İnsan Hakları / Sivil Anayasa

LGBT Örgütlerinden Anayasa Komisyonuna Eleştiri

Çarşamba, 2 Ekim 2013
Haber: Kaos GL
Yeni Anayasa Süreci ve LGBT haklarıyla ilgili SES Türkiye (Güneydoğu Avrupa Haber Portalı), LGBT örgütleriyle görüştü.
 
SES Türkiye adına İstanbul’dan Berkhan Karaduman’ın haberini (05/09/13) yayınlıyoruz
Hak savunucuları, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (LGBT) bireyler ile ilgili olarak uzlaşma sağladığı eşitlik maddesinin, ayrımcılığın önlenmesi bakımından yetersiz olduğu kanaatinde.
 
Mevcut anayasada ırk, cinsiyet, din ve siyasi görüşü ne olursa olsun tüm vatandaşlar eşit sayılıyor. Ağustos ayında Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) milletvekilleri, cinsel yönelimin de bu listeye eklenmesini teklif etmiş, ancak Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekilleri öneriye karşı çıkmıştı.
 
Sonrasında BDP, CHP ve AKP, cinsel yönelime dayalı ayrımcılığı yasaklayan mevzubahis ifadenin gerekçe kısmında yazılması konusunda anlaştı. Gerekçe, anayasa maddelerinin ardındaki mantığı açıklayan, savcı ve hakimler için yasal kılavuz niteliğinde, ayrı bir metin.
 
Kaos GL Derneği’nin kurucu üyelerinden Ali Erol, SES Türkiye’ye verdiği demeçte, kararın LGBT bireylerin eşit vatandaşlar olarak tanınmadığı anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi:
 
"LGBT toplumunun üyeleri hâlâ eşit vatandaş olarak tanınmıyor. Söz konusu uzlaşma ile aslında Anayasa Komisyonu ’cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği’ eşitliğini hakim ve savcıların yorumuna bırakmıştır. Mevcut siyasi iradenin muktedir temsilcileri LGBT’lerin anayasal eşitlik talebini tanımayarak cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri farklı olan vatandaşların hayatlarının değersiz ve yaşamlarının harcanabilir olduğu sinyalini vermiştir."
 
Lambda İstanbul hukuk danışmanı Av. Fırat Söyle de, söz konusu hükmün, hakimlerin LGBT haklarıyla ilgili davalardaki kararları üzerinde pek bir etkisi olmayacağını ifade etti.
 
"Kanun uygulayıcıların gerekçe üzerinden değil, madde metni üzerinden hareketle karar verdiklerini" vurgulayan Söyle, "Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği kavramlarının yasaların madde metninde yer alması gerekliliği bundandır," diye açıkladı.
 
Türkiye’nin LGBT hakları konusundaki siciline gözlemci kuruluşlardan da eleştiri var. Avrupa Parlamentosu bir süre önce "bireyleri etnik kimlik, din, cinsiyet, cinsel yönelim, cinsel kimlik, yaş ve engellilik temelinde ayrımcılığa karşı korumak için acilen kapsamlı bir ayrımcılıkla mücadele mevzuatı çıkarılması ve bir ayrımcılıkla mücadele ve eşitlik kurulu kurulması gerektiğine" dikkat çekti.
 
Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’ne göre, 2012 yılında LGBT bireyler 11 nefret cinayetine, sekiz nefret saldırısına ve linç girişimi, işkence ve kötü muamele, tecavüz ve siber saldırı gibi pek çok farklı hak ihlaline maruz kaldı.
 
AKP İstanbul milletvekili Türkan Dağoğlu, mecliste yaptığı bir konuşmada, LGBT’lerin yaşam tarzını sapkın olarak nitelendirdi.
Dağoğlu, LGBT haklarıyla ilgili ihlallerin soruşturulması yönündeki önergeye cevaben "Gerek halkımızın onaylamayacağı yaşam biçimlerine kapı aralayacak ve bir nevi özendirecek, gerek toplumsal bozulmayı tetikleyecek uygulamaları bir demokrasi kriteri olarak görmüyoruz," dedi.
 
Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinden Ahmet İyimaya da, kamuoyunun LGBT haklarını koruyan her türlü anayasayı reddedeceğini ve bu konunun gerekçe kapsamında ele alınmasının en iyi seçenek olduğunu belirtti.
 
Avukat Habibe Yılmaz Kayar ise, anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşılamakla beraber, söz konusu düzenlemenin uluslararası insan hakları normlarının gerisinde kaldığı konusunda da uyardı.
 
SES Türkiye’nin sorularını yanıtlayan Kayar, "Gerekçede yer alması, Anayasa gibi bir düzenlemede ilk kez cinsel kimlik ve cinsel yönelim ifadesinin bulunması bakımından elbette çok önemli bir adımdır. Fakat hem yeterli değildir, hem de hiçbir bağlayıcılığı bulunmamaktadır," diyerek şu eklemede bulundu:
 
"Uluslararası bazı sözleşmelerde ayrımcılık yasağı açıklanırken bir yandan ayrımcılık sebepleri de gösterilmektedir. Cinsel kimlik ve cinsel yönelim de çok önemli ayrımcılık sebebi olarak sözleşmelerde işaret edilmektedir."
 
Pembe Hayat LGBT Dayanışma Derneği’nin hukuk danışmanı Sinem Hun, Türkiye’de bu normlar benimsenmediği müddetçe korumanın zayıf olacağını dile getirdi.
 
Hun, SES Türkiye’ye demecinde şunları söyledi: "Bunun tek yolu, Türk hukuk tarihinin yazılılığı ve açıklığı esas alan geleneğinin de etkisiyle, bu iki statünün ilgili maddeye açıkça yazılmasıdır."
 
"Hakimler ve savcılar, azınlığın haklarını korumaya dönük hususlarda oldukça dar yorumlarda bulunmakta, ’ilgili maddede bu konuda açık bir düzenleme olmadığına’ dayanarak ihlalleri adeta körüklemektedir. O bakımdan LGBT bireylerin en üst seviyede, anayasada korunmaları için ilgili maddede varlıklarının tanınması hukuken elzemdir."

Türkçe: 
http://turkey.setimes.com/tr/articles/ses/articles/features/departments/national/2013/09/05/feature-01

İngilizce :
http://turkey.setimes.com/en_GB/articles/ses/articles/features/departments/national/2013/09/05/feature-01