İnsan Hakları / Askerlik

Bizimkisi GATA hikayesi 4: Kürkçü dükkanına dönüş

23 Şubat 2016

Berkem GATA’dan raporu alamayınca itiraz etmek için İzmir şubeye gider ama bu sefer de ‘tecili dolduğu’ için şubeye teslim olması söylenir. İstikamet kürkçü dükkanı: Akhisar.

Dizinin daha önceki yazıları için:

Bizimkisi GATA hikayesi 1: Askerlik şubesine gidiş

Bizimkisi GATA hikayesi 2: Doktorla gey bar sohbeti

Bizimkisi GATA hikayesi 3: Heyet bana elverişli deyince…

Pazartesi ilk işimiz Kayra ile askerlik şubesine gidip karara itiraz etmekti. En azından bilgi alacaktık. Ama hemen İstanbul’a gidemezdim çünkü biriktirdiğim paralar bitmişti ve maddi olarak yine boşluktaydım. O yüzden itiraz kararını ne kadar ileriye erteleyebilirsem o kadar iyi olurdu benim için. Çünkü bir yandan da iş arıyordum, para biriktirmem lazımdı. Bu sorular bu bilmece ve belirsizlikler bu süreçte psikolojimi oldukça fazla yıprattı. Bazı günler sadece yemek, WC gibi özel ihtiyaçlar dışında odamdan hiç çıkmayıp uyuduğumu hatırlıyorum. Yani bir yandan da psikolojik olarak depresyonun eşiğine gelmiş gibiydim. O heyet kararıyla tam bir yıkıntı haline gelmişti psikolojim. Uyumak istiyordum. Sadece uyumak, çünkü uyurken düşünmüyordum. Düşünmek, aynı prosedürlere başından başlamak istemiyordum. Bir çocuğun kumdan dev bir kale yaptığını düşünün, günlerce uğraştığını ve birinin gelip bir tekmeyle o kuleyi yerle bir etmesi gibiydim. Dağılmıştım, askerlik bir yandan, iş bulamamam bir yandan, babaannemin rahatsızlığı bir yandan, bizimkilerin huysuzlanmaya başlaması bir yandan: “Ne zamandır İzmir’desin hâlâ iş bulamadın dön artık” söylemleri… Ama bilseler benim buralarda nelerle uğraştığımı. Her şey üst üste gelmişti, çok zorlu bir süreçten geçiyordum. Bu kararın çıkması beni resmen yıkmıştı, hayattan soğudum. Kayra'nın böyle bir dönemde yanımda olması beni fazlasıyla rahatlatsa da bu belirsizlik durumu içimin ferahlamasına engel oluyordu.

Pazartesi 16 Kasım ve biz yine İzmir Askerlik Şubesi’ndeyiz bu sefer Kayra veznelerin olduğu bölüme kadar gelmedi. Daha doğrusu işlem hanginizin dediler ve benim işlemim olduğu için arkadaşınız bekleme salonunda beklesin dediler. Numara alıp içeri girdim, sıram geldiğinde kıvırcık saçlı bir hanımefendinin yanına gidip işlemimi anlattım ve bu karara itiraz hakkım olduğunu ve bu hakkımı kullanmak istediğimi söyledim ama bilgi almam da gerekiyordu. Yani bu hakkımı hemen mi kullanmak zorundaydım ve kullanırsam tekrar aynı hastaneye mi sevk edilmek zorundaydım? Mesela Ankara GATA olamaz mıydı? Bir de orayı denerdim hem Ankara daha ılımlı diye okumuştum internetten, ne de olsa yalama olmuştuk bir kere, bir de orayı denerdik. Kadının yaptığı açıklama: “İtiraz hakkın evet var ve istersen şu an kullanabilirsin, kullanırsan tekrar aynı hastane ve aynı heyetin karşısına çıkacaksın.” Ve şu an kullanırsam yine 3 gün içerisinde gitmem gerektiğini söyledi. Bense şu an maddi ve manevi olarak aynı prosedürlere hazır olmadığımı, bir İstanbul yolculuğunu da kaldıramayacağımı söyledim ve bu itiraz hakkımla ilgili sürecin en azından 2 ay kadar sonra yapılabilirliğini sordum. Bana itiraz sürecinin 1 ay olduğunu ama bu 1 ay içerisinde son güne kadar beklememem gerektiğini, en azından 2-3 hafta içinde tekrar gelip itiraz hakkımı kullanmam gerektiğini söyledi ve ekledi: “Aslında bana sorarsan tecrübeme dayanarak yani bu şekilde gelen birçok kişi öyle yaptı, bence birliğine teslim ol, birlikte yapılan ilk muayenede durumunu oradaki doktora anlat ve o seni birlik üzerinden hastaneye sevkini gerçekleştirsin ve birlik üzerinden sevk olacağın için elverişsiz raporu o şekilde alabilirsin.”

Evet anlatıyordu kendince yönlendiriyordu, onun için bu kadar basitti işte ama o anlatırken bile benim aklımda onlarca cevapsız sorular oluşmuştu bile. Mesela, ailem durumumu bilmiyordu, beni İzmir’de iş arıyor olarak bilen ailemden habersiz birliğe teslim olmam ne kadar mantıklıydı? Hadi teslim oldum bir şekilde ama bu süreç orada ne kadar sürecekti? Birliğim nereye çıkacaktı? Orada kimlerle muhatap olmak zorunda kalacaktım? Doktor beni sevk etmezse ya da sevk etmek zorundaysa bile ya orada da askere elverişli kabul edilirsem ne olacaktı? Bu süreçte durumumun birlikte öğrenilmesi benim psikolojimi nasıl etkileyecekti? Kadın anlatırken her cümlesinde bu ve bunun gibi cevapsız ve iki ucu boklu değnek sorular takılıyordu kafama. Belki kendince haklıydı ama bir eşcinsel olarak birliğe teslim olmak bana akıl kârı gelmiyordu, çok mantıksızdı. Ne olursa olsun itiraz hakkımı kullanmalıydım, tekrar aynı heyetin karşısına çıkacak olsam da, bunu denemekle hiçbir şey kaybetmezdim. Tekrar aynı karar çıksa bile en kötüsü kaçak kalacaktım. Kafamdaki düşünce buydu. Ya da yasal yolla dava açarak hakkımı arayacaktım. Ben de kadına dedim ki: Ben birliğe falan teslim olamam, ben itiraz hakkımı kullanıp tekrar şansımı deneyeceğim ama şu an değil. 2-3 hafta içinde gelip bu işlemi gerçekleştireceğim.

Çıkışta beni bekleyen Kayra'ya içerideki muhabbetleri anlattım ve tabi ki o da birliğe teslim olma düşüncesini kesinlikle mantıklı bulmadı. Bir eşcinsel olarak birliğe teslim olmak… Şaka gibiydi…

Günler geçiyor ve itiraz hakkı sürecim yaklaşıyordu. Kayra ve benim kafamızda ise bu sefer tekrar aynı heyetin karşısına çıkacağım için farklı bir şekilde çıkma düşüncesi vardı. Yani bu sefer önceki Berkem olmamam gerekiyordu. Belli ki heyet aşırı feminen ve “kaşar” eşcinselleri yani askeri düzene tehdit oluşturabilecek karakterde yaşam ve kişilik tarzına sahip olan eşcinselleri direk eliyordu. Ben de böyle olmalıydım, yani zorla “kaşar” olmalıydım, “Beni alırsanız tüm birlikle grup yapabilirim” izlenimi çizmem gerekiyordu. Çok daha feminen giyinmem gerekiyordu. Ama tabi ki giyinmek, kadın kıyafetleri giymek, feminen görünmek önemli bir ayrıntıydı ama en önemlisi heyette söyleyeceklerim, onları ikna edebilecek savunmada bulunmaktı. Yani savunmamı değiştirmeliydim. Gerekirse kadın kıyafetleri ya da iç çamaşırları ile çekilmiş fotoğraflar çekip onları da yanımda götürüp heyete sunacaktım.

Bu arada İstanbul’daki Emre ile de whatsapp irtibatımız devam ediyordu ve o da heyet kararını aldığı cuma gününden sonraki ilk pazartesi askerlik şubesine gidip itirazını gerçekleştirecekti. Öyle de yaptı. Yani şubeye gitti fakat Emre iki yıldır kaçak olduğu için itiraz işlemi yönetmeliğe göre birliğine sevk işlemi gerçekleştirilerek, birlik üzerinden yapılıyordu. Saçmalık. Emre bunu kabul etmedi, ön raporunu da teslim etmeden yırtıp atıp, kaçak kalmaya devam edeceğini söyledi. Üzülmüştüm ama artık çıkabilecek her türlü saçma sapan prosedüre hazırdım, şaşırmıyordum. Emre'nin de GATA serüveni bu şekilde sonlanmıştı. Tarih 7 Aralık 2015'i gösteriyordu ve biz yine Kayra ile İzmir Askeri Şubeye gittik, itiraz hakkımı kullanacaktık, maddi ve manevi olarak, geçen 3 haftalık süreçte hazırdım. Sadece fotoğraf çekilme olayından vazgeçmiştik. Şubeye girdik Kayra yine dışarda, bekleme odasında kaldı. İçeri girdim numaram geldi ve tekrar farklı bir veznedara gidip GATA'dan verilen ön raporumu gösterip bu karara itiraz etmek ve sevk edilmek istediğimi söyledim. Kadın, yine bilgisiz bir şekilde tamam dur bakalım hallederiz modunda evrak falan hazırladı, raporun fotokopisini çekip, fotokopinin altına “Hakkımda verilen heyet kararına itiraz ediyorum.” yazmam gerektiğini söyledi benvde yazdım sonra her şey iyi hoşken bir anda sistem üzerinde bilgilerime bakarken. “Eee sen kaçak görünüyorsun”, dedi. Tabi ben şok. Yani ben zaten tecilimi burada bu işleme başlayacağım için bozdurmuştum. Şu an evet tecilli değildim ama tecili siz bozmuştunuz ve şu an nelerle uğraştığımı biliyorsunuz? Yani sistem üzerinde kaçak görünüyor olabilirdim ama kaçak değildim ki!

Kadına bunları açıklayarak, “Eee peki ne olacak” dedim. “Bu şekilde hastaneye sevkini gerçekleştiremeyiz, yönetmeliğe göre kaçak görünen kişiler birliğine teslim olur ve birlik üzerinden bu işlemine devam edersin”, dedi. Kesinlikle çok fazla sinirlendim yani bu kadar mantıksız bir durum nasıl olabilirdi yani 3 hafta önce kabul etmiş olsam sevk işlemim gerçekleşecekti, kaçak maçak değildim. 1 ay itiraz hakkım olduğunu söyleyen sizdiniz ve 3 hafta geçmiş olmasına rağmen şimdi sistem üzerinde ne değişmişti? Nasıl kaçağa düşüyordum? İşlem üzerinde olduğum sisteme girilmiyor muydu? Sistemde bu durum değiştirilemiyor muydu? Bu kadar saçmalık nasıl olabilirdi? Deliye döndüm resmen! Emre'ye yapılan muamele bana da yapılmıştı ama saçma olan tarafı ben bu işleme başladığımda tecilimin 31 Aralık 2015'e kadar olmasıydı yani ben kaçak değildim ki. Kadın benim tecil durumumu sorguluyordu yani 2013 yılında üniversite terk durumumdan kaynaklı kaçak kaldığım bir dönem vardı ve ben o dönemde eve gelen zarfla Akhisar şubeye gidip, belli bir miktar para cezası ödeyip, tecilimi üniversite terk olma durumuyla 2 yıl daha uzatmıştım. Yani sanırım kaçak kaldığım o boşluğu gördüğü için mi bilmiyorum sistem üzerinden bana saçma sapan şeyler söylüyordu yani o an tecil kağıdım elimde olsa gözlerine soka soka gösterecektim tecil tarihimin 31 Aralık 2015'e kadar olduğunu ve bu işlemi de Akhisar Askerlik şubesinde yaptığımı yani tecil kağıdımı bir bakkaldan almadığımı! Ama tecil kağıtlarım da Akhisar’daydı ve tecil bozma işlemini de İzmir Şubesi yaptığı için böyle bir şeye gerek duyabileceğim hiç aklıma gelmemişti. Şube müdürüyle görüşmek istediğimi söyledim, müdürle görüştüm o da sağolsun hiç ilgilenmedi. Yani üniversiteye şu tarihler arasında kayıt yaptırıp yaptırmadığıma dair okuldan belge getirmemi ve o belge doğrultusunda itiraz işlemini yapabileceğimi söylediler. Yani ben okula en son 2011'de kayıt yaptırıp 2013 e kadar kayıt yaptırmamıştım ve bu süreçte kaydımı da sildirmemiştim. Eve gelen askerlik bakaya durumundan sonra terk işlemiyle tecilimi 2 yıl daha uzatabileceğimi öğrenince İzmir’e gidip okuldan resmen kaydımı sildirmiş ve diploma ve terk ettiğime dair aldığım yazıyla şubeye gidip tecilimi uzatmıştım. Yani İzmir şubesinin benden öğrenmek istediği şuydu: Okula en son ne zaman kayıt yaptırmıştım yani okuldan kayıt sildirme işleminden itibaren mi tecilim geçerliydi? Yoksa en son kayıt yaptırdığım yıla göre miydi? Burası bir muamma... Sinir küpü olmuş bir şekilde şubeden çıktım, olanları Kayra'ya anlattım. Tabi ki olay itiraz hakkına gelince neden bu kadar sorguya girdiklerini anlamıyordum yani ben bu işlemi başlatırken zaten tecilliydim? Tecilimde bir sorun varsa bile o zaman neden söylenmedi? Okuldan evrak istenmedi? İşi sarpa sarıyorlardı, itiraz hakkımı kullanmamı bir şekilde engellemeye çalışıyorlardı işte! Ben de tabiki okuldan öyle bir belge almadım çünkü çok saçma sapan bir işlemdi bu gereksizdi! Benim tecilim 2 yıl önce ve doğru yapılmıştı. Şubeden çıkar çıkmaz Emrah’ı arayıp durumu anlattım o da bana Akhisar askerlik şubesine gidip işlemi oradan yapıp yapamayacağımı öğrenmemi istedi hem “Akhisar küçük olduğu için şubede kalabalık olmaz, işlemleri daha sağlıklı yürütürsün” dedi.

Mecburen gidecektim yani tıpış tıpış KÜRKÇÜ DÜKKANINA GERİ DÖNÜYORDUM. Bir şekilde zaten Akhisar'a tecil evraklarımı almak için dönmem gerekecekti. Hemen yarın Akhisar'a gittim. Askerlik şubesinde bekleyen 2-3 kişi vardı. Beyefendiye durumu başından sonuna, geldiğim noktaya kadar anlattım ve şu an tecilimin sorgulandığını yani itiraz hakkımı kullandırmadıklarını söyledim, “İtiraz hakkımı şubeniz üzerinden gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğimi öğrenmek istiyorum” dedim. Sistem üzerinden baktı evet kaçak görünüyorsun yani kaçak olan kişiler yönetmeliğe göre birliğine sevk edilir ve birlik üzerinden yapılır, diyordu. Yine aynı şeyler söyleniyordu. Ama yine de şube müdürüne soralım, dedi ve birlikte şube müdürünün odasına gittik. Müdür de sistem üzerinden bilgilerime baktı “evet kaçaksın” dedi. Kaçak olanlar birliğe gönderilir ama ben kaçak değilim aslında ve durumum böyleyken ben nasıl birliğe teslim olabilirim sizce bu mantıklı mı ve ailem de zaten bilmiyor durumumu ve onlardan habersiz nasıl birliğe teslim olabilirim? Hem 2 yıl önce tecil işlemimi sizin şubeniz üzerinden yaptım, tecil kağıdımda sizin imzanız var ve ben bu işleme başlarken zaten tecilim devam ediyordu. Napacağım lütfen bana yardım edin çok yoruldum, dedim. Lütfen beni yönlendirin. Şube müdürü de dedi ki: Yani sen bu işleme İzmir'de başladığın için işlemini orada bitirmen gerekiyor, biz buradan senin sevk işlemini gerçekleştiremeyiz. İzmir’e git raporun altına ''Hakkımda verilen heyet kararını kabul ediyorum'' yazıp işlemini orada sonlandır, tecil belgeni de götür ve sisteme 31 Aralık 2015'e kadar olan tecilini geri işlesinler ve bu kaçak durumdan çık sonra 31 Aralık’ta tecilin bitince 4 Ocak Pazartesi günü şubeye tekrar gidip en baştan ''Ben askere gitmek istiyorum ama hastaneye sevkimi talep ediyorum'' dediğin anda şube seni hastaneye sevk etmek zorunda.

Ben de tecil belgelerimi alıp bir gün sonra İzmir’e dönüp askerlik şubesine gidip Şube müdürünün dediği şekilde işlemlerimi orada kapatıp tecilimi sisteme geri işlettim. İlginç olan aynı kadın bu işlemi yapmak istediğimi söylediğimde hiç bir şekilde işi sarpa sarmadı, okul durumumu sormadı, tecilimin doğru olup olmadığını araştırmak istemedi. Bu şekilde İzmir şubeden cezaevinden çıkan bir mahkum misali Allah kimseyi düşürmesin söylemleriyle çıktım. 9 Aralık’ta bitirdiğim bu işlem için artık önümde tekrar uzun bir süreç vardı. Kesin bildiğim bir şey vardı ki o da işlemleri bu süreçten sonra Akhisarda devam ettireceğimdi, gerçekten çok ılımlı, sıcak ve yardımsever, yönlendirici davranmışlardı ve işlemlerimin daha kısa süreceği düşüncesine bende hemfikir olmuştum, ne olursa olsun Akhisar olacaktı.

Devam edecek…