İnsan Hakları / Çalışma Hayatı

Şiddet ve sürgünden trans hareketine

Perşembe, 3 Mart 2016

“Buse o güne kadar tanımadığımız birkaç trans arkadaşla gelmişti. Sonraki süreçte Eryaman’ın da Esat’ın da çok fazla gündemimize geleceği o iki görüşmede belli olmuştu. Eryaman’da yaşayan transların çoğu şehri terk etmek zorunda kalmışlardı.”

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği 2008 yılından bu yana “3 Mart Dünya Seks İşçileri Günü” kapsamında etkinlikler düzenliyor. Ancak Pembe Hayat’ın kurulma süreci tam da seks işçisi trans kadınların örgütlenme taleplerinden geçiyor.

2006 Mart başı gibi, Kaos GL’in kapısı çalındı. Buse o güne kadar tanımadığımız birkaç trans arkadaşla gelmişti. Esat bölgesinde, hem Esat Karakolu hem de Balyoz timi trans kadınlara olan baskını iyice arttırmış ve trans kadınlar artık sokağa çıkamaz duruma gelmişti. Trans kadınların o dönem daha göreceli rahat çalıştığı Hoşdere’de bi sukunet dönemi egemen olsa da Eryaman’da aynı dönem kıyametler kopuyordu. Buse’lerin Kaos GL ziyaretinden birkaç ay öncesinde Eryaman’dan Dilek İnce ve arkadaşları Kaos GL’yi ziyaret etmişlerdi. Yasemin ile görüşüp dava için vekalet verdiler, İrfan Aktan ile sanırım, özel bir röportaj yayınlandı. Sonraki süreçte Eryaman’ın da Esat’ın da çok fazla gündemimize geleceği o iki görüşmede belli olmuştu.

Trans arkadaşları gönüllü avukatlarla bir araya getirmeye çalıştık. Bu süreçte polislerden şikayetçi olduk. Eryaman süreci ise biraz daha ağır aksak ilerliyordu. Eryaman’da yaşayan transların çoğu şehri terk etmek zorunda kalmışlardı. Ve o ilk görüşme sonrasında bağlantımız pek kalmadı. Trans arkadaşlarla bu avukat görüşmeleri sırasında buluşurken bir yandan da bağımsız bir trans örgütlenmesi olsa ne güzel olur cümleleri dolaşmaya başladı. İlk başta Selay, Buse ve Gani’yle başlayan bu hayal zaman içinde daha fazla trans aktivist tarafından sahiplenilecekti. Sonra düzenli haftalık toplantılar almaya başladık, çok hızlı bir şekilde. Ve nihayetinde dernekleşecektik. Yasemin Öz ve ben eğer 7 kişi çıkmazsa dernek kurucu üyesi olabileceğimizi belirttik. Ancak transların kendi iradesiyle kurduğu bir derneğin Ankara içinde translar açısından daha fazla sahiplenileceği konusunda da hem fikirdik. Tabii ki Yasemin’e ve bana gerek kalmadan yeterli sayıyı tamamladık ve Pembe Hayat Derneği resmi olarak 30 Haziran 2006’da kurulmuş oldu.

Bu arada Pembe Hayat Derneği’nin kamuoyuna dönük ilk eylemi 15 Nisan 2006’da İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesinde yaptığı basın toplantısıdır. İnsan Hakları Derneği Ankara Şubesi ve Kaos GL’in desteklediği basın toplantısı ile Pembe Hayat Derneği, Ankara’da trans haklarıyla ilgili çalışacağını resmen kamuoyuna duyurdu.

Pembe Hayat’ın kurulma sürecinin 15 Nisan ile 30 Haziran’da gerçekleşmesi nedeni ise, Dernek merkezi tutulması ve dernek başvurusunun ondan sonra yapılmaya karar verilmesi idi. Nisan 2006 ile 30 Haziran 2006 arasında, dernek aktivisitleri o dönem “Üreme Sağlığı Programı” kapsamında yapılan sürveyans çalışmasının seks işçileri ve erkeklerle seks yapan erkekler ve damariçi madde kullanıcıları alanında sahada anketör olarak çalıştılar. Hem anketörler hem de araştırmaya katılanlar program kapsamında verilen paraları dernek merkezinin kurulması için biriktirdiler. Bu araştırma aynı zamanda Pembe Hayat Derneği’nin sadece trans seks işçileri ile ilgili değil genel olarak seks işçiliği alanını tanımasına olanak verdi ve aynı zamanda derneğin doğrudan HIV/AIDS çalışmaları üzerinden koruyucu ve önleyici çalışmalarına başlamasına vesile oldu. Sonraki süreçte Sağlık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde Ankara’da seks işçilerine yönelik HIV/AIDS alanında bilgilendirme ve araştırma projesi “Pembe Adımlar”ı yürüttü.

2006 yılında aynı zamanda STGM’in desteğiyle yürütülen LGBT Hakları Platformu/Ağı kurma çalışmalarına aktif olarak katılan Pembe Hayat, 2007 yılında Kaos GL’nin, Global Diyalog’un destekleriyle yürüttüğü “LGBT’lerin İnsan Haklarının İzlenmesi” projesinde aktif olarak yer aldı. 2007 yılından bu yana düzenli olarak LGBTİ örgütlerin işbirliği ile hazırlan “LGBT’lerin İnsan Hakları Raporu”nun hazırlanmasına hem vaka bazlı destek hem de verdiği hukuki desteklerle yer almaktadır. Sadece LGBTİ örgütlerinin gündemine, seks işçilerinin sorunlarını taşımakla yetinmedi. Seks işçilerinin sorunlarının insan hakları hareketi, sendikal hareket ve kadın hareketi içinde tartışılmasına da katkı sağladı.

2008 yılından beri düzenli olarak yaptığı “3 Mart Dünya Seks İşçileri Günü” etkinlikleri öncesinde, seks işçilerinin insan hakları, seks işçilerinin adalete erişimi, seks işçileri ve cinsel sağlık ve seks işçilerinin örgütlenmelerinin güçlendirilmesi alanlarında faaliyetlere başlamış oldu. 2008 yılında ise, olgunlaşan bu tartışmaların bir başlık altında yürütülmesine vesile olacak etkinlikler planlandı.

Ancak trans öz örgütlenmesi olarak Pembe Hayat’ın tek gündemi seks işçileri değil. Transların bir çok alanda yaşadıkları sorunlarla doğrudan ilgilenmeye çalışıyor. Bunun yanında seks işçiliği alanında tek başımıza mücadele etmektense bu işi kolektif bir örgütlenmeyle nasıl yürütebiliriz sorusuna cevap aradığımız ilk buluşma 2008 yılında gerçekleşti. Bizim, Kırmızı Şemsiye Seks İşçileri insiyatifin’i LGBTİ örgütlenmelerinin katılımı ile kurduğumuz, sekreteryasını Pembe Hayat’ın üstlendiği süreç başlamış oldu. Ve 2008 yılından bu yana düzenli olarak seks işçilerinin yaşadıkları sorunları, seks işçileri ve insan hakları aktivistleri, kadın hakları savunucuları ve LGBTİ aktivistleriyle birlikte tartışmaya açıyoruz. Ve bu buluşmalar bizim için sürekli yeniden bir öğrenme süreci oluyor.

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği seks işçiliğini sadece bir iş alanı olarak değerlendirmiyor, aynı zamanda doğrudan barınma hakkı, özel hayatın korunması hakkı ve  sağlık hakkına erişim ile de bağlantısını kurmaya çalışıyor. Translar sadece seks işçiliği alanında sorun yaşamıyorlar, bunun farkında olarak seks işçiliği dışında transların sorun yaşadıkları alanları da görünür kılmaya çalışıyoruz. Ancak bir yandan da seks işçilerinin sorunlarını sahiplenerek mücadele etmeye devam ediyoruz.

Pembe Hayat bu sene hazırladığı programla tartışmaları bir adım öteye götürüyor. Bugün 3.sünü düzenleyeceği “Translara Yönelik Psiko-Sosyal Destek Çalıştayı” ile yerelde seks işçilerinin sorunlarını, psiko-sosyal destek alanında faaliyet yürüten sivil toplum örgütleriyle tartışmaya açacak. Aynı zamanda Ankara Barosu ile birlikte, seks işçilerinin adalete erişiminin önündeki engelleri konuşacak.