Bir transeksüel arkadaşımız daha öldürüldü
"20 Kasım Nefret cinayetine kurban gitmiş travesti ve transeksüelleri anma günü"ne sayılı günler kalmışken gelen haber hepimizi derinden üzdü. 10 Kasım 2008 Pazartesi gecesi saat 21:00 civarında Etlik’te, arabasının içinde pompalı tüfek ile saldırıya uğrayan Dilek İnce Dışkapı Araştırma Hastanesi’nde 11 Kasım 2008 saat 12.30’da vefat etti.
Görgü tanığının anlattığına göre; Etlik, İskitler bölgesinde, otomobil içindeyken, arabanın arkasından gelen kurşunla irkildiklerini ve camların kırıldığını belirten görgü tanığı, ardından arabanın yanından şoför koltuğunda bulunan Dilek İnce’nin kafasına ateş açıldığını bildirdi. Kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alınan İnci’nin kafasında 8 adet saçma tespit edildi. Bu da olayın pompalı tüfekle gerçekleştirilmiş olabileceğini doğruluyor. Saldırganların koyu renkli bir araba ile kaçtıkları ve iki kişiden fazla olduğu söyleniyor.
Dilek İnce Eryaman olayları ile ilgili şikâyetçi olan transeksüellerden birisiydi. Eryaman davasında tanık koltuğunda oturmuş ve ifade vermişti. Eryaman sanıkları 17 Ekim 2008’de gerçekleşen duruşmada serbest bırakılmışlardı.
Hepimizin başı sağ olsun…
Basın Açıklamasına Davet
12 Kasım 2008, Çarşamba günü, Ankara'da, LGBT Hakları Platformu tarafından Basın Açıklaması yapılacaktır.
10 Kasım akşamı kafasına pompalı tüfek ile ateş edilerek saldırıya uğrayan transeksüel Dilek İnce, 11 Kasım'da aramızdan ayrıldı.
Üzüntü içindeyiz çünkü bir arkadaşımız daha heteroseksist nefretin kurbanı oldu ve öldürüldü.
Öfke içindeyiz çünkü sırada hangi gey veya transeksüel arkadaşımız var bilemiyoruz.
Transeksüel Dilek İnce'yi başkentte pompalı tüfek ile vurarak kimler öldürdü ve katilleri bulunacak mı?
Gey Ahmet Yıldız'ı silahla tarayarak kimler öldürdü ve İstanbul polisi katilleri neden hâlâ bulmadı?
Adıyaman'da gey Ege Tanyürek'i kimler intihara sürükledi?
12 Kasım Çarşamba günü öğle namazını takiben Dilek İnce defnedilecek.
Defin işleminin ardından Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapılacaktır.
Tarih: 12 Kasım 2008, Çarşamba
Saat: 16:00
Yer: Yüksel Caddesi, İnsan Hakları Anıtı önü
Eşcinsel ve Transeksüel Cinayetleri Politik Cinayetlerdir – Katilleri Biliyoruz!
Eşcinsel ve transeksüel kanlarıyla kirlenmiş ahlakınız batsın!
LGBT Hakları Platformu
|>
Salı, 18 Kasım, 2008
Haber: Barış Sulu
"20 Kasım Nefret cinayetine kurban gitmiş travesti ve transeksüelleri anma günü"ne sayılı günler kalmışken gelen haber hepimizi derinden üzdü. 10 Kasım 2008 Pazartesi gecesi saat 21:00 civarında Etlik’te, arabasının içinde pompalı tüfek ile saldırıya uğrayan Dilek İnce Dışkapı Araştırma Hastanesi’nde 11 Kasım 2008 saat 12.30’da vefat etti.
Görgü tanığının anlattığına göre; Etlik, İskitler bölgesinde, otomobil içindeyken, arabanın arkasından gelen kurşunla irkildiklerini ve camların kırıldığını belirten görgü tanığı, ardından arabanın yanından şoför koltuğunda bulunan Dilek İnce’nin kafasına ateş açıldığını bildirdi. Kaldırıldığı hastanede yoğun bakıma alınan İnci’nin kafasında 8 adet saçma tespit edildi. Bu da olayın pompalı tüfekle gerçekleştirilmiş olabileceğini doğruluyor. Saldırganların koyu renkli bir araba ile kaçtıkları ve iki kişiden fazla olduğu söyleniyor.
Dilek İnce Eryaman olayları ile ilgili şikâyetçi olan transeksüellerden birisiydi. Eryaman davasında tanık koltuğunda oturmuş ve ifade vermişti. Eryaman sanıkları 17 Ekim 2008’de gerçekleşen duruşmada serbest bırakılmışlardı.
Hepimizin başı sağ olsun…
Basın Açıklamasına Davet
12 Kasım 2008, Çarşamba günü, Ankara'da, LGBT Hakları Platformu tarafından Basın Açıklaması yapılacaktır.
10 Kasım akşamı kafasına pompalı tüfek ile ateş edilerek saldırıya uğrayan transeksüel Dilek İnce, 11 Kasım'da aramızdan ayrıldı.
Üzüntü içindeyiz çünkü bir arkadaşımız daha heteroseksist nefretin kurbanı oldu ve öldürüldü.
Öfke içindeyiz çünkü sırada hangi gey veya transeksüel arkadaşımız var bilemiyoruz.
Transeksüel Dilek İnce'yi başkentte pompalı tüfek ile vurarak kimler öldürdü ve katilleri bulunacak mı?
Gey Ahmet Yıldız'ı silahla tarayarak kimler öldürdü ve İstanbul polisi katilleri neden hâlâ bulmadı?
Adıyaman'da gey Ege Tanyürek'i kimler intihara sürükledi?
12 Kasım Çarşamba günü öğle namazını takiben Dilek İnce defnedilecek.
Defin işleminin ardından Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde basın açıklaması yapılacaktır.
Tarih: 12 Kasım 2008, Çarşamba
Saat: 16:00
Yer: Yüksel Caddesi, İnsan Hakları Anıtı önü
Eşcinsel ve Transeksüel Cinayetleri Politik Cinayetlerdir – Katilleri Biliyoruz!
Eşcinsel ve transeksüel kanlarıyla kirlenmiş ahlakınız batsın!
LGBT Hakları Platformu
|>
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun













Yorumlar
kayseri den
bu haberi duyup ve okuduktan sonra cok uzuldum ve yıne teesuf ettım.
ya burası turkiye degılmı ne zamana kadar boyle homofobık olaylara sahıt olcam artık bıktım ben defalarca alaylar ve ayrımcılıklara maruz kalan bırısı olarak bıtsın dıyorum artık turkıyeye yakısmayan olaylar cunkı burası ozgur ve demokratık turkıye.hıc hos gormuyrum ve kesınlıkle red edıyorum.ınanın arkadslar cok buyuk bı acı verdı bu haber bana az kalsın aglıyacaktım.su protesto yuruyusune katılmak ısterdım ama maalesef haberi bu gun gordum.hepımıze gecmıs olsun.tum gayler travestı ve transeksuel arkadsların ozgur yasaması dılegıyle.tekrar gecmıs olsun
yaser kayserıden
öğrenciyim haftaya sınıfta sizinle ilgili sunum yapıcam
gül
...
İnanılmaz bir cinayet daha!
Orada olan arkadaşlarım, arkadaşlarımız umarım eksikliğimizi hissettirmeyecektir.
Çıkıp gidesim var bu gezegenden..
küçük İskender
Yaşadıklarınızın tanığım
Ben İzmir'de yaşıyorum. Bugün eşcinsel bir arkadaşım ihmal ettiğim bir sorumluluğu hatırlattı bana ve pek çok arkadaşa.
Cinsel yönelim yarımcılığına karşı olmama rağmen, bu konuda sesimin ve yazımın olmadığını hatırlattı.
Yaşadıklarınızın tanığım, yanınızda tarafı da olmak isterim.
.
Selamlar-sevgiler
Aysun Koç
allah rahmet eylesin
bu ve buna benzer cinayetleri kınıyorum.
semiha
yanınızda durmak istediğimi söylüyorum...
yanınızda durmak istediğimi söylüyorum...
nilgün tortop
avukat/izmir
öfkeli acı
Katiller bulunsun.
Katilleri istiyorum. Bir daha günyüzüne çıkmamacasına hapislerde çürümelerini istiyorum..
katiller ortalıkda başka cinayetler için cirit atarken Dilek'ler asla rahat uyuyamayacak. katiller özgür oldukça bizim içimizdeki acı öfke asla dinmeyecek..
hasbiye**
transfobiye öfkemle yanınızdayım...
faşizme, patriyarkaya ve "öteki" düşmanlığına karşı her daim omuz omuza...
Dilek, ahmet ve adını sayamadığım tüm arkadaşlarımız..
uamrım son olur...
istanbul'dan gülkan.
yesiller partisi
kisa süre oldugu icin ankara’dan bir uyemizi hemen bulabilir miyiz bilmiyorum, ama mümkün olursa bir arkadasimiz destek icin aciklamaniza katilacaktir.
gelismelerden haberdar olabilirsek seviniriz.
selamlar.
ümit sahin
yesiller partisi es sözcüsü
artık dosyaları birleştirmek lazım
bakın 80 li yıllardaki içtihat kararlarını inceliyorum, o yıllarda ilk lgbtt bireylerin açılımında yargı içtihatlarında, heteroseksüel bireylere yönelik yapılan incelemelerle bizler hakkındaki dosyalarda bizim aleyhimize işleyen bir yargı çarkı bariz bir şekilde görülmektedir. 90 lı yıllarda olumlu ve olumsuz kararlar birarada gitmektedir.
şimdiki süreçte yeniden 80 li yıllara bir dönüş vardır. bu açıkça hissedilmektedir.
yapılması gerekilen şey açık. dosyaların tek bir merkeze toplanması ve oradan diğer lgbtt bireylere ulaştırılıp lgbtt dernekleri, insan hakları dernekleri, çağdaş hukukçular derneği gibi örgütlenmelerle bu dosyaların takibinin yapılması... bakın lgbtt bireylere yönelik adli kolluk (polis), savcılık YENİ bir tavır ve taktik belirlemiş olabilir. bu taktiğin açığa çıkartılması ve dosyalar üzerinden yeni taktik belirlenmesi zorunluluğundayız. çünkü yeni bir sürece girdiğimiz açıkça belli. mesela polisin adam öldürme suçlarında tüm polis ifadeleri birbirine benzerdir. baran tursun'un öldürülmesindeki polis ifadeleri neredeyse tüm türkiyedeki benzer olaylara karışan polislerin ifadeleri ile aynıdır. lgbtt bireylere yönelik olarakta yapılan saldırılarda benzerlikler ve soruşturma-kovuşturma aşamasında yargı makamlarının işlemleri ile aynı tarz olaylarda heteroseksüel bireylere yapılan işlemlerin karşılaştırılması zorunluluğu vardır.
ama tüm bunlar ortak bir merkez zorunluluğu doğurmaktadır.
lgbtt dernekler tüm lgbtt avukatları ve bu yolla insan hakları derneği avukatlarını ortak bir çalışma etrafında birleştirip taktik belirlemesi zorunluluğu aşikardır. son zamanlarda gelişen hadiseler açıkça yeni bir sürece girdiğimizi ortaya koymaktadır.
SÜREKLİ ZORUNLULUK DİYORUM. ÇÜNKÜ BUNLARI YAPMAK ZORUNDAYIZ.
ölen öldürülen kardeşlerimiz için.
murat akci
Eşcinsel ve Transeksüel Cinayetleri Politiktir!!!
Dilek kendini özgürce ifade etmiştir dünyaya , uğrunda mücadele verdiği bir yolda can verip şehit olmuştur. Mekanı cennet olsun.
arkadaşlar artık herkes elini taşın altına koyması gerekiyor. Bu Böyle nereye kadar devam edecek buna biz dur demezsek kim diyecek.. Başka Dilekler ölmesin, savaşalım arkadaşlar mücadele verelim. Elbet bir gün zafer bizim olacaktır ve bu cinayetleri işleyenler cezalandırılacaktır.
Bu cinayeti işleyenleri,göz yumanları ve de duyarsız kalanları şiddetle lanetliyorum...
özgürlük doğuştan verilmez savaşarak kazanılır!savaşalım o zaman
başımız saolsun
Böyle durumlarda duygular nasıl tarif edilir bilmiyorum. Gün geçmiyor ki her gün bir başka kötü haber almayalım. Yüreğim taşlaştı, artık göz yaşı dökemez oldum. Oturduk evlerimizde herkes Dilekle neler paylaştığını anlatıyor. Her anlatım, her yaşadığımız paylaşım sonrası sıra hangimizde deyip derin düşüncelere dalıyoruz. Düşünüyoruz eceliyle ölen transeksüel arkadaşlarımızı. Aklımızı zorluyoruz, üç kişiyi geçmiyor. Evet acaba sıra hangimizde diye düşündükçe herkes sevdiği insanları aklına getirip birbirimizin gözlerine bakıyoruz. Öldürülen transeksüel arkadaşlarımız aklımıza geliyor, kimisi evinde tel iple boğuldu, kimisi paramparça, kimisi tecavüz edilmiş ve bir kenara atılmış, kimisi can havliyle kapıya ulaşmaya çalışırken bıçaklanarak… O kadar çok oldu ki saymakla bitmiyor.
Dilek’in dün gece haberini aldık, Dışkapı hastanesine koşuşturduk. Gördüğümde bu kadar da olmaz diye düşünmeye başladım. Ağzından ve burnundan kanların akması gözümün önünden gitmiyor. İki yıl sonra bu işi bırakacağım diyordu, dilek rahat uyu diyemiyorum, dilek sana söz de veremiyorum, katillerin bulunacak da diyemiyorum, çünkü yarın başıma ne gelecek bilemiyorum. Bir bilinmezi yaşamanın üzüntüsünü içerisindeyim. Bu gün dışarı çıkmadım, ecelimle ölmediğim müddetçe yarın cenazene katılacağımın sözünü verebiliyorum.
Evet ne düşünürsünüz arkadaşlar bilemiyorum her gün birer birer öldürülüyoruz. Ben tıkandım, artık çözüm de üretemiyorum, kollarım yanıma düştü bu maili bile zor yazıyorum. Telefon açan açana, başınız sağ olsun diyen diyene. Bu durumlarda ne denilirdi bilemiyorum. Her defasında dostlar sağ olsun demek de istemiyorum. Dostları bu günde ses yükseltmeye çağırıyorum. Dostlarıma; bir gün sıra bize gelecek, ne zamana kadar bekleyeceğiz, Ahmetler, Dilekler, Sitemler, Eceler, Bakiler… Hangi birisini sayıyım bilemiyorum. “Sen değilsen kim, şimdi değilse ne zaman?” sloganı aklıma geliyor. Ben yeni bir arkadaşımın ölümünü seyretmek istemiyorum, hadi arkadaşlar özel hayatlarımızdan fedakarlık yapıp mücadelemize sahip çıkalım. Daha ne duruyoruz?
İçimde bir öfke volkan gibi, biraz sesim de çıksa transeksüeldir denilip ayıplanılmaktan korkuyorum. Evet transeksüelim, bir zamanlar ses üretemez, başımızın çaresine kendi yöntemlerimizle bakar, son raddeye gelince kriz geçirip medyanın teröristi, insanların da korkulu rüyası olurduk. Şimdi örgütlenmeye başladık insanları yanımıza alıp haklılıklarımızı ortaya koyduk. Gün bugündür, dayanışmanın önemini görmek istiyoruz.
Yarın saat 16:00’da Ankara’da Yüksel caddesindeki başbakanlık insan hakları başkanlığının önünde basın açıklaması ve kefenli eylem gerçekleştireceğiz. her şehirde olaya tepkimizi göstermemizin önemli olduğu açıktır. Ankara’yla sınırlı olmasın tepkimiz.
Eşcinsel ve transeksüel cinayetleri politiktir, katilleri biliyoruz!!!
Buse Kılıçkaya
İnsan Hakları gündemi Derneği Açıklaması
Saygılarımızla
İnsan Hakları Gündemi Derneği Adına
Orhan Kemal Cengiz
Başkan
Dün Ege, bu gün Bahar
yine bir ölüm, yine bir cinayet, yine bir intihar
Ve biliyoruz ki durmayacak
Biz dur diyene kadar...
Evren Güvensoy
bahtiyar_sertan
heryerde