İnsan Hakları / Aile

Macaristan ve Polonya’da eşit mülkiyet hakkına darbe

Çarşamba, 9 Aralık 2015

Macaristan ve Polonya yurtdışında yaşayan bütün vatandaşların eşit mülkiyet hakkını engelliyor.

Macaristan ve Polonya geçen Salı günü Avrupa Birliği üye ülkelerinde yaşayan veya çalışan çiftlerin ölüm veya ayrılık gibi durumlarda karşılaşacakları yasal prosedürleri kolaylaştıran bir yasa tasarısını reddetti.

Yürürlükteki kanunların aile hukukuna dokunmayıp yasal belirsizlikleri ortadan kaldırması gerekiyordu. Fakat Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan ve serbest dolaşım özgürlüğünden faydalanan çiftler mal ve mülkiyet bölüşümü konusunda genellikle bu yasal belirsizliklerle karşılaşıyor.

Buna rağmen, Adalet ve İçişleri Bakanlığı Komisyonundaki görüşmeler sırasında Polonyalı Adalet Bakanı yasa tasarısının ulusal aile hukukuna müdahale ettiğini ve bu sebepten reddedilmesi gerektiğini savundu.

Adalet Bakanı’ndan ‘aile değerleri’ savunması

Macar Adalet Bakanı ise yasa tasarısının üye ülkelerin ulusal kimliklerine aykırı olduğunu, özellikle “kültürel ve toplumun ana maddesi aile gibi değerlere” karşı olduğunu ekledi.

Avrupa Parlamentosu zaten 2013 yılında üye ülkelerde yaşayan veya çalışan çiftlerin, evli ya da sivil partner olması fark etmeksizin, sınır aşırı eşit haklara sahip olması gerektiğini kabul etmişti.

LGBT Gruplararası İlişkiler Eş Başkanı Daniele Viotti, “Bütün çiftlerin, ister evli olsun ister sivil partner ya da ister heteroseksüel olsun ister eşcinsel, yurtdışına çıktığı zaman mülkiyet haklarına saygı duyulduğuna emin olma hakkına sahiptir. Bu serbest dolaşım özgürlüğünün hayati unsurudur” dedi ve ekledi:

“Avrupa Birliği vatandaşlarının sırf bu iki ülke tasarıyı kabul etmedikleri için yasal belirsizliklerle karşı karşıya kalmaları çok saçma.”

“Serbest dolaşım özgürlüğü AB’nin bel kemiğidir”

LGBT Gruplararası İlişkiler Başkan Yardımcısı Sophie Veld de, “Bireylerin serbest dolaşım özgürlüğü Avrupa Birliğinin bel kemiği ve kilit noktasıdır. Bu sözde “ulusal aile modelini” koruyarak, Macaristan ve Polonya hükümetleri sadece ve sadece yurtdışında yaşayan kendi vatandaşlarına zarar veriyor” diyerek devam etti:

“Ulus, mesken veya cinsel yönelim farkı gözetilmeden, serbest dolaşım özgürlüğü bütün Avrupa Birliği vatandaşlarına eşitçe ulaşılabilir olmalı. Hollanda Başkanlığının bu konuda mümkün olan olumlu adımları atmasını dört gözle bekliyorum.”