Yaşam

AKP’nin nefret siyaseti katliam çağrısına dönüştü

7 Temmuz 2015
Haber: Kaos GL

LGBTİ’lere karşı yöneltilen nefret söylemleri sokağa yansıdı. Kendilerini "Genç İslami Müdafaa” diye adlandıran bir grup, Ankara sokaklarına eşcinsellerin katliamını isteyen afişler astı.

Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP hükümeti ve muhafazakâr medyadan yöneltilen nefret söylemleri kendisini sokakta da göstermeye başladı.

13. LGBTİ Onur Yürüyüşü’ne katılanlar polis saldırısına uğramış, Bunun üzerine AKP hükümeti, seçim afişinde gururla bahsettiği Onur Yürüyüşü’ne katılanları ‘ahlaksız‘ ilan etmiş, ‘muhafazakâr medya‘ da nefreti körüklemişti.
 
Kendilerini ‘Genç İslami Müdafaa‘ diye adlandıran bir grup Ankara sokaklarına “Lut kavminin çirkin işini yapanı görürseniz, faili de mef’ulü de öldürünüz!” ifadelerinin yer aldığı afişler asmaya başladı.
 
Müslümanların bu konuda sessiz kalmamaları gerektiğini ileri süren grup, katliam çağrısını, internet sayfalarından “İslam’ın bu duruma kesinlikle müsade etmediğini göstermek adına Tirmizi ve Ebu Davud da geçen bu Hadis-i Şerifi “Lut kavminin çirkin işini yapanı görürseniz, faili de mef’ulü de öldürünüz!” halkımız ile paylaştık. Temennimiz İslam’ın bizden istediği tavırı televizyonlarda hakkı haykıramayan hocalar yerine, Kur’an ve Sünnet ışığında öğrenmemizdir” diye savundu.
 
AKP'nin siyaseti nefreti körüklüyor
 
12 senelik iktidarı boyunca farklı düzeyden AKP temsilcilerinin dile getirdiği ayrımcı beyanlara veya nefret söylemlerine ek olarak, bu son derece gergin seçim ortamında en üst düzey liderler aracılığıyla en üst perdeden kışkırtılan nefret, eşit insan onuruna dair AKP’nin gerçek yüzünü tüm çıplaklığıyla ortaya çıkarmıştır. Homofobik ve transfobik nefret grupları hükümetin Onur Yürüyüşü'ne saldırısı ile netleşen mesajını almış ve katliam çağrısı yapmıştır.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim öncesi HDP Eskişehir Milletvekili Adayı LGBTİ aktivisti Barış Sulu’yu kastederek, “Biz eşcinsel aday göstermeyiz” demişti.
 
Ahmet Davutoğlu ise 1 Haziran’da Diyarbakır’da STK temsilcileri ile yaptığı konuşmada HDP Eskişehir Milletvekili Adayı Barış Sulu üzerinden homofobik nefret söyleminde bulunmuş, eşcinsellerin “Lut kavminin helakına sebep olduğunu” söyleyip bu özellikteki şahısları milletvekili adayı yapan bir partinin itikatlı toplumu temsil edemeyeceğini ileri sürmüştü.
 
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan: “HDP beyannamesinde 8 defa Kürt geçiyor, 9 defa da lezbiyenler falan geçiyor. Türkiye toplumu bu mudur?” diyerek ayrımcı açıklamalarda bulunmuştu.
 
Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, HDP'nin seçim beyannamesinde geçen eşcinsel evlilikleri kastederek "Bu Lut Kavmi gibi insanlığın helakıdır" açıklaması ile Lut Kavmi tartışmalarını gündeme getirmişti.
 
Yasin Aktay HDP’ye eşcinsel adayları üzerinden yüklenerek "Müslüman halkın erkek erkeğe evliliği onaylaması mümkün değildir" demişti.
 
Karaman: "Eşcinselleri dindarlarla eşit tutan rejimi müslüman savunamaz"
 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen ve "Yolsuzluk başka hırsızlık başkadır" açıklamasıyla gündeme gelen ilahiyatçı Hayrettin Karaman, 23. LGBTİ Onur Haftası’yla ilgili olarak: “Bu ülkenin düzeni laik, seküler, liberal demokrat vs. olabilir, ama kimse unutmasın ki halkımızın kahir çoğunluğu Müslümandır, eşcinselliği ahlaksızlık olarak kabul eder, eşcinseller kendilerini açıklayarak namuslu ve onurlu insanların aralarına katılamazlar, yaptıkları “kabahat” yüz kızartıcı bir fiil olarak tiksinti ile karşılanır. Eşcinselleri dindarlarla eşit turan rejimi müslüman savunamaz” demişti.
 
Son olarak Bülent Arınç: “Maalesef özellikle hanım kardeşlerimizin bulunduğu bir yerde söylemekten haya ediyorum ama birileri bunu onur haline getiriyor.
 
“Bunların güpegündüz çırılçıplak hale gelip, İstanbul’un göbeğinde meydan okumaları eğlenmeleri ve ne yazık ki CHP ve HDP’li milletvekillerinin bunlara destek olması fevkalade üzüntü vericidir.
 
“Bunlar hakkındaki takdiri milletimize sunuyorum. Milletimiz bunu beğeniyor, alkışlıyorsa arkalarından gitmeye devam etsinler. Milletimiz bunları yanlış biliyor, eleştiriyorlarsa sandıkta gereğini yapsınlar.” açıklamalarında bulunmuştu.
Kim kimi hedef gösteriyor?
 
Genç İslami Müdafaa grubu sosyal medyadan gelen tepkiler ve şikâyetler sonucu, twitter hesapları üzerinden açıklamada bulundu. Grup açıklamasında: “Evet, afişte geçen söz İslam lideri Hz. Muhammed’e aittir. Biz bundan iman ediyoruz ve gocunmuyoruz. Afişlerde geçen sözlerin Hz. Muhammed’e ait olduğunu öğrenen LGBT’ler ve sempatizanları sosyal medya sayfalarımıza yazdıkları mesajlarda ve yorumlarda Hz. Muhammed’e ve İslam dinine açıktan hakaret etmiştir. Sol medya grupları ise afişlerde er alan hadis-i şerifleri bizim sözümüz gibi lanse etmiş ve bizi hedef gösterme amacı gütmüştür.” dedi.
 
Hadis’in kendilerinin sözü olmadığı vurgulayan Genç İslami Müdafaa grubu hedef gösterildiklerini iddia ederek, katliam çağrılarının arkasında durdu.
 
Facebook’ta şikayet akını
 
Facebook’ta yaydıkları nefret söylemi ve katliam çağrısı şikayet akınına uğradı. Grubun eski facebook sayfasına ulaşılamadığı görülürken, grup yeni facebook sayfası ile facebookta yeniden görünmeye başladı.
 
Sevgililer günü ve üniversite şenliklerini de hedef göstermişlerdi
 
Grup daha önce Sevgililer Günü ve üniversite şenliklerinin İslam dini ile bağdaşmadığını belirten açıklamalarda bulunmuş, özellikle ODTÜ’de gerçekleşen şenliklere tepki göstermişti. Grup açıklamalarında şenliklere katılım gösteren öğrencilere yönelik ayrımcı söylemlerde bulunmuştu.