Yaşam / Dünyadan

Bulgaristan’da ‘Eşcinsel yok! – Sorun yok!’

Cuma, 18 Nisan 2008
Haber: Kaos GL
Bulgaristan gey organizasyonu ‘Gemini’, Aksinia Gencheva imzalı yayınladığı mektup ile önümüzdeki haftalarda oylaması yapılacak Bulgaristan Aile Kanununda yapılacak yasa değişikliğine dikkat çekiyor. Bu kanun ile Yasa ve Anayasanın tanıyacağı birliktelik düzenleniyor. Değişiklik "sivil birliktelik" kurumunu getirmek adına yapılmasına rağmen ‘birlikteliği’ bir kere daha sadece "kadın ve erkek" birlikteliklerine açık olabilecek şekilde sınırlıyor.

Aksinia Gencheva (Gemini) Sofya

Bulgaristan Parlamentosu Başkanı ile Adalet Bakanına hitaben kaleme alınan mektup ile Bulgaristan’da gey ve lezbiyen insanların olduğu ve bu insanların ailelerinin de olduğu gerçeğini hatırlatılıyor. Gemini, mücadelesini verdikleri bu gerçeği, devlet büyüklerinin de çoktan anlamış olması gerektiğini belirtiyor.

EŞCİNSEL YOK! – SORUN YOK!

Eşcinsel insanlar olmadığı için, hakkında düşünülmesi gereken biri de yok! Ya da var! Yalnızca Avrupalı eşcinseller sorduğunda ve nezaket bizi ayrımcılık karşıtı yasaları kabul etmeye zorladığında, onları bir ‘Hoşgeldiniz’ fısıltısıyla selamlayabiliyoruz; eşcinseller burada bir konferansa katılmak üzere toplandıklarında ve eşcinsel bir erkek saldırıya uğrayarak sokaklarda dövüldüğünde medyayı bunun münferit bir olay olduğuna ikna etmek için elimizden geleni yapıyoruz.

Israrla üzerinde durduğumuz değişimi, sizlerin çok önceden akıl etmesi gerekirdi. Diğer herkesle aynı sorumluluklara sahip olmak dışında, aynı haklara sahip olmakta ısrar ediyoruz. Bulgaristan nüfusunun %10’unundan fazlasının ki bunlara yalnızca bizim ülkemizdeki vergi ödeyenler ve oy kullananlar dâhildir, eşcinsel olduğunu fark etmek sizin görevinizdir. Tebrikler, hemen az önce oylarınızı kaybettiniz, hem de sadece tek bir cümle yüzünden: ‘Ancak yasanın sağladığı koşullarda, erkek ve kadın arasındaki sivil birlikteliklerin yasal değeri vardır.’

Soru şu: NEDEN? Neden nüfusumuzun %10’u temel insan haklarından yoksun olmak zorunda? Bu %10’a diğer insanlar gibi olmadıklarını, onlara yoklarmışcasına davranak nasıl söyleyebiliyorsunuz? Bu insanlara aile sahibi olma hakları olmadığını ve aşklarının gerçek olmadığını nasıl söyleyebiliyorsunuz? Neden onların ebeveyn koruma haklarını tanımıyorsunuz? Yüzleşmek istemediğiniz şey yalnızca gerçekler. Hakları olmayan bu gruba girmeniz için, sizin %10’unuzun isimlerinin halka açıklanması mı gerekiyor? Eşcinsel haklarını savunmanın sizleri de eşcinsel yapacağından neden bu denli korkuyorsunuz?

Bu %10’luk kesimin her birinin bir annesi ve bir babası var, yalnızca evli değiller. Oğlumuz Maxim iki anneye sahip. Maxim evliliğe karşı çıktığı için değil – böyle bir evlilik zaten imkânsız çünkü ülkemizde eşcinsel insanlar yok; çünkü hakları için mücadele edecek kadar cesur olan biri yok.

Evet, oğlumuz için ne de iyi bir gelecek! Ona, okuldaki çocukların ona ‘orospu çocuğu’ deme hakları olduğunu anlatmamız gerekecek, çünkü korkaklarla dolu bir ülkede yaşıyoruz, hiçbir fikri olmayan ya da en azından kitlenin söylediklerinden farklı bir fikri olmayan, ‘ibne’ damgası yemekten korkan insanlarla dolu bir ülkede. Bu yüzden ona ‘iki numaralı anne’nin anaokulunun kapısında bekleyerek onu neden doktora götüremediğini, dışarı çıktığımızda neden onunla ilişkili biri olmadığını açıklamak zorundayız. Bunların tek nedeni ülkesinin ailesini normal bir aile olarak görmemesi ve ebeveynlerinden birinin hak sahip olmaması olacak.

Mihail Mirchev’e göre, Bulgaristan’daki çiftlerin %14’ü evlilik dışı bir birliktelik kurmuş durumda. Bu çiftlerin hepsi bir erkek ve bir kadından oluşuyor, çünkü hepimizin çok iyi bildiği gibi, Bulgaristan’da eşcinseller yok, bu yüzden işlerini annelik yüzünden bırakan kadınların %40’ı evlilik olmaksızın sivil bir birlikteliğe başladılar. Elbette ki her birimiz heteroseksüeliz, sebep sadece şimdiye dek hiçbirimizin hayatının Erkeğiyle karşılaşmamış olması ve bu olmayacak çünkü Bulgaristan’da eşcinsel yok. Var mı?

Şimdi zaman makinesiyle bir dolaşalım ve oğlumuz Maxim’in Nisan 2008’den sonraki yaşamına bir göz atalım. Maxim, iki annenin oğlu ve de bu yüzden bir var-olmayan olduğu için gerçek bir çocuk değil, örnek olarak kullanılabilir. Doğumundan 45 gün önce biyolojik annesi evde, sızlanır ve bacaklarını gergin tutarken, eşi işte, işten ona yardım için izin alamadığından (iş yasasının heteroseksüel çiftler için sağladığı bir imkân) ona yardımcı olamıyor. Ve böyle böyle, Maxim’in doğduğu güne geliyoruz. Eşi halen işte, hastaneye gitme ve ameliyat odasında sevgilisinin elini tutma izni yok. İş çıkışında onları görmeye gidebiliyor, ancak bu sefer de eşinin durumu hakkında bilgi alamıyor. Yasaya göre iki kadının ortak hiçbir şeyi yok.

Anne hastaneden çıkarılıyor ve takip eden 40 gün boyunca bebeğin dışarı çıkarılmaması gerekiyor. Yardım etmek istemesine rağmen, çalışan partner yerel otoritelere ve sosyal hizmetlere karşı mücadele etmekte çaresiz. Uzlaşmacı gülümsemesi ve sesi ne bebeğin doğum sertifikası için gerekli belgeleri sunmasına ne de hazır olduğunda doğum sertifikasını almasına yardımcı olabiliyor. Ve bu da bu yasa yüzünden, iki kadının ortak hiçbir şeyi yok.

Şimdi sıra ayak hastalıkları uzmanı ve aşılama ziyaretinde ve yasal bir ilişkileri olmadığı için bir kere daha partnerine sadece moralman destek olabiliyor ve muayene odasının dışında bebek çantasını taşıyabiliyor.

Gelecek 18 yıl boyunca iki annenin iyi şans dilemekten başka yapacakları bir şey yok, çünkü eğer biyolojik anneye bir şey olursa, çocuk ebeveynlerine gidiyor ve eğer onlar da ölmüşse, evlatlık listesine konuyor. Bu durumda hayatta kalan partner bilinmeyen diğer evlat edinenlerle rekabet etmek zorunda. Peki ya annesi şehir dışındayken oğlumuza bir şey olursa? Partneri onu doktora götüremeyecek. Ana sınıfına ya da okula yazdıramayacak ya da okul sonrası onu okuldan alamayacak.

Bu yalnızca oğlumuz Maxim’e değil, Nisan 2008’den sonra Bulgaristan’daki diğer Maxim’lere bakışın bir kısmı. Ve elbette ki hikâye burada bitmiyor. Maxim’in ağlayacağı zamanları unutmayın, Maxim okulda aşağılandığında, dövüldüğünde ve zorbalıkla karşılaştığında ağlayacak. Ve unutmayın ki yapacak hiçbir şey, onu dinleyecek hiç kimse yok, çünkü Bulgaristan’da eşcinsel insanlar yok ve onun iki annesi de yok, onlar gerçek insanlar değiller çünkü gerçek insanların haklarına sahip değiller. Bu yüzden siyaset eşcinsel çiftleri önemsemiyor, bu yüzden bTV eşcinsel insanları iğretileme hakkını kendinde görüyor, bu yüzden bir kız çocuğu lezbiyen olduğu için babası tarafından dövülebiliyor ve annesi bunda yanlış hiçbir şey görmüyor.

Günaydın değerli siyasetçiler! Günaydın Bakan ve Meclis Başkanı!

Bulgaristan’da gey ve lezbiyen insanlar VAR ve bu insanların aileleri de var. Uyanma zamanı!

Çeviren: Ezgi Esen