Kadın

Gulabi’den Çilem’e aynı senfoni: “Direniş mümkün”

Cuma, 10 Haziran 2016

Adana Adliyesi’nde Çilem Doğan’ın karar duruşması görüldü. ‘İyi hali de’ göz önünde bulundurarak Çilem Doğan 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi.

Çilem, kendisine sistematik olarak fiziksel, psikolojik şiddet uygulayan, kendisini fuhuşa zorlayan kocası Hasan Karabulut’u öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla yargılanıyordu. Bugün Adana Adliyesi’nde karar duruşması görüldü. Adliye önünde dayanışmaya gelen ve Çilem’e beraat isteyen kadınlar, “yer yok” bahanesiyle içeri alınmadı. Çilem savunmasında son sözleri olarak: “Şu adliye koridorlarında çok mor gözümle dolaştım koruma kararı için. Başka seçeceğim kalmamıştı” dedi. Çilem Doğan, ‘iyi hal’ indirimiyle 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Kadınlara yönelik erkek şiddetinin yüzde bin dört yüzleri bulduğu, her gün 4 kadının şiddete uğradığı ve 5 kadının katledildiği Türkiye’de bu karar şu anlama geliyordu: “Hayatta kalmanın bedeli 15 yıl” Erkek egemen yargı şunu iyi biliyordu ki; biz gücümüzü ve cesaretimizi Çilem’lerden alıyoruz. Çilem’i kahramanlaştıran bir yerden söylemiyorum bunu, ki kahramanlaştırabilirsiniz de, muazzam bir direniş öyküsüne an be an tanık olduğumuz, bize özsavunma pratiğinin manifestosunu yazdığı ve ellerimizi avucunda hissettiği için söylüyorum. Aynı zamanda erkek egemen devletin ve adaletin en çok korktuğu ve önünü kesmek istediği şey şuydu: hayatlarımızın kaderini kendimizin tayin ediyor, hayatlarımıza sahip çıkıyor oluşumuzdu. Yani sadece Çilem’i 15 yıl tutsak etmekle kalınmadı; bize de açıkça mesaj verildi.

Hayatlarımızı kuşattığınız kurumsallaşmış erkek şiddeti sarmalı karşısında çaresiz değiliz, özsavunmamız var. Sonuna kadar da özsavunma hakkımıza sahip çıkacağız. Erkek devlete ve adalete minnet eylemiyoruz. Hiçbir kadının aramızdan erkek şiddetiyle ya da erkek adaletin tecellisiyle ayrılmasına izin vermeyeceğiz. Çilem için özgürlük istemeye devam edeceğiz. Gulabi Çetesi, YPJ, Kızıl Tugaylar, Rote Zora, Kızıl Sopalılar, Savaşçı Kızkardeşler, Nevin Yıldırım’, Yasemin Kaymaklı, Çilem Doğan ile birlikte aynı senfoniyi tekrarlıyoruz: “Özgürlüğümüz, onurumuz ve insanlığımız için savaşan ‘haydut’lar olmalıyız. Direniş mümkün!”