İnsan Hakları / Nefret Suçları

Nefret suçları ve hukuki süreç Ankara Barosu’nda konuşuldu

Perşembe, 19 Kasım 2015

Pembe Hayat’ın bu yıl 8. kez düzenlediği “20 Kasım Nefret Suçu Mağduru Transları Anma Günü etkinlikleri” kapsamında Ankara Barosu Gelincik Merkezi işbirliğinde “Nefret Suçları ve Türkiye’de Hukuki Süreç Paneli” gerçekleşti.

Ankara Barosu Eğitim Merkezi’nde düzenlenen panele Psikiyatr Dr. Koray Başar, Trans Aktivist Zirve Soylu ve Av. Meryem Kavak konuşmacı olarak katıldı.

Canduran: Pembe Hayat ile daha yoğun bir mücadeleye girişeceğiz

Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran açılış konuşmasında öteki olana karşı nefretin toplumsal bir mesele olduğunun altını çizdi:

“Ankara ve Paris katliamları bunun birer örneği. Günümüz insanları ayrıştırılıyor öfke dolu ve gergin. Toplumsal barış ve hoşgörüden gitgide uzaklaşıyoruz. Bugün gelinen noktada cinsel yönelimlerinden ve cinsiyet kimliklerinden dolayı LGBTİlerin en büyük ayrımcılığa uğradığını düşünüyoruz. 2015 yılından itibaren eşitlik için LGBTİlerin sorunlarıyla Gelincik ve Baro olarak ilgileneceğimizi bir basın açıklamasıyla duyurmuştuk. Pembe Hayat ile birlikte bugünden itibaren daha yoğun bir mücadeleye girişeceğiz.”

Başar: İnsanlar kendi olumsuz özelliklerini yansıtarak da nefreti körükleyebilir

Panel, Psikiyatr Dr. Koray Başar’ın “Cinsel Yönelim ve Cinsiyet Kimliği Temelli Nefretin Psikolojik Arka Planı” sunumuyla devam etti. Başar nefretin sadece LGBTİ’lere yönelik bir mesele olmadığını toplumun tamamında bir ötekileştirmeye eğilim olduğunu vurgularken “İnsanlar kendi özellikleriyle baş etmek için bu olumsuz özellikleri bir başka gruba atfedebilirler. Örneğin; translar sürekli toplum tarafından şiddete maruz bırakılırken trans denildiğinde akla ilk gelen şey transların uyguladığı şiddet oluyor. İnsanlar kendi olumsuz özelliklerini yansıtarak ta nefreti körükleyebilir. Bu nedenle aslında nefret suçu ya da ayrımcılık kavramları her zaman kişiye ya da gruba yönelik fiili müdahaleyi gerektirmemektedir” şeklinde konuştu.

Bir gruba yönelik nefretin aslında mekanik bir şekilde diğer gruplara yönelik nefreti de tetiklediğine değinen Başar “Aslında ne kadar transfobikseniz o kadar da ırkçısınızdır. Çünkü bir gruba yönelik kalıp yargılarınızın diğer gruplara da yönelmesi mümkündür. Unutmamak gerekir ki nefret doğuştan gelen bir şey değildir. Bu kültürel kodlanmalar, yetiştirilme tarzı, eğitim sistemi gibi yaşamsal pratikler içerisinde edinimlenir. Ve nefreti bir hastalık olarak tanımlamak onunla mücadelenin önünü kapatacaktır. Nefret değiştirilebilir bir edinimdir. Toplumsal mücadele ile bunun önüne geçilebilir” dedi.

Çete saldırısına uğrayan Zirve Soylu konuştu

İstanbul’da çetelerin şiddetine maruz kalan ve gittiği karakolda da ayrımcılığa uğrayan Zirve Soylu dava sürecini ve yaşadıklarını aktardı.

Zirve Soylu çetelere karşı açtığı davadan ve karşısına çıkan engellerden bahsetti. Kolluk güçlerinin de gördüğü işkence sonrası kendisine yaptığı kötü muameleden bahseden Soylu “Bunlarla mücadele edebilmek için bir hukuki sürece başladık. Ama nefret suçlarını engelleyecek bir yasa olmadığı için trans kimliğimden kaynaklı her aşamada ayrımcılığa uğradım” dedi.

Av. Kavak: Transfobik saldırılar cezasız kalıyor

Daha sonra söz alan Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı’ndan Av. Meryem Kavak ise nefret suçlarıyla mücadelede bir yasanın gerekliliğinden bahsederek “Türk Ceza Kanunu’nda yer almadığı için transfobik ve homofobik saldırılar cezasız kalıyor. Nefret saikiyle işlenen suçların araştırılıp cezalandırılması sonucunda bu suçlarda ciddi bir azalma olacaktır. Türkiye imzaladığı uluslararası hukuk sözleşmelerinde yer almasına rağmen henüz cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılığa karşı bir yasa çıkarmadı. Ancak bizler hukukçular olarak nefret saikiyle işlenen suçlarda dilekçelerimize ısrarla nefret saiki olduğunu yazarak yasa yapıcıları bu yasayı çıkarmaya zorlayabiliriz” şeklinde konuştu.

Pembe Hayat’ın avukatlara yönelik nefret suçları, nefret söylemi ve ayrımcılıkla ilgili eğitimlerin bir parçası olarak gerçekleşen panel, Ankara Barosu ve Pembe Hayat arasında işbirliğinin geliştirilmesi için bir protokolün hazırlanarak imzalanacağı taahhüdüyle bitti. (Pembe Hayat)

*Bu etkinlik Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Aracı’nın finansal olarak desteklediği Pembe Hayat ve Kaos GL Derneklerinin yürüttüğü Nefret Etme Projesi kapsamında; Norveç Büyükelçiliği ve Almanya Büyükelçiliği’nin mali katkılarıyla Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği tarafından düzenlenmektedir.