Kadın

Ankara Kadın Platformu: "Kadın Platformu kimdir bilmiyoruz"

Pazartesi, 11 Nisan 2016
Haber: Kaos GL

Ankara Kadın Platformu, Ankara'nın tüm semtlerinde billboardlara ve duraklara "Kadın Platformu" imzasıyla asılan "Kadına Dil Uzatan Seviyesizleri Kınıyoruz" afişleriyle ilgili basın açıklaması yayınladı.

Fotoğraf: Gözde Demirbilek

Ensar Vakfı'nın gönüllü öğretmeni tarafından 45 çocuğun cinsel istismara uğramasıyla ilgili Aile Bakanı Ramazanoğlu’nun suskunluğunu eleştiren Kemal Kılıçdaroğlu “Aile bakanı birilerinin önün yatmış vaziyette o da konuşmuyor” demişti. 

6 Nisan gecesi Ankara'nın tüm semtlerine Kadın Platformu imzasıyla "Kadına Dil Uzatan Seviyesizleri Kınıyoruz" afişleri asıldı. Afişlerde "Kadına" ve "Kınıyoruz" kelimelerinin baş harfleri kırmızıyla gösterilerek Kemal Kılıçdaroğlu işaret edildi. 

Ankara Kadın Platformu yayınladığı basın metninde "Kadın Platformu, AKP iktidarının daha önce de yaptığı gibi yıllardır hak mücadelesi veren örgütlerin karşısına alternatif olarak kendi elleriyle oluşturduğu bir platform mudur yoksa?" sorusunu sorarak asılan afişlerdeki imzanın korsan olduğunun altını çizdi. 

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

"Kısa süre önce Ensar Vakfının Karaman Şubesine bağlı yurtlarda yaşanan çocuklara yönelik cinsel istismar skandalı karşısında, hükümet yetkilileri milletvekilinden bakanına, başbakanına kadar olayı araştırmak yerine Ensar Vakfı'nın savunmasına geçtiler.

Vakfa ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanına ait açıklamalar ise olayın kahredici boyutlarının yanında bir o kadar korkunç açıklamalar.

9-10 yaşlarındaki 45 çocuğa yaşatılan, istismar karşısında tek bir öğretmen suçlanarak olayda sorumluluğu olanların, Vakfın, hükümet yetkililerinin ve yerel yöneticilerin sorumluluğunun üzeri örtülmeye çalışılmakta; bununla da yetinilmeyerek Vakıf, yapılan açıklamalarla korumaya alınmaktadır.

Devlet eli ile yürütülmesi ve kamusal olması gereken eğitim hizmeti neden Vakıflara terkedilmiştir, neden köy okulları kapatılmıştır, yatılı bölge okullarının sayısı neden gün geçtikçe azalmaktadır, hiçbir yasal dayanağı olmayan bu vakıflar bu yurtları nasıl işletmektedir? Tek suçlu yıllardır bu suçu işleyen öğretmen midir, yoksa bu korkunç olayın gerçekleşmesine zemin hazırlayan, görmezden gelen, önlem almayan, korumayan yerel yöneticilerinden milletvekillerine, bakanından başbakanına kadar sorumluluğu olan yetkililer midir?

Bu gün tartışılan ise bu dehşet verici olayın nedeni değil yapılan açıklamalar ve kullanılan dildir. Bu tartışmalar Vakıf’ta yaşanan olayların ve bu olayların üzerini örtmeye hizmet eden tartışmalardır.

Sürdürülen bu tartışmaların Ankara’da yansımaları ise Ankara Büyükşehir Belediyesinin billboardlarına Kadın Platformu imzasıyla Kılıçdaroğlu’nun Aile ve Sosyal Politikalar bakanına yönelik sarf ettiği cümleleri kınayan reklamlar olmuştur.

Pek çok sendika, dernek, siyasi parti, meslek örgütünün içinde yer aldığı Ankara Kadın Platformu olarak bizler, bu ülkede kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze, çocuk istismarına karşı yıllardır mücadele yürütmekteyiz. Kadın Platformu adıyla ortaya çıkan ve ilanlar veren bu platformu daha önce ne bir kadın cinayetinde ne de herhangi bir hak ihlalinde duymadık. Kadın Platformu hangi örgütlerden oluşmaktadır, neler yapmıştır bilmiyoruz. AKP iktidarının daha önce de yaptığı gibi yıllardır hak mücadelesi veren örgütlerin karşısına alternatif olarak kendi elleriyle oluşturduğu bir platform mudur yoksa?

Kadın Platformu, neden Ensar Vakfında yaşanan korkunç olaylara dair en ufak açıklama yapmazken, olayın üstünü örtmeye hizmet eden tartışmalarda birden bire ortaya çıkarak taraf olmuştur?

Ankara Kadın Platformu olarak bizler dün olduğu gibi bu gün de çocuklara yönelik cinsel istismarlara, kadın cinayetlerine, tacize, tecavüze, kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizi sürdürerek, üzeri örtülmeye çalışılan bu korkunç olayın takipçisi olacağız. Sorumlularından hesap soracağız."