İnsan Hakları / Mülteci

Mülteci çocuklara eğitim olanağı lütuf değil yükümlülük!

Perşembe, 1 Ekim 2015
Haber: Kaos GL

“Mülteci çocuklara sağlanacak eğitim olanakları lütuf değil devletlerin yükümlülüğüdür. Alan Kurdi ve abisi gibi pek çok çocuk Türkiye’de nitelikli eğitim hakkına erişemediği için diğer ülkelere gayri resmi yolla göç etmek zorunda kalmakta ve benzer şekilde yaşamını kaybetmektedir.”

Gündem Çocuk Derneği’nin öncülüğünde aralarında Kaos GL’nin de olduğu insan hakları örgütleri, mülteci çocukların eğitim hakkına ilişkin ortak açıklama yayınladı.

Suriye’deki iç savaş nedeniyle yerinden edilerek Türkiye’ye göç etmek zorunda kalan kayıtlı 2 milyon mültecinin yarısından fazlasının çocuk olduğunu belirten insan hakları örgütleri, “Türkiye’nin de 1995 yılından beri tarafı olduğu BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 22. maddesine göre, Türkiye kendi topraklarında mülteci olan tüm çocukların Sözleşme’de yer alan haklardan faydalanması için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Uluslararası sözleşmelere ve anayasaya dayalı bir yükümlülük olarak sağlanması gereken eğitim hakkı da çocukların diğer haklarının hayata geçmesini sağlayan temel haklardan biridir” dedi.

Açıklamada, Türkiye’de bulunan Suriyeli mülteci çocukların okullara kayıt olabilseler de eğitim hakkından tam olarak yararlanamadıkları vurgulandı:

“Bu ihlal durumu aileleri, çocukları eğitim alabilsinler diye pek çok gayri resmi yolla, hayatlarını tehlikeye atarak diğer ülkelere göç etmeye ya da çocuklarını göndermeye zorlamaktadır. Ancak bu zorunlu göçte çocukların birçoğu ne yazık ki eğitim alabilecekleri bir ülkeye ulaşamadan yolda yaşamını kaybetmektedir.”

Dünden bugüne yaşananlar

Mülteci çocukların eğitim hakkına ilişkin yaşanan süreç ise şöyle hatırlatıldı:

“Geçtiğimiz yıl, Suriyeli Çocukların Eğitim almalarına ilişkin 2014/21 No’lu Genelge yürürlüğe girmiş, bu genelgeyle Suriyeli çocukların Türkiye’deki devlet okullarına ya da Suriye müfredatının Arapça okutulduğu Geçici Eğitim Merkezleri’ne kayıt olması mümkün olmuştur. Ancak bu genelgeye rağmen; Eylül 2015 itibariyle Suriyeli çocukların yaklaşık % 60’ı Türkiye’de herhangi bir biçimde eğitime erişememektedir. Ayrıca altyapı eksikliği ve gerekli destek mekanizmalarının oluşturulmaması nedeniyle eğitime erişebilen Suriyeli çocukların eğitim hakkı da gerçek anlamda hayata geçememektedir.”

Talepler

Örgütlerin sorunun çözülmesi için talepleri şöyle sıralandı:

“Suriyelilerin kayıt olmak ve geçici koruma kimlik belgesi almak için başvurdukları Emniyet Müdürlükleri ve Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerde ortak prosedür izlenmelidir.

“Tüm Suriyeli çocuklar ve refakatçilerinin; sınır geçiş ya da geçici kayıtta eğitim hizmetlerine nasıl erişeceklerine dair bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır.

“Devlet okullarına kayıtlı Suriyeli öğrencilere, var olan sistem içerisinde dil engeli nedeniyle yaşadıkları sorunları aşmalarını sağlayacak önlemler ( hazırlık sınıfı, dil kursu vb) alınmalıdır.

“Öğretmenlerin ve yöneticilerin Suriyelilerin zorlu yaşam koşulları, hakları, faydalanabilecekleri hizmetler ve mekanizmalar hakkında bilgi sahibi olmaları ve Suriyeli çocuklara yönelik hak temelli bir yaklaşım içinde olmaları sağlanmalıdır.

“Okullarda Suriyeli ve Türkiyeli öğrencilerin ve ailelerinin bir arada barışçıl bir şekilde yaşamasını kolaylaştıracak; iki toplum arasındaki olası önyargıların kırılmasını sağlayacak etkinlik ve programlar planlanmalıdır.

“Mülteci çocukların eğitim hakkı bir lütuf değil, devletlerin yükümlülüğüdür. Biz de okulların açıldığı şu günlerde çocuk hakları, insan hakları, emek ve meslek örgütleri olarak devlete ve tüm topluma savaşın ağır koşullarından kaçarak ülkemize gelen Suriyeli çocukların eğitim hakkına tam ve nitelikli erişiminin önemini bir kere daha hatırlatıyoruz.

“Yukarıdaki önerilerin bir an evvel hayata geçmesi için başta devlet olmak üzere ilgili tüm kişi ve kurumları yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Taraflardan, bu yükümlülüklerin gerçekleşmesi için acil planlama yapmalarını; kısa, orta ve uzun vadede sivil toplum örgütleriyle ve Suriyeli mültecilerle ortak çalışma olanağı yaratmalarını talep ediyoruz. Bu taleplerin acilen karşılanması bir arada onurlu bir yaşam için vazgeçilmezdir.”

İmzacı örgütler: Ankara Hitit Gençlik ve Spor Derneği, Başak Kültür ve Sanat Vakfı,  Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Çare-Der, Çocuk İhmalini ve İstismarını Önleme Derneği, DSİP Ankara İl Örgütü,  Eğitim Reformu Girişimi, Erzincan Katre Kadın Oluşumu, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Eşit Yaşam Derneği, Gündem Çocuk Derneği,  Hamiş- Suriye Kültür Evi,  HASUDER, İnsan Hakları Araştırmaları Derneği, İnsan Hakları Derneği, Kaos GL Derneği, Kırkayak Kültür, Muş Kadın Çatışı Derneği, Özgürlüğünden Yoksun Gençlerle Dayanışma Derneği, Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği,  Pratisyen Hekimlik Derneği Diyarbakır Şubesi,  Sakarya Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği (SKYGD), Toplumsal Dayanışma İçin Psikologlar Derneği, Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanişma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED), Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği , Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı, Türkiye Gençlik Birliği Derneği (TGBDER), Türk Psikologlar Derneği, Türk Tabipleri Birliği,   Uçan Balon Çocuk ve Gençlik Derneği, YÖRET VAKFI