Kültür Sanat

Beyazperdedeki Travestilik

Cuma, 24 Mart 2006
Haber: Kaos GL
"Sinema başladığından beri erkekler kadınları oynadı. Genellikle seri filmlerde, gözden uzak bir şekilde, elbiseli ve peruklu bir dublör tehlikeli sahnelerde kadın kahramanın yerine geçerdi." 1940’lardan başlayarak sinemada travestiliğin bulduğu şekiller.

Edward Connor

Sinema başladığından beri erkekler kadınları oynadı. Genellikle seri filmlerde, gözden uzak bir şekilde, elbiseli ve peruklu bir dublör tehlikeli sahnelerde kadın kahramanın yerine geçerdi. 1942 yılında çekilen "Perils of Nyoka" isimli dizide David Sharpe'ın Kay Aldridge'in dublörlüğünü yaptığı görüldü. 1936 yapımı "San Francisco" ve 1938 yapımı "In Old Chicago" gibi afet filmlerinde olayların doruğa ulaştığı sahnelerde kalabalığa dikkatlice bakıldığında erkek dublörlerin kadınları oynadığı görülebilir.

Tabii ki film yapımcıları bu tür dublörlüklerin ortalama bir seyirci tarafından fark edilmemesini ummaktaydılar, fakat başta komediler olmak üzere birçok başka filmde bir erkeğin kadın rolü yapması konunun çekirdeğini oluşturmaktaydı. Charlie Chaplin 1915 yapımı Keystone komedisi "A Woman"da ve bu tür canlandırmalarıyla ünlü Julian Eltinge'in (gerçek adıyla William Dalton) bir çok sessiz uzun metrajlı filminde, özellikle "Clever Mrs. Carfax"(1917), "Countless Charming", "Widows Might"(1918), "Over the Rhine" ve "The Adventuress"(1920)da bu şekilde rol aldı. "The Adventuress"ın konusu tipikti: "Jack Perry" (Julian Eltinge) efsanevi krallık "Alpania"daki "cumhuriyetçiler"e yardım amacıyla "monarşist"lerden bilgi çalabilmek için "Mam'selle Fedora" kılığına girer. Onun arkadaşı rolündeki "Lyn Brook" (Fred Covert) de aynı amaçla bir kadın ("Thelma") kılığındadır.

İngiltere ve Amerika'da sahnelenen en ünlü travesti komedisi "Charley's Aunt" oldu. 1892 de Londra'da galası yapıldı. Bu oyunda, bir Oxford öğrencisi olan "Lord Fancourt Babberly"nin ("Babs") iki arkadaşı, Charley'in halası "Donna Lucia D'Alvadorez" tarafından hamiliği yapılacak iki kız ile buluşacaklardı. Charley'in halası buluşmaya gelemeyince, "Babs" onun yerine geçmesi için ikna edildi. Bu oyun en azından on kez filme alındı. İngilizce versiyonlarında başrolde Syd Chaplin(1925), Charlie Ruggles(1930), Arthur Askey(1940), Jack Benny(1941) ve Ray Bolger(1952) tarafından, diğer dillerdeki versiyonlarda ise Fritz Olemar (1934, Almanya), Pedro Quartucci (1946, Arjantin), Alfredo Barbieri (1953, Arjantin), Claus Riederstaeld (1956, Almanya) ve Fernand Raynaud (1959, Fransa) oynadı. Ancak bayan akrabaların canlandırıldığı komediler Oxford ile sınırlı kalmadı. 1932 yapımı "Sherlock Holmes" da Clive Brook ünlü dedektifin evlenmemiş halasının yerine geçmesini canlandırmıştı.

William Powell bıyığını kesti, aşırı bir makyaj yapıp kadınsı giysilere büründü (gögüs yerine iplik yumakları koydu) ve 1942 yapımı "Love Crazy"de bir kadını oynadı. 1949 yapımı "I Was A Male War Bride"da Cary Grant sadece bir peruk ve bir elbise sayesinde ekranın en yakışıklı erkeğinden en çirkin kadınına dönüştü.

Buster Keaton 1924 yapımı "Sherlock Jr."da kadın kılığı içinde kısa bir süre göründü. Genç Spec O'Donnel 1927 yapımı "Don't Tell Everything"de pek de çekici olmayan bir genç kız oldu.

Filmlerinde en azından kısa bir süre kadın olarak görünen diğer ünlü komedyen, şarkıcı ve karakter oyuncularının arasında "Madam Spy"da (1918) Jack Mulhall, "Detectives"de (1928) George K. Arthur, "Midsummer Night's Dream" (1935) ve "Shut My Big Mouth"da (1942) Joe E. Brown, 1936 yapımı "Broadway Melody"de Sid Silvers, "Ali Baba Goes to Town"da Eddie Cantor, 1938 yapımı "Merry Go Round"da Billy House, "You Can't Cheat an Honest Man"de (1939) W.C. Fields, "Babes on Broadway"de (1941) (Carmen Miranda'nın müthiş bir taklidi), aynı yıl yapılan "Blondie Goes Latin"de Arthur Lake, "Princess and the Pirate"da (1944) Bob Hope, "Goodnight Sweetheart"da (yine 1944) Bob Livingston, "Here Comes the Co-eds"de (1945) ve "Mexican Hayride"da (1948) Lou Costello, "Southern Yankee"de (1948) Red Skelton, "High Tide"da (1960) Bing Crosby, "On the Double"da (1961) Danny Kaye ve 1972 yapımı "Fuzz" da iki rahibeyi canlandıran Burt Reynolds ve Jack Weston yeralır. 1974 yapımı "Hot Rock"da George Segal, 1974 yapımı "Thunderbolt and Lightfoot"da Beau Bridges ve 1974 yapımı "Dirty O'Neill"de Morgan Paull buna dahildir.

Ancak büyük şeref, "Duck Soup"(1926), "Why Girls Love Sailors"(1927), "Sugar Daddies", "That's My Wife"(1929), "Another Fine Mess"(1930) isimli beş kısa metrajlı filmde ve "Babes in Toyland"(1934), "Chump at Oxford"(1940), "Jitterbugs"(1943), "Dancing Masters" isimli uzun metrajlı filmlerinde kadını canlandıran Stan Laurel'e ait. 1930 yapımı "Laurel and Hardy Murder Case"de ise Del Henderson bir kadını canlandırdı.

Bir çok hapishane ve savaş mahkumu filminde mahkumlar, çirkin hantal ve kıllı erkeklerden oluşan bir kadın korosu bulunan bir gösteri sahnelerler. "This Is the Army"de (1943) ise daha prezentabl bir koro ve buna artı olarak bir Sgt.(çavuş) Alan Manson tarafından Jane Cowl'un ve Cpl. Tilestone Perry tarafından Lynn Fontaine'ın profesyonelce taklitleri yeraldı. Sgt Richard Irving aynı adlı şarkı hakkında yapılan filmde "Mandy"yi ve "I Left My Heart at the Stage Door Canteen"de Sgt. Phillip Truex "Eileen"i canlandırdı.
[ pagebreak ]
İşin daha ciddi tarafında, elinden her iş gelen Lon Chaney Sr. "The Unholy Three"nin 1925 ve 1930 versiyonlarında bir kadın kılığına giren katili oynadı. Bu uzun metrajlı film Lionel Barrymore tarafından "Devil Doll"(1936) olarak tekrar çekildi. 1935 yapımı "Star of Midnight"da Ralph Morgan, bir Freud güdüsü olmaksızın kadın giysileri giyip plastik bir maske takarak insanları öldürdü. Benzer şekilde Frank Puglia, "Bulldog Drummond's Revenge"de (1937) yeni, gizli tutulan bir patlayıcıyı ele geçirme uğraşısında kadın kılığına girdi. Bundan bir yıl sonra "King of Alcatraz"da çete lideri Carrol Naish polis korumalarını geçerek bir gemiye girebilmek için bir büyükanne kılığına girdi. "Genius at Work"(1946) isimli komedi'nin doruk noktasında, kötü adam Lionel Atwill bıyığını kesip kadın giysileri içine girerek Bela Lugosi'nin karısı olmuştur! "The Killer Is Loose"da (1956) Wendell Corey bir polis kordonunu aşmaya çalışan, kadın kılığındaki kaçak bir psikopatı canlandırdı.

Gemi faciaları ile ilgili birçok filmde, örneğin "Atlantic"(1929), Titanic(1953) ve "A Night to Remember"(1959)da filikalara kaçabilmek için kendilerini kadın kılığına sokan erkekler gösterildi. "Whom the Gods Destroy"da (1934), Walter Connolly böyle bir rolü oynadı ve bu şekilde sunulan korkaklık öğesi hikayenin çekirdeğini oluşturdu.

Daha asil bir rolde, "One of Our Aircraft is Missing"de Hugh Williams uçağı düştükten sonra Nazi işgali altındaki Hollanda'yı geçmek için kadın kılığına girdi.

1959 yapımı "Some Like It Hot"da, Sevgililer Günü"nde işlenen bir katliama tanık olan Tony Curtis ile Jack Lemmon şehirden kaçmak için kadın kılığına girip tamamı kadın olan bir orkestraya katıldılar.

1960 yapımı Hitchcock filmi "Psycho"da Antony Perkins bir kişilik bölünmesini (annesi ve kendisi olmak üzere) canlandırdı. Bu iki kişilik arasında ekrana yansımayan bir diyalog vardı ve kilit sahnelerde anne kişiliği oğlu için cinayetler işliyordu.

1967 yapımı "Bedazzled"da Dudley Moore bir "mucize" sonrasında erkek olarak kalmasına rağmen bir rahibeye dönüştü. "The Tiger Makes Out"da (1967) Eli Wallach "Toni Songbird" isimli bir gece kulübü şarkıcısına aşık oldu ve onun aslında bir erkek olduğunu (Kim August) anlamadı. Onu kuliste takip etti ve erkekler tuvaletine girdiğini görüp şok oldu.

1968 yapımı "No Way to Treat a Lady"de Rod Steiger bir seri cinayet işlemek için birçok kılığa girdi; hatta bir sahnede bir barda kadın kılığındaydı. George Sanders da 1970 yapımı "Kremlin Letter"ın başında bu tür bir kılıktaydı. Travestiler geçtiğimiz yıllarda birçok başka filmde de gözüktüler. Bunlarda en çok dikkat çekenler 1968 yapımı belgesel "The Queen" ve 1972 yapımı "Everything You Wanted to Know About Sex". Nazilerin Alman ordusundaki eşcinselleri ve travestileri katliamı "Night of the Long Knives" ve 1968 yapımı "The Damned" de detaylı olarak anlatılmıştır.

1973 yapımı "Triple Echo"da benzersiz bir üçgen çizildi. Glenda Jackson genç 2. Dünya Savaşı firarisi Brien Decon'u bir kız kılığına soka ve onu kızkardeşi olarak sınırdan geçirdi. Cerrah Oliver Reed onunla ilgilendi ve bu bayanı elde etmeye çalıştı. Tabi sonuçlar malumdu.

Yukarıda geçen örneklerin çoğunda aktörler çeşitli sebeplerden kadın kılığına giren bir erkeği canlandırdılar. Fakat bazı filmlerde erkekler hakiki kadınları canlandırmıştır. Essanay tarafında 1914 ile 1916 arasında çıkarılan bir seri komedide Wallace Beery iri kemikli İsveçli bir hizmetçi olan "Sweedie"yi canlandırdı. 1921 yapımı "Playhouse"un ilk kısmında Buster Keaton sahnedeki bütün sanatçıları, orkestranın bütün üyelerini, ve çoğu kadın olmak üzere bütün seyircileri canlandırdı. 1933 yapımı "Twice Two"da Laurel ve Hardy birbirlerinin eşlerini canlandırırken Victor Moore 1944 yapımı "Carolina Blues"da üç kadını, Hugh Herbert 1940 yapımı "La Conga Nights"da beş kadını (Mrs. Dibble ve dört kızı Faith, Hope, Charity ve Prudence)'ı canlandırdı. 1948 Welles yapımı Macbeth'de Brainerd Duffield cadılardan birini oynadı. 1950 yapımı "Kind Hearts and Coronets"de Alec Guiness d'Ascoyne ailesinin sekiz üyesinin hepsini canlandırdı ve kısa bir süre "Lady Agatha" olarak göründü. Alistair Sim 1954 yapımı "Belles of Trinians"da kendi kız kardeşini oynadı. Peter Sellers 1959 yapımı "Mouse That Roared"da üç rolü oynadı ve bunların biri Grand Duchess Gloriana'ydı. Tonyrandal 1964 de "Seven Faces of Dr Lao"da Medusa'yı canlandırdı ve bu tür rolleriyle ünlü Kim August "No Way To Treat A Lady"de Rod Steiger tarafından öldürülen bir fahişeyi oynadı.

İngiliz aktör Arthur Lucan 1937 ve 1952 arasında çekilen on dört adet İngiliz yapımı "Z sınıfı" filmde, İrlandalı ince sesli hırçın bir çamaşırcı olan "Yaşlı Ana Riley"i canlandırdı. Neyse ki bu filmlerin sadece bir tanesi Amerika'da gösterildi.

1973 yapımı "Up the Sandbox"ta Barbra Streisand bir Castro benzeri diktatörün odasına çağrıldı ve diktatör giysilerini çıkararak kadın olduğunu gösterdi. (Jacobo Morales)

1946 yapımı "Henry V"in prolog ve epilogunda Elizabeth dönemi tiyatrosunun bütün kadın rollerini erkeklerin oynadığı açıklanır.

1931 yapımı Mascot serisi "King of The wild"da bütünüyle bir aldatma görülür. Oyuncuların arasında "Mrs. Colby" rolünde "Martha Lalande" görülür ancak son bölümde onun bir erkek olduğu ve Otto Hoffman tarafından oynandığı görülür!
[ pagebreak ]
Erkeklerin kadınları oynamasında bazen sebep, orijinal kaynaktaki roldeki karakterin, senaryonun yeniden yazılışında cinsiyet değiştirmesidir. Jerry Lewis buna iyi bir örnektir. Üç filminde aslında kadın için yazılan rolleri oynadı: "Cinderella" (1960) (Peri rolünde Ed Wynn), "Living It Up" (1954) (1937 yapımı Carole Lombard'ın "Nothing Sacred" in yeniden yapımı) "You're Never Too Young" (1955) (1942 yapımı, Ginger Rogers'ın "Major and the Minor"ı)

Kadınlar da sık sık benzer sebeplerle erkeği oynamıştır. Asta Nielson 1920 Almanya yapımı Hamlet'te Danimarka tahtına ulaşabilmek için erkek kılığına giren bir kızı oynamıştır. Kippling'in "Wee Willie Winkie" Hindistan'da hayatı ve şerefi öğrenen bir oğlandı fakat 1937 yapımı filmde bir kız oldu. (Shirley Temple) Orjinal "Front Page" de Hildy Johnsonn Pat O'Brien tarafından canlandırılan erkek bir muhabirdi (1931) ancak 1940'daki yeniden yapımında ("His Girl Friday") Hildy bir kadın oldu (Rosalind Russell). Hitchcock2un 1961 yapımı "Strangers on a Train" i 1969da "Once you Kiss A Stranger" olarak yeniden yapıldığında, psikotik katil (robert Walker) daha da psikotik bir dişi katil oldu(Carol Lynley). Eski hikayeye yeni bir heyecan katmak için, 1972 yapımı "Dr Jekyll and Mr. Hyde"ın yapımcıları doktoru (Ralph Bates) kötü yürekli bir "Sister Hyde"a (Martine Beswick) dönüştürdüler.

Kadınların perdede erkeği canlandırmasının en bilinen örnekleri 1933 yapımı "Queen Christina"da Greta Garbo, 1935 yapımı "Sylvia Scarlett"te Katherine Hepburn, ve 1937 yapımı "Wings of Morning"de Anabella'dır. Erkeklerin ve oğlanların daha az ünlü taklitleri, "Ponjola"da (1923) Anna Q. Nilsson, "Little Old New York"da(1923) ve "Beverly of Graustarkia"(1926) Marion Davies, "Going Crooked"da (1926), Bessie Love, "Beggars of Life"da (1928) Louise Brooks, "She Loves Me Not"da (1934) Miriam Hopkins, "First A Girl"de (1935) Jessie Matthews, "Song of Scheherezade"de (1947) Yvonne de Carlo, ve "Mountain Belle"de (1952) muhteşem Jane Russel tarafından oynandı.

1928 yapımı Pathe serisi "The Terrible People"da gizemli "professor" erkek kılığına girmiş olan "Mrs Revelstoke" (Mary Foy) çıktı. Benzer şekilde "House on 92nd St." (1945) deki gizemli adam "Mr. Christopher" maskesi düştüğünde erkek saç kesimli Signe Hasso çıktı.

1972 yapımı "Pope Joan" yanlış olduğu açığa çıkan efsanevi bir olayı anlatır. Bir kız o kadar iyi bir erkek taklidi yapar ki Katolik hiyerarşisinde çabucak yükselerek "Yüce Baş Rahip" oldu. Bu rolü Liv Ullmann oynadı.

Klasik sessiz filmlerde aktrisleri oğlan rollerine vermek standart bir prosedürdü. Marguerite Clark, 1915 yapımı "Prince and the Pauper"daki iki başrolü de oynadı. Marie Dorr 1916 yapımı "Oliver Twist"de başrolü oynadı. "Treasure Island'ın 1917 versiyonunda Jim Hawkins'i Frances Cap Carpenter, 1922 versiyonunda ise Shirley Mason oynadı. "Little Lord Fauntleroy"(1921) da başrolü Mary Pickford oynadı ve 1924de Betty Bronson ideal bir Peter Pan oldu.

Ancak kadınlar çocukları oynamakla sınırlı kalmadılar. Sık sık erişkin erkekleri de oynadılar ancak oyuncuların arasında erkek olarak görüldüler. Mathilde Comont yetişkin bir erkek olan Pers Prensi rolünde "Thief of Baghdad"da göründüğünde (1924), ismi oynayanların arasında "M. Comont" olarak geçmiştir. Daha büyük bir aldatmaca, 1932 yapımı "Old Dark House" da görülür. Yüz yaşındaki yatalak piskopos rolünü Elspeth Dudgeon oynamasına rağmen ismi oynayanlarda "John Dudgeon" olarak geçti.

Bebekler, çocuklar ve hayvanlar perdede cinsiyet değiştirdiler. 20li yılların orijinal "Our Gang" isimli komedisinde "Farina" isimli kız hep Allen Hoskins adında bir genç erkek tarafından oynandı. 30’ların başlarında birçok filmde Maurice Chevalier ve W.C. Fields ile görülen "Bebek Leroy" gerçek hayatta "Sandra" idi. Benzer şekilde, MGM’nin serisindeki "Lassie" (genç kız) aslında bir "Laddie"idi. (genç erkek)

1961 yapımı "Homicidal" da işler daha da karıştı. Jean Arless bu filmde sonradan aynı kişi olduğu ortaya çıkan bir karı-koca'yı, erkek iken Danimarka'da dişi olan ve sonra tekrar erkek kılığına girerek mirasını korumak isteyen bir adamı canlandırdı. 1967 yapımı "Gunn" da eşit derecede karmaşıktır. Marion Marshall, çeşitli aralıklarla "Daisy Jane" kılığına giren bir erkeği canlandırdı.

1964 Fox yapımı "Goodbye Charlie"de, Hollywood ilahı "Charlie Sorell" (Harry Madden), bir prodüktör tarafından öldürüldükten sonra seksi bir bayan vücudu ama bir erkek zihnine sahip olan Debbie Reynolds olarak tekrar doğar.

1926 yapımı "Officer 444"ün dokuzuncu bölümünde bir erkek ile kadın vahşice dansetmektedir ancak şapka ve peruklarını çıkardıklarında kadının erkek, erkeğin de kadın olduğu açığa çıkar.

Bir de Thorne Smith'in 1940 da dikkate değer derecede kırpılmış olarak ekrana gelen Turnabout'ı var. Bu filmde bir Hindistan putu sebebiyle karı koca John Hubbard ile Carole Landis'in ruhları bir süreliğine yer değiştirdi. Erkek bir eli belinde dolaşıyordu ve kadın kalın bir sesle evdeki mobilyaları tamir etmekteydi. Filmin sonunda ruhlar eski yerine geldi fakat dönüşüm tamamlanmadı ve kocanın hamile olduğu ortaya çıktı.

Gore Vidal'ın cerrahi olarak erkeğin kadın olmasını anlatan kitabı "Myra Breckenridge" 1970de filme alındı. Raquel Welch, ameliyat sonrasındaki "Myra"yı oynadı, Rex Reed ise öncesindeki ve (zaman zaman Raquel Welch ile yan yana) ameliyat sonrasındaki tekrar erkeğe dönüştüğü halini.

1970de aynı zamanda "The Christine Jorgensen Story" çekildi: Danimarka'da ameliyatla kadın olan (Christine), ilk Amerikan transeksüeli George Jorgenson hayat hikayesi. John Hansen George ve Christine'i oynadı. Ne yazık ki eleştirmenler, filmin ilk yarısında feminen bir erkeğe, ikinci yarısında ise erkeksi bir kadına benzediği yorumunu yaptılar.

Daha sonra yapılan bağımsız kısa film "My Name Is Debbie", Yonkers, New York ta yaşayan evli ve çocuklu Austin'in Fas'ta ameliyatla "Debbie" adında bir kadın olmasını anlatır. Debbie karısından boşanırken, yargıç çiftin oğlunun artık iki annesi olduğunu ama babası olmadığını söyledi.

1932 yapımı "Freaks" yarı erkek ve yarı kadın "Joseph-Josephine"i konu aldı. 1964 yapımı İngiliz komedisi "Carry On Spying" bir adım ileri gitti. Benzersiz bir şekilde, bir erkek ve bir kadının aynı bedende birleşimini gösteren bir karakter yer almaktaydı! (Judith Furse tarafından oynandı).