Yaşam

TEO 12: Paparon Kür, Şiddet Gerçek!

Cuma, 1 Ağustos 2008
Haber: Kaos GL
Geylere yönelik gizli terörün açığa çıkarılması için hem de diğer eşcinselleri bilgilendirmek için "Tanıklıklar" adı altında Kaos GL dergisinin çeşitli sayılarında yayınlanmış olan olayları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyoruz.

Türkiye’de Eşcinsel Olmak dizisi kapsamında yayınladığımız önceki tanıklıkta gerçek polislerin uyguladığı şiddete yer vermiştik. Aşağıda okuyacağınız tanıklıklar ise polis olmadığı halde polis kimliğinin arkasına sığınarak, eşcinseller üzerinde, onların polis korkusundan yararlanarak, taciz, soygun şeklinde madiliğe başvuran şilaki ve profesyonel madilerle ilgili.

Söz konusu madilerin kendileri de gerçek eşcinsel olabilecekleri gibi sitreyt de olabilmektedir. Parlak ve genç sitreytler eşcinsel rolü yapıyorlar, tip açısından da madi olanlar ise daha baştan zor kullanıyorlar.

NOT: ‘Çarşamba Söyleşileri’ başlığı altında her hafta kaosgl.org’da yayınlayacağımız bu bölüme deneyimlerinizi bekliyoruz. Yazılarınızı editor@kaosgl.org adresine gönderebilirsiniz.

Birinci Olay: Partner bulmak için Güvenpark'a girdim. (Arkadaş bulmak için seçeneğim çok azdı.) Genelde hiçbir konuda ayrıntılı bilgim yoktu. Kabul etmek gerekir ki but kezbandım. Kendimi bildim bileli eşcinsel olsam da fiili cinselliğe başlayalı henüz bir yıl olmuştu. Bazı insanların koşullardan yararlanarak eşcinselleri soyabileceklerini hiç düşünmemiştim.

Bir geç manti dikkatimi çekti. Geç manti olsa da sonuçta manti sayılırdı; çünkü çok yakışıklı ve parlaktı. Hoşlanmıştım ama meraklanmıştım da. İki kişiyle ayrı ayrı parktan çıktı ve kısa zamanda geri döndü. O gün tanışma fırsatı bulamadım.

Bir gün sonra aynı kişiye yani A'ya yine rastladım. Ve tanışabildim. Hoşuma gittiği için önceki günkü kaygılarımı çoktan unutmuştum. Biraz sohbet ettik. Bir yere gidip oturmaya karar verdik. O dönem için geylerin yoğun olarak gittiği (bir gey bar değil) bir birahaneyi önerdim. Kabul etmedi. Ben onun önerdiği yeri kabul ettim. Çok çok kötü bir tavernaya gittik. O zamanlar hem aklıma kötü bir şey gelmediğinden hem de kendisinden hoşlandığımdan tavernaya oturduk. Hiç de hoş olmayan bir süre geçirdik. Parasının yetişmediğini söyledi ve hesabı ben verdim. Özellikle cüzdanıma bakıyordu ama o an dikkatimi pek çekmedi bu durum. Tavernadan çıktıktan sonra biraz yürüdük ve daha sakin bir parka gittik, oturduk. Peting bile yapmıyorduk; normal bir konuşma geçiyordu aramızda. Bu arada bir elimi kendi dizinin üzerine çekmişti. Aniden kolumu kendi koluna kelepçeledi. Şimdi şaşkınlığımı anlatabilmem mümkün değil. Yürü karakola gidiyoruz dedi. Çok korktum. Bütün paramı (bu konuda maalesef çok şanslıydı), boğazımdaki zincirimi aldı. Cinsel anlamda benden hiçbir şey istememişti. Beni bıraktı ve hâlâ birlikte yürüyordum. Polis olarak bana pek çok öğüt verdi.

Bir başka gün yine Güven'de B ile tanıştım. B de mantiydi ve çok hoşuma gitti. O da beni beğenmişti. İki kez birlikte olduk. En küçük bir madiliğini görmedim. Halen merhabamız sürüyor. A'yı o da tanıyor. Ben başıma gelen soygun olayını B'ye hiç anlatmadım. (Zaten bu olayı yalnızca size aktarıyorum.) Fakat B, A hakkında öyle bilgiler verdi ki -daha doğrusu ağzından kaçırdı- daha sonra kendisi bunların birçoğunu yalanladı, yalanlayamadığına da 'aramızda kalsın' diye ricada bulundu. A'nın polis olmadığını söyledi. Sonra ise aslında polis olduğunu ama atıldığını söyledi. B, bana o kadar iyi davrandı ki sonradan çok şaşırdım.

Yine bir gün Güven'de tam bir erken manti olan C ile tanıştım. Çok beğendim, o da beni tercih etti. Kendisini salt pasif olarak tanıttı. Salt pasifleri sevmediğim halde yine de onunla arkadaş olmak istedim. Birlikte başka bir parka gittik. Konuştuk, melek gibi bir çocuktu. Saat oniki olmuştu. Benim eve gitmem gerekiyordu. O tekrar Güven'e gideceğini söyledi. Hem saat gerçekten geçti hem de çocuktan çok hoşlandığım için parka gitmemesini söyledim. Fakat o, ısrar etti. Ben de ısrar edince, 'gel sana bir şey anlatayım' dedi. Ben yine şok geçirdim. Melek gibi bir erken manti, tam bir şeytan tipi anlatıyordu. Butlar budu bir madilik yani. Bana Güven'e tekrar, B ile görüşmek için gideceğini söyledi. B, benim tanıdığım B idi. B ile bu, gözüne kestirdiklerinden para koparıyorlarmış. Konya'dan gelmiş ve onsekizine henüz girmiş. Kendisine şaşkınlık ve sinirden, aynı şeyi benim için neden düşünmediğini sordum. 'Biz kimi soyacağımızı biliriz' dedi. Sinirimden sevinemiyordum bile.

Bana göre A, kesinlikle gerçek polis değil. C, A'dan bahsetmedi; ben de korkumdan sormadım. Ama dolaylı soruların sonucu, Ulus'ta kelepçe satıldığını söyledi. Tavernadaki garsonla bile A'nın ilişkisi var. Bence bunlar aralarında örgütlü çalışıyorlar. C, B'nin poliste kayıtlı olduğunu söyledi. Fakat ne kaydı olduğunu sormadım. Hatırlıyorum da B'nin her şeye rağmen çok iyi biri olduğunu düşünüyorum. Galiba B de gerçek eşcinsel ve o da mantilerden hoşlanıyor. Kendini gizlemeyen ve samimi tiplere dokunmuyor. Kendini gizleyen nafta ve balamozlardan para koparıyor olmalı. Polis olmadığı halde polismiş gibi davranıp, eşcinselleri soyan kişileri bana o anlattı. Ben kezbanlık dönemimde bunları hiç aklıma bile getirmezdim.

İkinci Olay: Arkadaşımla eve gidiyor olduğumuz halde şöyle bir Güven'den geçelim dedik. Ben tam bir mantici olduğumdan kendimi gördüğüm çocuktan alamadım. Arkadaşıma sen git dedim. Ben çocuğa takıldım. Saat geç olmuştu ama en azından eve gitmeden önce biraz öpüşürüm diye düşündüm. Çocukla parktan çıktık ve bir sokağa girdik. Bir apartmanın asansörüne girdik. Ben çocuğun boynundan öpmeye başladım. Elimi uzatmamı istedi. Ben de çok doğal bir şekilde elimi eline uzattım. Benim soluğum kesilmişti ama kendimi çabuk toparladım. Elimi kendi eline kelepçelemeye çalışıyordu. Buna izin vermedim. Kelepçelemeyi beceremeyince kolumdan sıkıca tuttu. Ben ne yapmaya çalıştığını sordum. Bana 'sen homoseksüelsin' diyordu. Dedim, 'evet ben homoseksüelim'. 'Homoseksüellik suç' diye bana bağırdı. Ben suç olmadığını söylüyordum. O, 'suç' diyordu; ben ise suç olmadığını söylüyordum. Benim kolumu bırakmıyor; biz dışarı sürüklendik. Beni karakola götüreceğini, rezil edeceğini söylüyordu. Ben bütün cesaretimi toplayıp, kimlik göstermesini söyledim. Cüzdanını çıkardı, yalandan gösterir gibi yaptı. Ben çıkarıp göstermesini söyledim. Bu kez yanında olmadığını, yakındaki arabada unuttuğunu söyledi. Ben biraz rahatladım, bu kez de o afallamıştı. Kolumu çektim kurtardım. O hâlâ karakola götüreceğini, beni mahvedeceğini söylüyordu. Ben oradan hızla uzaklaştım. Genç ve parlak bir mantiydi; daha önceden deneyimli olduğum halde yine de çok korkmuştum. İsterseniz daha önce başımdan geçen bir olayı da anlatabilirim.

Kaos GL'nin Notu:

Eşcinsellerin çoğunluğu deşifre olmaktan korkuyorlar. Bunu artık herkes biliyor. İçinde yaşadığımız heteroseksist toplumda bu durumu anlaşılır kabul ediyoruz. Eşcinsellerin bu korkularını pek çok serseri ile paparonlar da bilmekte. Biz, özellikle genç geylere, görünüşe aldanmamalarını öneriyoruz. Eşcinselliğin kesinlikle suç olmadığını bilmek gerekiyor. Size polis olduğunu söyleyenlere kesinlikle kimlik sorun. Gerçekten polis bile olsa, parkta otururken kimseyi götüremez. Ancak zor kullanarak götürebilir. Direnebiliyorsan diren. Eğer, zorla götürüldün diyelim, eşcinselliğini gizleme gereği duyuyorsan ve gizleyebiliyorsan kesinlikle açık verme. Onlar, son şansları olan muayene ettirmekle tehdit ederler. Birincisi bunu yaptıramazlar ve sonuçta yaptırmazlar da. Bu aşamada korkma. Çünkü muayene öncesinde içeride cici yoksa ya da bir zorlamayla ödem denilen mor halka (anüs’te) oluşmamışsa kaç kez koli kesmiş olursan ol, kesinlikle anlaşılmaz. Mincona parmağını sokan doktorun yaptığı da aslında korkutmanın bir devamıdır.

Tanımadığın bir partnerle her hangi bir yerde peting yaparken güya sevişiyormuş gibi yapıp belini ve ceplerini dışarıdan kontrol edebilirsin. İlk aşamada paniğe düşmemeye çalış ve gerisi senin gücüne ve kararlılığına kalmış.

Kasım 1994, Sayı: 3

*Konuyla ilgili haberler:

TEO 11: Çark ve Şiddet

TEO 10: Eşcinsel Ortamında Gey Olmak

TEO 9: Lezbiyen ve Anne Olmak

TEO 8: Evli ve Gey Olmak

TEO 7: Sivil Anayasa’da Eşcinsel Olmak

TEO 6: Eşcinsellik ve Yoksunluk Hali

TEO 5: Eşcinsel ve Gazeteci Olmak

TEO 4: Eşcinsel ve İşçi Olmak!

TEO 3: Eşcinsel ve Öğrenci Olmak!

TEO 2: Türkiye’de Eşcinsel ve Sanatçı Olmak!

TEO 1: Türkiye’de Kadın ve Eşcinsel Olmak

22 Mart’ta ‘Türkiye’de Eşcinsel ve Sanatçı Olmak’

9 Mart’ta ‘Türkiye’de Kadın ve Eşcinsel Olmak’

Türkiye'de Eşcinsel Olmak!