Yaşam

Nil'in Güncesi – IX

Cuma, 9 Kasım 2007


Nil Sorgun. Biraz melankolik ama umut dolu… Şaşkın ama kendini, insanları tanımaya çalışan… Bazen aşkları harcayan, bazen aşkları harcanan… Yirmi yaşında, Ankara’da tek başına yaşayan üniversite öğrencisi, lezbiyenliğiyle barışıyor, güncesinin her sayfasında ve yepyeni bir dünyayla tanışıyor. Nil, korkularından arınabilmek, açılabilmek için yazdığı hayatının iki sayfasını cuma günleri size veriyor.

KAOS GL - 09/11/2007

Nil Sorgun - Ankara

GÜNCE - Sayfa 17

Puslu bir havada olmayan bir kadını arıyorum. Aradıkça bulamayacağımı daha çok hissediyorum. Bu midemdeki ne yersem yiyeyim geçmeyen boşluk hissinin ruhumdaki kıtlık olduğunu bilsem de kendim doyurmak istemiyorum. Kolaya kaçıyorum; her an geçmişte yaşamamaya çalışarak hiçbir anda yaşayamıyorum. Ilık bir kan damlasının parmak ucuma bulaşıp gözbebeklerimi kaplamasını istiyorum. Kırmızıya yüklenen tüm anlamları aynı anda yaşamak istiyorum. Sadece huzur isteyecek kadar ‘ol’madım daha.

Senin parmaklarımda kuruyan kanın, benim vahşi çocukluğumla senin narin kadınlığının uyumsuz ama çekici gerçekliğiydi.

GÜNCE - Sayfa 18

İris tüm iyi niyetiyle yürürken annemle karşılaşmış, bir yerlerde oturmuşlar ve ona benim iyi olmadığımı, kafamın karışık olduğunu, yanlış şeyler yaptığımı söylemiş!

Annem tüm iyi niyeti, merakı, üzüntüsü ve titrek sesiyle uzun uzun anlattı İris’i ne kadar çok sevdiğini, ona ne kadar çok güvendiğini; yani, benim neyim varmış? Ben de olanı söyledim: ‘İyiyim, yanlış bir şey de yapmadım, anne.’ Bir an İris için neyin yanlış olduğunu anlatmak istedim. Aslında ‘yanlış’ olmadığını; ama zamanı değil biliyorum. Zamanı var mı bunun? Yeri telefon değil.

İris’i arayıp kızamadım, istemedim konuşmak, anlamını bulamadım. Var olduğunu hissetmek için ‘doğru’ kişiyi, ‘onaylanan’ kişiyi oynamayı seçiyor.

‘Seni seviyorum’ denmesi çoğu kişinin var olduğunu hissetmesine yetmiyor ama İris’in seçtiğinden daha gerçekçi yollar var. Belki de hepimizin eylemleri karşımızdaki bize var olduğumuzu bir şekilde hissettirsin diyedir, sonuçta tüm insanları eşit kılan ölüm değil miydi?

Benim İris’e bir şeyler söylememin artık hiçbir anlamı yok biliyorum.

BİR

''Yalnızsa daha yalnız''

''Ayrıysa daha ayrı''

''Uzaksa daha uzak''

''Mutsuzsa daha mutsuz''

''Anlamsızsa daha anlamsız''

''Acıysa daha acı olabilir mi her şey?''

''Sanırım evet,''

''Ama hepsini yine''

''Aynı kelimelerle anlatacaktım beklesen.''





*Nil’in Günlüğü’ndeki diğer sayfalar:

Nil'in Güncesi - I

Nil'in Güncesi – II

Nil'in Güncesi – III

Nil'in Güncesi – IV

Nil'in Güncesi – V

Nil'in Güncesi – VI

Nil'in Güncesi – VII

Nil'in Güncesi – VIII