Yaşam

Onur hikayem: Kız kardeşlikten ablacılığa onur!

Çarşamba, 22 Haziran 2016
Haber: Kaos GL

Onur hikayelerinde bugün: Feminist kız kardeşliğe sığmayanlar, ablacılık ve LezBiFem…

Gaye’nin onur hikayesi

Bugünlerde "idareten" diyerek başlayıp, bir türlü içinden sıyrılamadığım bir çalışma temposundayım. Diğer ertelediklerim gibi hikayeciğimi yazıp paylaşma işini de uygun zaman ve mekânda, masamda kahveyle, işe gecikme telaşından sıyrılmış bir şekilde yapacağımı düşünüyordum. Aktivizme uygun zaman ve mekân da gerektiği oluyor... Yani çalışmak veya parasızlık sebebiyle bir etkinliğe gidememek veya bir etkinliği oluşturamamak o kadar fazla arkadaşımla birlikte karşılaştığım bir şey ki; en azından Pride'da buluşacağımızı bilmek biraz olsun rahatlatıyor.

Feminizmle tanıştığımda, arkadaşlarım, dertdaşlarımla kurduğum bağın pek de "kız kardeşlik" olmadığını fark etmekle başladı benim hikâyem. Feminizm de heteronormatif algıda ilerleyemezdi. Şükürler olsundu ki bir Amargi & Lambdaistanbul dayanışma partisinde kız kardeşliğin ablacılığa dönüşebildiği tek ruh olmadığımı gördüm. Gene şükürler olsun bugün Lezbifem o ruhun ete kemiğe bürünen haliyle beni gökkuşağına boyuyor. (Tabi ki tüm lgbti+ kuruluşlarını takip etmeye çalışıyorum.) Kendine ait bir oda olmadan, dolaplarımızdan çıkmanın daha zor olduğunu deneyimlediğimden katılabildiğim her Pride'ı da kendine ait bir onur addettim. Pride öncesi ve sonrası o heteronormatif ataerkil dünyada tanıtım - satış uzmanıymış gibi yapmaya çalışırken bir yandan da soyunma odalarından uzak durmaya, "sapık" etiketi yememek için kimseye yanlışlıkla çarpmamaya, ayrıca mola saatleri gıybetlerinde ben değilmişim gibi lgbti+ ler hakkındaki önyargıları çıkarabildiğimce kafalardan çıkarmaya çalışıyorum.

Geçen Pride yaşananlar bana yavaş yavaş yürüyüş tarihimizden direniş tarihimize geçiyormuşuz hissi vermişti. Bu Pride kötü senaryolara biraz daha hazırlıklı gibi hissediyorum; yani yalnızca ben değil, arkadaşlarım, atmosfer, enerjilerimiz, gündem vs. karışımı olarak kötü senaryolara hazır... Pride'larda en sevdiğim şeylerden biri; "genel ahlaksız"

Lolipopunun hakkını veren performanslar, diğeri de tee lisedeyken iletişimimizi hiç de kötü sonla nihayetlendireceğimi öngöremediğim bir arkadaşımla karşılaşıp özür dilemeler... (denk gelip okuduysan tekrar özür dilerim o konu için).

Bir şarkı sözü bulamadım hislerimi özetleyecek, en güzel sloganları, hafta boyu etkinliklerin birinden çıkıp diğerine koşmayı, gelecek Pride için hazırlık aşamasında daha etkin olmayı diliyorum. Biz; şuralarda buralarda, kendine ait bir oda derdiyle işe gecikerek çalakalem hikâyesini yazmaya çalışan, mola saatlerinde -dost meclislerinde sadece üç beş politik söylemde bulunabilenler için / adına canla başla mücadelemizi geniş bir alana seren herkeslere teşekkür ediyorum.

Diğer hikayeler:

Onur hikayeni anlat!

Onur hikayem: Çiçek taşıyoruz ağzımızda

Onur Hikayem: Tarifler olmasın!

Onur hikayem: Ben buradayım, direniyorum aşkım!

Onur hikayem: Aşka doğmak

Onur hikayem: İdeolojik pankart!

Onur hikayem: İstiklal hiç bu kadar güzel olmamıştı

Onur hikayem: 15 kişiden on binlere