Medya

Mart 2012 Medya Raporu Yayınlandı

Perşembe, 5 Temmuz 2012
Haber: Kaos GL

Kaos GL, yaklaşık 4 yıldır düzenli olarak medyayı izliyor ve kaosgl.org web sitesinden kamuoyu ile paylaşıyor. Raporlar her yıl kitaplaştırılıyor. Kitaplara Kaos GL’den ulaşabilirsiniz.  İşte Mart Ayı Raporu:

MART 2012

Mart ayında, içerisinde “gey, gay, lezbiyen, transeksüel, transseksüel, travesti, eşcinsel, biseksüel, ibne, sevici, queer, cinsel yönelim, cinsel tercih, cinsel kimlik” kelimelerinin geçtiği 336 adet haber taradık. Haberlerin 44 adedi yerel gazete, 12 tanesi ise dergide yer aldı. Bunların 175 tanesi “gey, gay, lezbiyen, transeksüel, transseksüel, travesti, eşcinsel, biseksüel, ibne, sevici, queer, cinsel yönelim, cinsel tercih, cinsel kimlik” kelimelerinin yer aldığı haberler, 160 tanesi ise LGBTT bireyleri ilgilendiren doğrudan eşcinsellik üzerine yazılmış haberler. Mart ayı dahilinde toplamda 63 adet köşe yazısı, 175 adet haber, 43 kültür/sanat haberi ve 50 magazin haberi yapıldı.
 
Söz konusu 336 haberden 104 tanesi insan haklarına duyarlı. Yine bu haberlerin sadece 47 tanesinde uzman ve LGBT görüşlerine yer veriliyor. Haberlerde yer alan şiddetle ilgili olaylarda sadece 2 haberde mağdurun kimliği gizleniyor. 93 haberde “gay, homoseksüel, cinsel tercih, cinsi sapık” gibi yanlış ifadeler kullanılıyor. Aynı ay içinde yayımlanan 7 haberin nefret söylemi yaptığını söyleyebiliriz. 128 haberdeyse stereotipler besleniyor ve bu haberlerin 60 tanesi homofobik.
 
Türkiye’den LGBT Örgüt Haberleri
“Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı, Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Tasarıda eşcinsel, biseksüel ve trans kadınlar görmezden gelindi. CHP milletvekillerinin, tasarının adına yaptığı itiraz ve eşcinsellerin de tasarı kapsamına alınmasını içeren önergesi kabul edilmedi.”
 
Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun Tasarısı’nda LGBT bireylerin yer almaması Sabah, Vatan, Yurt, Hürriyet, Posta, Akşam, İlkhaber, İşte Çanakkale, Cumhuriyet, Çanakkale Objektif, Birgün gibi gazetelerde yer aldı. Bu haberlerde kullanılan kelime yanlışları dikkat çekicidir. “Üçüncü cins, farklı cinsel yönelimler” gibi kelime yanlışları LGBT bireyleri yabancılamanın ve dışlamanın dile dökülmesidir. Aşağıda verilen Akşam gazetesinin haberini iyi bir haber olarak yorumlayabiliriz.
 
Sabah (3 Mart) “TRAVESTİLER KAPSAMDIŞI”
“CHP’li üyeler komisyonda cinsel yönelimi farklı kişilerin de yasa kapsamına alınmasını isterken bu yöndeki talepler alt komisyonda kabul edilmedi.” Evrin Güvendik/Ankara
 
Hürriyet (4 Mart) “ŞİDDET YASASINA SINIRLI ROTUŞ”
“Eşcinseller, nişanlılar dışarıda. Nişanlı veya sevgili gibi aile bireyleri dışındaki bireyleri kapsaması amacıyla önerilen ‘yakın ilişkide bulunanlar’ ifadesi tasarıya alınmadı. CHP’Ii komisyon üyesi Dilek Akagün Yılmaz’ın, ‘üçüncü cins olarak gay, lezbiyen, biseksüel ve trans bireylerin kapsama alınması önerisi de kabul edilmedi.” Bülent SARIOGLU/ANKARA
 
Akşam (4 Mart)“Fatma Şahin ‘Ben kefilim’ demişti”
“Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ‘Ben kefilim, itirazlar alt komisyonda giderilecek" dedi ama 237 kadın örgütünün oluşturduğu ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi yasa çalışmalarında etkin olan Şiddete Son Platformu ikna olmadı. Dün basın açıklaması yapan platformun talepleri şunlar:
  • Kadına yönelik şiddetin insan haklarına aykırılık teşkil ettiğinin açıkça ifade edilmesi.
  • Ayrımcılık yasağı, fiili eşitsizlikler gibi şiddetin arkasındaki dinamiklere dair düzenlemelere yer verilmesi.
  • Temel ilkeler bölümünde uluslararası sözleşmelere ve özellikle İstanbul Sözleşmesine atıf yapılması.
  • Cinsel yönelim ve cinsel kimliği ifadelerinin yasaya eklenmesi.”
ÖZLEM AKARSU ÇELİK
Hürriyet Pazar (11 Mart)
“Eşcinsellere sahip çıkan tek AK Partili malumunuz, kadına yönelik şiddet yasası eşcinselleri kapsamıyor. Yasanın onları da kapsamasını isteyen CHP’li Dilek Akagün Yılmaz’ın çabası da boşa gitti. Olan AK Partili Recep Özel’e oldu. Nasıl mı? CHP’li vekili destekleyen tek AK Partili Özel oldu da ondan. ABD seyahatinden yeni dönen Özel ‘Onu da yazalım ne mahsuru var?’ deyince ağzının payını en yakın arkadaşı AK Partili Ramazan Can verdi: ’Sen Amerika’da kalsaydın daha iyiydi.’”
 
“Pembe Hayat LGBTT Derneği 3 Mart Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Konferansı öncesinde bir basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında Türkiye’den ve dünyadan seks işçileri ile bir araya gelerek sorunlarını tartışmaya açacaklarını dile getirdiler. Seks İşçiliği ve İnsan Hakları Konferansı’na bütün insan hakları savunucularını davet ettiler.”
 
Pembe Hayat Derneği’nin etkinliğini Başkent Haber (Ankara), Radikal (Berrin Karakaş), Haber Türk (Refika Karabacak), Özgür Gündem (Nagihan Akarsel), Cumhuriyet (Deniz Ülkütekin) yaptıkları röportaj, tanıtım ve etkinliğin duyurusunda insan haklarına yakışan haberler yapmışlardır.
 
Başkent Haber: “Ayrımcılık ve ötekileştirme protesto edilecek.”
Haber Türk: “Ankara’ da bugün seks işçileri ’akşam saatinde’ yürüyüş yapacak.”
Radikal: “Lütfen bizi öldürmeyin! Bugün Dünya Seks İşçileri Hakları Günü. Dünyanın en eski mesleğini icra edenler ’Haklarımızı daha fazla ihlal etmeyin’ diyor.”
 
Cumhuriyet: “Penisiniz sizi erkek yapmaz.” “Ankara’ da geçen hafta yapılan Seks İşçileri Konferansı’na video üzerinden yaptığı konuşmayla katılan Buck Angel, transseksüel erkek kitlesi içinde bile öteki olmakla mücadele etmiş bir isim.”
 
Özgür Gündem: “Oyun içinde ’Oyunbozan’. Oyunbozan adlı oyun, sanatseverlerle buluşuyor.
Muhafazakâr, homofobik ve transfobik toplumda, ebeveyn, aile ve aktivist olmanın zorluklarını yaşayan, şiddete uğrayan, ayrımcılığa maruz kalan aileleri konu alan ‘BENİM ÇOCUĞUM’ belgeseli için (4 Mart) Akşam gazetesinden Eyüp Tatlıpınar, Listag’lı ebeveynlerle söyleşi yaptı. Bu söyleşi insan haklarına duyarlı ve saygılıdır.
Akşam gazetesinden (15 Mart) Sevim Gözay, Benim Çocuğum belgeseline köşesinde yer verdi.
“Benim Çocuğum dindar ya da olası ’kindar’ nesillerden değil, her daim kem gözlere maruz kalan, hatta kaşla göz arası dövülüp öldürülen çocuklardan. İçinde yaşadığımız şu homofobik dünyanın üvey evlatlarından söz ediyorum: Lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüeller... Hiç düşündünüz mü onlardan birinin kendi çocuğunuz olduğunu ya da olabileceğini?”
 
Cumhuriyet, Kültür Servisi (25 Mart) “Benim Çocuğum’a desteğe devam?”
“Çocukları lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel veya travesti olan bir grup ailenin yer aldığı belgesel film Benim Çocuğum’a destek için son üç hafta. Kitle fonlama yoluyla bağış toplayarak filmi bitirmeyi hedefleyen LİSTAG (LGBTT Aileleri İstanbul Grubu), bu sayede seslerini daha geniş kitlelere duyurabileceklerine, toplumsal değişime ve LGBTT bireylere karşı şiddetin sona ermesine katkı sağlayabileceklerine inanıyor. 9 Nisan’ da son bulacak olan kampanyaya www.listag.film.com adresindeki IndieGoGo bağlantısı aracılığıyla katkıda bulunmak mümkün.”
 
Taraf gazetesinin 5 Mart tarihinde ana sayfasından duyurduğu haber LGBT bireyleri de ilgilendiriyor.
“Yargıtay eşitliği genişletti. Yargıtay doğum iznine ayrılan kadının yerine başka birini işe alan bulduğu kararında, eşitlik ilkesini genişleterek farklı cinsel tercihlere Yargıtay, doğum iznindeki kadının görevinin başkasına verilmesini eşitlik ilkesine aykırı bulurken, cinsel tercihlere yönelik ayrımın da ‘yasaklananlar’ arasına alınması gerektiğini dile getirdi.”
 
Yurt (28 Mart) “Herkesin bildiği Pembe Sır”
“BBC’de yayımlanan Türkiye’ deki eşcinsellerin askerliğini anlatan ‘Pembe Teskere’ adlı belgesel için Genelkurmay sessiz kalırken, KAOS GL ‘Bu herkesin bildiği bir sır. Yaşadıklarımız ortada’ diyor. Savunma Bakanlığı’ na bağlı askerlik şubelerine başvuran eşcinseller karşılaştıkları muameleyi 12 yıl önce anlatmışlardı. Bu 12 yılda değişen bir şey olmadığını, BBC’ de yayımlanan Pembe Teskere belgeseli gösterdi.”
 
Güncel Hukuk dergisi, Mart ayında dosya konusunu nefret suçları yapıyor ve Kaos GL Derneği örnek gösteriliyor. Kaos GL danışma kurulu üyesi Melek Göregenli’nin görüşleri ve Kaos GL Derneği’nin çıkış süreci örneklendiriliyor.
“Nefret suçları LGBT bireyler, nefret söylemi ve medyadaki temsil, LGBT bireylere yönelik doğrudan nefret söylemi geliştiren kesim Türkiye’ de aynı zamanda haklar hiyerarşisi yaparak ilerliyor. Aynı zamanda hükümeti, kendisinin muhalif olduğu her hangi bir grubu (örneğin Kürtler), bir siyasi partiyi ya da ideolojiyi eleştirmek için LGBT bireylere yönelik nefret söylemi yayabiliyor. Prof. Dr. Melek Göregenli, Kaos GL dergisi için kaleme aldığı ‘Nefret Suçları Kimin Sorunu?’ başlıklı makalesinde, nefret suçlarını şöyle tanımlıyor: Bir kişi ya da gruba, ait olduğu kimliği, inancı, politik görüşü, cinsiyeti ya da cinsel yönelimi gibi nedenlerle, farklı biçimlerde zarar verme amacıyla saldırılması sonucunda oluşan suçlar genel olarak nefret suçları olarak adlandırılmaktadır. Türkiye’deki LBGT bireylerin yaşadığı nefret söylemi ve nefret suçu mağduriyetlerini daha iyi anlamak için, LBGT bireylerin medyadaki temsillerinin tarihsel sürecine bakmak gerek.”
 
Homofobi Karşıtı Buluşma Medyada!
Gündem (9Mart) “Feminist Forum 10-11 Mart’ta Ankara’da”
“Kaos GL Derneği’nin koordine ettiği Uluslararası Feminist Forum’un programı belli oldu. Ankara’da iki günlük bir buluşma şeklinde düzenlenecek forum, 10-11 Mart tarihinde olacak Türkiyeli feminist örgütler ile LGBT örgütlerinin davetli olduğu Feminist Forum’a Lübnan, Fransa, İsveç ve İran’dan konuşmacılar katılacak. Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu’nda, Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi’nde yapılacak Uluslararası Feminist Forum’un tüm etkinlikleri herkesin katılımına açık gerçekleşecek forumun birinci günü simültane çeviri yapılacak.”
 
Uluslar arası Feminist forumda konuşmacı olarak katkı sunan Samar Habip daha sonra İstanbul’da Siyasette Feminist Yaklaşımlar dergisi ve Boğaziçi Üniversitesi Kadın Araştırmaları Kulübü’nün etkinliğine katıldı.
 
Özgür Gündem “Habib, medyada LGBT bireylere karşı işlenen suçlara ve nefret cinayetlerine yer verilmezken farklı cinsel yönelimlerin sürekli kriminalize edildiğine, bu yolla LGBT bireylere karşı nefret söyleminin yayıldığına ve devlet baskıların arttığına dikkat çekti.”
 
Van Haber (27 Mart) “Kaos GL’ nin düzenlediği Uluslararası Feminist Forum başladı. Dünyadaki LGBT hareketlerinin konuşulduğu birinci günün ardından Forum, atölyelerle sürecek. Kaos GL’nin ev sahipliğini yaptığı Uluslararası Feminist Forum bugün Ankara Üniversitesi Cebeci Kampusu Ahmet Taner Kışlalı Sanat Evi’nde başladı.”
 
Günlük (29 Mart) “Sizin de mor bir öykünüz vardır mutlaka. Bu sene yedincisi düzenlenecek Kadın Kadına Öykü Yanşması’na katılım için öykülerin son teslim tarihi 16 Nisan 2012 olarak belirlendi. Kaos GL’nin düzenlediği ve teması ‘Mor’ olarak belirlenen 7. Kadın Kadına Öykü Yarışması’nda jüri onur üyeliğini Pınar Selek yapacak. Yarışmanın ödülleri, mayıs ayında gerçekleştirilecek olan 7. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’da sahiplerini bulacak.”
 
Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nin (SPoD) eşcinsel, biseksüel ve trans bireylerin siyasal alandaki görünürlüğünü artırmak ve aktif siyasette yer bulmalarını sağlamak üzere açtığı Siyaset Okulu, Radikal gazetesinde yer aldı.
 
 “LGBT’ler siyasete doğru”
 “LGBT’lere yönelik ilk siyaset okulu kapılarını 2 Nisan’da açıyor. LGBT’ler son yıllardaki ataklarıyla seslerini duyurmaya başladı. Ancak homofobik ve transfobik bakış pek çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de yaygın. Bu siyasette de hissedilir derecede böyle. Homofobik ve transfobik söylemlere, ayrımcılığa ve şiddete karşı ne kanaat önderlerinin ne politikacıların eli yüzü düzgün bir duruş sergilediğini söylemek zor. Haliyle LGBT bireylere yönelik baskı, şiddet, ayrımcılıktan başka adalete erişim, ekonomik ve sosyal haklar, akademik ve siyasi temsil alanlarında da ciddi sorunlar mevcut. Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) bu tespitlerden yola çıkarak LGBT’lerin siyasal alandaki görünürlüğünü artırmak ve aktif siyasette yer bulmalarını sağlamak üzere SPoD Siyaset Okulu’nun kapılarını açtı.”
 
Orhan Kemal Cengiz köşesinde insan haklarına duyarlı bir yazıya yer vermiştir.
 
Radikal (21 Mart) “AİHM diyor ki: ‘Cinsel azınlıklara yönelen nefret söylemini cezasız bırakmak, ırkçılığı cezasız bırakmaktan farksızdır. Homofobi ve ırkçılık birbirine eşittir.’ Homofobi ırkçılıktır. İfade özgürlüğü söz konusu olduğunda bizim adalet terazilerinde ciddi sorun var. Bu hem toplum vicdanı hem de mahkemeler bakımından böyle.”
 
Taraf (22 Mart) “Kılıç, nefret, vahşet!”
“Zor nefes aldığımız, yaşam alanlarımızın gittikçe daha çok daraldığı ve hayatımızın yaşanmaz hale geldiği şu günlerde gün geçmiyor ki yeni bir olay ve bu olayla birlikte yeni bir gündem olmasın! Her yerde, her alanda, medya sektöründe avaz avaz demokrasi naraları atılıyor. Hatta bu yetmiyor; ileri demokrasi deniyor. ‘Özgürlük alanları çoğalıyor’ deniyor. Yeni anayasa yapılıyor. Bir yandan insanlar apar topar cezaevlerine kapatılıyor, KCK operasyonu adı altında. Evet, gündem çok yoğun. Kimin aklına gelir bu kadar yoğun bir gündemde, nefret cinayetleri, yolda kılıç kalkanlara hedef olan translar?”Esmeray
Sözcü (27Mart) “İzmir’de, 2 yıl önce art arda Esra Yaşar, Ayşe Selen Ayla ve travesti Mustafa Has’ı öldürmekle suçlanan tutuklu sanık Hamdi Ayri ’ nin yargılanmasına dün devam edildi. Davaya, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Siyah Pembe Üçgen Derneği müdahil oldu. Mahkeme heyeti, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun müdahilliğini ise kabul etmedi. Mahkeme heyeti, Ayri’nin cezai ehliyetinin olup olmadığı yönünde İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan istenen raporun beklenmesi için duruşmayı haziran ayına erteledi. Duruşmadan önce, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Siyah Pembe Üçgen Derneği ile çocuklarını kaybeden aileler birlikte adliye önünde eylem yaparak davanın uzamasını protesto etti.” (Benzer haber Posta ve Sabah gazetelerinde de aynı tarihte yayımlanmıştır.)
 
ÖRGÜTLERE ve LGBT BİREYLERE YÖNELİK HEDEF GÖSTEREN, NEFRET SÖYLEMİ YAPAN, ŞİDDETİ MEŞRULAŞTIRAN HABERLER
 
Akit (5 MART) “Sapkınlardan TÜSİAD’a övgü”
“Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile sapkın çevrelerin isteklerinin örtüşmesi dikkat çekiyor. Cinsi sapıkların kurduğu dernek ve platformlarda TÜSİAD’ın ‘Cinsel Özgürlük İsteyen Anayasa Raporu’ yere göğe konulamıyor. Bu tip oluşumlardan Lambda İstanbul ile Kaos GL’nin internet sitelerinde TÜSİAD’ın anayasa taslağındaki ilgili bölümlerden övgüyle söz ediliyor.” Furkan Altınok/Ankara
Akit (24 Mart) “Statükocuların 4+4+4 Rahatasızlığı”
“28 Şubat darbe ürünü kesintisiz eğitim uygulamasına son vermek için Meclis’e sunulan yasa tasarısı PKK’yı, statüko bekçilerini, bazı CHP’lileri, gay ve lezbiyen örgütlerini rahatsız etti.”
Akit (26 Mart) “PKK’nın eşcinsel bombacısı”
 
“Akit; polisin günler süren takibinin ardından İstanbul Bayrampaşa’da Nevruz’u kana bulamaya çalışırken 13 kilo patlayıcı ile yakalanan Musa kod adlı terörist E.Ş. ile ilgili şok bilgilere ulaştı. Nevruz’u kana bulamaya çalışırken İstanbul polisinin başarılı çalışması sonucu 13 kilo patlayıcı ile Bayrampaşa’da yakalanan Musa Kod adlı terörist E.Ş.’nin günler süren takibinde şok bilgiler elde edildiği öğrenildi. Örgütün iğrenç yüzünü ortaya koyan bu şok bilgilere Akit ulaştı.”
 
Bunun üzerine 27 Mart tarihli Birgün gazetesi “Ayrımcı bir manifesto ya da AKİT” başlıklı haberde, insan haklarına duyarlı ve saygılı bir biçimde Akit gazetesini eleştirmiştir.
 
“Akit gazetesi yaptığı haberlerle ırkçılık ve ayrımcılık konusunda her geçen gün ne kadar ustalaştığını bize göstermeye devam ediyor. Haberde PKK bombacısı olarak sunulan kişinin ne yaptığı ve nasıl bombacı olduğundan çok eşcinsel olduğunu ön plana çıkartan gazete haberi buradan kurarak ayrımcılığın ne demek olduğunu bir kez daha gösterdi. Gazeteye göre kişilerin cinsel yönelimleri bir suç unsuru olabiliyorken İslamiyet dışında kalanlar da bu suçun birer parçası sayılıyor. Irkçı ve ayrımcı bir manifesto olma özelliğine sahip Akit’e denecek söz kalmıyor haliyle.”
 
Akit (29 Mart) “Pavey, lezbiyenlerin jüri üyesi oldu”
“Cinsi sapıkların kurduğu Kaos GL Derneği’ne CHP’den destek geldi. Lezbiyen kadınların hikayelerinin anlatılacağı ‘Kadın Kadına Öykü Yarışması’nın jüri ‘onur’ üyeliğini CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey yapacak. Kaos GL’nin düzenlediği ve teması ‘Mor’ olarak belirlenen 7. Kadın Kadına Öykü Yarışması’na Pavey destek oluyor. Hikaye yarışmasının ödülleri, Mayıs ayında gerçekleştirilecek olan 7. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’da sahiplerine verilecek. Kaos GL Derneği, lezbiyen kadınların ilişkilerinin anlatılacağı bu öykülerden bir de kitap yayımlayacak. CHP Milletvekili Şafak Pavey, bir süre önce de Kaos GL Derneği’nin merkezini ziyaret ederek, kendisinin homoseksüel, lezbiyen, travesti ve eşcinsellerin her türlü sorununda yanlarında olduğunu açıklamıştı. TBMM’deki bütçe görüşmeleri sırasında ‘Eşcinsel vatandaşlarınızı toplumun en alt kademesine itmeyeceksiniz.’ diye de konuşan Pavey, Ankara’da bulunan LGBT dernekleri Kaos GL ve Pembe Hayat’ı ziyaretinde cinsi sapkınlara, haklarını korumak için yaptığı çalışmaları anlattı. Pavey, Kaos GL ziyaretinde LGBT sorunları, Ayrımcılık Yasa Tasarısı’nda LGBT bireyler, internet filtresinin LGBT’lere etkisi, askerlik sürecinde eşcinsel erkeklerin, trans kadınların ve trans erkeklerin yaşadıkları zorluklar ile ilgili de bilgi aldı. Şafak Pavey, Pembe Hayat Derneği’nde ise LGBT bireylere yönelen sistematik polis şiddeti, Kabahatler Kanunu uygulamaları, seks işçilerine yönelik baskılar ve nefret suçları konularında bilgilendirildi.” .” Furkan Altınok/Ankara
 
Gazetem Ege (19 Mart) “İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne ait ekiplerin çalışması neticesinde Alsancak’ın belli bir yerinde oturan travesti ve transseksüeller dağıldı. Dağılmak zorunda bırakıldılar. Polis gerekeni yaptı. Yıldırma politikası ile evlerinin önünde ekipler durunca Alsancak’tan taşınmak zorunda kaldılar. Peki, tabiatın kanunlarına göre, ‘Var olan, şeyde yok olmaz’. O halde nereye gittiler? Çoğunluğu Asansör çevresinde ve Halilrıfatpaşa’da dağınık bir şekilde oturuyorlar. Ellerinden geldiği kadarı ile de çevreye dikkat çekmemek için rahatsızlık vermemeye gayret ediyorlar. Ama yine de çalışıyorlar. Birçoğu da İstanbul’a gitmişler. Burada İzmir Polisi’nin başarısını candan kutlamak lazım. Şu anda İzmir’de polise göre, otuz kırk kişi kalmışlar. İzmir EXPO2020’ye pırıl pırıl bir şehir olarak hazırlanması için bu geriye kalan otuz kişinin de kontrol altına alınmasında büyük bir fayda olacaktır. Çünkü İzmir Emniyeti’ndeki bir görevliden aldığım bilgiye göre, travestiler EXPO2020’nin İzmir’de olması için dua ediyorlarmış. Hem de EXPO2020’nin yönetim kurulu başkanı Mahmut Özgener’den fazla istiyorlar. İzmir’e gelen her turist onlar için dolar demek, euro demekmiş. Kruvaziyer turizm onlara iş getiriyormuş. Kruvaziyer gemi personeli soluğu onlarda alıyormuş. Gemi geldiğinde Alsancak Limanı’nın çevresinde hemen tezgâh açıyorlar. Bu İzmir’in bir kanayan yarası, yani madalyonun arka yüzü. Dünyadaki tüm gemiciler şayet İzmir’e geldilerse İzmir’i tarihi, havası, güzelliği ile hatırlayacaklarına maalesef ama maalesef diyorum travestiler ile tanıyorlar. Belki de birbirlerine dahi tavsiye ediyorlar. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de İzfaş’ın açtığı ihtisas fuarlarına gelen bazı tiplemelerde bunların müşterisi. Bu müşteriler için transseksüeller, travestiler İstanbul’dan geliyorlar. Ellerinde İzfaş Fuar Takvimi bile var. Ona göre programlarını ayarlıyorlar. Bir taraftan İzmir EXPO2020 için var gücümüzle çalışıyoruz. Yok İzmir Liman Kenti, Kültür Kenti, Fuarlar Kenti diyoruz ama işin bir tarafında da bu kepazelikler var. İzmir böyle anılmamalı. Fakat bu işin üstünden gelecek olan İzmir Emniyet Müdürlüğü Ahlak Büro ekipmanları, İzmir’in bu kötü imajını da bir an evvel kurutsalar, yok etseler de daha iyi olmaz mı?” Hilmi Çınar
 
Akit (20 Mart)Eşcinsel lobi içimizde”
“İnternetteki sözlük ortamının velûd kalemlerinden Mehmet Dilbaz, son dönemlerde eşcinsel lobisini karşısına almanın zorluklarını yaşıyor. Ekşisözlük, İHL Sözlük ve daha pek çok sitede 15 bini aşkın entry’si olan Mehmet Dilbaz, ’İmhotep’ hesabıyla şimdilerde birilerinin hedefinde! Geçtiğimiz aylarda Müslüman sinema yazan Ali Murat Güven’e destek vermek için ‘Eşcinselliğe müthiş hoşgörülü olun. Onların tercihlerine saygı duymak gerekir deyin. İslam’ın bu konudaki hükümlerini hiçe sayın ve eşcinsellerin çirkefleri ile senelerdir mücadele eden Ali Murat Güven’e asla destek olmayın. Onu haksız bulun.’ entry’si giren ve sözlükçülerin tepkisine uğrayan Dilbaz, ‘Sözlük ortamında bugüne kadar çok küfür yedim. İslam’ı savunan insan her eşcinseller hakkında girdiği entry sonucu IHL Sözlük’ten tecrit edilme noktasına gelen Mehmet Dilbaz,  ‘Ben sırf eşcinselliğin normal bir şey olmadığını söylediğim için sözlük ortamından tecrit ediliyorum. Bunu yapanlar da içimize kadar sızmış olan eşcinsel lobisidir’ diyor. ‘Zaman yalnız kalır ama İHL Sözlük gibi bir ortamda bu kadar üzerime gidilmesi kadar hiçbir şey canımı yakmadı’ diyor.
 
İHL Sözlük’ün, Ekşisözlük’ün İslami entry’lere müsamaha göstermemesi sebebiyle İslami camianın önde gelenlerinin yönlendirmesiyle kurulduğuna işaret eden Dilbaz, sonraları İslami sözlük ortamlarının da bayağılaştığını söyledi. ‘Eşcinsellikle ilgili yazdığım entry’lerin ardından İHL Sözlük gibi bir yapılanmada ’Öbür tarafı da dinlemek lazım’lı, acaba’lı yorumlar gördüm. İHL Sözlük gibi, İmam Hatip Liseleri gibi başlı başına duyarlılık  gerektiren bir okuldan mezun olmuş insanlardan İslam akaidine bu derece zıt yorumlar gördüm’ diyen sözlük ortamının İmhotep’i Mehmet Dilbaz, ‘Dikkat edin burası İHL Sözlük, İmam Hatiplilerin olduğu bir sözlük... Ben sırf eşcinselleri savunmuyorum diye başıma gelmeyen kalmıyor. Eşcinselliğin normal bir şey olmadığını söylediğim için sözlük ortamından tecrit ediliyorum. Bunu yapanlar da içimize kadar sızmış olan eşcinsel lobisidir’ diyor.
 
EŞCİNSELLER PROPAGANDALARINI İÇIMİZDEKİLERE YAPTIRIYOR
Eşcinsellerle ilgili entry’si 26 eksi alan Dilbaz, ‘Daha da kötüsü eşcinsel lobisinin tacizine uğruyorum. Özel mesajlar atıp ’Sen eşcinsellere karşı çıkıyorsun ama inşallah çoluğun çocuğun eşcinsel olur da görürsün’ şeklinde cevaplar yazdılar. Eşcinsellerin İslami camiada bile bu kadar propagandist faaliyetler içine girmesi, durumun vahametini gösteriyor’ ifadelerini kullanıyor.
 
ENTEL İSLAMCILAR SAMİMİ DEĞİL
‘Son dönemde ultraentel İslamcılar türediler. Bir Ahmet Hakanlaşma akımı yaşanıyor. Tarık Tufan qibi Sefahattin Yusuf gibi rolmodellerle hareket ediyorlar ve yanlış yapıyorlar’ diyen Dilbaz, İslami sözlük ortamlarındaki bayağılaşmanın sebeplerini ise şöyle anlatıyor: ‘Ekşisözlük’te bile objektif davranan insanların sayısı daha fazla... Bazı arkadaşlarımız ‘Ben bir şekilde yırtmak zorundayım’ düşüncesiyle hareket edip, karşı taraftaki popülerliğe, paraya aldanıp kapağı karşı tarafa atmaya çalışıyor.’”
Fahrettin Dede/İstanbul
 
“Sabah inşaata çalışmak için gelen işçiler, 35 AL 9656 plakalı aracın içinde cesedi bulunca polise bildirdi. İhbar üzerine polisler geldi. Cesedin Tuğçe Şahin (23) adında bir transın olduğu, kafasına isabet eden tek kurşunla hayatını kaybettiği belirtildi. Polis, cinayeti işleyen kişi veya kişileri tespit etmek için çevredeki güvenlik kameralarını takibe aldığı bildirildi.” Bu haber 31 Mart tarihinde aşağıdaki başlıklarla duyuruldu. Haber içerikleri ön yargılı, mağdurun ölümü meşrulaştırılarak verildi.
 
Güneş: Travestiye tek kurşun,
Ekspres: Travesti öldürüldü
Haber Türk: Otomobilin içindeki travestiye tek kurşun
Hürriyet: Direksiyon başında öldürüldü
Sabah: Travesti otomobilinde öldürüldü
Sözcü: Travestiye tek kurşunla infaz
Yeni asır: Travesti araçta kurşunlandı
Şok: Travesti Hasan’ın kafasına sıktılar
 
Eşcinselliği kriminalize etmenin en etkin yollarından birisi sağlıktır. Aşağıda bir uzmandan, frengi hastalığının bulaşma yollarını okurken homofobiyle karşılaşıyoruz.
 
Fortune dergisi (Mart sayısı)
“Doç. Dr. Okan Arar: Sonuçta hemen bütün olgularda frengi, hastalığı önceden almış kişiyle yaşanan cinsel ilişkiden sonra gelişir. Ayrıca öpüşme, ısırma ya da eşcinsel ilişki de bulaşma yolları arasında yer alır.”
Haber Türk “Amerika, Kanada ve İngiltere’de kan vermek isteyen erkekler sıkı bir şekilde sorgulanıyor ve 1977’den buyana eğer bir erkekle homoseksüel ilişkiye girdiyse kanlan kesinlikle alınmıyor. 1 yıl önce AIDS virüsünün ki başka hastalara verilme olayları Kızılhaç ekibini alarma geçirmiş ve böylesi bir karar almaya zorlamıştı. İngiltere’de yeni alınan bir karara göre, bundan böyle heteroseksüel ve lezbiyenlerin yanı sıra homoseksüel erkekler de son 10 yıl içerisinde sadece tek eşli yaşadıkları üzerine yemin ederlerse kan verebilecekler.”
 
Sağlık alanından iyi bir röportaj örneği
Hürriyet gazetesinden Duygu Sedefoğlu’nun Soner Erol ile yaptığı söyleşiden bir kesit:
“- Peki, bir anne ve babanın çocuklarının cinsel kimliğinin oluşumundaki rolü ne?
- Cinsel kimlik dediğimiz şey sahip olduğu biyolojik cinsiyetin dışında kendisini nasıl hissettiği yani biyolojik olarak kadın olabilir ama kadına ilgi duyabilir ya da tam tersi biyolojik olarak erkek olabilir ve erkeğe ihtiyaç duyabilir. Burada cinsel yönelim bir tercih değil, bilinçli bir tercih değil. Bu cinsel yönelimdir.
- Bu bir sorun mu?
- Hastalık değil. Sadece tek sorun olan şey kişinin bu durumdan rahatsızlık duyması. Piyasada bazıları onarım terapileri yapmaya çalışıyor, cinsel yönelimlerini değiştirmek için çeşitli uygulamalar filan yapmaya çalışıyorlar ama kalıcı ve etkili sonuç alınmıyor. Çünkü bu bozukluk ya da hastalık değil ve 1970’li yıllardan beri hastalık olmaktan çıkarıldı, tanı kitabımız da yok.
- Çözümü yoksa ne yapılabilir?
- Sadece kabullenmesini sağlayabilirsiniz. Daha verimli bir cinsel ve sosyal hayatının olmasını sağlayabilirsiniz terapi ile ama cinsel yönelimini değiştiremezsiniz.”
 
Cumhuriyet gazetesi yazarı Bekir Coşkun 9 Mart’taki köşesinde “Biz Tecavüzcüler” yazısıyla gazetecilere yakıştırılan çirkin sıfatları sayıp dökmüş, haklı olarak buna tepki göstermiş, en sona da “bize bir eşcinsel bir de pezo denmediği kaldı” cümlesini sarf etmiştir. Twitter’dan özür dileyen Çoşkun’a yanıt 20 Mart tarihli Birgün gazetesinde, Kürşat Kahramanoğlu’ndan geldi:
“İmam Hatip Okulları (İHO) üzerine oynanan büyük rövanş maçını yazacaktım, önce gazetelere bir göz atayım dedim. Bir de ne göreyim; milyonların sevgilisi, hayvan hakları savunucusu, garibanın dostu, AKP’nin korkulu rüyası; kendisini Zeki Müren’in keşfettiğini söyleyip, köşesinden Müren’e teşekkür yazısı yazan yılların gazeteci çınarlarından Bekir Coşkun, Egemen Bağış’ı eleştirirken aynen şöyle yazmamış mı? ‘Bir eşcinsel, bir de pezo olmadığımız kaldı maazallah…’. Bu kadar zeki bir kalem eşcinsellerle, pezoları aynı kefeye koyup, hayatta kendisine edilebilecek en kötü hakaretlerin başında kendisine ‘eşcinsel’ denmesi olduğunu, milyonlar okusun diye yazdıktan sonra iktidarı eleştirmek için, gazeteci arkadaşlarına destek olabilmek için ne derse desin, hiçbir kıymeti kalmayacağını bilmez mi? Böyle bir hatayı yaptıktan sonra onun, eşcinseller için nefret yazıları döşeyen yandaş gazetecilerden ne farkı kalır?
Homofobi sen ne kökü kurutulamayan bir belasın? Allah’tan Pako öldü de, bu yazıyı bilemedi; yoksa utancından ölürdü. Yakın bir arkadaşımın geçen sene vefat eden, muhteşem bir annesi vardı. Fatma Teyzemiz, Ordu Mesudiye’liydi. Ruhu şad olsun! Bu Karadeniz’li ve Karadeniz’in bütün o kıvrak zekâ ve bilgeliğini kendinde toplamış teyzemizin hepimizin bayıldığı ve bir yerlere not ettiğimiz sözleri var. Bunlardan bu durum için cuk oturanı: ‘En akıllıları Deli Bekir, o da direğe bağlı’! Bağlı olduğu direğin adı da ‘Cumhuriyet gazetesi’. Bu Cumhuriyet’in, benim bildiğim ilk sabıkası da değil. Yıllar önce yayınladığı bir Doğu Perinçek söyleşisinde, KAOS’a karşı sergilediği homofobiye yeterli cevap hakkı bile vermek istememişti de, taa Londra’dan müdahale etmek zorunda kalmıştım!
 
Bekir Coşkun ve Cumhuriyet gazetesi, eşcinsellerden hemen özür dilemeli. Gazete yayın politikası olarak bir daha homofobiye prim vermeyeceğini deklare etmeli. Kadrosunda bir tane dahi eşcinsel yazarı barındıramayan Cumhuriyet gazetesi, güya muhalefetin ana direği bu okuduğunuz yazıyı aynen Bay Coşkun’un köşesinde yayımlamalı. Bu makalenin Cumhuriyet’te tekrar yayınlanabilme bedeli on bin TL’dir. Ödeme direkt olarak KAOS’a yapılabilinir!”
 
Turkish Time Dergisi şirketlerin eşcinselliğe dair ayrımcı uygulamaların neden değiştiğine dair “dramatik” tanımı yapılarak aslında insan hakları yönünden değil eşcinsellerin pembe sermaye olarak görülmesinin nedenini vurguluyor.
 
Turkish Time (Mart sayısı) “Şirketlerde gökkuşağı devrimi”
“Şirketlerde kadınlara pozitif ayrımcılık, kadınların yönetimde daha çok yer alması tartışıladursun, dünyada eşcinsel dostu şirketlerin sayısı da giderek artıyor. Dünyanın en büyük şirketlerinin 10 sene içinde eşcinsellere yaklaşımı dramatik şekilde değişti. Fortune 500 şirketlerinin yüzde 86’sı şirketlerinde eşcinsellere ayrımcılığı yasaklarken transseksüellere ayrımı yasaklayan şirketlerin oranı yüzde 50’ye çıktı. Araştırmalar gay dostu olmanın hem insan kaynağı hem de eşcinsel tüketici pazarı açısından faydalarına dikkat çekiyor.”
 
Kültür sanat haberlerine baktığımızda 1 Mart tarihli Cumhuriyet Kitap ekinde Feyza Hepçilingirler’in “Eşcinselliğin bangır bangır bağırılmadan, iğrençleşmeden” anlatılabileceğini vurgulaması aslında eşcinsel eğilimleri streotipleştirdiğini gösteriyor.
 
Cumhuriyet Kitap, Türkçe Günlükleri
“Senaryo ile sarmaş dolaş bir çeşitlilik, anlatım olarak özgün benzetmelerle çeşnilenmiş, renkli ve zengin bir öykü dünyası sunuyor ikinci kitabı olan Peruk Gibi Hüzünlü (Yapı Kredi Yayınları) ile Yalçın Tosun, Eşcinsel eğilimlerin bangır bangır bağırılmadan, hiç mi hiç iğrençleşmeden, başka ve özel bir dünyanın kapısını aralayarak ve insanın en derinine dokunarak nasıl anlatılabileceğini gösteriyor.”
 
LGBT bireyler kriminal olaylarda özellikle kimlikleri vurgulanıyor. Bu haberlerden Mart ayında gazetelere yansıyan bazı kriminalize eden ve eşcinselliği başka gruplara ayrımcılık için kullanan haber örnekleri görüyoruz.
 
Şok “Türkiye’de ahlak çökmüş kimin eli, kimin cebinde belli değil! İğrençliğin daniskası öğrencisiyle lezbiyen ilişki: Kağıthane‘de bir lisede sözleşmeli olarak çalışan 32 yaşındaki kadın beden eğitimi öğretmeni E.C. hakkında, 17 yaşındaki kız öğrencisi B.Y. ile okulda ilişki yaşadığı iddiasıyla dava açıldı.” (Bu haber Takvim, Haber Türk, Yenigün, Vatan, Sabah, Hürriyet gazetelerinde de yer alırken görsellerin bir kısmı streotipleri besleyen pornografik içeriklerle sunuldu.)
 
Takvim (16 Mart) “Lezbiyene 21 yıl hapis!”
“İstanbul Kağıthane’de bir lisede sözleşmeli olarak çalışan 32 yaşındaki kadın beden eğitimi öğretmeni E.C hakkında 16 yaşındaki kız öğrencisi B.Y. ile okulda lezbiyen ilişki yaşadığı iddiasıyla dava açıldı.”
Vatan (1 Mart) “Devlet kırmızı noktalı site için seferber oldu”
 
“İnternetteki bir travesti sitesi devletin kurumlarını harekete geçirdi. Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı www.travestiservisi.com adlı internet sitesi hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Mehmet Polat adlı vatandaş TBMM Dilekçe Komisyonu’na başvurarak, haksız kazançların önlenmesi ve ahlaki erozyona kolaylık sağlanmaması amacıyla, içlerinde travesti sitesinin de bulunduğu bazı internet sitelerinin denetlenmesini talep etti. Vatandaşın talebi üzerine harekete geçen komisyon, BTK’dan bilgi istedi. BTK’nın, Komisyona gönderdiği yazıda ise bir travesti sitesi için yapılan işlemler dikkat çekti.”
 
Haber Türk (3 Mart)ABD’nin Philadelphia Eyaleti’nde bir otelde kalçalarına sahte silikon taktığı İngiliz öğrenci Claudia Aderotimi’nin ölümüne neden olan ’Kara Madam’ lakaplı transseksüel PadgeVictoria Windslowe (42) tutuklandı.”
Şok “Transseksüel sevgilisi için ölmek istedi”
 
“Transseksüel sevgilisi terk edince, çareyi çatıya çıkmakta buldu. Transseksüel sevgilisinin kendisini terk etmesine öfkelenen 27 yaşındaki A.B. çıktığı 7 katlı apartmanın çatısından atlamak istedi.”
 
Milliyet Ege “Travesti aşkı dama çıkarttı”
Vatan, Haber Türk, Yurt, Kocaeli (yerel) “TEM’de fuhuş için otostop yapana 169 lira ceza”
“Kocaeli Valiliği bir genelge yayımlayarak, sürücülerin dikkatini dağıtan, trafik akışını engelleyen fuhuş amaçlı otostopçu kadın, travesti veya onlarla fuhuş yapanlara ceza verileceğini duyurdu.”
Sabah “Suçun adresi: İskitler’de hayat kadınları ile uyuşturucu bağımlılarının merkezi haline gelen eski sanayi siteleri”
“Rapora yansıyan bazı sayılar ise adeta dudak uçuklattı. 2011 yılında 15 işyerine hakkında işlem yapıldı. İskitler’de bulunan 8 işyerinde ise kumar oynatıldığı tespit edildi. Bentderesi’ndeki genelevin büyük kısmının yıkılmasının ardından hayat kadınlarının da merkezi haline gelen İskitler’de yalnızca geçtiğimiz yıl içerisinde tam 5 bin 270 hayat kadını ve travesti hakkında yasal işlem yapıldığı öğrenildi.”
Şok (22 Mart) “Çin’de yapılan araştırma inanılmaz bir gerçeği ortaya çıkarttı! Bilim adamlarının yaptığı araştırmanın sonuçlarına göre 16 milyon Çinli kadın, gay erkeklerle evli! Quingdao’nde görevli Profesör Zhang Beichuan, 16 milyon Çinli kadının gay erkeklerle evli olabileceğini söyledi. AIDS ve HIV konularında uzman olan profesörün araştırmalarından elde ettiği bu korkunç gerçek…”
Hürriyet Eskişehir (8 Mart) “Kendisi hakkında homoseksüel olduğuna yönelik dedikodu yaptığını ileri sürdüğü 68 yaşındaki Münür Çan’ı çalıştığı terzi dükkanında öldüren 66 yaşındaki emekli terzi Kemal İleri çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.”
 
Çorum Haber “AKP’nin yapısı travesti gibi"
“MHP MYK Üyesi Uzun, ‘AKP’nin ruhu milli görüş ve büyük doğu hareketidir. Oradan gelen ve içinde mücahit olmayı barındıran bir ruhtur. İçinde mücahit olmayı barındıran ruh, bugün müteahhit olmuştur; değişmiştir, dönüşüme uğramıştır’ diyerek…”
Tek Yıldız  “MHP MYK Üyesi Sami Uzun AK Parti’ye önce ‘travesti’ dedi, sonra mücahit ruhun, müteahhit olarak değişime uğradığını söyledi. MHP Merkez İlçe Kongresi’ne katılan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) MYK Üyesi Sami Uzun ‘AK Parti’nin içinde mücahit olmayı barındıran ruhu bugün müteahhit olmuştur; değişmiştir, dönüşüme uğramıştır’ iddialarında bulundu.”
 
Magazin haberlerine baktığımızda, ünlü kişilerin cinsel yönelimlerine dair sıkça gördüğümüz kelimeler “iddia” ve “itiraf”tır. Aşağıda Mart ayında çıkan magazin haberlerden örnekler görüyoruz. Bu tanımlamalar kullanılarak yine eşcinseller kriminalize ediliyor.
 
Haber Türk “Bana gay demeleri umurumda değil!”
 
“Eşcinsel olduğu iddia edilen George Clooney eşcinsellerin dergisine konuştu:’Eşcinsel olduğumu ne kabul ederim ne de reddederim. Ortaya çıkıp ’Bunlar yalan’ demek eşcinsel arkadaşlarıma haksızlık olur’. Yıllardır eşcinsel olduğu öne sürülen Hollywood’un usta oyuncusu George Clooney iddialarla ilgili ilk kez konuştu.”
 
Sabah “Eşcinselim veya değilim ne fark eder”
“ABD’li oyuncu George Clooney, cinsel tercihleriyle ilgili ilk kez konuştu. ABD’de yayımlanan gay ve lezbiyen dergisi The Advocate’e konuşan Clooney, ‘Eşcinselim veya değilim, ne fark eder. Bir sürü eşcinsel arkadaşım var ve hepsiyle de çok iyi anlaşıyorum’ dedi.”
 
Milliyet Cadde “Birbirinden güzel kadınlarla birlikte olan George Clooney, hakkındaki gay iddialarını ‘Umurumda değil’ diye yanıtladı. Aktör ‘Ne doğrularım ne de yalanlarım, çünkü eşcinsel dostlarım için bu tür bir açıklama hiç de kibar olmaz’ dedi.”
Cosmopolitan “Jonathan Knight. Doğum tarihi: 29 Kasım 1968. Grubun en yaşlı elemanı, aynı zamanda New Kids On The Block’un dağılmasının sebebi. Çünkü ilk olarak onun gruptan ayrılmasının ardından, ekibin geri kalanı yollarına bir süre devam etmeye çalışmış ancak sonunda dağılmışlardı. Knight, grubun dağılmasının hemen ardından emlak işine girdi. İlk ünlü oldukları yıllardan beri panik ataklar geçirdiğini ve tedavi gördüğünü itiraf etti. Geçtiğimiz yıl Ocak ayında verdiği bir röportajda ise gay olduğunu itiraf etti.”
 
Basında cinsel obje olarak gösterilen lezbiyen kimliği sıkça karşımıza çıkıyor. Özellikle Şok gazetesinde bu haberlerle karşılaşıyoruz. Eşcinsel kadınların görünür olamamalarının temel nedenlerinden bir tanesi kimliğin sürekli cinsel obje haline getirilmesi. Bu durum özellikle medya tarafından kullanılıyor.
 
ŞOK “Lezbiyen sevgilimin seks kölesi oldum!”
“İngiliz gazetesine yazan bir okur derdini paylaşıyor:’İş yerinden bir kadınla birlikte oluyorum ancak o bana sanki bir pislikmişim gibi davranıyor. 20 yaşında bir kızım ve işyerinde birlikte olduğum kadın da kırklı yaşlarında…”
Dünya’daki gelişmeleri Türkiye medyası nasıl ele alıyor? Aşağıda evlilik, huzur evi gibi, eşcinsel bireylerin sosyal hakları üzerine yapılmış haber örneklerini görüyoruz. Bursa Haber, Gazetem Ege, Şok, Yeni Akit, Yenigün İzmir, Yurt gazeteleri yurt dışı ajansından alınan haberi olduğu gibi yayımladılar.
Bursa Haber “ABD’nin tam donanımlı ilk eşcinsel huzur evi New York’ta açıldı. Manhattan’daki Chelsea Mahallesi’nde, SAGE (Gay, Lezbiyen, Biseksüel ve Transseksüel Yaşlılar için Savunma ve Hizmet) Yenilikçi Huzur Evi’nin dün yapılan resmi açılış törenine yüzlerce kişi katıldı. Merkezde, spor ve bilgisayar dersleriyle sağlık seminerlerinin yanı sıra kültürel geziler düzenleneceği kaydedildi.”
 
AKİT “ABD’nin tam donanımlı ilk eşcinsel huzur evi New York ’ ta açıldı. Manhattan’daki Chelsea Mahallesi’nde, SAGE (Gay, Lezbiyen, Biseksüel ve Transseksüel Yaşlılar için Savunma ve Hizmet) Yenilikçi Huzur Evi’nin dün yapılan resmi açılış törenine yüzlerce kişi katıldı. Merkez, Yaşlılar Dairesi ve SAGE tarafından ortak işletilecek.”
 
Belarus Devlet Başkanı Alexander Lukaşenko, geçen hafta hükümetine yönelik yaptırımları genişleten AB liderlerine sert çıktı ve kendisini “Avrupa’nın son diktatörü” diye niteleyen Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’yi ima ederek, “Eşcinsel olmaktansa diktatör olmak daha iyidir” dedi.
 
Rus haber ajansı RİA Novosti’nin haberine göre, Lukaşenko’yu böyle ifadelerde bulunmasına neden olan, Avrupa Konseyi’nin geçen hafta AB ülkelerine seyahatleri yasaklanan 200 Belaruslu yetkilinin bulunduğu listeye yargıç ve polislerden oluşan 21 isim daha ekleme kararı oldu. 
 
Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle’nin ise yanıtı gecikmedi. Westerwelle Lukaşenko’nun açıklamalarından sonra da Belarus’taki insan hakları ve demokrasi çabalarını sürdüreceğini söyledi. Bu haber Akşam, Anayurt, Birgün, Milliyet, Özgür Gündem, Posta, Sabah, Star, Taraf, Vatan, Akit, Yeni Çağ gazetelerinde yer aldı.
 
Amerika Birleşik Devletleri’nde çizgi roman şirketi Archie Comics, 73 yıllık yayın hayatında ilk kez bir evlilik sayısı yayımladı ve Life with Archie (Archie’yle Yaşam) serisinin 16’ıncı sayısını bir eşcinsel evliliğe ayırdı. Ocak ayında Kaos GL web sitesinde habere yer verildi. Çizgi roman yok satmaya başlayınca Amerikan Aile Birliği çizgi romanı protesto etti. Akşam, Birgün, Radikal haberi duyarlı bir şekilde sundu.
 
Akşam “Eşcinsel evliliği konu alan yeni Archie çizgi romanı, muhafazakârların engellemelerine rağmen raflardaki yerini aldı. 70 yıllık popüler çizgi romanın ilk gay karakteri Kevin Keller’ın evliliğini konu alan sayı çok satmaya başlayınca Amerikan Aile Birliği, satışın durdurulması yönünde çağrıda bulundu. Çizgi romanın yaratıcılarından John Goldvvater ise yaptıkları işin arkasında olduklarını söyledi.”
 
Konuyla ilgili haberler:
Şubat 2012 Medya Raporu Yayınlandı
Ocak 2012 Medya Raporu Yayınlandı http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=10646
Aralık 2011 Medya Raporu Yayınlandı http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=10269
Kasım 2011 Medya Raporu Yayınlandı http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=10223
Türkiye Medyası’nda Ekim 2011 http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=10118
Nisan-Ağustos 2011 Arası LGBT Medya Raporu Yayınlandı http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=9795
Medya Mart 2011 Raporu Yayınlandı http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=6757  
Medya Ocak 2011 Raporu Yayınlandı http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=6475