İnsan Hakları / Sivil Anayasa

Sivil Toplum Yeni Anayasada Denge ve Denetleme Talep Ediyor

Cuma, 28 Aralık 2012
Çeşitli çalışma alanlarından ve siyasi görüşlerden 80 sivil toplum örgütünün oluşturduğu Denge ve Denetleme Ağı oluşumunu kamuoyuna duyurdu. 10 milyondan fazla seçmene ulaşma kapasitesi olduğunu belirten ve TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na seslenen Denge ve Denetleme Ağı “Toplumsal adaletin sağlandığı, yönetimin hesap verdiği, hak ve özgürlüklerin garanti altına alındığı çoğulcu bir Türkiye istiyoruz. Komisyonu’nu, güçlü bir denge ve denetleme sistemi ile evrensel hak ve özgürlüklerin anayasada garanti altına alınması için kararlı davranmaya davet ediyoruz. ” dedi.
Kuvvetler Ayrılığı ve Parlamenter Demokrasiye Vurgu
 
27 Aralık’ta İstanbul’da düzenlenen basın toplantısına katılan örgütler, işlevsel bir kuvvetler ayrılığı ve güçlü bir denge ve denetleme sistemi için kamuoyu oluşturma çalışmalarını “Bir Arada” gerçekleştirecek, siyasi partiler üzerinde baskı oluşturacaklar.
 
Basın toplantısında konuşan KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır “Denge ve Denetleme Ağı (DDA)  ile İzleme Grubu olarak demokratik reformları, talep ettiğimiz sistemi kamuoyu gündeminde tutmaya devam edeceğiz. Anayasada ve yasalarda yapılması gereken düzenlemeler için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu süreçte medyanın da bize destek vermesi, kamuoyunun oluşması açısından çok önemli.  Ancak ne yazık ki bu toplantıda ısrarlı davetlerimize rağmen beklediğimiz ilgiliyi göremedik. Oysa anayasa toplumun tüm kesimlerini doğrudan ilgilendiren bir konu. Ayrıca KONDA olarak yaptığımız araştırmalara göre toplumun ilgilendiğini, taleplerinin açık ve net olduğunu görüyoruz.” şeklinde konuştu.  
 
Bekir Ağırdır, geçtiğimiz haftalarda TESEV için yaptıkları anayasa kamuoyu araştırmasına gönderme yaptı: “Yargı denetimi konusunda toplumun yüzde 84’ü Cumhurbaşkanı, ordu, hükümet dahil hiçbir kurumun yargı denetimi dışında kalmaması gerektiğini söylüyor. Ülke yönetiminde en büyük gücün Meclis’te olması gerektiği düşüncesindeler. Yüzde 60, şiddetle açıkça ilişkisi olması durumu dışında siyasi partilerin kapatılmasına karşı.”
 
Yeni Anayasa Girişimi’nden Ayhan Bilgen “DDA olarak 10 milyondan fazla seçmene ulaşma kapasitemiz var. Bu rakam ülkedeki seçmen sayısının yaklaşık olarak yüzde 20’sine denk geliyor. Siyasi görüşlerimiz farklı, farklı oy tercihlerimiz ve yaşam tarzlarımız var; ancak Türkiye’nin demokratik standartlarının yükselmesi hedefimiz aynı. Bu yüzden bugün Bir Aradayız. Umuyoruz ki bizim vardığımız uzlaşı siyasi partilerimize de örnek olur.” dedi.
 
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Aysel Çelikel de DDA’nın deklarasyonuna gönderme yaparak “Bizler yasama, yürütme ve yargının birbirinden net bir şekilde ayrı ve bağımsız olduğu, herhangi bir erkin diğerinden güçlü olmadığı bir sistem için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve uygulamaya geçilmesini talep ediyoruz. Yasalar katılımcı süreçlerle ortaya çıkmalı ve uygulama da hesap verebilir ve saydamlık ilkelerini dikkate almalı.” şeklinde konuştu.
 
DDA sekretaryasını yürüten Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman, denge ve denetleme sisteminin Türkiye demokrasisinin otoriter eğilimlerden kurtulup, güçlenmesi ve yerleşikleşmesi için önemini vurguladı. Keyman “Türkiye son dönemde büyük ve önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Yeni bir orta sınıf oluşuyor, sivil toplum güçleniyor, yerel aktörler daha etkin rol oynamaya başlıyor. Türkiye dinamik ekonomisi ile küresel bir aktör olma iddiasında. Ancak bu iddiayı yerine getirebilmesi için demokrasinin de güçlenmesi gerek. Biz Ağ olarak tüm siyasi partilerden yeni anayasa, siyasi parti ve seçim sistemi reformu, parlamento içtüzüğü ve reformu, yargı reformu, yurttaş odaklı yasa yapımı konularındaki yol haritalarını, önerilerini kamuoyu ile paylaşmalarını talep ediyoruz.” dedi.
 
Fuat Keyman: Aldatılmış Hissediyoruz
 
Keyman’a göre yeni anayasa halen büyük gereksinim, ancak TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun bugüne dek beklentileri karşılayamamış olması toplumda umutsuzluk ve hayal kırıklığına yol açtı. Son dönemde AK Parti’nin başkanlık sisteminde diretmesi, Komisyon’a taraf partiler arasında uzlaşmazlık oluşturdu. Keyman “Biz de sivil toplum olarak sürecin başından bu yana sivil ve demokratik bir anayasaya göre, parlamenter demokrasinin güçlendirilmesine göre hazırlıklarımızı yaptık. Partilerin seçim beyanatları arasında da bu vardı. Sonunda gelinen noktanın rejim değişikliği, başkanlık sistemi diretmesi nedeniyle kendimizi aldatılmış hissediyoruz.” şeklinde konuştu.
 
Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği eşitliği ve özgürlüğü için mücadele eden Kaos GL, LİSTAG ve SPoD da Denge ve Denetleme Ağı’nı meydana getiren sivil toplum örgütleri içinde yer alıyorlar.
 
Yeni Anayasada Denge ve Denetleme Şart
 
Farklılıkların özgürce yaşanılabildiği, hakların güvence altına alındığı, adaletin eşit dağıtıldığından emin olunan, yönetimin topluma hesap verdiği bir Türkiye için yeni anayasada denge ve denetleme mekanizma, ilke ve standartlarının olmazsa olmaz olduğunu vurgu yapan sivil Ağ, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na aşağıdaki talepleri iletti:
-Yasalar talep ve gereksinimleri temel almalı
-Yasama, yürütme ve yargı birbirinden ayrı ve bağımsız olmalı; bu kuvvetlerin hiçbiri diğerinden daha güçlü olmamalı
-Yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri karar alma süreçlerine etkin katılmalı, yönetimden hesap sorabilmeli
-Yönetim şeffaf olmalı
-Siyasi partiler, kendi içlerinde demokratik olmalı ve siyasete katılımı özendirmeli
-Temsiliyeti sağlayacak bir seçim sistemi olmalı
-Meclis, yürütmenin uygulamalarının insan haklarına uygunluğunu denetlemeli
-Meclis ve yürütmenin uygulama ve kararlarının evrensel hak ve özgürlüklere aykırı olmasını engelleyecek bağımsız ve tarafsız bir yargıya sahip olunmalı
 
http://anayasaicinuzlasalim.com/