Yaşam / Siyaset

2001’den 2015’e AKP’in LGBTİ tarihi

Çarşamba, 2 Eylül 2015
Haber: Kaos GL

“Hakları yasal güvenceye alınmalı”dan anayasaya cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği eklenmesini engellemeye ve “Lut kavmi” ifadeleriyle doğrudan hedef göstermeye… İşte AKP’nin 2001’den 2015’e LGBTİ tarihi!

AKP’nin iktidara gelmeden önce 2001 yılında “eşcinsellerin kendi hak ve özgürlüklerinin yasal güvence altına alınması” gerekiyor bakışından anayasa tartışmalarında “bu yüz yılın meselesi değil” yaklaşımına oradan da “ahlaksızlık” olarak itham edilmesine kadar süreci derledik.

Adalet ve Kalkınma Partisi 14 Ağustos 2001'de sosyal muhafazakâr Türk siyasî partisi olarak kuruldu. İktidara geldikleri ilk dönemde ılımlı bir siyaset çizen AKP hükümeti LGBTİ konusunda da demokratik ve hak temelli olacağını ileri sürdü. Recep Tayyip Erdoğan,  Abbas Güçlü ’nün bir programında gelen bir soru üzerine, “Eşcinsellerin kendi hak özgürlükleri çerçevesinde yasal güvence altına alınması şart” cümlesini kullandı.

2004: Cinsel yönelim eklemek gereksiz!

*LGBTİ ve feminist örgütlerin çabaları ile TCK taslak metinine giren cinsel yönelim ibaresi AKP iktidarı tarafından taslaktan çıkarıldı. LGBT’lere yönelik ayrımcılığın önlenmesi ihtimali AKP iktidarı tarafından ortadan kaldırıldı. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek TCK taslağında yer alan ‘cinsel yönelim’ kavramının meclise sunulan metinden çıkma gerekçesini şöyle açıklamıştı: “Cinsel yönelimi eklemek gereksiz çünkü cinsiyet zaten onu karşılar”

2006: Yanlış seksüel tercih!

*Dönemin AKP Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat 2006 yılında bir CHP milletvekilini hedef alarak ‘yanlış bir seksüel tercih içindeymiş gibi konuşuyor’ ifadesi kullandı.

2007: Anayasa tartışmaları

*Kim: Burhan Kuzu

Görevi: TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı, AKP Milletvekili

Ne zaman söyledi: 20 Ekim 2007

Ne söylemişti: “Bilim adamlarının metninde böyle bir hüküm yok. Mektuplarını henüz almadım, gelsin ileriki aşamada değerlendirilir. Ama bu aşamada Meclis’ten ciddi bir kabul göreceğini sanmıyorum. Özgürlük diye sunuluyor, ama Türkiye’de henüz bunun zemini yok. Komisyondan ve Genel Kurul’dan geçebilecek bir talep gibi görünmüyor. Türkiye için erken. Evvela toplumsal bir kabul görmeden Meclis bu düzenlemeyi yapamaz. Hatta Avrupa’da bile hiçbir ülkenin anayasasında bu yok. AB Anayasası çıksın, ondan sonra bakarız. “

*Kim: Dengir Mir Mehmet Fırat

Görevi: AKP Milletvekili

Ne zaman söyledi: 20 Ekim 2007

Ne söylemişti: “21. Yüzyılın anayasasında biraz zor, belki 22. yüzyılda olur. Biz, üçüncü kuşak haklar dediğimiz çevre gibi konulara taslakta yer verdik. Ama bu dördüncü kuşak özgürlüklere giriyor. Böyle bir özgürlüğü düşünmedik, zannetmiyorum kabul görsün. AB Anayasası da daha yok zaten. Avrupa’da da bunda bir mutabakat sağlanmadı. Toplumun bunları daha çok tartışması lazım.”

2008: “Dönmelere Teminat Veren Bir AK Partili”

*Yeni Akit gazetesi yazarlarından Serdar Arseven, Zafer Üskül’ün 2008 yılın da Kaos GL’nin düzenlediği ‘Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’ isimli bir toplantıya katılımı üzerine bir yazı yazdı. Bu yazıda Arseven, Üskül’ü “dönmelere teminat veren bir Ak Partili” olarak tanımlayarak, “Tutmuş, cinsel sapıkların toplantısına katılmış! Affedersiniz…şey-nelerin toplantısında boy göstermiş!.. O da yetmemiş… Kürsüye çıkıp ‘cinsel tercihlerinden dolayı ayrımcılığa uğramamalarının teminatı’ olarak yönetimi göstermiş” dedi.

*AKP Milletvekili Burhan Kuzu, türban serbestisinin liselere yayılacağı eleştirilerine, “Eşcinsellerden de eşitlik ve evlilik hakkı tanınması için yoğun talep geldi. İstiyorlar diye verecek miyiz? Kamuoyu buna hazır değil” dedi. (28 Ocak 2008, http://www.milliyet.com.tr/2008/01/28/siyaset/asiy.html)

2009: Bunların da derdi başka!

*AKP milletvekili Burhan Kuzu, Habertürk adlı televizyon kanalında 19 Şubat 2009 perşembe akşamı yayınlanan ‘Teke Tek’ programına katıldı. Anayasa için uzlaşı aradıklarını belirten Kuzu, kendilerine birçok kişi ve kurumdan teklifler geldiğini anlattı. Sırayla anayasa öneri kitapçıklarını gösteren AKP milletvekili, Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transseksüel (LGBTT) Hakları Platformu’nun anayasa değişiklik önerilerinin yer aldığı gökkuşağı rengindeki posta kartını göstererek, “Bunların da cinsiyet eşitliği talebi var” dedi ve ekledi: “Bunların da derdi başka.” (https://escinselhaberleri.wordpress.com/2009/02/22/bunlar-n-derdi-esitlik-peki-burhan-kuzununki/ )

2010: Selma Aliye Kavaf ve hastalık açıklaması

*2010 yılında LGBT hakları konusunda en büyük skandal açıklamayı dönemin aileden sorumlu Devlet Bakanı Aliye Kavaf yaptı. Aliye Kavaf ‘Ben eşcinselliğin bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum, tedavi edilmesi gerekir’ açıklamasında bulundu.

*Yeni anayasa yazım komisyonunda yer alan AKP milletvekili Ahmet İyimaya 2010 yılındaki bu açıklamayı 2013’te de devam ettirdi. LGBT hak ve talepleri konusunda yine AKP’nin tavrını açıkça ortaya koydu. İyimaya, eğer kanunlar önünde eşitliği düzenleyen maddeye cinsel yönelim ifadesi eklenirse eşcinsellerin evliliğine izin vermiş olacaklarını iddia etti. Bu gerekçeyle bunun olmayacağını ilan etti.

*Kim: Recep Akdağ

Görevi: Sağlık Bakanı

Ne Zaman Söyledi: 09 Mart 2010

Ne Söylemişti:Selma Aliye Kavaf’ın “eşcinsellik biyolojik bir bozukluktur” demeci üzerine:

“Eşcinsel evlilikler Türk toplumunun kabul edebileceği bir husus değil. Bunları kişisel özgürlüklere bırakmak lazım. Çocukların cinsel eğitimlerinin doğru gelişebilmesi için gerekenleri yapmalıyız. En sağlıklı ilişkin tek eşli ve kadın erkek arasındaki ilişkidir. Şu bir gerçek, Türkiye’de eşcinsellik yaşayanlarca zor bir şeydir. Ayrımcılık sebebi olabilir. Toplum hoşgörülü insaflı olmak zorunda. Eşcinsel ilişkiyi normal ilişkiden ayıran hususlar olduğu açıktır.”

http://www.milliyet.com.tr/escinsellik-kisisel-ozgurluk/guncel/haberdetay/10.03.2010/1209258/default.htm

*Kim: Selma Aliye Kavaf

Görevi: Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 07 Mart 2010

Ne Söylemişti: “Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum. Tedavi edilmesi gereken bir şey bence. Dolayısıyla eşcinsel evliliklere de olumlu bakmıyorum. Bakanlığımızda onlarla ilgili bir çalışma yok. Zaten bize iletilmiş bir talep de yok. Türkiye’de eşcinseller yok demiyoruz, bu vaka var.”

Hürriyet gazetesine verdiği demeç

http://www.hurriyet.com.tr/pazar/14031207.asp

*Kim: Selma Aliye Kavaf

Görevi: Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 23 Şubat 2010

Ne Söylemişti: “Yasalarımızda eşcinsel evlilik bulunmamaktadır. Tavsiye kararı niteliğinde de olsa farklı aile formları ile ilgili hassasiyetimizi Avrupa Konseyi’ne ilettik. Konsey de bunu dikkate alarak deklarasyon metninde gerekli olan değişiklikleri yaptı”

Avrupa Konseyi Aileden Sorumlu Bakanlar Konferansı’nın Haziran 2009’da, Viyana’da yapılan toplantısında, “Farklı aile formlarında yetişen çocukların haklarına ilişkin” düzenlemeler ele alındı. Deklarasyonda yer alan “farklı aile formları” tanımının eşcinsellerin evlat edinmesinin önünü açabileceğini öngören Türkiye, Avrupa Konseyi’ne gönderdiği yazıda “Biz ülke olarak eşcinsel evliliği kabul etmediğimiz gibi eşcinsel aile ebeveynlik kurumunu da kabul etmediğimizi belirtmek isteriz” dedi.

2011: Aile Bakanlığı homofobiye devam ediyor

*Kim: Fatma Şahin

Görevi: Aile Bakanı, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 19 Ağustos 2011

Ne Söylemişti: “Dünya Sağlık Örgütü bu konuda bir çalışma yapmış, Bilim dünyası bu konuyu tartışıyor. Bilim dünyası bu konuyu tartışırken Aileden Sorumlu Devlet Bakanı olarak yorum yapmayı doğru bulmuyorum. Bu ülkenin bakanı olarak her türlü ayrımcılığı reddeden ve herkesi vatandaş olarak gören ve herkesin sorununu çözmeye çalışan bir anlayışın hâkim olmasını önemsiyorum. Hatırlayacak olursanız o tartışmada Sağlık Bakanımız onların sorunu varsa yardımcı olmamız gerekir diye bir açıklama yapmıştı. Bunu konuşurken şu da önemli, bu konuyu konuşurken farklı mecralara çektiğinizde çözümsüzlüğe giden bir süreçte yaşayabiliyoruz. Sorunlarına çözüm odaklı çalışmalar yapılabilir. Ben muhafazakâr demokrat bir partinin bakanıyım, çözüm adına yapılması gereken ne varsa biz varız, aile değerlerini yok eden kavramlar üzerine de koruyucu tedbirleri almamız gerekir. Dolayısıyla bu ikisini birbirinden ayırt ederek yönetmemiz gerekir diye düşünüyorum.”

Habertürk televizyonu Balçiçek İlter’in Karşıt Görüş programında http://www.kaosgl.org/sayfa.php?id=9477

*Kadına yönelik şiddetin arka planına dikkat çeken ve bunların incelenmesi gerektiğini söyleyen Naci Bostancı ise, komisyonun “Aile ile sınırlanmasının ne kadar doğru olacağı” sorusunu yönelterek şunları söyledi:

“Hayatın farklı gerçeklikleri de var. Sosyal değişim sürecinde bunlara uymayan farklı modeller ortaya çıkabiliyor. İmam nikahlı eşler var. Burada bir şiddet yaşandığında İnsan Hakları Komisyonuna başvurduğunda ne yapacağız. Kuma olayları var. Bize müracaat ettiğinde ne yapacağız. Serbest birliktelikler var. 3-5 yıl birlikte yaşayan insanlar var. Onlar müracaat ettiğinde ne yapacağız. Kışkırtıcı olsun diye söylüyorum. Eşcinsel birliktelikler var. Görmezlikten mi geleceğiz. Yoksa insan haklarına dayalı bir yaklaşımı mı ortaya koyacağız. Bence her tür birliktelik içinde de yaşanan şiddeti insan haklarına dayalı yaklaşım içinde ele almak toplumsal gerçeklikle daha uygundur.” ( 14 Ekim 2011, http://www.haber5.com/siyaset/ak-partiyi-bolecek-escinsellik-cikisi)

2012: “Gey belediye başkanı olmayacak!”

*Kim: Melih Gökçek

Görevi: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı

Ne Zaman Söyledi: 2 Nisan 2012

Ne Söylemişti: Bir televizyon programında Okan Bayülgen’in, kendisine “Bizim ne zaman gey belediye başkanımız olacak?” sorusunu yöneltmesi üzerine: “Tabii bizim kendimize göre bir yaşam tarzımız, örfümüz geleneklerimiz var. Oralar çok daha farklı bir noktada… İnşallah bizim Türkiye’de gey belediye başkanı olmayacak ve olmamalı.”

*Kim: Mehmet Ali Şahin

Görevi: Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 18 Mayıs 2012

Ne Söylemişti: Anayasa’nın temel hak ve özgürlükler bölümünün eşitlik maddesinde “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği” ibarelerinin yer alması talebinin üstüne, CHP ve BDP’li komisyon üyeleri konunun ayrımcılık yasağı ve eşit yurttaşlık hakkıyla ilgili olduğunu tekrar tekrar vurgulamış olmalarına rağmen, bu talebi sadece “eşcinsel evliliği” olarak algılayıp aşağıdaki açıklamayı yaptı:

“Şimdi bu konu çok hassas bir konudur, özellikle bizim toplumumuz için çok hassas bir konudur. Bunları bizim normal karşılamamız, yani anayasa yapıcı kişiler olarak bu cinsel yönelimleri filan bizim normal karşılamamız ve onların haklarını, hukuklarını da koruyacak düzenleme yapmamız isteniyor. Bu bir nakısa değildir, yani böyle davranmak bir eksiklik değildir filan. Şimdi, burada zabıtlara geçiyor ama samimi olarak söylüyorum, benim 22 yaşındaki kızım bana gelse ve dese ki kız arkadaşımla evlenmek istiyorum veya 20 yaşındaki oğlan gelse, bana dese ki erkek arkadaşımla evlenmek istiyorum, iyi yapıyorsunuz falan diyemem, kusura bakmayın. Çok üzülürüm. Çok üzüleceğim bir şeyi benim yapmamı istiyorsunuz, yapamam, açıkça söyleyeyim. (…) O zaman nedir, bana izah edin kardeşim bunu ya. Nedir, sapıklık dediğiniz nedir? Yani şey nedir, affedersiniz, kusura bakmayın, cinsel yönelim nedir, cinsiyet kimliği nedir, bunu bana izah edin, neyi kastediyorsunuz? (…) Kardeşim yani ‘Bunları meşru göreceksiniz’ diyorsunuz. Bunlara bir farklı muamele yapmayacaksınız, bir baba olarak ‘Hayır, defol git, boğarım, öldürürüm seni’ demeyeceksiniz.”

http://anayasaizleme.org/komisyon-tutanaklari/

*Yeni Anayasa yazma çalışmaları 'eşcinsellik' teklifine takıldı. Cinsel yönelim haklarının anayasal güvence altına alınması istemine AK Parti ve MHP'den itiraz geldi.

Meclis Anayasa Uzlaşma Komisyonu, Anayasa'nın ilk üç maddesi için önemli bir aşama kaydetti. Ancak Sırrı Süreyya Önder'in başkanlık ettiği alt komisyonda tam uzlaşma sağlanamadı.

Eşitlikle ilgili maddede ortaya çıkan anlaşmazlığın konusu ayrımcılık yasağı. MHP genel ifadeler kullanılmasını talep etti ancak BDP ise bu teklifleri 'muğlak ifadeler' olarak nitelendirdi ve karşı çıktı.

Daha önce üzerinde uzlaşma sağlanan ve yazılan iki maddeden sonra eşitlikle ilgili üçüncü maddeye geçildi.

Eşitlikle ilgili maddenin içine ayrımcılık yasağının da eklenmesi teklifi geldiğinde ise uzlaşma sağlanamadı. (http://www.ntv.com.tr/turkiye/anayasa-escinsel-haklarina-takildi,Z8NXqL5FUk-3I6zLQTJjWw?_ref=infinite  21 Mayıs 2012 )

2013: Türkan Dağoğlu’nun malum açıklamaları

*29 Mayıs 2013 AKP milletvekili tıp kökenli Türkan Dağoğlu eskimiş tıp bilgisiyle; Eşcinselliğin bir hastalık, normal olmadığından dem vurdu. Ayrıca ‘gerek halkımızın onaylamayacağı yaşam biçimlerine kapı aralayarak ve bir nevi özendirerek gerek toplumsal bozulmayı tetikleyecek uygulamaları bir demokrasi kriteri olarak görmüyoruz’ şeklinde açıklamada bulundu.

*21. Onur Haftası’nda Taksimde ki yürüyüşe katılan CHP Milletvekilleri Şafak Pavey, Binnaz Toprak, Hüseyin Aygün, BDP Milletvekili Sebahat Tuncel, ÖDP lideri Alper Taş ve Alman parlamenterleri hedef alan Melih Gökçek twitter hesabından sırayla ENTERESAN, YÜRÜYÜŞE ÜÇ CHP'Lİ MV KATILMIŞ. VATANDAŞ MERAK EDİYOR VE YÜRÜYÜŞE KATILAN HÜSEYİN AYGÜN'E SORUYOR

HÜSEYİN AYGÜN SEN GAY MISIN? YANLIŞ ANLAMA SADECE MERAK EDİYORUZ...TUNCELİ'DE DE MERAK EDİYORLARMIŞ...'' tweetlerini paylaştı.

*Kim: Recep Tayyip Erdoğan

Görevi: Başbakan

Ne Zaman Söyledi: 21 Mart 2013

Ne Söylemişti: Hollanda Gençlik Dairesi’nin, kötü muamele iddiasıyla Azeroğlu ailesinin oğlu Yunus’u lezbiyen bir çifte vermesi üzerine:

“Koruyucu aile sisteminde, çocukların kendi kültürlerine uygun aileye, mesela Müslümansa Müslüman bir aileye verilmesi gerekir. STK’ların olayı Hollanda hükümetine ve yargısına bırakmaması ve kendilerinin devreye girmesi gerekir. Bunu halkının çoğunluğu Müslüman olan bir kültür için söylüyorum, eşcinsel bir aileye bir çocuğun teslim edilmesi o toplumun ahlak kurallarına ve inanç değerlerine terstir. Biz emaneti emin ellere teslim etmek zorundayız. 6 yaşındaki çocuk böyle bir tercih yapamayacağına göre, bu tercihi yetkili kurum yapmalıdır. Ben Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı kurdum. Bunu kurmamın neden, aile toplumsal bir kurumdur. Yunus’un biyolojik ailesine iadesi yargının elinde. Aile iki çocuklu, nasıl öbür çocukları iade edildiyse, üçüncü çocuklarının da iade edilmesini temenni ediyoruz.”

http://www.bianet.org/bianet/lgbti/145282-erdogan-escinsel-cift-ahlaka-ters

*Kim: Bekir Bozdağ

Görevi: Başbakan Yardımcısı, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 18 Şubat 2013

Ne Söylemişti: Hollanda Gençlik Dairesi, kötü muamele iddiasıyla Azeroğlu ailesinin oğlu Yunus’u lezbiyen bir çifte vermesi üzerine; biyolojik ailesinden alınarak lezbiyen bir aileye verilen Yunus hakkında bir çalışma yapıldığını söyleyen Bozdağ, böyle bir durum yaşanmaması için ülkelerle görüşmelerin sürdüğünü, kimi zaman haklı nedenlerle de çocukların ailelerinden alındığını söyledi. Bozdağ, ailesinin onaylamadığı ailelere çocukların verilmesinin yanlış olduğunu ve bu konuda çalıştıklarını açıkladı.

http://www.haber7.com/avrupa/haber/991435-kucuk-yunusun-velayeti-lezbiyen-aileye-verildi

*Kim: Ahmet İyimaya

Görevi: Anayasa Uzlaşma Komisyonu Üyesi, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 21 Mayıs 2013

Ne Söylemişti: “Kadının kadınla, erkeğin erkekle evlenmesini hak olarak görmüyorum. Bu bir bozulmadır. Anlaşamadığımız tek konu kalsa bile asla cinsel yönelim ifadesinin yazılmasına izin vermeyiz” diyen İyimaya, bir hukukçu olarak LGBTİ’lerin insan haklarına olan sığ yaklaşımını da ortaya koymaktadır.

http://www.sabah.com.tr/gundem/2013/05/21/anayasa-komisyonu-escinselligi-tartisti

*Kim: Ayhan Sefer Üstün

Görevi: Meclis İnsan Hakları Komisyonu Başkanı, AKP Milletvekili

Ne Zaman Söyledi: 18 Şubat 2013

Ne Söylemişti: Hollanda Gençlik Dairesi, kötü muamele iddiasıyla Azeroğlu ailesinin oğlu Yunus’u lezbiyen bir çifte vermesi üzerine;

“Velayet kutsal bir haktır, idari bir kararla elden alınamaz. Mutlaka yargı kararı gerekir. Biz o kültürü de kınamıyoruz ama yabancı bir kültür olan eşcinsel aileye veriliyor. Çocuk haklı sebeplerden alınsa bile ailenin kültürüne en yakın kültüre verilmeli”

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22621448.asp

*Kim: Türkan Dağoğlu

Görevi: AKP Milletvekili, Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi

Ne Zaman Söyledi: 29 Mayıs 2013

Ne Söylemişti: “Sosyal düzeyde alınan tedbirler de, belli bir cinsel yönelime değil, tüm insanlığın faydasına yöneliktir. Bununla birlikte, insanımıza atfettiğimiz bu önem, gerek halkımızın onaylamayacağı yaşam biçimlerine kapı aralayarak ve bir nevi özendirerek, gerekse toplumsal bozulmayı tetikleyecek uygulamaları bir demokrasi kriteri olarak öne sürerek değerlendirilemez. bu tür bir değerlendirme hakkaniyetli olmaz. Kadının kadınla, erkeğin erkekle evlenmesi bir hak değil, bilakis cinsel kalıpların ters yüz edilmesini marifetmiş gibi ortaya koyan toplumsal bir bozulmanın önünü açan bir uygulamadır. Kendimize bu konuda batıyı model olarak almamız gerektiği yönündeki iddiaları ise temelsiz buluyorum.”

*TBMM’nde Binnaz Toprak’ın sunduğu LGBTİ Araştırma Komisyonu Kurulmasına dair önergeye karşı AKP’yi temsilen konuşan Dağoğlu’nun konuşmasından alınmıştır. AKP bu önergenin geçmesine engel oldu.

http://onedio.com/haber/-escinsel-haklarini-konusmak-ahlaksizliktir–115961

*İhraç istemiyle disiplin kuruluna sevk edilen Ak Parti Kütahya Milletvekili İdris Bal, ABD’de de eşcinsel evliliklerinin bazı eyaletlerde yasal olduğunu hatırlatarak, Türkiye’de de bu evliliklerin tartışılabileceğini söyledi. http://www.radikal.com.tr/turkiye/kizli_erkekli_ev_tartismasinda_escinsel_evlilik_ornegi-1159634 , 24 Kasım 2013,

2014: AKP’li vekile de homofobi!

*AK Parti Milletvekili Nursuna Memecan CHP Milletvekili Binnaz Toprak ile birlikte GBTİ (lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel, interseksüel) Dâhil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” seminerine katıldı.

20 -21 Kasım tarihlerinde Arnavutluk’un başkenti Tiran’da AB Parlamentosu tarafından düzenlenen “Temel Haklar, Ayrımcılık Yasağı ve LGBTİ (lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel, interseksüel) Dâhil Olmak Üzere Hassas Grupların Korunması” seminerine CHP Milletvekili Binnaz Toprak ile katılan AK Parti Milletvekili Nursuna Memecan AKPye yakın köşe yazarları ve yayın organları tarafından hedef gösterildi. (http://mobil.kuremedya.com/HID=8635  )

*Eğitim-Sen Batman Şubesi'nin organizasyonuyla düzenlenen ve Kaos GL’den Remzi Altunpolat'ın konuşmacı olarak katıldığı panele AK Parti Batman İl Teşkilatı'ndan homofobik tepki geldi. (http://hurseda.net/printNews.php?id=99278 )

2015: Seçimler ve homofobide zirve!

*TBMM'nin açılışının 95. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yalçın Akdoğan HDP’nin gökkuşağı politikalarına değindi; “İşte gördük beyannameyi. 'lezbiyen, gey bilmem ne' geçiyor. Yani Türkiye gerçekliğinden bu kadar uzaklar” şeklinde ki açıklaması ile yine iktidarın tutumunu belli etti.

*Berlin’de Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı Şehitlik Camii’nde düzenlenmesi planlanan “İslam ve Homofobi” başlıklı panel medyada yer alan homofobik haberlerin ardından ertelendi. Panel, Yeni Akit gazetesi tarafından “skandal karar” olarak duyurulmuş; Takvim gazetesi de etkinliğe katılacak eşcinselleri “sapkın” olarak adlandırmıştı.

*CHP İstanbul vekili Mahmut Tanal, LGBTİ istihdamı ve LGBTİ gençlere yönelik politikalar hakkında bilgi istediği soru önergesine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik şöyle bir cevap verdi: “Bakanlığımızın özellikle dezavantajlı grupların işgücüne katılımın desteklenmesi çalışmaları bünyesinde yürütmekte olduğu faaliyetler ile ayrımcılık, sosyal dışlanma konusunda aldığı tedbirler ve uyguladığı çözüm önerileri kadın, çocuk, genç, eski hükümlü, roman, göçmen, yoksul veya yoksulluk riski altında bulunan, madde bağımlısı ve mevsimlik işçi olarak çalışan yurttaşları kapsamaktadır.” Bakan bu sözleriyle LGBTİ’leri görmezden geldi.

*Bir polis memurunun eşcinsel olduğu için devlet memurluğundan çıkarılması üzerine devam eden bir davasında İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavir Yardımcısı Adnan Türkdamar’ın beyanı: “Kanun, kamu görevinin inanılır, güvenilir, toplum nezdinde itibarlı ajanlar eliyle yürütülmesini amaçlamıştır. Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş memurlar eliyle yürütülmesi bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına, kişi-idare ilişkilerinde arzu edilmeyen olumsuz bazı gelişmelere neden olabileceği kuşkusuz olup, kanun böylesi bir tehlikenin zuhurunu önlemek için önlem almış ve müsebbiplerinin devlet memuriyetinden çıkarılması suretiyle idare aygıtından bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür.”

*Volkan Bozkurt TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı olduğu dönemde twitter hesabından “Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanan Avusturyalıya baktıkça, iyi ki bu yarışmaya katılmıyoruz diyorum” şeklinde paylaşımda bulundu.

*Adalet ve Kalkınma Partisi (Ak Parti) Grup Başkanvekili Mahir Ünal, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a, “Selahattin Demirtaş’a buradan soruyorum. HDP’li 1. sıra milletvekili bir adayı iktidara geldiğinde ya da iktidar ortağı oldukları takdirde eşcinsel evlilikleri serbest bırakacağız açıklaması hakkında ne düşünüyor?” dedi. (21 Mayıs 2015, http://www.milliyet.com.tr/ak-partili-unal-dan-demirtas-a-escinsel-kahramanmaras-yerelhaber-797421/ )

* Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan‘a yakınlığı ile bilinen ve AKP cenahının görüşlerini dikkatle takip ettiği ilahiyatçı Prof. Hayrettin Karaman, 22 – 28 Haziran’da düzenlenecek 23. LGBTİ Onur Haftası’yla ilgili olarak  “Bu ülkenin düzeni laik, seküler, liberal demokrat vs. olabilir, ama kimse unutmasın ki halkımızın kahir çoğunluğu Müslümandır, eşcinselliği ahlaksızlık olarak kabul eder, eşcinseller kendilerini açıklayarak namuslu ve onurlu insanların aralarına katılamazlar, yaptıkları “kabahat” yüz kızartıcı bir fiil olarak tiksinti ile karşılanır” dedi

*Burhan Kuzu: “HDP’den bir vaat daha: Eşcinseller Türkiye’de evlilik yapabilecekler. Sandığa gittiğimizde mührümüzü vururken bu vaat de aklımıza gelmeli.” ( 25 Mayıs 2015, http://www.sozcu.com.tr/2015/gunun-icinden/kuzudan-tepki-toplayan-mesaj-841043/ )

*Cumhurbaşkanı Erdoğan “Biz Diyarbakır’da müftü, Eskişehir’de eşcinsel aday göstermiyoruz” derken, Başbakan Ahmet Davutoğlu “Eşcinseller Lut kavminin helakına sebep oldu, HDP aday gösteriyor” ifadelerini kullanmıştı. AKP’nin seçim için dağıttığı broşürlerde ise eşcinsellere özgürlük mesajı veriliyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1 Haziran’da Diyarbakır’da STK temsilcileri ile yaptığı konuşmada HDP Eskişehir Milletvekili Adayı Barış Sulu üzerinden homofobik nefret söyleminde bulundu. Davutuoğlu, eşcinsellerin “Lut kavminin helakına sebep olduğunu” söyleyip bu özellikteki şahısları milletvekili adayı yapan bir partinin itikatlı toplumu temsil edemeyeceğini ileri sürdü.

Davutoğlu, homofobik nefret söylemiyle eşcinselleri ve HDP’yi hedef alırken; AKP’nin broşürlerinde “Gay Pride” vurgusunun olması ise dikkat çekti.

AKP’nin dağıttığı broşürlerde Onur Yürüyüşü ve ODTÜ Onur Yürüyüşü’nden fotoğrafları kullanıldı. Broşürde “Ak Partili olmayan, muhafazakar olmayan insanlar yaşam tarzına insanlar yaşam tarzına müdahale edildiğini düşünüyor. Sizden farklı insanların yaşam tarzlarına müdahale ettiğini düşünüyor musunuz” sorusu soruluyor. Verilen yanıtta ise “Türkiye Ramazan ayının ortasında İstiklal Caddesi’nde Gay Pride yapabilen bir ülke. muhafazakar insanların daha görünür olması kimsenin hayat tarzına müdahale edildiği anlamı taşımıyor” ifadelerine yer verildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Otobüsçüler Federasyonu Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Halkların Demokratik Partisi Eskişehir Milletvekili Adayı Barış Sulu’yu işaret ederek, “Biz eşcinsel aday göstermeyiz” demişti.

Erdoğan “Diyarbakır’da sözde bir müftü, Eskişehir’de eşcinsel aday biz göstermiyoruz. Böyle bir derdimiz de yok” ifadelerini kullanmış; Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı sıfatıyla bir siyasi parti olan AKP’den “biz” diye bahsetmesi dikkat çekmişti. (http://kaosgl.org/sayfa.php?id=19543 )

*AKP’nin Beyoğlu’nda dağıttığı broşürlerde LGBT eylemlerinden fotoğrafları kullanırken “Ak Partili olmayan, muhafazakar olmayan insanlar yaşam tarzına insanlar yaşam tarzına müdahale edildiğini düşünüyor. Sizden farklı insanların yaşam tarzlarına müdahale ettiğini düşünüyor musunuz” sorusu soruluyor. Broşürde bu soruya verilen yanıtta AKP’nin Türkiye’de özgürlük sorununu çözerken nasıl zorlandığı anlatılırken “Türkiye Ramazan ayının ortasında İstiklal Caddesi’nde Gay Pride yapabilen bir ülke. muhafazakar insanların daha görünür olması kimsenin hayat tarzına müdahale edildiği anlamı taşımıyor” ifadelerine yer veriliyor. (1 Haziran 2015, http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/akpde-escinsel-kafa-karisikligi-847228/)

*Bilal Erdoğan, Gaziantep'te AK Parti seçim bürosunu ziyaret etti. Buradaki ziyaretinde HDP'yi eleştiren Erdoğan “Morlar, yeşiller, pembeler partisi. İçinde her renkten insan var, müftüsü de, eşcinseli de, Ezidisi de var, tam bir karma. Böyle bir karma olması güzel, bunu ben yadırgamıyorum. Benim yadırgadığım, doğuda başka batıda başkalar.” diye konuştu. (1 Haziran 2015, http://www.tvemhaber.com/gundem/bilal-erdogan---escinsel-adaylari-yadirgamiyorum-ama-/18176 )

*Efkan Ala da hedef gösterme peşinde: Eşcinsel evlilik insanlığın helakıdır

Eski İçişleri Bakanı ve AKP Erzurum milletvekili adayı Efkan Ala, TGRT Haber'de katıldığı programda, eşcinsel evliliğe karşı çıkarak “Lut Kavmi”nin bu yüzden helak olduğunu söyledi.

HDP'nin Eskişehir milletvekili adayı ve LGBTİ (Lezbiyen, gay, biseksüel, transgender ve interseks) bireyi Barış Sulu'yu hedef göstererek “Allah aşkına HDP’nin ortaya koyduğu adaylara bir bakın batıda. Dilim varmıyor vatandaşımızın kabul edemeyeceği adaylar göstermişler” dedi. (2 Haziran 2015, http://www.birgun.net/haber-detay/efkan-ala-da-hedef-gosterme-pesinde-escinsel-evlilik-insanligin-helakidir-82104.html )

*Bülent Arınç, Onur yürüyüşüne ilişkin:

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İstanbul'da düzenlenen LGBTİ Onur Yürüyüşü'ne ilişkin bir soruyu yanıtladı. “Maalesef özellikle hanım kardeşlerimizin bulunduğu bir yerde söylemekten haya ediyorum ama birileri bunu onur haline getiriyor” değerlendirmesinde bulunan Arınç, “Bunların güpegündüz çırılçıplak hale gelip, İstanbul'un göbeğinde meydan okumaları eğlenmeleri ve ne yazık ki CHP ve HDP'li milletvekillerinin bunlara destek olması fevkalade üzüntü vericidir” dedi. ( 3 Temmuz 2015, http://www.hurriyet.com.tr/gundem/29445022.asp )

**Bu haberin hazırlanmasında stajyerimiz Tuna Semir Akpınar’ın medya taramaları ve SPoD LGBTİ’nin seçim sürecinde hazırladığı rapordan faydalandık.