Kadın

"Biz kadınlar, darbeye de, OHAL’e de, diktatörlüğe de karşıyız!"

Pazartesi, 25 Temmuz 2016
Haber: Kaos GL

Ankara Kadın Platformu, 15 Temmuz akşamıyla başlayan darbe girişimi ve 3 aylık OHAL kararıyla ilgili basın açıklaması yaptı: “Darbe kadar demokratik ilke ve değerlere dayanmayan bir sivil yönetimin ve tek adam diktatörlüğü kurma hevesinin bizi nasıl korkunç bir karanlığa sürükleyeceğini biliyoruz.”

Ankara Kadın Platformu bileşenleri, 23 Temmuz Cumartesi günü Kadın Dayanışma Vakfı'nda bir araya gelerek darbe girişimi ve OHAL ile ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Platform, tüm kadınları Barış ve Demokrasi Cephesini kurmaya ve metne imzacı olmaya çağırdı. 

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

“Biz kadınlar askeri faşist darbeyle kurulan rejimin nasıl korkunç bir karanlık olduğunu ve taşıdığı anlamları biliyor, her tür darbe ve darbe girişiminin karşısında duruyoruz!”

“Ancak 265 insanın öldürüldüğü, toplumun tamamının korku ve kaygıya sürüklendiği 15 Temmuz’un “Demokrasi Bayramı” ilan edilmesini de kabul etmiyoruz. Yüzlerce insanın öldürüldüğü, yaralandığı, linç edildiği en temel insani değerlerin çiğnendiği bir gün demokrasi ile birlikte anılamaz.”

“Darbe kadar demokratik ilke ve değerlere dayanmayan bir sivil yönetimin ve tek adam diktatörlüğü kurma hevesinin bizi nasıl korkunç bir karanlığa sürükleyeceğini de biliyoruz. Bir süredir tek adam rejimi denemelerinin özellikle kadınlar için nasıl bir hayat öngördüğünü gösteren uygulamalara, yasal değişikliklere, hakların kağıt üzerinde bile kalmasına tahammül edilemezliğine şahit oluyoruz.”

“Bugün "darbe tehdidi" ve "milli irade" kavramlarıyla sarayın yargıda, orduda, kamu kurumlarında, üniversitelerde, sokakta gerçekleştirdiği 'sivil' darbeyle sağlamlaşacak rejimin kadınlar için nasıl tehditler ve sonuçlara yol açacağını da öngörebiliyoruz. Darbe kalkışmasının sonrasında iktidarın silahlı ve paramiliter güçleri devreye soktuğu, cihadist, IŞİD vari yöntemlerle "kamu düzenini tesis ettiği bu süreç kadınları hiçbir yerde asla güvende olmayacakları bir hayata mahkum etme, kadınları ganimetleştirme, kadınları hayatın her alanından sürme sürecine dönüşüyor.”

“Darbecilerin de diktatörlerin de kadınların hak ve özgürlükleri için tahayyül ettikleri dünyayı biliyoruz. Darbenin tehditleri kadar, "demokrasi şöleninin" biz kadınların hayatlarına yönelttiği tehdidi ve indirdiği darbeyi görüyoruz. Sözde demokrasi için sokakta olan erkekler, şort giydi diye, dövmesi var diye kadınları taciz ediyor, kadınların üzerine kezzap atacak kadar ileriye gidebiliyor. Polis, gözaltındaki askerin 10 aylık kız çocuğuna cinsel şiddet tehdidinde bulanabiliyor, bir spor kulübünün yetkilisi darbe girişiminde bulunan askerlerin eşleri artık ganimettir diyebiliyor.”

Bir kez daha görüyoruz ki, dünyanın sonu bile gelse erkeklik baki kalıyor!

“İşkence görüntülerinin fütursuzca sergilendiği, olay gecesi suça karışanların soruşturulmadığı, bireysel silahlanma çağrısının yapıldığı, her zaman özgürlüğün alanı olan sokakların idam sesiyle yankılandığı, kadınların, alevilerin, barış isteyenlerin, yazarların, sanatçıların hedef gösterildiği, şiddete uğradığı, hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, hukuk ilkelerin askıya alındığı, evrensel değerlerin çiğnendiği bu süreci kaygıyla izliyoruz.”

“Şiddetin tırmandığı, her tür nefret ve ayrımcı söylemin kol gezdiği, linç kültürünü benimsemiş bir güruhun sürekli sokağa çağrıldığı, kötülüğün ve şiddetin teşvik edildiği bu ortamın "demokrasi şöleni" olmadığını ve toplumun tamamı için riskler barındırdığını görüyoruz. Darbeleri her zaman hayatlarının içinde hissetmiş kadınlar olarak, darbe karşıtı hamlelerin taşıdığı iç savaş ve diktatörlük tehlikesini de görüyoruz.”

Darbe girişiminin tüm faillerinin ve ilişkilerinin açığa çıkarılmasını talep ediyoruz!

“Meclis’i bombalayan, halka saldıran darbecilerin yargılanması ve hukuk sınırları içinde cezalandırılması gerekmektedir. Ancak halkın darbeye karşı tepkisini araçsallaştırarak,OHAL ilanıyla perçinlemeye çalıştıkları süreç,demokrasinin askıya alınmasıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin askıya alınması asla kabul edilemez. OHAL uygulamasının toplumun tüm kesimlerine yönelik bir cadı avının başlangıcı olacağına dair işaretler şimdiden alınmaya başlamıştır.”

“Yıllarca darbeler yüzünden kayıplar yaşamış, hak özgürlüklerin kısıtlandığı koşullarda mücadele etmiş kadınlar olarak, her tür darbeye ve darbe girişimine karşıyız, bununla birlikte darbe karşıtı mücadelenin ancak daha fazla demokrasi, özgürleşme ve barış koşullarında yürütülebileceğini biliyoruz. Herkes için demokrasi, özgürlük ve güvenli bir yaşam, ancakkadınların da söz sahibi olduğu ve eşitlik haklarının garanti altına alındığı laik ve demokratik bir Türkiye ile mümkün.”

Tüm kadınları Barış ve Demokrasi Cephesi’ne davet ediyoruz!

“7 Haziran sonrası başlayan Kürdistan'da artan devlet şiddetinin ve savaş koşullarının, bombaların, ablukaların, sokağa çıkma yasaklarının yarattığı yıkımı hatırlatarak, herkesi evrensel hak ve özgürlükler, insan hakları çevresinde bir arada durmaya davet ediyoruz.”

“Tüm kadınları özgürlük, barış ve demokrasinin hayata geçmesi için, erkek şiddetine karşı ses çıkarmak için, darbeye de diktatörlüğe de karşı durmak için en geniş Barış ve Demokrasi Cephesi’ni kurmaya ve bu metne imzacı olmaya çağırıyoruz.”

İmzacılar:

Ankara Feminist Kolektif, Ankara Kadın Platformu: Emek Partili Kadınlar, HDP Kadın Meclisi, İHD Ankara Şube Kadın Komisyonu, Kadın Özgürlük Meclisi – Ankara, AKA-der/Kızılay Şube, KJA, Halkevci Kadınlar, Ankara Sosyalist Kadın Meclisi, Kadın Dayanışma Vakfı, Ankara KESK Kadın Şubeler Platformu, Yeşil Sol Parti'den kadınlar, Yeni Demokrat Kadın, Kaos GL, Pembe Hayat, Özgür Genç Kadın, TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, İHD Kadın Sekreterliği, SYKP Kadın Meclisi, Üniversiteli Kadın Kolektifi, Engelli Kadın Derneği, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, HDK Kadın Meclisi