İnsan Hakları / Sivil Anayasa

“Kim Çözümden Yana, Kim Sivil Anayasa İstiyor Anlaşılsın”

Perşembe, 6 Eylül 2012
Haber: Kaos GL
BDP Eşbaşkanı Demirtaş, anayasa çalışmalarında, anayasa uzlaşma komisyonunda çok olumlu, muazzam şeyler olmadığını, umut vaadedecek gelişmelerin yaşanmadığını söyledi.
 
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Özgür Gündem’le yaptığı söyleşide yeni anayasa ile ilgili soruları da yanıtladı.
 
Yeni anayasada Demokratik Özerklik, yerel parlamentoların kurulması, anadilde eğitim gibi konularda BDP’nin önerilerini Eşbaşkan Demirtaş şu satır başlarıyla anlattı:

“Anayasa masasında klasik zihniyet tekrar ediliyor”
 
“Genel olarak anayasa çalışmaları veya o anayasa uzlaşma komisyonunda çok olumlu, muazzam şeyler olmuyor. Umut vaadedecek gelişmeler yaşanmıyor. Aslında klasik, AKP, MHP, CHP zihniyeti o masada bir kez daha kendini tekrarlayıp duruyor. Fakat hiçbir parti de o anayasa masasını deviren parti olma suçunu, vebalini neyse üstlenmeye cesaret edemediği için şu anda masada duruyor.”
 
“Medya BDP’nin anayasa masasındaki önerilerini marjinalleştiriyor”
 
“Bizim orada bulunma amacımız, birincisi; anayasal bir çözüm olacaksa biz o masada hazır bulunalım. Çünkü en nihayetinde birlikte yaşam demokratik sivil bir anayasayla özgürlükçü bir çözüm sağlıyorsak yeni anayasanın yapılması lazım. Biz buna inandığımız için bu masadayız. Olası bir çözüm ihtimali doğduğunda BDP o masada bulunsun istiyoruz. İkincisi; BDP’nin önerileri ve diğer partilerin söyledikleri arasındaki farklar ortaya çıksın istiyoruz. Artık gizli saklı şeyler olmasın, herkesin torbasında ne varsa ortaya çıksın istiyoruz. Kim çözümden yana, kim sivil anayasa istiyor anlaşılsın. Öneriler ortaya çıktıkça bu daha net anlaşılıyor zaten. Fakat ciddi bir karartma var tabi. Medyada ciddi bir karartma var. Bizim önerilerimiz çok ciddi yansıtılmıyor. Daha çok marjinalleştirilerek yansıtılıyor.”

“Anayasa izleme komitesi oluşturacağız”

“Biz de bu anayasa çalışmalarında olup bitenlerin kamuoyu tarafından daha iyi görülebilmesi için önümüzdeki günlerde anayasa çalışmalarının nasıl gittiğine dair kamuoyunu aydınlatmak amacıyla bir konferans yapacağız. Ve oradan bir “Anayasa Çalışmalarını İzleme Komitesi” çıkarmaya gayret edeceğiz ki biraz daha görünür olsun.”

“Merkezi ulus-devlet yapısı yerine demokratik özerk yönetimler”
 
“Biz anayasada bir çerçeve çiziyoruz. Bu çerçeve şudur; katı merkezi ulus-devlet yapısını kesinlikle bir tarafa bırakıyoruz. Bölgesel parlamentoları esas alıyoruz. Özerk bölge yönetimlerini esas alıyoruz. Merkezi parlamento yine Ankara’dadır, seçimle iş başına geliyor. Yine bölge parlamentoları seçimle işbaşına geliyor. Atanmış hiçbir yönetim yok orada. Atanmış hiçbir yönetici, vali, kaymakam dahil yok. Bölge meclisleri kendi içinde yürütmeler seçiyor, başkanını seçiyor. Herkes seçimle işbaşına geliyor ve yetki dağılımı yapmış durumdayız önerimizde. Hepsinin yetkileri de bir özerklik yasası ile belirleniyor. Anayasada detaylarını tanımlamıyoruz. Genel olarak diyelim ki 20 özerk bölge var. Bu bölgelerin yetkilerinin ne olduğu, parlamentolarının yetkilerinin ne olduğu anayasada genel olarak tanımlanıyor. Ayrıca özel bir yasa, bir kanunla, özerklik kanunuyla daha detaylı, işte bir polis şefi ne olacak gibi konular yerel meclislere bırakılıyor. Onlar anayasanın öngördüğü çerçevede istedikleri şekilde kararlarını alabiliyorlar, uygulamasını yapabiliyorlar. Bu çerçevede genel maliye hizmetleri, genel adalet hizmetleri, ulusal güvenlik, dış politika gibi konular hariç, tamamen yerel meclislerin inisiyatifine bırakılıyor bizim önerimizde. Bunları da açıkça saymış durumdayız. Anadilde eğitim de yerel parlamentonun yetkisine bırakılıyor. Yerel parlamento ikinci resmi dil kullanabilir, üçüncü resmi dil kullanabilir, başka dillerde eğitim yapabilir. Burada bütün Türkiye’nin ortak dili olarak biz Türkçe’yi okullarda öğrenilmesi gereken bir dil olarak belirliyoruz. Ortak dil olarak belirliyoruz.” 
Can't create/write to file 'C:\Windows\TEMP\#sql1280_3e7_51.MYI' (Errcode: 28)