İnsan Hakları / Askerlik

Bizimkisi GATA hikayesi 1: Askerlik şubesine gidiş

Pazartesi, 15 Şubat 2016

Berkem Türk, eşcinsel olduğu için ‘askerliğe elverişli değildir’ raporu alma sürecini yazıyor. Dizinin ilk yazısı; ilerleyen yaşla birlikte tecilin dolması, Akhisar’dan İzmir’e gidiş ve askerlik şubesindeki ilk karşılaşmalar…

Öncelikle herkese merhaba diyerek hikayeme başlamak istiyorum. Yaşadığım her anı aklımda kaldığınca en ince ayrıntısına kadar anlatmak istiyorum çünkü bu konuda yol bulmak isteyenlere en iyi şekilde yol göstermek istiyorum. Evet yol gerçekten zorluydu ve bir de işin içine başka şeyler girince iyice bunalıma sürüklüyor insanı.

Ben Berkem. 1987'de Manisa'nın Akhisar ilçesinde doğup büyüdüm. 2008 yılında İzmir'de bir üniversiteyi kazanınca eğitim için İzmir'e taşındım. Çok güzel bir üniversite öğrenciliğinden sonra İzmir'de işe başladım fakat bazı şeyler istediğim gibi gitmediği için evimi kapatıp Manisa'ya, ailemin yanına dönme kararı aldım. Yıl 2012. Babamla hiç anlaşamadığımız için onun dükkanında birlikte çalışamadım. Ayrıca ben daha sosyal bir iş istiyordum, bütün gün büro masasında oturmak çok sıkıcıydı ve babamla şiddetli geçen bir tartışmadan sonra dükkandan çıkıp gitmiş ve bir daha da dönmemiştim. Bu arada yıl 2013 oldu. O şiddetli tartışmadan sonra İzmir'de 2009 yılında aynı okulda tanıştığım Kayra (eşcinsel) kardeşimi aradım. O da bu süreçte yazlığındaydı ve beni de yanına davet etti: “Olur böyle şeyler gel buraya kafanı dağıt biraz.”

Onun yanına gittim. Güzel geçen tatilden sonra tekrar ailemin yanına dönmüş fakat farklı iş arayışlarına girmiştim. Okuduğum bölümü de sevmediğim için kafama göre sosyal ve eğlenceli bir iş arıyordum ve nihayet içinde müzik olan güzel bir iş bulmuştum. Kendimce mutluydum ancak 2015'in aralık ayının 31'ine kadar olan askerlik tecilim, ne zaman aklıma gelse tüylerim diken diken oluyor ve her geçen gün ben ne yapacağım diye kara kara düşünüyordum. Ailem eşcinsel olduğumu bilmiyordu.

Kaçak kalsam eve zarf gönderilir. Onu bırak bizimkiler de biliyorlar tecilin Aralık sonunda dolacağını. Yaşım olmuştu 28 ve bir şekilde halletmem lazımdı. Ben yine kara kara düşünüyorum. Bu arada da Kayra beni her seferinde teselli ediyordu, “Kanka hallederiz bir şekilde sana o çürük raporunu alırız”, diyerek bana güç veriyordu.

2015 yılı aylardan Ağustos ve biz Ayvalık’ta yazlıktaydık. Ben de iş yerinden yurtdışına çıkıyorum bahanesiyle 3 haftalık izin alıp Kayra’nın yanına kaçmıştım. Orada askerlik konusunu ne yapacağız diye küçük bir araştırma yaptık. Kayra, Edremit askerlik şubesinde tanıdığı bir abla vasıtasıyla telefonla konuşup kısaca bilgi aldı ve bu işleme İzmir'de başlamaya karar verdik. Kayra'lar yazlıktan Eylül sonu gibi dönüyordu ve bu işlemi başlatmak için en iyi tarih görünen Ekim ayıydı ama nasıl olacaktı sürekli bunu düşünüyordum. Resmen kendimi büyük bir çıkmazda hissediyordum ve bu işleme Akhisar'da başlayamazdım. Akhisar küçüktü ayrıca Akhisar'da da istediğim mutlu bir hayat yaşayamadığım için aklım İzmir'e dönüş yapmaktaydı ama nasıl? Tekrar iş arama süreci, hadi iş buldun nerede kalacaksın? Ev tutsan en az 2-3bin gidecek zaten param yok. Bu arada yine her zaman minnettar olduğum haklarını ödeyemeyeceğim Kayra ve ailesi bana İzmir'de bir süreliğine hiçbir maddi beklentileri olmadan evlerinin kapılarını açabileceğini söylediler. Bu arada Kayranın ailesi benim eşcinsel olduğumu ve askerlik muhabbetimi bir şekilde tecil alacağımı biliyorlardı ve bu şekilde planı yapmıştık.

Plan, İzmir'e tekrar dönüp Kayra'da kalıp askerlik işlemlerimi halledip, iş bulup bir süre sonra kendi başımın çaresine bakmaktı, en mantıklısı buydu ya da en kötüsü askerliğimi netleştirip iş bulamazsam tekrar Akhisar'a dönmekti.

Eylül sonunda Kurban bayramının Pazar günü bitişinin ardından yani 28 Eylül Pazartesi günü Kayra ile ön bilgi almak için İzmir Tepecik Askerlik şubesi Konak Şube Müdürlüğü’ne gitmiştik. Evrak vs. ne gibi yollardan geçeceğiz bu süreçte hepsini öğrenmek istiyorduk.

                                                  İllüstrasyon: Erinç Seymen

Şubeye gayet feminen bir şekilde gittik. Ben daha maskülenim Kayra ise tam bir kadın. Askerlik şubesi kalabalıktı ve tuhaf, hafif gülümseyen ve bazı ağzının suyu akan tiplerin arasından güneş gözlüklerimizin altından sinsice, üzerimize damgalanan gözleri süzerek geçtik, içeri girdik. Veznedar sevimli bir abla, zaten durumu söylememize gerek kalmadan anlamış olmasından olacak evrak olarak hiçbir şey gerekmediğini yani sadece 15 adet fotoğraf ve nüfus cüzdanımla gelmem gerektiğini söyledi. Ayrıca şubenin bizi İzmir Askeri Hastanesi’ne yollayacağını ve kararın orasını vereceğini söyledi.

Biz de işlemlerin hepsinin İzmir sınırları içerisinde biteceğini sanarak rahat bir şekilde şubeden çıkıp gitmiştik.

Şimdi sıra benim Ekimin ilk haftası maaşımı alıp işi bırakmama ve İzmir'e Kayra'ya yerleşmeme kalmıştı. Tabi bu arada bizimkilerin hiçbir şeyden haberi yoktu. Ekimin ilk haftasına girdiğimizde aileme işi bırakacağımı, Akhisar'da mutlu olmadığımı, İzmir'e dönüp bir süre arkadaşımın evinde kalıp iş arayacağımı ve arkadaşımın tanıdığı sayesinde askerliğimi tecil ettireceğimi söyledim. Tabi ki “Haa iyi hadi git bakalım” demediler. Karşı çıktılar ama dik durmam gerekiyordu. Ne olursa olsun bu askerlik olayı hallolacaktı, zaman yaklaşıyordu, bir bombanın geri zaman ayarı gibiydi bu askerlik muhabbeti.

10 Ekim’de işten çıkma işlemim olacak ve maaşımı alıp İzmir'e geçecektim fakat maaşımın şu an ödenemeyeceğini öğrenince iş yeriyle de kavgalı ve tartışmalı bir şekilde çıkıp gitmiştim. Çünkü ayrılacağımı iş kanunu gereği 15 gün önceden söylemiştim, çirkeflik yapıyorlardı. Ama işte bu devirde dürüst olman bir şey ifade etmiyor. Durumu bizimkilere anlatsam iş iyice sarpa saracağından hiçbir şey demeden çok az bir miktar parayla 11 Ekim 2015 Pazar günü İzmir'e Kayra'nın yanına geçtim. Bu arada 2 Eylül günü rahatsızlanan babaannemde o günden beri halâ yoğun bakımda yatıyordu. Sağ tarafı felçti ve konuşamıyordu. Bu durumda Akhisar'ı terk etmek bana bayağı koydu gerçekten. Yolda otobüsü beklerken ağladığımı hatırlıyorum ama gitmek zorundaydım. İşte, zorundalık çok kötü bir şey. İzmir'e gidip yerleştim ve hemen 12 Ekim Pazartesi günü 15 adet fotoğraf ve nüfus cüzdanımla askerlik şubesine gittik tekrar. O tuhaf ama bir o kadar ilgi çekici bakışlar altında içeri girdik. Tabi aklımızda etraftan duyduğumuz saçma sapan duyumlar vardı: Şubeye kadın gibi gitmek, tüm vücuduna epilasyon yapmak falan… Ya şube doktoru muayene ederse korkuları saçma sapan kuruntularmış ama bunları yaparak gitmiştim kendimce hazırdım. Siz siz olun isterseniz 30 santim sakalla gidin hastaneye sevkimi istiyorum dediğiniz anda sizi sevk etmek zorundalar. Yani kimse aslında şubede cinsel kimliğinizle ilgilenmiyor ve hakkı da yok zaten.

İçeri girince geçen hafta bilgi aldığımız değil de farklı bir veznedar ablaya yapmak istediğim işlemi söyledim. Karşıdan boş dilekçe ve birkaç kağıt almamı söyledi, alıp ablayla birlikte anlamadığım, bilmediğim yerleri doldurduk, abla diplomamı görmek istedi ben de, “Geçen hafta geldik sorduk diploma istenmediğini söylediniz dedim o yüzden getirmedim ve diplomam da Akhisar'daydı zaten” dedim. Neyse ki diplomaya gerek kalmadı ama siz yine de diplomanızı ve tecilliyken bu işlemi başlatacaksanız tecil belgenizi yanınıza alarak gidin. Sonra, “vesikalık fotoğraf lazımmış onu getirdim” dedim. Kadın bana, “webcam üzerinden fotoğrafını çekeceğiz, vesikalığa gerek yok” dedi. Şaka gibi, birinin dediğini diğeri tutmuyordu. Zaten şubede kimin bilgili kimin bilgisiz olduğu belli değildi herkes bir şeyleri yanındakine atıyordu.

Evrak işlerim hallolduktan sonra şube doktoruna gittim, doktorun odasına girdim. Asistanı odadaydı. Uzun boylu, sarışın, renkli gözlü, gayet yakışıklı, üniformalı bir asker. Evraklarımı verdim. Baktı, “Durumunuz nedir” dedi. Eşcinselim, dedim. Peki dedi. Orada kilomu ve boyumu ölçüp kağıda yazdı. Vücudumda dövme ya da faça olup olmadığını sordu. Yok dedim göbeğini açar mısın dedi açtım. Doktor bey biraz sonra gelecek o da sizi görsün buradan İzmir Askeri Hastane’ye gideceksiniz dedi.

Dışarı çıktım. Tabi Kayra kapıda beni bekliyor. Ne oldu, ne bitti anlattım. O arada doktor girdi içeri ve asistan çıkıp beni içeri çağırdı, doktor masasındaydı. Yüzüme bile bakmadı. “Eşcinselmişsin” dedi. Ben de “Aynen öyle” dedim. Yine yüzüme bakmadan imza, kaşe ve doktorun yanından çıkıp ablanın yanına gittim tekrar. O da şube müdürüne gidip son imzaları attırmamı söyledi.

Şube müdürünün yanına gittiğimde evraktaki fotoğrafların neden vesikalık olmadığını sordu. Hahahah evet cidden sinirden güldüm yani orada direk söyledim geçen hafta geldiğimde görevli kadın vesikalık getirmem gerektiğini söyledi fakat bugün işlem yapan kadının buna gerek olmadığını söylediği için ben de vesikalık vermediğimi söyledim. Sonrasında kadını yanına çağırdı ve “Bu işlem vesikalıkla olur, üzerine ıslak imza ve mühür atılır” dedi. O da “hıı ok tamam” diyerek müdürü pek sallamaz bir modla yerine geçip oturdu. Müdür bey son imzaları attıktan sonra tekrar vezneye gidip evrakları verdim ve bir zarfa koyup kapattı. “Sakın açmayın bunu bu şekilde İzmir Askeri Hastanesi Psikiyatri bölümüne götüreceksin orda açılacak” dedi.

Bu şekilde şubedeki işimiz bitti. İzmir Hatay Askeri Hastanesi’nin yolunu tuttuk. Hastaneden içeri girdik. Girişten sonra sağda ve solda olmak üzere 2 adet dar ve çok uzun koridor vardı ve dehşet kalabalıktı. Biz yine marjinal giyimli 2 feminen tip tüm abaza bakışların arasından resmen podyumda yürüyor edasıyla… Egomuz kabara kabara tüm gözlerin dokunuşlarını üzerimizde hissederek psikiyatri bölümüne geldik. Kapıda yine bir asker vardı elinde kağıtla isim okuyordu. Askerin yanına gidip şubeden buraya gönderildiğimi söyledim o da randevulu çalıştıklarını ve hastane girişindeki randevu bölümünden randevu almam gerektiğini söyledi. Şube bunu söyleseydi en azından hastaneye kadar gitmeyip telefon üzerinden randevu alırdık. Yani en azından siz böyle yapın. İnsanların sizi yönlendirmesini beklemeyin aklınıza gelen şey her neyse nerede sormanız bilgi almanız gerekiyorsa alın. Korkmayın çekingen olmayın yoksa kimse durduk yere size bilgi vermiyor.

Randevu servisine gidince 19 Ekim yani 1 hafta sonra Pazartesi gününe randevu verdi. Hastaneden çıktık.

Devam edecek…