünkü "li-lı vb.." gibi ekler direk olmasa da ayrımcılık söylemi içeren tanımlamalar. HIV ile yaşayan yada AİDS sendromunda bulunan kişi diye tanımlamak çok daha doğru olacaktır.

Bahsettiğiniz kişinin hayatını HIV nedeniyle kaybetmiştir diyebilmemiz için, şu sorulara net cevaplar vermemiz gerekir...

Ne kadar süredir HIV ile yaşıyordu?
Bu süre içerisinde gerekli takip,tedaviyi aksatmadan alıyor muydu?
ilaç kullanımı düzenli miydi?
AİDS sendromundaysa fırsatçı bir enfeksyon başlangıcı var mıydı?

AIDS sendromunda durumunu öğrenmiş bir kişi tekrar HIV taşıyıcı evresine dönebilir ama bu her zaman mümkün olmayabilir kişilerin bağışıklık sistemleri farklı güçlerde olabilir. Bir kişi AIDS senderomunu tedaviyle tolere edebilir ve taşıyıcı konumuna dönebilirken, diğer bir kişinin bağışıklık sistemi bu süreci atlatamayabilir... O nedenle erken teşhisin önemi bir kez daha çıkıyor karşımıza.

Vermiş olduğumuz bilgiler pembe bir durumu yansıtmaktan öte; HIV/AIDS hakkında yanlış bilinen bilgilerin doğru olarak aktarılması ve bu durum üzerinden uzunca bir süredir oluşturulan korkutma politikasının aksine, kişilerin doğru bilgiye ulaşması için paylaştığım birebir tecrübelerimle vermiş olduğum bilgilerdir. İşimiz gereği Pozitif Yaşam Derneği'nde HIV ile yaşayan bir çok kişiye hizmet veriyoruz. Aralarında uzun seneler (5 sene, 7 sene, 13 sene gibi sürelerden bahsediyorum) HIV ile beraber sağlıklı yaşamlarına sorunsuzca devam eden bir çok arkadaşımız var. O nedenle ilaç tedavisini aksatmadan sürdürerek ve gerekli kontrolleri zamanında yaptırarak virüs baskılanıyor ve yaşam süresi kaliteli bir şekilde devam ediyor. Yaşadığınız olumsuz bir örnek üzerinden genel bir yargıya varmak çok doğru değil aslında diye düşünüyorum.

Dilerim yardımcı olabilmişimdir.

Tedavi ne kadar sürüyor

Tedavi ne kadar sürüyor, ne kadar tutuyor kullanılan ilaçların parası... Parası olmayan kişiler tedavi olamazlarsa ne kadar yaşarlar?

Tedavi Süresi ve Maliyeti

HIV'in kontrol altına alınması için gereken tedavi yaşam boyu devam edecek bir tedaviyi kapsar. Tıpkı şeker hastalığı ve benzeri kronik rahatsızlıkların tedavilerinin yaşam boyu sürmesi gibi.

Kişinin herhangi bir sosyal güvencesi yoksa (Ssk, Emekli Sandığı, Bağ-Kur vb.) yaşam boyu sürdürülmesi gereken tedavinin maliyeti oldukça külfetlidir. Yaklaşık olarak ilaç masrafı ve rutin testlerin maliyeti ile birlikte aylık 1500-1700 YTL arasında bir harcama gerektirmektedir. Bazı ülkeler ilaca ulaşım ve tedavinin karşılanmasında sorunlar yaşamaktadır fakat ülkemiz bu anlamda tedavi ve ilaca ulaşımda herhangi bir sorun yaşatmamaktadır. Sosyal güvenceye sahip olan her kişi tedavi ve ilaca ulaşabilmektedir. Sosyal Güvence sahibi olmayan kişiler ise ''Yeşil Kart'' edinerek bu hakka kavuşurlar. Fakat kişinin yeşilkart başvuru ve yeşil kart edinme sürecinde üzerine kayıtlı herhangi bir taşınmaz mal varlığının olamaması gerekmektedir. Ülkemiz kanunlarında Devlet Yuttaşlarının sağlık ve eğitim ihtiyaçlarını gidermek ile yükümlüdür. O nedenle ihtiyaç sahibi ilaca ulaşmak için saydığım bu seçenekleri değerlendirebilir. Herşeye rağmen ilaç ve tedaviye ulaşamayn HIV+ bireyin sağlıklı geçirbileceği süre; Virüs ile ne zaman enfekte olduğuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Fakat yaklaşık 3-13 sene arasında hala tedaviye ulaşamamışsa AIDS sendromuna geçiş süreci yaklaşık bu süreler sonunda başlar. Bu sendroma ne kadar dayanabileceği ile ilgili kesin birşey söylenemez fakat bu sendromdayken bile tedaviye başlarsa tekrar HIV taşıyıcı konumuna gelebilmektedir. Yani kişinin AIDS sendromunda geçireceği süre kişinin bünyesine ve yaşam şartlarının kalitesine göre değişiklik gösterir. Tedavi başlanmadığı takdirde ne yazıkki hayatı kaybetme riski ile karşı karşıya gelinecektir.

Firsatci Hastaliklar - kanser ve benzerleri

Artik HIV+ kisiler ilac tedavisi sayesinde negatif insanlarla benzer yasam sartlarinda hayatlarini surduruyor. Ancak ilaclar toksik ve pekcok yan etkisi var. HIV virusunun ondan fazla cesidi var ve virus surekli kendisini mutasyonla yenileyip degistiriyor. Bazi virus turleri bazi ilac gruplarina karsi etki etmiyor. Ilac kullansin veya kullanmasin, HIV + kisilerde hemen hemen tum kanser tiplerini, kalp ve karaciger yetmezligi gibi sorunlari gorme olasiligi negatif kisilere gore 2 ile 40 kata kadar yukselebiliyor. Ustelik de kanser vakalarinda iyilesme ve yasam suresi oldukca dusuk. AKciger hastaliklari, cinsel yolla bulasan hastaliklar, mantar, bakteriyel hastaliklar sikca goruluyor. Yani ilac bulundu ve hayatlar %100 kurtuldu demek mumkun degil. Virus maalesef sinsice immun sistemi basta olmak uzere tum organ ve sistemlere (bazi kisilerde) zarar vermeye devam ediyor.
kaosgl.org LGBT Kültür & Yaşam ve Haber Portalı Syndicate content
Haklarımız Askerlik Çalışma Hayatı Aile Eğitim Kültür&Sanat Medya Sağlık Yaşam
Web sayfası ile ilgili teknik sorunlar, yorum ve eleştirileriniz için web@kaosgl.org
Kaos GL Derneği'nin resmi web sayfasıdır. İçerik, kaynak gösterildiği sürece kısmen kopyalanabilir, çoğaltılabilir, yaygınlaştırılabilir
kaos gl dergi iletişim

Eşcinsellerin Kurtuluşu Heteroseksüelleri de Özgürleştirecektir

Yazarlar

son madi

son şugar

en çok okunanlar