Yaşam / Spor

“Erkek adam kaslı olur!”

Cumartesi, 16 Mayıs 2015
Homofobi Karşıtı Buluşma’da sporda homofobi ve cinsiyetçilik tartışıldı: “Erkekler kas yapar, kadınlar kilo verir!”
 
Kaos GL Derneği’nin bu yıl 10.sunu düzenlediği Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın ana programı Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Aziz Köklü Salonu’nda devam ediyor.
 
Buluşma kapsamında spor alanında çalışan akademisyenler, taraftar grupları ve Özgür Lig’in katılımıyla sporda homofobik, etnik ve cinsiyetçi ayrımcılık konuşuldu. Doç. Dr. Canan Koca, Ar. Gör. Pınar Öztürk ve Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu’ndan Mustafa Şahin Karaçam’ın konuşmacı olduğu oturumda performans sporları masaya yatırıldı.
 
Başarılı kadın sporcuya ‘cinsiyet testi’ dayatması
 
İlk olarak söz alan Doç. Dr. Canan Koca, performans sporlarında ‘cinsiyet testi’ uygulamasından bahsetti. Güney Afrikalı siyah kadın bir sporcunun başarılı olmasının ardından cinsiyet testine zorla tabi tutulduğunu hatırlatan Koca, “Erkeksi görünümlü bir kadın olan sporcu kadınlığını hem Atletizm Federasyonu’na hem de aslında herkese ispat etmek zorunda bırakıldı. Hızlı koşmak erkeklere özgür görüldüğü için bu sporcu kadın hem o teste girmek zorunda kaldı hem de dünyaca ünlü bir dergiye ‘feminen’ görünümlü bir fotoğraf verdi” dedi.
 
“Spor erkekler için yapılan bir şey” diyen Koca, belirli sporların kadın ve erkek sporları olarak adlandırılmasını eleştirdi ve ekledi:
 
“Biz erkeklik diyoruz ama mesela spor camiasında testosteron deniliyor buna. Bütün mesele hormona indirgeniyor.”
 
“Erkeksi olmayan erkeklere de spor alanı kapalı”
 
Ar. Gör. Pınar Öztürk ise, “Spor, bütün toplumsal cinsiyet ve cinsel yönelimleri kategorik olarak önümüze koyan ve sınırları çok net çizgilerle belirleyen bir alan. Kadınlar zaten spora tarih boyunca hep zorla içeri alındı. Erkeksi özelliklere sahip olmayan erkekler de bu alana alınmıyor” diyerek sporda toplumsal cinsiyet sunumuna başladı.
 
İngiltere Futbol Birliği’nin 1921 ve 1971 yılları arasında kadınların örgütlü bir şekilde futbol oynamasını yasakladığını hatırlatan Öztürk, “Kadınların erkeklerin hakim olduğu futbola girmeleri çok zorlu mücadelelerle oldu. Performans ve güç dediğimiz şey erkeklikle ilişkilendirilince halter erkek sporu, voleybol ise kadın hatta ‘bayan’ sporu oluyor” ifadelerini kullandı.
 
“Futbolcu kadınlar heteroseksüel gibi davranmaya zorlanıyor”
 
Öztürk, spordaki heteroseksizm ve cinsiyetçiliğe ilişkin şunları belirtti:
 
“Atletiklik, erkeklik ve heteroseksüellik çok iç içe geçmiş durumda. Spordaki kategorilerin ayrışması sebebiyle artık insanlar sporcu kimliğiyle değil ne oldukları üzerinden tartışılıyor. İnsanların cinsel yönelim ve cinsiyet kimlikleri yaptıkları spor dalı üzerinden sorgulanıyor. Spor bu haliyle sürekli ve sürekli erkekliği, kadın düşmanlığını, homofobi ve transfobiyi besliyor.
 
“Spor alanı heteroseksisttir ve kişinin cinsel yönelimi ne olursa olsun herkesi hedef alır. O sebepten sporcu kadınlar üç gün sonra evlenecek bir genç kız gibi davranmak zorunda bırakılıyor. Türkiye liglerinde lezbiyen olduğunu açıklayan sporcuların aba altından sürekli sınırlandırıldığını görüyoruz. Kişisek facebook sayfalarından özel hayatlarına ciddi bir abluka var. Futbol bir erkek alanı olarak tariflendiği ve beden söz konusu olduğu için bütün kadınlar heteroseksüel kadınlarmış gibi davranmak zorunda kalıyor.”
 
“Erkekler kas yapar, kadınlar kilo verir!”
 
Son konuşmacı Mustafa Şahin Karaçam da M.Ö. 8. yüzyılda yapılan olimpiyatlara kadınların katılmaları ve izleyici olarak yer almalarının yasak olduğunu hatırlatarak sporda “erkeklik ve kadınlık” üzerine sunum yaptı:
 
“Alan hep erkeklere ait. Bugün de bu şekilde devam ediyor. Erkeklik dediğimizde hepimizin aklına beden geliyor. Spor salonunda yaptığım bir çalışma sonucu ‘Gerçek Erkekler Köşesi’ diye bir şey oluşturuyorum. Homo-sosyal bir ortam olan spor salonlarında erkekler beden üzerinden erkekliğe ilişkin özellikleri kazanıyorlar. Erkeklik kaslı olmak, kadınlık ise ince ve narin bir vücuda sahip olmak anlamına geliyor.
 
“Spor salonunda yaptığım çalışmalarda temel arzunun kas yapmak ve bununla birlikte kadına özgü görülen şeylerden uzak durmak olduğunu fark ettim. Kilo vermek kadınlar için, kas yapmak ise erkekler için görülüyor.”
 
Eşcinsel hakem Dinçdağ da etkinlikte
 
Etkinliği izlemeye gelen eşcinsel hakem Halil İbrahim Dinçdağ da söz alarak yaşadığı homofobik ayrımcılığı aktardı.
 
Eşcinsel olduğu için hakemlikten atılma ve ardından başlayan dava sürecini özetleyen Dinçdağ, “Benim cinsel yönelimimi Türkiye Futbol Federasyonu benim dışımda açıkladı. Beni hakemlikten men ettiklerinde verdiğim dilekçeyi basına vererek cinsel yönelimimi bütün ülkeye açıkladılar” dedi.
 
Federasyon’un kendisini muhatap almamaya devam ettiğini söyleyen Dinçdağ, “Benim mücadelemin sonucunda Türkiye’deki taraftar grupları homofobiye karşı açıklama yaptı. Ancak açıklamalar bir yerde tıkanıyor” diyerek sporda ayrımcılığa karşı daha güçlü bir mücadelenin gerektiğini vurguladı.
 
Homofobi Karşıtı Buluşma, 10. Kadın Kadına Öykü Yarışması ödüllerinin verilmesi ve kadın yazarlık deneyimlerinin tartışılmasıyla devam edecek.
 
İlgili haberler:
Normalleştirmeye direnen queer pedagoji
10. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma tam programı için tıklayınız.
 
* 10. Homofobi Karşıtı Buluşma Almanya Büyükelçiliği, Hollanda Büyükelçiliği, Kanada Büyükelçiliği, Norveç Büyükelçiliği ve SİDA tarafından desteklenmektedir.