Kültür Sanat

Sezen’im Gökkuşağı Açtı

Cumartesi, 20 Temmuz 2013
Bunca yıl bir türlü fırsatını bulup Sezen Aksu konserine gidemeyişimin bir sebebi varmış. Meğerse benim gitmem gereken konser tam da dün akşamki konsermiş.
 
Malum Sezen Aksu şarkılarıyla büyüdük birçoğumuz, özellikle benim kuşağım. Ta çocukluğumdan bu yana her türlü duyguma bir karşılık bulmuşumdur Sezen’in şarkılarında. Hatırladığım, dilime dolana ilk şarkısı, henüz ilkokul sıralarındayım o zaman, "Sen Ağlama" şarkısıydı. Herkesin dilindeydi o sıralar. Ama Sezen Aksu’nun bendeki başlangıcı "Git" albümüdür. İlkokul son sınıftayken, sınıftaki kız arkadaşlarla ders çalışalım diye evde toplanır, Sezen Aksu’nun bu albümünü dinlerdik. Sonra kasetlerini almaya başladım zaten. Lise 2. sınıftayken çıkardığı "Gülümse" albümü ise CD olarak aldığım ilk albümü oldu ve haliyle yaşın da getirmiş olduğu bir enerjiyle "Hadi Bakalım" dolandı dilimize. Uzun lafın kısası 29 yıldır bilfiil Sezen Aksu dinleyicisi ve hayranıyım. Gelgelim, o kadar çok istememe rağmen bir türlü denk getirememiştim bir konserine gitmeyi. Dün akşam yılların arzusunu gerçekleştirdim ama beni kat be kat mutlu eden ise Sezen’in yaptığı sürprizler oldu. 
 
Minik Serçe: Nerdesin Aşkım?
"Dizi seyreder misiniz?" diye açtığı muhabbette kendisinin en sevdiği dizilerden bahsetmeye başladı Sezen. Onlardan birisinin "Kayıp Şehir" olduğunu öğrenmiş olduk. Hiç izlemedim ama senaryosunu Yıldırım Türker’in yazdığı, televizyonlarda toplumun ötekilerini, alışık olduğumuz çizginin dışında gösteren başarılı bir dizi olduğunu biliyorum. Dizinin başrollerinden birisini de sevgili Ayta Sözeri canlandırıyor. Dizide transseksüel karakterler, eşcinsel karakterler yer alıyor. Sezen Aksu da buradan girdi konuya zaten, o dizideki ötekilerin içimizde olduğunu, birlikte yaşadığımızı söyledi. Sevgi ve saygıyla yaklaşmamız gerekiyor, dedi. Dizinin müziğini de kendisi yapmış, orada öğrendim. O şarkıyı söylerken Harbiye Açık Hava’daki iki büyük ekrandan diziden parçalar gösterildi. Çoğunda Ayta vardı, transsekseüller vardı. Şarkı bittiğinde ikinci sürprizini yaptı Sezen. Sahneye Ayta’yı davet etti. Nasıl mutlu oldum anlatamam. Ayta dizi oyuncusu olmasının yanında iyi bir ses sanatçısı da. Ayta adına gurur duydum, Sezen’le aynı sahneyi paylaştığı için. Hepimiz için, mücadelemiz için gurur duydum. Ayta, "Kaçak" şarkısını söylerken tüm salon eşlik etti, büyük alkış aldı ve "bir daha bir daha" sloganlarıyla inledi Harbiye açık hava. Ayta şarkı söylerken Sezen’in üçüncü sürprizi gösterdi kendisini sahnenin sağ üst köşesinden. Bir gökkuşağı bayrağı açıldı, heyecanlandım, mutlu oldum. Şarkı sonrası Ayta’yla kısa bir sohbet gerçekleştirirken ön sıralardan birisi derinden gelen bir sesle "Nerdesin aşkım" diye bağırdı. Hemen ardından Sezen Aksu "Nerdesin Aşkım" diye bağırdı, salonun çeşitli yerlerinden "Burdayım aşkım" yanıtları geldi, iki kez sesimiz yettiğince bağırdık "Burdayım aşkım" diye. Çoğunluğun anlamsız bakışları arasında biz birbirimizi duyduk, mutlu olduk.  
 
Takdir edersiniz ki benim için bundan güzel bir Sezen Aksu konseri olamazdı. Gezi süreciyle artan görünümümüzün ufak ufak yansımaları bunlar. Arkası gelecek eminim, çünkü sesimiz o kadar gür ki artık insanların kulaklarını tıkamalarına imkân yok. 
 
Dün gece beni söylemi, desteği ve sürprizleriyle kat kat mutlu ettiği için Aksu’ya ve Sezen Aksu’nun sahnesinde görmekten çok mutlu olduğum ve gurur duyduğum Ayta’ya çok teşekkür ederim. Hayatımın gecelerinden biri oldu bu konser. 
 
Bu yazı, orijinal olarak İsmail Alacaoğlu’nun Zihnimin Kadrajı sitesinde yayınlanmıştır.