Yaşam

Yapabilirsin Klara! – Özlem’in hayalleri

Pazartesi, 14 Temmuz 2014
Haber: Kaos GL
Dünya telaşesine kaptırıp kendimizi, “yaşıyoz işte” diye geçiriyoruz günleri... Hayatta kalmakla yetinmeyip yaşamak isteyenlere veriyoruz cevabı: Yapamazsın ki!
 
Heves kıranlara inat, başka bir hayat için hayal kurmaya cesaret edenlere gelsin: Yapabilirsin Klara!
 
İstediklerinizden bir “Top 10” listesi oluşturun, birkaç fotoğrafla birlikte web@kaosgl.org  adresine gönderin. Bakarsınız hayallerinizin gerçek olmasına yardım edenler çıkar, bakarsınız hayalleriniz sizi gerçek kılar...
 
İşte Özlem’in hayalleri:
 

1: Daha fazla sağlık sorunu istemiyorum. Artık bedenimi kontrol edebilmek istiyorum. Bana ait olduğunu hissetmek istiyorum.

2: İçimde uyandırılan, tetiklenen nefreti dindirebilmek, belki de gerçekten çok pişman olacağım korkunç şeyler yapmamak için bunları yaptığımı hayal edip kendimi tatmin etmeye, bastırmaya çalışmak istemiyorum. Nefret dolu insanlardan, ikiyüzlü insanlardan, katillerden intikam aldığımı hayal etmek istemiyorum. Kimseden intikam almaya ihtiyaç duymak istemiyorum. Yolun sonunda sırf intikam almış olmak uğruna onlardan birine dönüşmek istemiyorum. "Ama acı çektirdiklerim de başkalarına korkunç acılar çektirmiş" gibi zayıf ve şüpheli bir savunmam olsun istemiyorum.

3: Kendi küçük odamın içinde olduğum kişiyle, kalabalıklar karşısında olduğum kişi arasında uçurum olsun istemiyorum. Cevap veremediğim, konuşamadığım, kendimi anlatamadığım insanlar için eve gelip ağlamak, sinirlenmek istemiyorum. Kendimi hissetmek istiyorum. Ne olduğumu, en azından ne olmadığımı. Ne olmak istediğimi. Ne olmak istemediğimi.

4: Süpermarketin rafındaki bir ürün olmak istemiyorum. Ne bir lavabo açıcı, ne bir gofret. Bütün hatalarımı, bütün zayıf yönlerimi saklayıp kendimi parlak bir ambalaja sarmak, sarmak zorunda bırakılmak istemiyorum. Hatta hatalarımı bile inanılmaz bir ikiyüzlülük ve yalancılıkla bir pazarlama malzemesine, bir "doğallık pornosuna" dönüştürmek istemiyorum.

5: Korkmak istemiyorum. Konuşurken, yazarken, otururken, yürürken "acaba bu insanlara hakkımda yanlış bir izlenim verir mi?" diye on kere düşünmek istemiyorum. Belki de oturup bir masada, 10 dakika kahve bile içmeyeceğim insanların değer yargıları ile yaşamak istemiyorum. Devamlı ne olduğumu/ne olmadığımı, açıklamak/kanıtlamak zorunda bırakılmak istemiyorum. Gün bittiğinde, kafamı yastığa koyduğumda o insanların hiçbirisinin yanımda olmayacağını anlamak istiyorum. Özellikle kendi kendimi zorunda bırakmak istemiyorum.

6: Hayallerimi gerçekleştirmeden ölmek istemiyorum. Eğer o zamana kadar yaşarsam, 70 yaşında uyandığımda en azından bir taneciği için yapabildim demek istiyorum. Yazabildim, oynayabildim, çekebildim. Bir taneciğini bile olsa. Hatta insanlar beğenmese bile, yerden yere bile vursa, denedim demek istiyorum. Sonunda batsam bile, denedim demek istiyorum, bunu kendime söylemek istiyorum.

7: Artık dengesiz egomu kontrol edebilmek istiyorum. Yapmak istediğim hiçbir şey için kendime güvenmeyip yapamadıktan, deneyemedikten sonra yapanların karşısına geçip içimden "ben olsam daha iyisini yapardım" demek, içten içe onları küçümsemek istemiyorum. Daha iyisi olmasa bile yapmak istiyorum. Hayatım bekleme modundan çıksın istiyorum.

8: Kimsenin bana yaptığı iyiliklerden karşılık beklemediği, benim de yaptığım şeylerden karşılık beklememeyi öğrendiğim bir dünyam olsun istiyorum. Bütün dünya olmasa bile benim dünyam böyle olsun istiyorum. Ahlaklı olduğunu Facebook’ta bile kanıtlamaya çalışacak kadar duyar kasan insanların, insanlara planlı programlı yaptıkları "fedakârlıklarından" sonuç alamayınca ağzından köpükler saçmasını izlemek, bunun bir parçası olmak istemiyorum.

9: Sevmek istiyorum. Sevilmek istiyorum. Karşılıklı olsun istiyorum. Bunun ne olduğunu anlamak istiyorum. Bunun üzerine düşünmek istiyorum. Birileri benden nefret etse bile gerçekten tanıdıktan sonra nefret etsin istiyorum. En azından "benden" nefret etsin istiyorum.

10: Güçlü olmak istiyorum. Yola çıkabilecek kadar güçlü, yenilebilecek kadar güçlü. İnsanlardan sırf ağızları iyi laf yapıyor diye çekinmeyecek kadar güçlü. İnsanlardan sırf laf sokmayı, rezilce aşağılamayı çok iyi biliyorlar diye çekinmeyecek kadar güçlü. Onları kendi silahları ile vurmaya bile gerek duymayacak kadar güçlü. Güçsüzlüğümü de kabul edecek kadar güçlü. Devamlı diğer insanlardan, devamlı dünyadan değişmesini/akıllanmasını beklemek yerine önce kendim kendime gelip sonra diğerleriyle ilgili isteklerimi/hayallerimi sıralayacak kadar güçlü.

Belki imkânsız, belki aptalca/çocukça hatta bencilce biraz ama tüm bunların özeti: geceleri üzgün uyuyakalmama neden olup sabahları rüyasız bir uykudan yine üzgün uyanmamı sağlayan şeyler artık bitsin istiyorum.