Gökkuşağı Forumu

Fıtratı ‘buraya’ anlat!

Çarşamba, 3 Aralık 2014
Anam bacım, Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan iken hani sözüm ona, politika yapıyordu. Hatta o kadar yapıyordu ki; her an, her saniye bir yerde, herhangi bir konu hakkında fikir ve zikir beyan ediyordu. Kulaklarımız tırmalanmaya başlamış, televizyon izlemek istemez hâle gelmiştik ama yine de ara ara Başbakan’a katlanıyorduk. Dedik ki, Cumhurbaşkanı olursa en azından aramıza “politik anlamda” bir mesafe girer. İşinin gereği biraz susar, uzlaşmacı olur, herkesin Cumhurbaşkanı olur dedik. Yok ayol! Aynı tas, aynı hamam! Hatta aynı AK! Bir Cumhurbaşkanı olarak literatürde muhalefetle politika yarıştırıyor. AK SARAYI’na geçti; dedik belki ferahlar, dinlenmeye çekilir. Biz de bir derin “Oh!” çekeriz. Demez olaydık... Şimdi de taktı “fıtrat”a... (Ara ara sıkıştığında bu tip konulara takıyormuş gibi görünmek onu kurtarmasa da.) Neymiş, kadın erkek eşitliği diye bir şey olamazmış, fıtrata aykırıymış.
 
Anam siz dünyadan bihaber misiniz? İki erkek Hint bülbülünü bir kafese koyduğunuzda, aradan bir süre zaman geçtikten sonra birisinin cinsiyet değiştirerek yumurta yaptığını bilmiyor mu? E, kendiliğinden cinsiyet değiştiren balıklardan haberi yok mu? Peki, efendiler ya siz bir erkeğin çocuğunu emzirmeye kalkarsa bir süre sonra memesinden süt geldiğini bilmiyor musunuz?
 
Yok anam yok, siz şimdi diyeceksiniz ki, o Hint bülbülü, eminsiniz kesin balıklar hasta, memesinden süt gelen erkeklerde de kesin bir problem vardır, vs... Ama gelin görün ki, sizin zihniyetinizde problem var. Cumhurbaşkanı gibi düşünen ve eyleyen herkeste!
 
Fotoğraf: Yıldız Tar
 
Aslında o kadar eşitiz ki, biyolojide bile farklılık yok. Nasıl yani mi diyorsunuz? Okuyun şimdi...
 
Vajina ile penis birbirinin tıpatıp aynısıdır aslında... Biri dışarıdadır, biri içeridedir. İşlev aynı, haz aynı! Biliyorum ben iki durumu da yaşadım çünkü. Dışarı çıkık olan uzvum, içeri gömüldü (cerrahi yöntemle) ve hop oldu mu sana vajina! Daha nasıl kanıtlayayım size. Biyolojide durum böyle, gelelim olayın başka boyutuna...
 
Diyelim sizin dediğiniz olsun. Efendiler anlamıyor musunuz biz fırsat eşitliğinden bahsediyoruz. Eşit haklara sahip olmak istiyoruz. Biz kadınlar istersek doğurmak istiyoruz. Biz kadınlar diyoruz ki, bizim bedenimizle ilgili kararı siz veremezsiniz, beden bize aittir!
 
Siz fıtratımızda kadın erkek eşitliği yoktur diyorsunuz! Yani ne demeye çalışıyorsunuz? Bu sözün bir yaptırımı, bir hayata geçme şekli var. Şöyle mi diyorsunuz ki, günde ortalama dört kadın öldürülsün? İnsanlar cinsel yönelimlerinden dolayı öldürülsün! Nedir derdiniz? Bu fıtrat söylemi bize ölümden, tecavüzden başka ne katacak söyleyin bize! Biraz daha net olun! Bu net olamama hâliniz, mahkemelerinize de yansıyor. Gözünü kırpmadan kadını öldüren adama, bütün bu söylediklerinizi göz önüne alan mahkeme heyeti kısa cezalar, tahrik indirimleri veriyor; sonra aramıza salıyorlar! Aynı şekilde tecavüz edenleri de!
 
Hiçbir canlının doğasında böyle bir fıtrat yok! O fıtrat sizin zihninizde! Ama şunu iyi bilin ki, kadın, tarih boyunca görmek istemediğiniz kadar güçlü, dirayetli ve dirençlidir. Bu direnç karşısında, bu hak mücadelesi karşısında, sizin yapmaya çalıştığınız her şey boşa düşecek! Sizin zihniyetinize asla teslim olmayacağız!