Kadın

Ekin Wan’ın bedeni ve savaşta cinsel şiddet

18 Ağustos 2015
Haber: Kaos GL

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği: Geçtiğimiz hafta içinde sosyal medyada görüntüleri pervasızca dolaştırılan kadın gerilla Ekin Wan’ın teşhir edilen çıplak cesedi, savaş ortamında cinsel şiddeti meşrulaştırmak için kullanıldı ve bu görüntüyü paylaşanlar bu suça ortak oldu.

Görsel: Serpil Odabaşı

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, öldürüldükten sonra çıplak bedeni teşhir edilen kadın gerilla Ekin Wan’a ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.

“Ekin Wan’ın teşhir edilen çıplak cesedi, savaş ortamında cinsel şiddeti meşrulaştırmak için kullanıldı ve bu görüntüyü paylaşanlar bu suça ortak oldu” diyen dernek, cinsel şiddetin düşman olarak görüleni sindirmekte araç olarak kullanıldığını belirtti.

Geçici AKP Hükümeti’ni savaşı ve savaştan kaynaklı cinsel şiddeti durdurmaya çağıran derneğin açıklamasının tamamı şöyle:

“İktidarın gözü dönmüş savaşı ve cinsel şiddet”

“Günlerimiz her yeni ölüm haberiyle daha da kararıyor. Barışın kıyısında dolanırken beklemediğimiz, ummadığımız bir savaşın; iktidarın gözü dönmüş, kana susamış savaşının ortasında bulduk kendimizi.

“Cinsel şiddet; savaşlarda, çatışmalarda belki de tüm silahlardan daha etkili bir araç olarak kullanılır. Düşman bellenen tarafı sindirmenin, yıldırmanın en etkili ve korkunç araçlarından biridir. 90’lardan dinlediğimiz, yaşadığımız, tanık olduğumuz ve yüzleşme/adalet ile barışa taşımayı umduğumuz şiddet hikayelerine yine tanık ediliyoruz. Geçtiğimiz hafta içinde sosyal medyada görüntüleri pervasızca dolaştırılan kadın gerilla Ekin Wan’ın teşhir edilen çıplak cesedi, savaş ortamında cinsel şiddeti meşrulaştırmak için kullanıldı ve bu görüntüyü paylaşanlar bu suça ortak oldu. Bu savaş kadınların savaşı değil. Fakat oluşturulan bu algıyla; yaşanan her kadın cinayetinin, her çocuk istismarının, hayvana-kadına-trans bireye yönelik her tecavüzün, her ev takibinin, mesaj tehdidinin önünü açılmaktadır. "Kahraman, ne mutlu şehit ailesine, gazi, aslan parçası, vatan koruyan erkek vs" söylemleri, sadece savaş dönemlerinin militarist dili ve ikna aracı değil, savaşın olmadığı dönemlerde de milliyetçi, eril şiddetin destekçisi; her türlü cinsel şiddetin meşrulaştırılma aracıdır.

“Türkiye Cumhuriyeti suç işliyor!”

“Biliyoruz ki savaşın, ondan ekonomik ya da siyasi çıkarı olanlar dışında kimseye bir faydası yoktur, kazananı da yoktur. Ancak yine de kuralları vardır. Savaş ortamında dahi olsa siviller koruma altında olmalıdır. Fakat devletin kimleri koruduğunu görmemiz zor olmuyor. Zira günlerdir devlet güçlerinin, polisin, jandarmanın kendi vatandaşlarını değil korumak, bizzat infaz ettiğini dehşetle izliyoruz. Türkiye hükümeti kendi güçleri yoluyla, sivilleri infaz ederek, öldürülenlerin bedenlerini teşhir ederek ulusal ve uluslararası tüm mekanizmalara göre suç işlemektedir. Geçici hükümet konumundaki bu hükümetin bir an önce savaşa son vermesi gerekmektedir. Devleti yönetenler asla bir iç savaşı; ölümleri, faili meçhulleri, infazları, misillemeleri savunan ve kışkırtan olmamalıdır. Ancak burada en önemli eylem; toplumun bu suçlar karşısında sessiz kalmadan adaletin sağlanması için mücadele etmesidir.

“Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği olarak savaşın, savaştan kaynaklı şiddetin/cinsel şiddetin bir an önce sonlandırılması ve adaletin sağlanması için tüm gücümüzle mücadele edeceğimizi bildiririz.”

Ne olmuştu?

Varto’da 10 Ağustos’ta yaşamını yitiren YJA Star gerillası Kevser Eltürk’e (Ekin Wan) ait olduğu iddia edilen öldürülmüş, kıyafetleri çıkarılmış haldeki kadın fotoğrafı 15 Ağustos’ta sosyal medyada paylaşıldı. Fotoğraf büyük tepki alırken, Ekin Wan’a ait olup olmadığı tartışıldı.

Fotoğrafla ilgili tartışma sürerken Muş Valiliği fotoğrafın Ekin Wan’a ait olduğunu kabul eden bir açıklama yaptı. Valilik Ekin Wan’a yapılan işkenceye dair herhangi bir vurguya açıklamasında yer vermedi. Ekin’in bedeninin yaşamını yitirdikten sonra soyulması da açıklamada konu edilmezken Valilik fotoğrafın çekilmesi ve yayınlanmasını kabul edilemez bulduğunu belirtti.

Ekin Wan’ın ağabeyi Abdullah Eltürk ise DİHA’ya yaptığı açıklamada şöyle konuşmuştu:

“Fotoğrafı gördük. O olduğunu düşünüyoruz. Yüz üstü düşmüş, çok benziyor. O olmasa da kabul edilemez bir durum bu. Kan emiciliktir bu, insan öldürüldüğünde işkence yapılamaz. Otospiye gittiğimizde etrafımızda polis çemberi vardı, morga girdiğimde cesedin yüzünü açtım. Yüzüne baktım, fazla bakma fırsatım olmadı. Bu vahşete kimse sessiz kalmamalı, Kürt halkı öldürülünce susulmamalı. Gerillaya işkence yapmak vahşettir. Kabul etmiyoruz. Ayla Akat Ata ile konuştuk, vekaleti verdik. Dava açacağız. Bu fotoğraf bizim olmasa da vahşettir.”