İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

Kaos GL ve sosyal hizmet ne alaka?

Çarşamba, 3 Ağustos 2016

Nasıl bir sosyal hizmet düşlüyoruz? Kaos GL sosyal hizmet alanında neler yapıyor? LGBTİ hareketi ve Kaos GL bir destek grubundan toplumsal baskı grubuna nasıl geçti? Kaos GL’de verilen danışmanlık faaliyetleri neler? Ve en önemlisi: Sosyal hizmet ne alaka?

Bütün bu soruları Kaos GL Sosyal Hizmet Çalışma Grubu’ndan ‘kıdemli’ sosyal hizmet öğrencisi Umut Güner’e yönelttik.

Genel olarak, eşcinsel, biseksüel, trans ya da interseksler herhangi bir kurum, alanla ilişkilendiğinde “neden” sorusu sorulmadan ilişki başlamaz. Sosyal hizmet alanında da benzer bir yaklaşım sergilendi mi?

“Kaos GL ve sosyal hizmet ne alaka?”… Bu sorunun alanda çalışan sosyal hizmet uzmanları, akademisyenler tarafından sorulduğu ve gerçekten yanıtının bilinmediği bir döneme şahitlik ettik.

Ama bir yandan örneğin Nilgün Küçükkaraca hoca, Kaos GL Dergisi yayın hayatına başladıktan birkaç sene sonra mektup yazıyor ve ilişkilenmek istiyordu. 2003’te gerçekleştirdiğimiz Lezbiyen ve Geylerin Sorunları ve Toplumsal Barış İçin Çözüm Arayışları Sempozyumu konusunda bizi cesaretlendiren İlhan Tomanbay idi. Hacettepe Sosyal Hizmetler’in gündemine 2000’li yılların başında girmeye başladığımızı söyleyebiliriz.

Ancak yaygın olarak “ne alaka” sorusu halen soruluyordur ve sorulmaya devam edecek. Bunun nedenlerinden biri sosyal hizmet bölümlerinde verilen eğitimde sadece sanki sosyal hizmet aile odaklı; kadın, çocuk, yaşlı ve engellilerin sosyal hizmete erişiminden ibaretmiş gibi bir yaklaşım olması. Aynı zamanda sosyal hizmetin örgütleyicisinin de kamu olması gerekliliği üzerine fazlaca durunca tabii ki sivil toplum örgütlerinde sosyal hizmet uygulamaları nasıl yapılır sorusuyla karşılaşabiliyorduk. Tabii bir de eşcinsel, biseksüel ve translarla sosyal hizmeti tahayyül etmek iyice zorlaşıyordu.

Peki sen? Bitemeyen bir sosyal hizmet eğitimin var…

Ben ilk eşcinsel olduğumu söylediğimde okulda minik bir krize dönüştü. Aslında ben heteroseksüel olduğuma ilişkin bir yalan söylememiştim. Eşcinsel olduğumu söylememiştim. İkisi arasında bir fark var. Geçen gün boşanma komisyonunda Hacettepe’de öğretim üyesi olan Aliye Mavili, kendisini lezbiyen olarak tanımlayan bir danışanını ikna ederek evlenmeye hazır hale getirdiğinden bahsediyordu. Aynı Aliye hanımdan ben de psikodrama almıştım. O dönem aşık olduğum sınıf arkadaşımla ilişkimi Aliye hanım, bir türlü analiz edemiyordu. Anlamlandıramıyordu. Ve psikodrama öğretme ve grup çalışması kendiliğinden bitti. Şimdi eşcinselliğin tedavisini bulduğunu söylüyor.

Benim okulumun bitmiyor olması ve ara ara okula devam etmem aynı zamanda daha fazla sosyal hizmet uzmanının benim üzerimden eşcinsellik alanına temas etmesini sağladı. Danışanlarından önce eşcinsel bir akranlarıyla tanışmaları en azından danışanları için işi bir nebzede olsa daha da kolaylaştırmıştır. Tabii halen sosyal hizmet alanında açık kimlikleriyle eşcinsel, biseksüel, trans ve intersekslerin görünür bir şekilde çalışamaması sosyal hizmet alanının halen dönüşmeye ihtiyacı olduğunu gösteriyor.

Sosyal hizmet birey, grup ve toplum düzeyinde çalışmalar olarak örgütleniyor. Kaos GL’de birey, grup ve toplum düzeyinde neler yapılıyor?

Kaos GL ve Lambdaistanbul deneyimine bakarsak; özellikle 1993’te başlayan ve Kaos GL’nin 1 Mayıs’ta alanlara çıkmasına kadar geçen süreci güçlenme ve farkındalık geliştirme süreci olarak adlandırabiliriz. Dergi; Pazar toplantıları, dışarıya dönük toplantılarda sürekli olarak eşcinsel, biseksüel, trans varoluş üzerine kafa yoran, deneyimlerini yazılı hale getirmeye çalışan bir süreçten geçti. Kaos GL’nin kurucu Ali Erol, o dönemleri dergi toplantılarında hep söyle anlatır: “Lubunyalar gelirdi, dertlerini aşklarını, uğradıkları şiddeti anlatırlardı. Ben de bunu yazın derdim, kimsenin yazmadığını fark ettiğimde ben bunları yazmaya ve dergiye taşımaya karar verdim.” Bu çok önemli bir deneyim. Hayatın içinden kartpostallar ve dergide yayınlanan mektuplar o dönemde çoğunlukla eşcinsel ve biseksüel kadın ve erkeklerin ama aynı zamanda transların hayatlarına, sorunlarına ilişkin fazlaca bilgi veriyor. Bu arada mektup demişken, ben geldiğimde “mektuplaşma” azalmıştı daha çok hapishaneler üzerinden ilerliyordu ama halen devam ediyordu.

Kaos GL’ye gelen bir maile 48 saat içinde mutlaka yanıt verilir. Hiçbir mail yanıtsız bırakılmaz. Danışan eğer sorunun acil olduğunu belirtiyor veyahut intihar edeceğini söylüyor ya da bize öyle bir izlenim bırakıyorsa maili gören kişi danışmanlık veren arkadaşları haberdar ederek hemen iletişime geçmeye çalışıyoruz.

Kaos GL’de şu anda halen dosyalar dolusu mektuplar var. İnsanlar deneyimlerini, ihtiyaçlarını, sorularını sayfalarca dolu yazmışlar. Ali Erol, gene mektuplarla ilgili, sayfalarca yanıt verirdik diyor. Keşke o sayfalarca yanıtlara ulaşabilsek. Bu mektuplarla Kaos GL grubu sadece yüz yüze ve yan yana gelen insanları güçlendirmekle yetinmeyip; yan yana gelemediği ama mektupla kendisine ulaşan herkese de deneyimlerin ve bilgilerini paylaşarak yoldaş bir danışmanlık ilişkisi kurmaya çalıştı.

Ben Kaos GL’ye gelmeden Kaos GL’nin orda bir yerde var olduğunu bilmek bile bana güç veriyordu. Biliyordum ki başıma bir şey gelse gidebileceğim tek bir yer var. Bu işlev uzunca bir süre sürdüğü gibi LGBTİ örgütlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte eşcinsel, biseksüel, trans ve intersekslere daha fazla destek veren bir mekanizmaya da dönüştü.

90’ların başı hatta 2000’lerin ortasına kadar, kendine gey, lezbiyen ya da trans diyen birinin bir kez bile olsun Kaos GL dergisine temas etmemiş olması imkansızdı. Mutlaka bir yerde bir şekilde Kaos GL ile karşılaşmıştı. Hatta Kültür Merkezi’ne ilk ziyaretlerinde mutlaka bu tanışma anından bahsederlerdi.

Kültür Merkezi’ne ilk ziyaret demişken; benim için olduğu kadar bir çok eşcinsel kadın ve erkek içinde o kapıyı çalıp içeri girmek zordur. Kaç kere kapının önünden dönersiniz, apartmana çıkarsınız kapının önüne gelirsiniz, zile basmaktan vazgeçersiniz. Bir arkadaşım, ‘zile bastığımda inşallah açmazlar diye düşünmeye başladım’ demişti. Evet, Kültür Merkezi’ne gelmek ve doğrudan iletişim kurmak cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği gelişimi açısından belki de örtük bir aşamaya işaret ediyordu. Kendi adıma bu aşama, eşcinsellik seksten ibaret değil benim kendim gibi insanlara ihtiyacım var aşaması idi.

Destek grubundan bir toplumsal baskı grubuna nasıl geçildi? Neler yaşandı süreçte?

Kaos GL’nin ilk 1 Mayıs’a çıkmasıyla birlikte, dergi ve açık etkinliklerle yaptığı farkındalık yaratma çalışmaları aslında savunuculuk aşamasına geçme ve politik bir özne ve baskı grubu olarak alanlarda, sokaklarda olacağını beyan etme süreci. Bu beyanı 1 Mayıs alanında yaparken, 1 Mayıs’ın öznesi olarak görülen işçi-memur kimliği üzerinden “peki ya eşcinsel işçiler” diye soruyor. Bu soruyu o dönemim sendikaları, devlet ve işçi yoldaşlarına yöneltiyor. Bu 1 Mayıs ile birlikte eşcinsel, biseksüelleri politik bir özne yani baskı grubu olarak görüp görmeyeceğimiz tartışması başlarken, Kaos GL grubu, baskı grubu olarak hedefini çok net bir şekilde ortaya koyuyor; anayasal eşitlik istiyor. Anayasal eşitlik sağlandığında gerisinin zaten kendiliğinden geleceğini biliyor.

Tabii ki Kaos GL derginin ilk sayısı itibariyle politik talepleri olan ve baskı grubu olmak üzere örgütleneceğini duyuran bir grup ancak bunu grup üyelerinin içselleştirmesi ve kendini hazır hale getirmesi bir süre gerektiriyor. Bu süreçte Kaos GL grubu politik sözünü dergi vasıtasıyla söylerken bir yandan da grup üyelerini güçlendirmeye çalışıyor. İlk bildiri dağıtılan ama pankart açılmayan eylem sanırım 98 senesi 8 Martı. O miting bir deneme olarak düşünmek mümkün. Kaos GL kurucusu Ali Erol, 32. Günden gelen programa yapma teklifini o dönem için kendilerinin hazır olduğunu ama grubun bunu kabul etmemesi üzerine, grubun dağılmasına neden olabileceğini düşünerek vazgeçtiklerini, söylüyor. Aslında bu bir bekleme süreci değil, grubun neye ihtiyacı olduğunu fark edip bunun üzerinden tartışmaları olgunlaştırmak ve grubu güçlendirme süreci.

Kaos GL’de bugün verilen danışmanlık faaliyetleri nelerdir?

Bugün bu ilişki daha çok e-mail, telefon ve yüz yüze danışmanlık vererek ilerliyor. Danışma mailleri, hukuk, mülteci, HIV/AIDS alanında spesifik olarak verilmeye devam ederken, genel danışma adresi üzerinden, açılma, mobbing, cinsellik, eğitim, sağlık gibi alanlarda danışmanlık verilmeye devam ediyor. Ortalama günlük 10 kişiye telefonla danışmanlık veriliyor. Bunların büyük çoğunluğu askerlik üzerinden ilerliyor. Ve senede 500’ü aşkın insana danışmanlık e-mail üzerinden veriliyor.

Peki ilk soruya geri dönecek olursak, Kaos GL ve sosyal hizmet ne alaka?

Eşcinsel, biseksüel ve transların danışmanlık talep ettikleri alanlar aynı zamanda sosyal hizmete ihtiyaç duydukları alanlar. Çalışma hayatına ilişkin talepleri doğrudan sendikal sosyal hizmet veyahut endüstriyel sosyal hizmetle; aile, açılmaya ilişkin talepler, sağlık alanında talepler tıbbi sosyal hizmetle; eğitim alanında talepler ve sorunları okul sosyal hizmeti ile eşleştirmek mümkün.

Kaos GL bugün profesyonel olarak hukuk, eğitim, HIV/AIDS, mültecilik, psikolojik-rehberlik danışmanlık, ruh sağlığı ve sosyal hizmet alanında profesyonellerle çalışarak danışmanlık faaliyetlerini organize etmeye çalışıyor. Derginin bu sayısında hem Kaos GL Sosyal Hizmet Çalışma Grubu hem de mültecilik alanlarımıza ilişkin farklı söyleşiler olduğu için bu alana çok girmek istemiyorum.  

Kaos GL’de yaptığımız birçok etkinlik kendi içinde bir sosyal hizmet müdahalesi olarak görülebilir. Örneğin eşcinsellik hep karanlıkla, gizli gizli kapıların arkasında yaşanılan bir olgu gibi sunulurken, Kaos GL Kültür Merkezi’ne gelen eşcinsel, biseksüel, translar ve yakınlarının aslında hiç de karanlık olmayan, gizli, örtük olmayan bir mekanla karşılaşması bile önyargılarıyla yüzleşmesine neden olabiliyor.

Eşcinsel, biseksüel ve transların yaşadıkları sorunlar bireysel düzeyde farklılaşabiliyor. Örneğin, seks işçisi bir trans bugün için sığınağa alınmıyor, eşcinsel veya biseksüel bir kadının sığınakta bütün kadınları taciz edeceğini zanneden meslek elemanlarının önyargısı yüzünden eşcinsel veya biseksüel kadınlara o kurum yaşanmaz hale dönüştürülebiliyor veyahut ailesinden şiddet gören bir ergen eşcinsel için korunma kararı alındığında kurum içinde nasıl korunacağını bilmeyebiliyor. Bunlar için bir yandan hem Kaos GL Sosyal Hizmet Çalışma Grubu, hem stajyer sosyal hizmet uzmanlarımız hem de avukatlarımız devreye girebiliyor.

Peki bugünlerde neler yapıyoruz?

Sosyal hizmet alanının bu konudaki bilgi eksikliğini gidermek, önyargıları yüzleşmelerini sağlamak amacıyla sosyal hizmet uzmanlarına yönelik insan hakları eğitimleri düzenliyoruz. Bunun yanı sıra hizmet eğitiminde heteroseksizmi nasıl gündemleştireceğimiz sorusunu sormak için akademik danışma kurulları yapıyoruz. Sosyal Hizmet Çalışma Grubu alanın sorunlarını derlemeye ve bunu dönüştürmeye çalışıyor. 2016 yılı Homofobi Karşıtı Yerel Buluşmalar için ana tema sosyal hizmet dedik. Iğdır, Adıyaman, Mardin, Aydın, Nazilli, Hatay, Trabzon’da sosyal hizmet uzmanlarıyla buluştuk. 2016 Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’un ana temasını Sosyal Hizmet olarak belirledik.   

Mikro, mezzo ve makro düzeyde sosyal hizmet birbirinden ayrılmadan bir sosyal hizmet müdahalesi anlamlı ve dönüştürücü olur. Bireysel düzeyde sorunları çözmeye odaklandığınızda sadece yardım temelli bir sosyal organizasyon olursunuz ve “cemaat” olursunuz. Bizim cemaat olmaya da ihtiyacımız var. Kendisini her daim “yanlış ve yalnız” hisseden eşcinsel, biseksüel, trans ve intersekslere destek olmak ve büyük bir topluluğun parçası olduğunu hissettirmek önemli, bu yüzden görünürlük çok önemli. Aynı zamanda politik bir özne olarak bu cemaatin taleplerinin savunuculuk ve lobicilik yapılabilir aşamasına gelmesi lazım. Özelde Kaos GL’de genelde LGBTİ hareketin içinde bunu yapmaya çalışıyoruz. “Yalnızım” diye mail atan eşcinsele yanıt verirken de 1 Mayıs meydanında anayasa cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğinin eklenmesini talep ederken de, sosyal hizmet uzmanlarına yönelik farkındalık eğitimi yaparken de eşcinsellerin özgür ve eşit yaşadığı bir toplum için çalışıyoruz.

*Bu söyleşi ilk olarak Kaos GL dergisinin “Sosyal Hizmet” dosya konulu 148. sayısında yayınlanmıştır.