İnsan Hakları / Sağlık

Gençlik başımda duman

Çarşamba, 16 Mart 2016

HIV ile yaşayanların sağlığı büyük ölçüde her gün almaları gereken antiretroviral ilaçlara bağlı. Böylelikle HIV’in çoğalması durdurulabiliyor. Bir başkasına bulaştırma riski de minimuma indirilebiliyor. Bu şimdilik böyle. Uygarlığımız, ilk olgular ortaya çıktığından beri (1981) bu noktaya gelebildi ancak.

Birleşmiş Milletler UNAIDS programı, büyük hedefler ortaya koydu. Dedi ki; HIV ile yaşayanların %90’ını sapta, bunun %90’ını tedaviye al ve bunun %90’ında HIV’in çoğalmasını durdur. Kısaca özetlediğim bu program göze hoş, kulağa iyi geliyor.

Ancak matrixten çıkalım ve gerçek dünyada durum bunun neresinde bir bakalım: Günümüzde, 2015 yılı itibariyle, 15.8 milyon kişi antiretroviral ilaç kullanıyor. Ancak HIV ile yaşayan kişi sayısı yaklaşık 35.2 milyon kişi (Türkiye’de Şubat 2016 itibariyle 6500 kişi HIV tedavisi altında ilaç kullanıyor. HIV ile yaşayan kişi sayısı tam net değil muhtemelen bu sayının çok üstündedir.)

Şuradaki makaleye göre; http://www.cdc.gov/mmwr/preview/mmwrhtml/mm6347a5.htm. ABD’de HIV ile yaşayanların %86’sı tanımlanmış (fena görünmüyor) ancak bu kişilerin %40’ı tıbbi bakıma ulaşabilmiş (biraz fena görünüyor), %37’si antiretroviral ilaca ulaşabilmiş (çok fena görünüyor) ve bunun %30’unda HIV’in çoğalması durdurulabilmiş (korkunç).

Asıl vahim durum ise HIV RNA miktarı (çoğalması) çok genç kişilerde (18-24 yaş arası) durdurulamıyor. Muhtemelen bu yaşlarda düzenli ilaç kullanılamıyordur.

Bu yaş grubunda HIV baskılanamazsa ilaç direnci ve bunun bir başkasına aktarılması da olasıdır. Acaba her gün ilaç içmek yerine tedavinin başka bir şekilde uygulanması mümkün olur muydu? Örneğin, cilt altına implant yapılsa gerektiğinde çıkartılsa (uçuşuyorum). Böylece her gün ilaç aldın-almadın, ilacı sakladın-saklamadın sorunları da ortadan kalksa…hayal işte…

Fotoğraf, Barselona'da düzenlenen bir akıllı telefon + sanal gerçeklik tanıtımından.

2015 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Svetlana Aleksiyeviç’in ödül konuşması “Kaybedilmiş Bir Savaş Üzerine” idi:

“Eskisinden daha hızlı yaşıyoruz. İçerik, biçimi yırtıp geçiyor. Onu bozuyor ve değiştiriyor. Her şey sınırlarından taşıyor - müzik de, resim de, metindeki kelimeler bile metnin çerçevesinden fırlıyor. Gerçekle kurgu arasında bir hudut yok, biri diğerine akıyor.”

Gençlik başımda duman sanki…