İnsan Hakları / Sivil Anayasa

Meclis “Heteroseksüeller Daha Eşittir” Formülünde Uzlaştı!

13 Ağustos 2013
Haber: Kaos GL
LGBT (Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans) realitesini tanımaya yanaşmayan Anayasa Komisyonu “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği” eşitliğini hâkim ve savcıların yorumuna bırakmakta uzlaştı
Yeni Anayasa çalışmalarını sürdüren TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu daha önce “krize dönüşen” eşitlik meselesini yeniden tartıştı. AK Parti, CHP ve BDP temsilcileri “etnik köken” konusunda bu kez uzlaşırlarken; MHP şerhini korudu. İlk etaptaki görüşmelerde diğer tıkanma konusu olan “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği”nin ise madde metnine değil ama gerekçesine eklenmesi olasılığı ortaya çıktı.
 
Gerekçenin siyasi ve hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor!
Madde metninde değil ama gerekçesinde ifade edilmek, siyasi ya da hukuki bağlamda bağlayıcılık yaratmıyor.
Türkiye’nin yasama ve yürütme organları, mevzuat ve politikalarını belirlerken anayasa maddelerini referans alıyorlar. Gerekçelerden ise yargı kararlarını oluştururken, yasa koyucunun mantığını yorumlamada kılavuz olarak faydalanılıyor.
Bu nedenle, madde bu haliyle onaylanırsa, homofobi ve transfobi temelli hak ihlalleri ile mücadele için temel sorumluluk yargı organına; yargı mensuplarının yorumuna bırakılmış olacak.
Bu muğlâklık, bağlayıcı uluslararası sözleşmeleri dahi dikkate almayabilen yargı kararları anımsandığında, endişe yaratıyor.
Hukuki olduğu kadar siyasi irade de şart!
Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi gibi hükümetlerarası örgütler toplumsal yaşamın derinlerine nüfuz etmiş sosyal önyargılar ve dışlama ile mücadelenin başarısı için, hukuki olduğu kadar siyasi iradenin de şart olduğunu vurguluyorlar.
Devletlerin ve hükümetlerin temel görevi, LGBT’leri hedef alan ayrımcılık ve şiddeti salt yargı kuvveti ile baskı altına almaktan ibaret kalamaz. Avrupa Konseyi Bakanlar Kurulu 2010 Yılı Tavsiye Kararı’na göre adalet sistemi ile birlikte yasama ve yürütme organlarının, medya ve sivil toplum işbirliği içinde, kapsamlı programlar yürütmesi en temel ve acil ihtiyaçlardan.
 
Teamüllerin dönüşmesi için LGBT realitesi tanınmalı!
Anayasa yazımında eşitlik çerçevesi tarif edilirken “ırk, din, cinsiyet” gibi “daha az tartışmalı” kategorilerin sonuna eklenecek “ve benzeri” gibi ifadeler, maddenin geniş yorumlanması için olanak yaratıyor. Ancak, homofobi ve transfobinin kamu yönetimi, adalet sistemi ve etkin siyasi aktörler arasında da oldukça derin ve yaygın olduğu düşünüldüğünde, “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin” anayasaların eşitlik maddesinde ilke, irade ve motivasyon kaynağı olarak adının konmasının, teamülleri dönüştürmesi ve ortak vizyon geliştirmesi açısından büyük yarar sağlayacağı öngörülüyor.