Yaşam

Transeksüellerin Türkiye gerçeği

20 Mayıs 2008
Haber: Kaos GL
3. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma ‘Transforum’la sona erdi. Erkek ve kadın transeksüellerin Türkiye gerçeğinin konuşulduğu foruma Buse Kılıçkaya, Belgin Çelik ve Sinan Sinem Göknur’un yanı sıra Norveç Parlamentosu Üyesi Anette Trettebergstuen konuşmacı olarak katıldı.

3. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma dün (19 Mayıs) sona erdi. Buluşma’nın son forumu olan ‘Transforum’da erkek ve kadın transeksüellerin Türkiye gerçeği konuşuldu.

Avukat Senem Doğanoğlu’nun yürütücülüğünde gerçekleşen Transforum’da Pembe Hayat LGBTT Derneği’nden Buse Kılıçkaya ile Lambdaistanbul LGBTT Derneği’nden Belgin Çelik ve Sinan Sinem Göknur Türkiyeli transeksüellerin yaşadıkları sorunları konuştular. Forumun Türkiye dışından konuğu ise Norveç Parlamentosu Üyesi Anette Trettebergstuen’di.

‘Norveç hükümeti çok önemli işler yürütüyor’

İlk sözü alan Anette Trettebergstuen, Norveç’in transeksüeller konusunda önemli adımlar atan bir ülke olduğunu söyledi. Hükümetin transgendar grubuyla ilgili özellikle uluslararası alanda çok sayıda çalışma yürüttüğünü anlatan Trettebergstuen, transeksüellerin operasyonlar sonrasında kendilerini transgendar gruplardan dışlayıp heteroseksüel düzende var olmaya çalıştıklarını da belirtti.

‘İstanbul’daki evler mühürleniyor’

Türkiyeli transeksüellerin yazılı olmayan tarihini anlatan Belgin Çelik, 70’lerden bugüne yaşanan değişimlerin çok önemli ama yetersiz olduğunu söyledi. Abanoz Sokağı’ndan Hortum Süleyman’a kadar Türkiye’deki transeksüel yaşamını etkilemiş olay ve kişileri etkileyici bir dille anlatan Çelik, ‘‘Dün mü bugün mü’ diye sorsanız size ‘dün’ yanıtını veririm’ dedi. Birkaç gün içinde İstanbul’daki en az 20 evin mühürlendiğini söyleyen Çelik, ‘70’lerde de evler mühürleniyordu ama hiç değilse bu çok önceden haber veriliyordu, bugün ise habersiz mühürlenip evlerimizden, eşyalarımızdan mahrum ediliyor, ortada bırakılıyoruz’ diye konuştu.

‘Operasyonlar çok pahalı’

Lambdaistanbul LGBTT Derneği gönüllüsü Sinan Sinem Göknur ise erkek transeksüellerin yaşadıkları sorunlara dikkat çekerek Türkiye’deki operasyonların pek çok prosedürden geçerek gerçekleşebildiğini ve çok pahalı olduğunu söyledi.

‘Transeksüeller toplumsal cinsiyet dinamiklerini üretiyorlar mı’ sorusuyla sıkça karşılaştığını, bunun kimi zaman bir ithama bile dönüştüğünü belirten Göknur, ‘Bu soruya; ‘apolitik ve feminizmle ilişkilenmemiş herhangi bir erkek ya da kadın kadar üretiyorlar’ yanıtını veriyorum’ dedi.

‘Başlamak çok önemli ama yeterli değil’

Buse Kılıçkaya transeksüeller hakkında ‘örgütlenemezler, örgütlenseler de arkasını getiremezler’ inancının yaygın olduğunu ama son birkaç senedir yaşanan gelişmelerle bu inancın yıkıldığını söyledi.

Kabahatler Kanunu’nun transeksüellerin hayatını nasıl etkilediğinin altını çizen Kılıçkaya, ‘Fuhuş suç olmadığı halde uydurulan bir maddeyle transeksüellerden para alınıyor’ dedi.

Eryaman çetesine de değinen Kılıçkaya, ‘Hakkımızı aramaya başlamak çok önemli ama yeterli değil; devamını da getirmek gerekir’ diye konuştu.

Hapishanedeki koşulların LGBT bireyler için çok zor olduğunu da anlatan Kılıçkaya, transeksüel kadınların ‘erkek gibi’ yaşamaya zorlandıklarını, eşcinsellerin ise tecrit altında tutulduklarını söyledi. Transeksüel kadınların ağda, makyaj malzemesi gibi ihtiyaçlarına ulaşmalarının çok zor olduğunu belirten Kılıçkaya, ‘Tarak istiyorsunuz, erkek tarağı veriyorlar, bunu kullan, diyorlar’ dedi.