Yaşam / Cinsellik

Yaşasın Orgazm: “Bedeninizi sevin, ona iyi davranın”

Pazartesi, 16 Mart 2015
Mastürbasyon hakkında çocukken neler duydunuz? Orgazm şampiyonu lezbiyenler mi, yoksa heteroseksüel erkekler mi? Tüm bunları bilmenin sağlınıza etkisi ne olabilir?
 
Kaos GL Derneği’nin düzenlediği 4. Uluslararası Feminist Forum kapsamında dün gerçekleşen atölyede Aganta Kitap tarafından Türkçe’ye çevrilen “Yaşasın Orgazm: Kadınlar İçin Sıradışı Bir Orgazm Rehberi” kitabının yazarları Dorian Solot ile Marshall Miller Ankaralı okurlarıyla buluştu.
 
“Kendime dokunmasaydım meme kanseri olduğumu bilemezdim”
 
Solot ve Miller, cinsellik eğitmeni biseksüel bir çift. İlgi alanları haz olduğundan izleyicilerden telefonlarını sessize değil, titreşime almalarını istiyorlar. Böylece başlıyor cinsellik eğitimi.
 
İlk olarak Solot, bilgiye erişimin hayat kurtarıcı yanını anlatıyor: “26 yaşındayken meme kanseri oldum. Öyle sürekli meme testi yapan bir kadın da değildim. Bir sabah uyandığımda ellerim bedenimde gezinirken mememde bir beze olduğunu fark ettim. Kendime dokunmanın utanç verici, ayıp bir şey olduğunu düşünseydim bugün aranızda olmayabilirdim.”
 
Üniversiteye gidene kadar hiç orgazm yaşamadığını söyleyen Dolot, orgazmı kolaylaştırmaya yönelik egzersizler içeren bir kitapla tanışmasının ardından vücudundaki potansiyeli keşfediyor: “O kitaba verdiğim 5,99 dolara gerçekten değdi yani.”  
 
“Orana dokunma, ayıp!”
 
Kadınların kendi bedenlerine dokunmasının pek çok kültürde hoş karşılanmadığına dikkat çeken Miller ise kadın izleyicilere mastürbasyon hakkında çocukken neler duyduklarını sordu. İçinde patlıcan kalan kadınlara dair efsanelerin okyanusun diğer tarafında sosisli sandviç versiyonuyla dolaşımda olduğunu paylaştı.
 
Bir başka izleyici ise Duygu Asena kitaplarında okuduğu kadın mastürbasyonunu Google’da arattığında klitoral orgazmla karşılaşmadığını, uzunca bir süre internetten öğrendiklerini denediğini ama orgazm yaşayamadığını anlattı.
 
Sonrasında vajinalı kadınların orgazm yaşamasını nelerin kolaylaştırabileceği sorusu geldi. Titreşimli masaj aletleri, basınçlı su, yastık gibi akla ilk gelen yanıtların ardından güven duygusu, kendi bedenini sevmek ve ön sevişme geldi.
 
Dil ve parmaklar
 
Dolot, kadınların ortalama 20, erkeklerin ise ortalama 2 ile 5 dakika arasında orgazma ulaştıklarının altını çizdi. Miller ise “hal böyle olunca kadın erkek ilişkilerinde erkeklerin bir centilmen gibi davranması gerekiyor” dedi.
 
Heteroseksüel ve lezbiyen ilişkiler arasındaki haz farkına yönelik araştırmaları aktaran Dolot, dilini ve parmaklarını daha iyi kullanan lezbiyenlerin kadınları orgazma ulaştırmada heteroseksüel erkeklerden her zaman daha başarılı olduklarını ifade etti. Ayrıca pek çok kadının klitoris yoluyla orgazma ulaşmasının daha kolay olduğunu söyledi.
 
Miller, “hormonlar seksi etkiler, cinsiyet geçiş ameliyatı da” diyerek transların ameliyat sonrası da orgazm yaşayabileceklerine, aldıkları hazzın farklılaşabileceğine dikkat çekti.
 
Gelelim orgazmın faidelerine...
 
Orgazmın baş ağrısına iyi geldiği, kişiyi mutlu yaptığı, kalori yakmasını sağladığı ve uyku sorunlarının giderilmesine yardımcı olduğu da atölyede paylaşılanlar arasındaydı.
 
Yeni güne hazla başlamanızı sağlayan alarmlı vibratörlerin yanı sıra çeşitli seks oyuncaklarının tanıtıldığı atölyenin mesajı açıktı:
 
“Bedeninizi sevin, ona iyi davranın.”
 
İlgili haberler:
 
Mardin Belediyesi Eşbaşkanı Akyol: Toplumun köleleştirilmesi eşcinsellerin yok sayılmasıyla başlıyor
Kadın yayıncılar bir araya geldi
Lezbiyenist misin canım?