Yaşam / Siyaset

HDP Gençlik Narlıdere’yi gökkuşağına boyadı

Perşembe, 16 Temmuz 2015
HDP Narlıdere İzmir Gençlik Koordinasyonu, Atatürk Mahallesi merdivenlerini gökkuşağına boyadı: İnsanın varoluşsal hakları engellenemez!
 
HDP Narlıdere İzmir Gençlik Koordinasyonu Narlıdere’de Atatürk Mahallesinin merdivenlerini gökkuşağının renklerine boyadı. Koordinasyon üyeleri yalnızca LGBTİ temsili olarak değil hayatın tüm renklerini kapsadığını düşündükleri için gökkuşağına boyama eylemi gerçekleştirdiklerini söyledi. Bununla beraber son dönemde cumhurbaşkanının sarf ettiği homofobik sözlerden sonra tepeden aşağıya doğru inen homofobi hortlamasının farkında olduklarını ve insanlık onuru gereği buna karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti.
 
Koordinasyondan Hüseyin özellikle bu sene İstanbul’daki Onur Yürüyüşüne yapılan saldırının dini hassasiyet kisvesi altında cumhurbaşkanı-hükümet ve devletin homofobi paydasında ortaklaşmasıyla gerçekleştiğini söyledi. Bunca yıl barış ve eğlence içinde geçen bu yürüyüşün geçen sene de ramazan ayına denk geldiğini fakat bir engelleme olmadığını bu seneki engellemenin iki nedeni olduğunu belirtti. Koordinasyona göre; bunlardan birincisi LGBTİ’lerin büyük çoğunluğunun eşit-yurttaşlık ilkesi ile programında LGBTİ’lere yer veren HDP’yi desteklemiş olması. İkincisi ise hayatın her alanında özgürleşmek isteyen LGBTİ’lerin yalnızca kendileri için değil tüm hak ve özgürlükler için insan hakları odaklı örgütlenerek güçlenmeleri.
 
Koordinasyon üyelerinden Nupel partilerindeki kadın ve gençlik özerkliğinin diğer parti ve oluşumların özendiği bir dönüşüm olduğunu, bu dönüşümün LGBTİ’ler adına da gerçekleştiğini söyledi ve ekledi: “HDP toplumda da bu dönüşümleri sağlayacaktır. Kendi koordinasyonlarında bu dönüşümü sağlamaları ve herkesin eşit söz hakkına sahip olması bu dönüşüm adına bir örnek. HDP’nin tüm örgülerinde kadın ve LGBTİ kotası bulunuyor.”
 
“Cumhurbaşkanının nefreti kabul edilemez!”
 
Koordinasyonun etkinliğine katılan HDK İzmir LGBTİ Komisyonu üyeleri ise şu açıklamada bulundu:
 
“Biz komisyon olarak bu gün burada olmaktan büyük bir onur duyuyoruz. Bu etkinlik partimiz içindeki toplumsal dönüşümün bir örneği. Bizim için toplumsal dönüşüm yasal güvence kadar önemli ve hatta ondan biraz daha önde. Çünkü kadın cinayetleri için yetersiz olsa da halihazırda yasalar bulunuyor fakat bu cinayetlerin önüne geçemiyor. Bu yüzden toplumsal dönüşüme önem veriyoruz. Bu örnek bize yasa çıksa da homofobi ve transfobinin can almaya devam edeceğinin sinyallerini veriyor. Mevcut hal nefret söyleminin kapsamlıca tarif edilmesi ve bu konuda caydırıcı yasaların da derhal hazırlanması gerekliliğini gösteriyor. Toplumsal dönüşümün sağlanması içinse başta siyasetçilerin söylemlerine dikkat etmesi geriyor. Maalesef ki hükümet partisi ve cumhurbaşkanı dikkat bir yana bizzat bile isteye homofobik/transfobik söylemlerde bulunuyor.
 
“Zamanın başbakanı şimdinin cumhurbaşkanının nefret dolu söylemleri kabul edilemez. Nefret söylemleri toplumda huzursuzluğu ve gerilimi gittikçe arttırıyor. İçinde bulunduğumuz dönemde memleketimizin çeşitli yerlerinden saldırı haberleri geliyor. Kimisi eşcinsel avındayken kimisi Çinli’nin kan kokusunu arzuluyor. Bunlar yalnızca geri götürür ve kazanım sağlamaz. Tek tipleştirme çabaları hiçbir zaman kendi istedikleri noktaya götürmeyecek. Tek tipleştirmenin nihayeti toplumsal huzursuzluktur. Bu ise yalnızca bir öngörü değil, yine aynı ve değişmemiş zatın (bu günlerde cumhurbaşkanı) kadınlar üzerinden yürüttüğü politikanın bu gün geldiği noktada tecrübeyle sabitlenen utanç verici sonuçlarının doğurduğu bir çıkarımdır. Bu günün ve yarının siyasetçileri bilmelidir ki insanın varoluşsal hakları engellenemez ve insanların buna sahip olmaları lütuf değildir.”