Yaşam / Gezi/Mekan

T-Kafe’den açılış notları: Gökkuşağı keki, teras esintisi ve Sıla

Pazartesi, 21 Temmuz 2014
Trans Danışma Merkezi Derneği T-Der, 1 yılı geride bırakmanın sevincini T-Kafe’nin açılışıyla kutladı.
 
Dün açılışı yapılan T-Kafe, transların çalıştığı, kapısı gökkuşağı dayanışmasını genişletmek isteyen herkese açık bir mekân. Cuma akşamları saat 18:00 ile 22:00 arası, Cumartesi ve Pazar günleri ise saat 10:00 ile 22:00 arasında hizmet verecek.
 
T-Kafe, gelen desteklerle şekillenen, dönüşüm halinde bir yer. Bu yüzden çay içerken okunmalı dediğiniz kitaplardan terasa yakışır dediğiniz masa-sandalyeye kadar sizden gelecekler kafeyi zenginleştirecek.
 
Eğer Kızılay’a nasıl gidildiğini biliyorsanız, T-Kafe’yi bulmanız da zor olmayacak. GMK Bulvarından Demirtepe yönünde yaklaşık bir 5 dakika ilerlediğinizde sağda Fevzi Çakmak 1 Sokak var. İki bina ilerlediğinizde sağda 19 numarayı göreceksiniz. O binanın en üst katında, 13 numarada T-Kafe. Yalnız binada asansör olmadığından tekerlekli sandalye girişine uygun değil.
 
Gelelim açılıştan notlara:
 
Mekânda birbirinden farklı tarzda müzikler çaldı ama geldiğimiz andan itibaren bolca Sıla dinledik ve mest olduk. Hatta bir ara o kadar çok Sıla çaldı ki kafe adının Sıla Kafe ya da Damar Kafe olmasının daha iyi olacağını düşündüm.
 
Açılışa özel açık büfe herkesin getirdiklerinden oluşuyordu. İlk kısırını yapanlardan annesine poğaça ısmarlayanlara ne kadar maharetli insan varsa T-Kafe için çalışmış gibiydi. T-Der’den Barış’ın keki de pek güzeldi, isteyin :) (Yalnız gökkuşağı kekine yanaşamadım, yabancıladım onu sanırım. Neyse ki Gülşen Aksu maceraperest bir kadındı da mavi dişlere sahip olmanın mutluluğunu yaşayabildi.)
 
Fiyatlar Kızılay’daki diğer kafelere göre daha ucuz. Aynı günün sabahında 2,5 liraya küçücük bir çay içtiğim için bol bol çay istedim T-Kafe’de. Ayrıca durumu olmayan translar için kahvaltı almanızı sağlayan “askıda kahvaltı” uygulamasına bayıldım. Ayrıca bu sıcaklarda püfür püfür teras çok iyi geldi.
 
Açılış esnasında Kaos GL’nin Facebook sayfasından paylaştığımız fotoğraflardan birine gelen yorumlar, açılışın konusu oldu desem yeridir. Hibo’nun “hem sempatik, hem yakışıklı” pozu T-Kafe’den beklentileri artırmışa benziyor :)
 
Diğer yorumlar ise genellikle “burda da olsa keşke” ve “Ankara’ya taşınıyoruz” ikiliğine hapsolmuştu. Demek ki insanlar gittikleri mekânlarda sorunlar yaşıyor. Zeki işletmeciler homofobi ve transfobi karşıtı olmanın önemini hemen kavrayacaktır.
 
Bunların dışında benim tıkandığım bir nokta oldu. Şimdiye kadar arkadaş olarak ilişkilendiğim insanlara “ bir çay daha alabilir miyim?” demeyi yadırgadım. Neyse ki sık sık bir sürü çay bardağıyla çıkıp “var mı çay isteyen?” diye sordular da mesele olmadı. Zamanla alışacağız...
 
Son olarak, pastalı kısma kalamadığım için çok üzgünüm ama umarım T-Der ve T-Kafe’nin daha nice doğum günü olur da pastalara doyarız. Hoşgeldin, T-Kafe!