Yaşam

Medya LGBTT'yi Taksim'de yürüyünce değil "3. Sayfa"da görüyor

Çarşamba, 2 Temmuz 2008
Medyanın toplumsal bir norm kabul ettiği heteroseksüellik üzerinden yaptığı ayrımcılık, manipülasyonla sınırlı değil. Onur Etkinliklerini ‘görmeyen’ medya, ürettiği cinsiyet ayrımcılığına ‘bilgi gizleyerek’ de katkıda bulunuyor. Ceyda Ulukaya'nın kaleminden.

KAOS GL - 02/07/2008

Ceyda Ulukaya

Lambdaistanbul’un düzenlediği 16. LGBTT Onur Haftası, 23-29 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle kutlandı ve dün (29 Haziran) İstiklal Caddesi’nde 2500 kişinin katıldığı Onur Yürüyüşü ile sona erdi.

LGBTT hareketinin hak mücadelesi ve diğer toplumsal hareketlerle ilişkilerinin, psikolojide, sol siyasette ve medyada homofobi ve transfobinin tartışıldığı birçok panel ve gösteriler, Birgün gazetesi dışında yazılı basının ‘görmediği’ etkinlikler.

Pazar günü yapılan yürüyüş ise, Hürriyet, Milliyet, Star gazetelerinin görmediği, Akşam, Vatan, Sabah ve Radikal'in iç sayfalarda kısaca geçtiği, sadece Birgün gazetesinin ilk sayfadan verdiği bir haber olarak yer aldı.

Medya, ‘suç, şiddet, ahlaksızlık’ etrafında oluşturageldiği eşcinsel imajı, Onur Haftası benzeri etkinlikleri görerek ‘zedelemekten’ özenle kaçınıyor, tercihini ağırlıklı olarak eşcinsellerin 3. sayfaya konu olacak haberlerinden yana kullanıyor.

3. sayfayı nasıl yorumlarsınız?

Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Çalışmaları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin 4 Aralık 2007 tarihinde gerçekleştirdiği ‘3. Sayfa’ adlı Ulusal Konferans, Nisan ayında bildiri kitabı olarak yayınlandı. Konferansın ilk oturumunu, Ar. Gör. İdil Engindeniz Şahan ve Ar. Gör. Mutlucan Şahan’ın ‘Eşcinselliğin Yazılı Basında Temsili’ isimli araştırmaları oluşturuyor.

Hürriyet gazetesi örneği üzerinden yapılan inceleme, LGBTT kişilerle ilgili haberlerin 3. sayfaya nasıl yansıdığı ve bu haberlere yapılan okuyucu yorumlarından yola çıkarak, okuyucunun ‘eşcinselliğin 3. sayfada temsiline’ eleştirel yaklaşıp yaklaşmadığı sorularına cevap arıyor:

‘Okuyucu yorumları amaçlandığının veya zannedildiğinin aksine neredeyse hiçbir zaman haberi içerik yahut biçim olarak değerlendirmeye yönelik değil. Okuyucuların haberlere neredeyse hiçbir zaman eleştirel yaklaşmadığı görülüyor. Haberde yer alan bütün veriler okuyucu tarafından doğru kabul edilmekte ve bu doğrultuda yorum yapılmakta. (…) Haber metninde kullanılan dil ve ton sertleştiğinde yorumlar da sertleşmekte, suç ve şiddetle ilişkili gündem haberlerinde olumsuz yorumların sayısı artmakta.’

Galatasaray Üniversitesi'nin 3. Sayfa konulu panelinden yola çıkarak gazetelerin İnternet sayfalarında okur yorumlarıyla pekişen LGBTT ayrımcılığına zaten kendisine kısa yer bulan "Onur Yürüyüşü" haberinden bir örnek de şöyle:

Radikal gazetesinin İnternet sitesinde "olumlanan" Onur Yürüyüşü foto galerisine bir okur yorumu:

Girdik!!

Tamam artık AB’ye de girdik, çağdaş medeniyetler seviyesine de ulaştık!! Yanlış anlaşılmasın eşcinsellerin hak taleplerini destekliyorum ama bana bu biraz Bati hayranlığından doğan aşağılık kompleksinin "bakin biz de yapabiliyoruz, biz geri bir ülke değiliz" diye dışa yansıması gibi duruyor, gerçek bir hak talebi gibi değil. Ama isteyen istediğini yapsın, o beni ilgilendirmez tabi..."

* Galatasaray Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi, Medya Çalışmaları ve Uygulama Merkezi, "3. Sayfa" Ulusal Konferans 4 Aralık 2007 Bildiri Kitabı.

Kaynak: BİA, 1 Temmuz 2008