Yaşam

TEO 13: ‘Öldürürsen öldür, bir tane ibne eksilir’

Çarşamba, 30 Temmuz 2008
Haber: Kaos GL
Bir bardan çıkmış bir başkasına gitmek için dolmuş bekliyorduk.(Ama gerçekten dolmuş bekliyorduk) Arkadaşlardan biri çark lubunyasıydı, paparonlar onu tanıyormuş. 3 paparonun bulunduğu bir ‘Reno’ bizi aldı. Diğer arkadaşla beni müşteri zannetmişler, dediklerine göre. Bizi Cebeci Polis Karakolu’na götürdüler. İçeriye girdik. Komiser, niye getirdiniz bunları, dedi. Paparon, bizim kısımdan şüpheli diye aldık, dedi. Şüpheli şahıs tutanağı hazırlamışlar. Kemer ve ayakkabı bağcıklarımızı aldılar ve karakol hücresine koydular bizi.

Gacı, ‘Ayol beni daha geçen gün aldınız. Bıktım artık, iş yapamaz oldum. Kendimi öldürecem’ diyerek bağırıyordu. Komiser, ‘Öldürürsen öldür, bir tane ibne eksilir’ dedi.

Gacı S.’yi paparonlar çağırdı. Gullüm atmışlar. Komiser paparonları çağırınca, gacı yanımıza döndü. Paparonlar bize 1 saate kadar çıkarsınız, dediler. Yaklaşık iki saat sonra çağırdılar.

Çıkacağımızı sanıp sevindik. Kapıda bir minibüs bekliyordu. Aldılar bizi Çankaya Karakolu’na götürdüler. Bizi minibüsten indirmediler. Kağıtları götürdüler, imza yaptırmışlar. Bizi oradan Emniyet Sarayına götürdüler. Önce Ahlak’a götürdüler. Bir kaç odaya girip çıktık. Sonra loş bir odaya soktular. Sivil biri, gacıya, niye götünü s.ktiriyorsun, dedi. Gacı, bir şey söylemedi. Resmi paparonlar geldi: Hadi gidiyoruz. Burası değilmiş, Asayiş’e gitmemiz gerekiyormuş, dediği an Ahlak’ın sivili, iki elinin avuçlarıyla sırayla üçümüzün de çenesine vurdu. Oradan çıktık. Cebeci’den gelen paparonlar da şubeleri bilmiyormuş. Kat kat dolaşmak durumunda kaldık. Bizi getirenler, Nöbetçi Amire bizi, nereye götüreceklerini sordu.

Biz de orta katlardan birine götürüldük. Hücreler var. Orda paparonların oturup çay içip, televizyon seyrettikleri yerin kapısında sıraya dizildik. Oradakilerden biri, üzerinizde bir şey çıkarsa hepinizi s.kerim, ona göre, diye bize bağırdı.

Bizi getiren Karakol paparonları, yarın sizi almaya geleceğiz, deyip gittiler. Oradaki paparon, bizi koridordaki en son, en soğuk, 3-4 camı olan ve havalandırma tarafındaki camı kırık olan bölmeye koydu. Çok büyük bir oda idi. Arada sırada gelip kontrol ettiler. Bizi uyutmadılar.

Sabah bizi alıp daktilolu odaya götürdüler. Bir şeyler yazdılar. Daha sonra başka bir yerde bizi videoya aldılar. Numara verdiler. Kağıtları imzalattılar. Karakol paparonları bizi aldı. Minibüste eşyalarımızı verdiler. Sıhhiye Köprüsü’nde bıraktılar. Bizi bırakırken, sizi bir daha almam, tanıdım artık, dedi, paparon.

NOT: ‘Çarşamba Söyleşileri’ başlığı altında her hafta kaosgl.org’da yayınlayacağımız bu bölüme deneyimlerinizi bekliyoruz. Yazılarınızı editor@kaosgl.org adresine gönderebilirsiniz.

Ocak 1995, Sayı: 5

*Konuyla ilgili haberler:

TEO 12: Paparon Kür, Şiddet Gerçek!

TEO 11: Çark ve Şiddet

TEO 10: Eşcinsel Ortamında Gey Olmak

TEO 9: Lezbiyen ve Anne Olmak

TEO 8: Evli ve Gey Olmak

TEO 7: Sivil Anayasa’da Eşcinsel Olmak

TEO 6: Eşcinsellik ve Yoksunluk Hali

TEO 5: Eşcinsel ve Gazeteci Olmak

TEO 4: Eşcinsel ve İşçi Olmak!

TEO 3: Eşcinsel ve Öğrenci Olmak!

TEO 2: Türkiye’de Eşcinsel ve Sanatçı Olmak!

TEO 1: Türkiye’de Kadın ve Eşcinsel Olmak

22 Mart’ta ‘Türkiye’de Eşcinsel ve Sanatçı Olmak’

9 Mart’ta ‘Türkiye’de Kadın ve Eşcinsel Olmak’

Türkiye'de Eşcinsel Olmak!