Yaşam / Spor

Özgür Lig’den Amedspor’a barış pası

Cuma, 5 Şubat 2016

Özgür Lig, Amedspor'a destek: Futbol, asla sadece futbol değildir. Amedspor'un yanındayız!

Amedspor, Bursaspor ile yaptığı maçta, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nca (PFDK) “taraftarların ideolojik propaganda yapması” yapma gerekçesiyle bir maç seyircisiz oynama cezasına çarptırıldı. Kulüp binası polis tarafından basılan, oyuncusu Deniz Naki’nin Disiplin Kurulu’na sevk edildiği ve 19.500 lira para cezasına çarptırıldığı Amedspor’a Özgür Lig'den destek geldi. 

Ankara'da endüstriyel futbola, e-bilet'e, cinsiyetçiliğe, faşizme, ırkçılığa, kapitalizme, baskıya, homofobiye ve transfobiye karşı kurulan Özgür Lig takımları, Amedspor'a neden destek olduklarını KaosGL.org'a anlattılar:

“Bu tam da devletin Kürtlere karşı aldığı genel tavırdır”

Sportif Lezbon'dan Selin Yıldız: Hrant’ı öldürdüklerinde Trabzonspor tribünlerinde bir grup taraftar beyaz bere takıp hepimiz Ogün’üz diye slogan atmıştı. Bu yüzden ne o taraftarlara, ne de kulübe herhangi bir ceza verildi. Bugün Amedspor tribünlerinden barış sloganları yükseldiği için,  kulübe hem ağır para cezaları hem de seyircisiz oynama cezası veriliyor. Deniz Naki insanlar ölmesin dediği için günlerdir sosyal medyada vatan haini olmakla itham ediliyor, yetmiyor disiplin kurulu ideolojik propaganda yaptığı gerekçesiyle 12 maçtan Deniz’i men etti. Aslında bu tam da devletin Kürtlere karşı aldığı genel tavırdır. Son dönem Sur’da ve Cizre’de Kürtler nasıl baskı altına alınmaya çalışılıyorsa, Amedspor da seyircisiz oynama cezalarıyla, para cezalarıyla baskı altına alınmaya çalışılıyor. Amedspor aynı zamanda kadın futbol takımı da olan bir kulüp. Bundan bir kaç ay önce Amedspor’un kadın futbol takımı da Iğdır deplasmanında, Iğdırspor’un erkek taraftarlarının saldırısına uğramıştı. Bir kaç yerel haber kaynağı dışında medyada bu saldırıya dair bir şey görmedik. Irkçı ve cinsiyetçi bir saldırıydı bu. Sportif Lezbon olarak bir dayanışma mesajı göndermiştik. Ayrıca yakın bir zamanda Amedpor’un Mor Barikat adında bir kadın taraftar grubu olduğunu öğrendim, futboldaki cinsiyetçiliğe karşı tribünlerde kadınların sesi olmuşlar, çok güzel bir şey bu. Bizim bu dayanışma ağlarını, birlikteliği çoğaltmamız gerekiyor. Özgür Lig’in kurulması da bu motivasyonla oldu zaten.  Aksi takdirde futbol sahalarından, tribünlerinden Kürtlere, Ermenilere, Alevilere, kadınlara, LGBT’lere yönelen bu nefretle nasıl mücadele edeceğiz?

“Futbol, asla sadece futbol değildir”

Solteki'den Tanju Gündüzalp: Diyarbakırspor ve Bursaspor arasındaki gerilimde dahi “Diyarbakır’ı haritadan silmek lazım” diyen sistem ve unsurları, ideolojik yanıyla da öne çıkan Amed Sportif ortaya çıkınca, artık devlet ve iktidarıyla, onun aygıtlarının tam hedefine oturmuştu. Rabia işaretiyle iktidarın baş-faşisti, köktendinci kendisine yakın oluşumları desteklemeye çıktığında meydanlara, sahalarda görülen Rabia’lı gol sevinçleri tabii ki bir cezai uygulama, disiplin soruşturması içermeyecekti. İktidarın en önemli aygıtlarından biri olarak kullanılan futbolda ve onun tribününde, son birkaç yılda muhalif sesler ve barışçıl-eşit-cinsiyetçi olmayan renkler yükselmeye başlamışken; bir yandan da endüstriyel futbolun ekonomik batağı ayyuka çıkmışken, baskı altına almak için ve tam da bu sıkışmışlığını aşmak için bir şeyler yapılmalıydı. Amed’in futbol takımının başarısı işte devlet ve onun enstrümanı endüstriyel futbolun tam da bu sıkışmışlığının orta yerinde bir bahar çiçeği gibi filizlendi. Devletin en dokunulmayacak eğlence aygıtı, birkaç yönlü pozitif, barışçıl, insani darbe (!) aldı. Önlemler, cezalar, tarihte silinir unsurlardır. Esas izi kalan, muhalif gruplarla başlayan, Amed Sportif’in başarısıyla gelişen, Deniz’in “barış” haykırışıyla süslenen bu ışıktır. Futbol, asla sadece futbol değildir. Azadi Deniz (Naki), Dersim 62!

“Gücünüz muhalif tribünleri susturmaya yetmeyecek”

Taşra'dan Mert Ulaş Dişbudak: Aylardır doğu illerinde meydana gelen katliamlar ve devlet eliyle sürdürülen acımasız savaşın etkileri hepimizin içini acıtmaktadır. Ülke genelinde muhaliflere ve özellikle muhalif Kürt vatandaşlara karşı inanılmaz bir sindirme ve baskı politikası uygulanıyor. Ve bu baskı hayatın her alanında olduğu gibi futbolda da etkisini hissettiriyor. Türkiye kupasında alt liglerden gelip çeyrek finale kalmış tek takım olma özelliği gösteren Amedspor’un, bu başarısını medya övmek bir yana dursun, kin ve nefretle karşılıyor.  Amedspor’un attığı her gol Türk askerine sıkılmış bir kurşun gibi algılanıyor ve halk üzerinde medya gücü kullanılarak Amedspor’a karşı bir kin ve öfke beslenmesi amaçlanıyor. Bu ülkede her takımın çıkıp sahada özgürce futbol oynama hakkı var. Bir takımın başarılı olarak adledilebilmesi için başbakana ve cumhurbaşkanına yaranmasına ve yandaşlık yapmasına gerek yok. Biz Taşra olarak bugüne kadar hayatın her alanında ezilenin ve ötekinin yanında yer aldık. Eğer bugün öteki ve dışlanan Amedspor ise sonuna kadar Amedspor’un yanındayız ve bundan sonrada olmaya devam edeceğiz. Herkesi ve her şeyi sustursanız bile gücünüz muhalif tribünleri susturmaya yetmeyecek. Size inat: Vardık, varız, var olacağız!