Kadın

Feminizm Yalnızca Kadınlar İçin Değildir!

Pazartesi, 12 Mart 2012
Feminist hareketin turnusol kâğıdının LGBT olduğunu belirten Kaos GL Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Simten Coşar, kıstırılmışlığa karşı feminist ve LGBT hareketlerinin ortak siyaset geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası Feminist Forum hafta sonu Ankara Üniversitesi Cebeci Kampüsü Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi’nde gerçekleşti.
 
Forum’a LGBT örgütlerinin yanı sıra Ankara’nın ile birlikte Trabzon, Van, Diyarbakır, İzmir ve İstanbul’dan kadın örgütleri temsilcileri katıldı.
 
Homofobi Karşıtı Buluşma kapsamında Kaos GL’nin 2006’dan beri düzenlediği feminist forumlar bu yıl ilk kez uluslararası bir nitelik kazandı. Fransa, Lübnan ve İsveç’ten gelen konuşmacılar kendi yerellerindeki çalışmalarını anlattılar.
 
Feminizm Yalnızca Kadınlar İçin Değildir
Forum Doç. Dr. Betül Yarar ve Prof. Dr. Simten Coşar’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Yarar, feminizmin Batı’da 1990’larda yaşadığı paradigma kaymasının Türkiye’de yaşanmadığına ve dolayısıyla “kadın” kategorisinin beden üzerinden şekillenen bir kavram olarak sürekliliğini koruduğuna dikkat çekti. Coşar ise feminist hareketin LGBT hareketi ile ilişkisini turnosol kâğıdı olarak değerlendirdiğini belirterek kimlikler üzerinden kıstırılmışlığa karşı hak temelli siyaseti önerdi.
 
Müslüman Eşcinseller Vardır!
İlk oturumda Fransa’da Eşcinsel Müslümanlar Derneği olan Homos Musulmans de France’ın (HM2F) kurucusu ve sözcüsü olan Ludovic Zahed Fransa özelinde İslamofobi ve homofobiye karşı çalışmalarını anlattı. Fransa’daki politik değişimin göçmenlere ve Müslümanlara yönelik tavırlarına karşı sekülerizm vurgusu yaptıklarını anlatan Zahed, “karar alma süreçlerinde yer almayan, köşede duran, dinine ve kültürel geçmişine uzak duran Araplar istiyorlar” dedi.  
 
Arap Dünyasında LGBT Olmak
Bir sonraki oturumda Lübnan’dan gelen Filistinli Samar Habib özellikle Afrika üzerinden Arap dünyasındaki LGBT’lerin örgütlenme çabalarından bahsetti. Fas, Cezayir ve Tunus’taki hareketlerin tüm kıstırılmışlıklarına rağmen cesur yüreklilikle neler yapabildiğini anlatan Habib, Cezayir’de 21 yaşındaki bir kadının başlattığı LGBT Cezayir internet forumu üzerinden bireysel çabaların önemini vurguladı. Habib, Arap Baharı’na giden yolda LGBT’lerin önemli katkılarını olduğunu ekledi.
 
İsveç’te Kimlik Politikalarının Dönüşümü
Üçüncü oturumda İsveç’ten katılan gazeteci-yazar Anna Maria Sorberg, İsveç’te son 10 yılda kimlik politikalarının geldiği noktayı anlattı. 10 yıl önceki sol parti iktidarının ardından İsveç’te şimdi daha muhafazakâr ve neo-liberal bir hava olduğundan bahseden Sorberg, özellikle HIV+ kişiler üzerinden ilerleyen medyadaki damgalamaya karşı yaptığı çalışmalardan ve göçmen politikalarından söz etti.
 
Türkiye Trans-Feminizmin Neresinde?
Cumartesi gününün son oturumunda Pembe Hayat Derneği’nden Buse Kılıçkaya ve Elçin Kurbanoğlu trans-feminizm konulu bir atölye gerçekleştirdiler. Kendini daha önceden feminist olarak nitelendiren pek çok transın artık bundan kaçındığı gerçeğinin nedenlerini sorgulayarak başlayan atölye 8 Mart yürüyüşleri üzerinden hararetli bir tartışmayla devam etti. Kadın-kadına buluşmalar üzerinden “kimin kadın olduğuna kim karar verecek?” tartışması transların var olan cinsiyet rollerini yeniden ürettiği, feministlerin kendi sorunlarına aşırı odaklanmaktan başka kimseyi göremediği ve transların sorunlarının görmezden gelinerek önemsizleştirildiği yorumlarıyla ilerledi.
 
Uluslar arası Feminist Forum’un ikinci günü “Yoldaş Forum” ile başladı. Birlikte güçlenmek ve birlikte özgürleşmek için feministler ve LGBT’ler birlikte tartıştı. Ardından “Lezbiyen Atölye” ve “Erkeklik Atölyesi” ile program sona erdi.
 
Kaos GL, Uluslararası Feminist Forum’un sunum ve tartışmalarını daha sonra bir kitapta toplayacak.