İnsan Hakları / Nefret Suçları

Nefret cinayetine ömür boyu!

Perşembe, 15 Ekim 2009
Kavaklıdere’deki evinde 11 Nisan 2009’da öldürülen Melek K.’nin katil zanlısı Tayfun P.’nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteğiyle yargılanması ile ilgili bugün (15 Ekim 2009) Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde karar duruşması gerçekleştirildi.
 
15 Ekim 2009 Türkiye'deki LGBTTler için önemli bir gün olarak tarihe geçti. Tayfun P.’nin, öldürme nedeniyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasına ve yağma suçundan da 10 yıl ceza almasına oy çokluğu ile karar verildi.
 
Duruşmaya, tutuklu sanık Tayfun P. ve avukatı Onur Tatar, maktul Melek K.’nin babası Yusuf K. ve avukatı Nevzat Sarıin, Kaos GL ve Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği'nden aktivistler katıldı.
 
Avukat Onur Tatar, sanık Tayfun P.’nin suçu “ağır tahrik” altında işlediğinden dolayı sanığın cezalandırılacaksa ilgili maddelerden indirimden yararlanmasını istedi. Bu talebi de mahkeme tarafından oyçokluğu ile reddedildi. Tayfun P.’ye söylemek istediği başka bir şey olup olmadığı soruldu ve Tayfun P. sözlerini “çok pişman” olduğunu belirterek sonlandırdı.

TCK'nın 82/1-h ve TCK'nın 149. maddesine göre cezalandırılan Tayfun Polat hakkında TCK 62. maddesi gereğince takdiri indirim nedenleri uygulandı. Buna göre "Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla kasten öldürmekten" ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılımış ve cezası  " failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak" müebbet hapis cezasına çevrilmiştir. Yine nitelikli yağma gereğince 12 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve 62. madde uygulanarak cezası 10 yıla indirlmiştir.
 
Haksız tahrik indirimi yoluna gidilmese de yağma amacıyla Melek'in öldürüldüğüne ve bu failin takdiren indirim nedenlerinden faydalanması gerektiğine hükmedilmiştir. Buna göre Tayfun Polat en fazla 34 yılını ceza infaz kurumunda "iyi halli" olarak geçirirse koşullu salıverme hükümlerinden faydalanabilecek.
LGBTT örgütler eşcinsel, biseksüel, travesti, transeksüellere yönelik nefret cinayetlerinde “ağır tahrik”ten dolayı indirim yapılması ile ilgili olarak rahatsızlarını daha önceki bir çok eylemlerinde dillendirmiş, Melek öldürüldükten sonra da şu açıklamayı yayınlamışlardı:
 
“Arkadaşımız Melek, dün bu sokakta, bu evde, bu saatlerde öldürüldü.
Onlarca kez bıçaklanıp vahşice katledilen Melek’in çığlığını mahalle sakinleri, kolluk kuvvetleri, ahlak bekçileri, siyasiler görmezden, duymazdan geldiler.
Bizler bu gece burada çığlıklarımızı duymanız için bir araya geldik!
Dilimizde tüy bitti derdimizi anlatmaktan. “Arkadaşlarımız gözlerimizin önünde öldürülüyor, ne olur artık sesimizi duyun” demekten hal kalmadı. Bu işlenen kaçıncı cinayet? Daha ne yapmalıyız sizleri harekete geçirmek için, ey devletimizin ‘her işi bilen’ yetkilileri?
 
Nerede sizin o “hoşgörü” diyarı memleketiniz? Yaşam hakkına saygı, hani nerde eşitlik, adalet vaatleriniz?
 
Teker teker öldürerek bizi neyle sınıyorsunuz?  
Arkadaşlarımızı katleden zihniyeti sorgulamadıkça, katilleri bulup yargıya teslim etmedikçe, hukuksuz “tahrik” indirimleriyle suçluları ödüllendirmekten vazgeçmedikçe, yaşanan cinayetlerin “münferit” olaylar olduğuna kimseyi inandıramazsınız.
 
Su testisi suyolunda kırılır demek suç ortaklığıdır! 
Yetkililer gereken yasal/fiili önlemleri almadıkça, bu cinayetlere sessiz kalıp, “su testisi su yolunda kırılır” gibi tehlikeli yaklaşımlarını sürdürdükçe suç ortağı olacaklardır.
 
Yetkililere sesleniyoruz: Her geçen saniye ve alınmayan her önlem, bir başka nefret cinayetine davetiye çıkarmaktadır. Bundan sonra işlenecek her bir cinayetteki suçluluk payınız, bir öncekinden daha fazla olacaktır.
 
Hayatlarımızın ellerimizden umarsızca çekilip alınmasına sessiz kalmayacağız.
İsteğimiz, yaşam hakkımıza yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir “nefret” cumhuriyeti değil, yaşam hakkımızın gasp edilmediği bir “insan hakları” düzenidir.”
 
Daha önceden de İzmir’deki başka bir nefret cinayetine de ömür boyu hapis cezası verilmişti: http://www.kaosgl.com/node/1108