İnsan Hakları / Askerlik

F64.9: Cinsel Kimlik ‘Bozukluğu’

7 Ocak 2014
Haber: Kaos GL
“Askerliğe elverişli değildir” (F64.9 - cinsel kimlik bozukluğu, tanımlanmamış) raporu alan Serdar, yaşadıklarını kaosGL.org ile paylaştı:
 
Arkadaşlar, 29 yaşında, İstanbul’da doğmuş, iyi eğitim almış, ailesi eşcinsel olduğunu bilen ve 5 yıldır sevgilisiyle aynı evde yaşayan şanslı eşcinsellerdenim… Sürecimde internette yapılan araştırmanın fayda sağlayacağını düşünerek yaşadıklarımı dakika dakika aktarmak istiyorum…
 
Askerlik için rapor alıp almayacağıma çok uzun süre karar veremediğim için, mezun olduğum üniversiteden sonra tekrar tecilden yararlanmak adına ikinci üniversite olarak Açıköğretim Fakültesinde öğrenciydim, ilk olarak şubeye gidip tecili bozdurmam ve askere gitmek istediğime dair beyanda bulunmam gerekiyormuş, bunu yapar yapmaz “hastaneye sevk istedim.” Şube yetkilileri Aile Hekimine gidip oradan bir rapor almamı istediler. Sağlık ocağına gidip aldığım raporla tekrar askerlik şubesine döndüm ve direkt Haydarpaşa GATA’ya sevk edildim. (Askerlik şubesi olarak Üsküdar ya da Kadıköy Askerlik Şubesi direkt GATA’ya sevk ediyor, diğer hastaneleri boşuna dolaşmamış oluyorsunuz.)
 
“Oldukça feminendir, tek gecelik ilişkiler yaşar, her beğendiğiyle birlikte olur”
Ben sıradan heteroseksüel bir erkekten farksızım… Gerek internette gerek benden önce bu raporu alanlardan öğrendiklerimle oldukça feminen bir tarzla -V yakalı parlak mavi ve yer yer pembe tonlarında tişört ile hardal rengine yakın sarı bir kot giydim, göz kalemi ve rimel sürerek- 07:50 gibi GATA’nın yolunu tuttum. Sıram geldiğinde, sanırım psikolog ya da bir doktorla görüştüm, toplamda birkaç dakika sürdü ve benimle ilgili hiçbir bilgi istemedi. Aile görüşmesi yapmamız gerekiyor dedi. Ailemin durumu bilmesine rağmen annem ve babamı baskı altına alabilecek bir durum oluşmaması, kendilerini kötü hissetmelerine neden olmamaları için ailemle görüşmüyorum, durumu öğrendikten sonra benimle görüşmek istemediler ben de saygıyla karşıladım yalnız yaşıyorum ben, sizi görüştürebileceğim ailemden bir tek kuzenim var işinize yararsa o da kapıda bekliyor dedim ve görüşmek istediler. 600 soruluk Minnesota testini kaldırmışlar sadece çizim yapmanı ve çizimine göre yazılan 10-15 soruyu doldurmanı istiyorlar. Testte ağaç, ev ve bir insan çizmeni istiyorlar. Ağacın gövdesi kalın olmalı çizdiğin insanın da erkek hatta mümkünse iri yarı bir “abi” olması faydalıymış, çünkü sorular da bu eksende gidiyor. Ağaç canlı mı, canlıysa size bunu düşündüren ne, çizdiğin insan kim gibi sorulara cevaplar vermen gerekiyor.
 
Aile görüşmesinde kuzenim “oldukça feminendir, tek gecelik ilişkiler yaşar, her beğendiğiyle birlikte olur, pek seçici değildir; özel günlerde makyaj yapar ve çok süslüdür” gibi bilgiler vermiş “saygı değer hekimlerimize”(!) Testler ve bu görüşme bittikten sonra 2 doktorun yan yana olduğu bir odaya girdim.
 
Doktorlar; ilk olarak nerede oturduğumu sordular? Bağdat Caddesi cevabımdan sonra bir “ooo” çektiler ve ikinci soru ne iş yapıyorsun oldu. Televizyonda çalışıyorum dedim. Doktorlarımız teşekkür etti. Burada da eşcinsellikle ilgili hiçbir soruyla karşılaşmadım. Kapıdaki sivil memurdan kurul/konseyden (hâlâ aradaki farkı anlamadım) gün almamı söylediler. Yaklaşık 40 gün sonraya yani (31.12.2013) elime tutuşturulan kağıtta “psikaytri konseyinde görüşülmek üzere” ibaresi vardı…
 
Konseyden bir gün önce tekrar askerlik şubesine gidip yeni tarihli bir sevk daha alıyorsun. Sebebini sanırım hayatım boyunca anlayamayacağım çünkü zaten o hastanede sürece başlamışım bir daha neden sevk alıyorum diye düşünsem de askerlik yapanlardan öğrendiğim en can alıcı cümle “askerlik mantığın bittiği yerdir” sözünü daha gitmeden yaşadım diyebilirim.
 
“Askerlik Yapmayacaksın, İtirazın Var mı?”
31 Aralık 08:30’da orda olmam gerekirken erkenden GATA’daydım… Sıra numaramı alıp beklediğimde bir doktor ismi söylediler ve onunla görüşmem istendi… Dr. A. Rıza Bey’le sohbet ettik. Bana ne zamandan beri eşcinsel olduğumu, kimseye söylemezsem askerlik yapabileceğim konusunda nasihat verirken, eşcinselliğin bir hastalık olup olmadığını sordu. Bu hassas bir soru bence, ne cevap versen bir risk… O yüzden bunu ben değil siz hekimler karar verecek hocam, sizin uzmanlığınız deyip geçiştirdim ki etkisinin olduğunu düşünüyorum.  Sohbetin sonunda tamam çıkabilirsin seni kurul (?) için çağıracağız deyip beklemeye başladım…
 
Birkaç saat sonra ilk görüştüğüm doktor dâhil toplam 3 kişiden oluşan bir odaya çağrıldım. Karşılarında tek başına oturabileceğin bir sandalye var, karşılarına geçip oturduğumda tekli yaptığım görüşmedeki soruların benzerlerini ve tüy dökücü krem markaları gibi gündelik sorularını üç doktorun önünde cevapladım. 2-3 dakika içinde görüşmem sonuçlandı ve heyet için gün vereceğiz bekle dediler. Heyet dedikleri tekrar bir görüşme değil.
 
2 gün sonra Heyet için tekrar GATA’daydım, sağlık kurulunun olduğu binada. Erken gitmen veya numara alman gerekmiyor. 10 - 15 kişinin ismi okunup odaya çağrılıyorsun. Heyete girdiğinde askerlik yapmayacaksın, itirazın var mı diye sordular. İçimden “günlerdir bu işlem için uğraşıyorum manyak mısınız, ne itirazı” demek geçse de “hayır bir itirazım yok” diyebildim.
 
Parmak bastırdılar ve kararın yazılı olduğu bir kâğıt verdiler. İlerleyen günlerde bu kâğıdın dilekçelerde yazdığım adrese posta ile gönderileceği söylendi. Aldığın kâğıdın işleme konması için son olarak askerlik şubesine tekrar gidiyorsun ve askerlik ile ilişiğin kalmıyor.
 
Biliyorum okurken yoruldunuz ama yaşarken daha yorucu olabiliyor… Bu süreç gözünüzü çok korkutmasın toplamda 3 ya da 4 gününüzü alıyor sonucu düşündüğünüzde ise bu sürece değer.
 
Dilerim, bu süreci yaşayacak herkesin şansı benim kadar yaver gider.
 
Kolay gelsin…