İnsan Hakları / Nefret Suçları

2014’te Türkiye’nin dört bir yanında homofobik ve transfobik nefret suçu işlendi!

Pazartesi, 22 Haziran 2015
Kaos GL’nin yüz yüze, çevrimiçi ve telefonla bildirilen vakalara dayanarak hazırladığı 2014 Yılında Türkiye’de Gerçekleşen Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’na göre, 351 nefret suçu vakasından 118’i cinayet, cinayete teşebbüs, fiziksel şiddet, silahla yaralama, tecavüz veya diğer cinsel saldırıları içerdi. 118 vakadan sadece 31'i polise bildirildi, 4'ü de mahkemeye taşındı.
 
Kaos GL Derneği, 2014 Yılında Türkiye’de Gerçekleşen Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı.
 
Raporda analiz edilen toplam 351 vakanın 207’si mağdurlar, 144’ü tanıklar tarafından bildirildi. Araştırmada yüz yüze, çevrimiçi ve telefonla bildirilen vakalara dayanan izleme yöntemi kullanıldı; sadece mağdurlar veya tanıklar tarafından bizzat bildirilen vakalar kapsandı. Yalnızca olay esnasında şahsen olay yerinde bulunan kişilerce doldurulan tanıklık anketleri geçerli sayıldı.
 
Homofobik ve transfobik nefret her şehirde!
 
Kaos GL’nin anket çalışmasına en çok katılım İstanbul, Ankara ve İzmir’den olurken; Türkiye’nin neredeyse her şehrinden homofobi ve transfobi temelli nefret suçu bildirildi.  
 
Homofobi ve transfobi temelli nefret suçlarıyla mücadele için politika yok!
 
Raporda ifade edildiği üzere, bugün Türkiye’de homofobi veya transfobi temelli nefret suçlarıyla mücadele etmek veya bu suçları önlemek için herhangi bir siyasi önlem ya da kamu politikası söz konusu değil. Siyasilerin, kamu yet­kililerinin, medya mensuplarının ve hatta yargı üyelerinin beyanatlarından gö­rüldüğü üzere nefret suçları sıklıkla nefret söylemi ile karıştırılıyor.
 
"Bunun yanında, nefret suçları (veya nefret söylemi) Hükümet veya ona yakın medya tarafından en çok veya sadece “İslamofobi” temelinde dile getirilmektedir. Bu nefret suçu kategorisini “haklı olarak” dile getiren pek çok siyasetçi, kamu yetkilisi veya medya mensubu, söz konusu “homofobi” veya “transfobi” olduğunda ise, bu te¬mellerdeki nefret suçlarını veya nefret söylemlerini ya görmezden gelmeyi ter¬cih etmekte veya bizzat desteklemektedir! Çoğunluğu Müslüman olan ve İslami hassasiyetleri yüksek bir hükümet tarafından yönetilen ülkemizde, İslamofobi temelli nefret söylemi ve nefret suçlarının hedef aldığı yurttaş gruplarının si¬yasi iktidarın ve toplum genelinin güçlü koruması altında olduğu gözlemlene¬bilir. Hükümet’in diğer temelleri hedef alan ve çok daha sıklıkla, yaygınlıkla ve şiddetli şekillerde gerçekleştiği görülen nefret suçlarına İslamofobi ile eşdeğer önem vermesi ve onlarla da mücadeleye liderlik etmesi gerektiği açıktır."
 
Raporda, Hükümet’in diğer temelleri hedef alan ve çok daha sıklıkla, yaygınlıkla ve şiddetli şekillerde gerçekleştiği görülen nefret suçlarına İslamofobi ile eşdeğer önem vermesi ve onlarla da mücadeleye liderlik etmesi gerektiği vurgulanıyor.
 
351 vaka, 732 ihlal türü: En çok saldırı okulda, mağdurlar kolluktan korkuyor!
 
Raporun önsözünü de hazırlayan Prof. Dr. Melek Göregenli’nin danışmanlığında yürütülen araştırmaya yansıyan diğer temel bulgular şöyle:
 
·         Homofobi veya transfobiye dayalı nefret suçlarının büyük kısmı okulda, evde, evin civarında, toplu taşıma araçlarında veya duraklarında; kafe/barlarda veya diğer kamusal alanlarda işlendi.
 
 
·         Mağdurlar, ortalama olarak vaka başına ikiden fazla hak ihlaline uğradılar: 351 yanıtlayan 732 ihlal türü bildirdi. Çoğunlukla, cinsel yönelim veya cinsiyet kimliğine dayalı nefret söylemleri ve aşırı şiddet (işkence) tehdidi, “daha ağır” ihlallere eşlik etti. Fiziksel şiddet üçüncü sırayı aldı.
 
 
·         351 vakadan 118’i cinayet, cinayete teşebbüs, fiziksel şiddet, silahla yaralama, tecavüz veya diğer cinsel saldırıları içerdi. Bunların sadece 31’i polise bildirildi, 4’ü mahkemeye taşındı. 
 
·         Mağdurların çoğu ailelerinden ve kolluk kuvvetlerinden ciddi biçimde korkuyorlardı. Mahkemelere veya diğer devlet aygıtlarına güvenmiyorlardı. Bu nedenle de kolluk kuvvetlerine veya mahkemelere son derece az sayıda olay ihbar edildi.
 
·         Vakaların üçte ikisinde failler iki veya daha fazla sayıda kişiden oluşuyordu.
 
·         Olayların yarısından fazlasında saldırılar iki veya daha fazla sayıdaki görgü tanığının gözü önünde yapıldı.
 
·         Görgü tanıklarının yarısından fazlası (%54) saldırılara tepki vermedi. Yaklaşık beşte biri (%22) mağdurları destekleyici tavır aldı.
 
·         351 vakanın 69’unda mağdurlar yaralandı; 26’sı tıbbi yardıma başvurdu.  
 
·         Mağdurların çoğu olayların ardından ciddi psikolojik tahribata uğradı ve bu zarar uzun süreli etkileriyle mağdurun hayatını birçok bakımdan kötüleştirdi. Çok az sayıda mağdur travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete, öfke veya paranoyadan kaynaklı ciddi sorunların üstesinden gelmek üzere profesyonel destek aldı. Psikolojik tedavi gören mağdurların yarıdan fazlası tam olarak iyileşemediklerini ifade etti.
 
 
İzleme yöntemi ve kapsam
 
Kaos GL Derneği’nin bir diğer raporu olan 2014 Yılı İnsan Hakları İzleme Raporu’nda , 2014 senesi içinde en az 5 nefret cinayeti ve 11 nefret saldırısı kayıtlara geçti. Ancak, adı geçen rapor medya izlemesine dayanıyor ve içeriğinde sadece medyaya yansıyan vakalar ele alındı. Kaos GL’nin 2014 Yılı Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’nda ise yüz yüze, çevrimiçi ve telefonla yapılan anketlere verilen yanıtlara dayanan izleme yöntemi kullanıldı ve sadece mağdurlar veya tanıklar tarafından bildirilen vakalar kapsandı. Bu yüzden bu rapor kapsamında tek nefret cinayeti ve -İzleme Raporu’na göre- çok daha fazla sayıda ve türde nefret suçu belgelendi.
 
Kaos GL’nin 2014 Yılı Raporu, Türkiye Cumhuriyeti’nin de her sene ulusal nefret suçları raporunu teslim ettiği Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’na bildirilecek. Ayrıca, başta Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi olmak üzere ilgili hükümetlerarası kuruluşlar, Bakanlıklar, Kamu Denetçiliği Kurumu, Türkiye İnsan Hakları Kurumu, milletvekilleri ve yargı organları ile paylaşılacak.
 
2014 Yılında Türkiye’de Gerçekleşen Homofobi veya Transfobi Temelli Nefret Suçları Raporu’nun tamamına ulaşmak için lütfen tıklayınız. Basılı versiyon için Kaos GL Derneği ile iletişime geçebilirsiniz.
 
İlgili haberler:
Arınç: LGBT’lerin adlarının anılmaması, haklarının olmadığı anlamına gelmez
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=18578
 
Kaos GL: Nefret Artık Devlet Koruması Altında
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=15965
 
AKP’nin "İnsan Hakları Torbası"nda LGBT’lere Yine Yer Yok!
http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=15333