Yaşam

Ajda Pekkan transfobiye karşı: Trans insan değil mi?

Pazartesi, 9 Haziran 2014
Haber: Kaos GL
Şarkıcı Ajda Pekkan, dünkü köşeyazısında günümüzdeki yasak ve tabuları ele alarak transfobiye karşı durdu. Süperstarın Hürriyet Kelebek’te yayınlanan “Bugünün yasakları ne zaman komik olur” başlıklı yazısı şöyle:
 
“3 Haziran Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümüydü, Moskova’da mezarı başında, Türkiye’de çeşitli etkinliklerle anıldı büyük şair.”
 
O haberleri okurken yasaklı olduğu yıllar aklıma geldi. Kitaplarının bile basılamadığı, okumanın suç olduğu Türkiye’nin zor yılları. Hadi o kadar uzağa gitmeyelim. Yine bu hafta MGD gecesinde Ahmet Kaya şarkısını seslendirdi sevgili Behzat Gerçeker... Oysa aynı MGD gecesinde Ahmet Kaya’nın yaşadıklarını hepimiz biliyoruz.
Bugün, geçmişin yasaklarına bakınca ne kadar trajikomik geliyor değil mi... Peki bugünün yasaklarını kaç yıl sonra trajikomik olarak anacağız. Bugün de pek çok yasak, sansür, tabu, kısıtlama var hayatımızda. Gün gelip onlara da bakınca acı acı güleceğiz. Hoş şimdiden gülüyoruz ya...
 
Rihanna mı, Cher mi?
Bu hafta Barbadoslu sanatçı Rihanna, Amerikalı moda tasarımcılarının verdiği Yılın Moda İkonu ödülünü aldı. Sanatçının ödül töreninde giydiği cesur kıyafet hafta boyu haber oldu. 216 bin taş kullanılan, vücudunun pek çok yerini gösteren kıyafet çok konuşuldu. Ben de Rihanna’nın giyim tarzını beğenenlerdenim. Ama keşke Moda İkonu seçildiği törene daha orijinal bir kıyafetle gitseydi. Çünkü bu tür taşlı ve transparan kıyafetlerin ilk öncüsü Cher’dir. Sahnede giydiği taşlı ve transparan kıyafetlerle Cher yıllarca adından söz ettirdi.
Rihanna da bu kıyafetiyle fazlasıyla Cher’i andırdı bana...

İstancool haftası
Bu hafta İstancool haftası. Nedir İstancool derseniz söyleyeyim: Türkiye’nin ilk ve tek uluslararası sanat ve kültür festivali... Bu yıl beşinci kez düzenlenen festival kapsamında sanat, tasarım, moda, mimari, edebiyat, sinema ve müzik gibi farklı yaratıcı kulvarlardan uluslararası isimler Türkiye’de olacak. Sergiler, filmler, workshop’lar ve söyleşiler var festivalde. 13-15 Haziran arasında yapılacak festivalin herkese açık ve ücretsiz olduğunu da hatırlatırım.

Medcezir’e kimlik lazım
Daha önce de yazdım, söyledim bu sezon benim ekranda en sevdiğim iş Medcezir oldu.
Bence bu diziyi herkes izlemeli çünkü kurs gibi. Yeme içme, dekorasyon, birbirlerine hitap, sofra adabı gibi konularda çok şey öğretiyor insana. Kıyafetler yıkılıyor, seyredenin görgüsünü artırıyor.

Ama son dönemde diziye o kadar çok yeni karakter girdi ki, kim kimdir tanımak için diziye bir kimlik kartı çıkartmak lazım. Senarist arkadaşlardan rica ediyorum bu kadar kısa sürede bu kadar çok karakter sokup hikâyeyi karıştırmayın. Bu haliyle zaten çok güzeldi.
 
İyi balıkçı kriterim
Park Fora şehirdeki en iyi balıkçılardan biri. Hizmet, servis, yemekler, manzara, kısacası her şey dört dörtlük. Uzun zamandır gitmiyordum bu hafta gittiğinde dekorasyonu da yenilediklerini gördüm, çok güzel olmuş. Ama her güzelin bir kusuru var. Park Fora’nın kusuru da servis takımları. Dost olarak söyleyeyim: Bu kadar kaliteli bir mekâna o çatal bıçaklar hiç yakışmıyor arkadaşlar. Bardaklar çok şık, tabaklar şık... Çatal bıçaklar da öyle olsa Park Fora’nın kusuru kalmayacak.
 
Sosyal medya adreslerim
Sosyal medya hesaplarım son dönemde karmakarışık olmuştu. Nihayet çoğunu toparlayıp düzene sokmayı başardık. Instagram’daki hesabım: pekkanofficial... Twitter’daki ise: pekkan1... Bunun dışında sosyal medyadaki hiçbir hesap bana ait değildir. Özellikle Instagram’da onbinlerce takipçisi olan pekkan1 adlı hesabın benimle ilgisi yok... Bunun için hukuki süreci başlatıyoruz.

Tabi sosyal medya demişken, Hürriyet Sosyal’i unutmamak lazım. Hepimizin orada bir hesabı var, yeni yeni keşfetmeye başladım orayı da ve çok eğlenceli... Hürriyet Sosyal’deki hesabıma da beklerim.
 
“Trans” insan değil mi?
Avcılar’da geçen yıl bir trans bireyi öldüren katilin cezası ömür boyu hapisten, önce 18 yıla sonra 15 yıla düşürüldü. Gerekçesi çok acı: Öldürülen kişinin transseksüel olması. Bu hafta mahkemede görülen şu dava bile “insanlık” yolunda daha ne kadar uzun yol almamız gerektiğini gösteriyor.
 
Bir insan öldürülmüş. Biz kadın mı, erkek mi, transseksüel mi, homoseksüel mi ona bakıyoruz hala. Hayatını kaybetmiş birinin hala cinsel kimliğinin peşindeyiz. Ölen bir insan, insan. Bunu anlayacak insan yok mu?