Yaşam / Siyaset

"Hiç kimse bizden savaşla ve şiddetle yaşamaya alışmamızı beklemesin!"

Pazartesi, 15 Ağustos 2016
Haber: Kaos GL

İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı, 10 Ağustos'ta Diyarbakır ve Mardin'de gerçekleşen bombalı saldırılarla ilgili basın açıklaması yaptı.

10 Temmuz 2015, TBMM önünde yapılan “Savaşa dur de, barışa ses ver” eylemi

Basın açıklamasının tam metni şöyle:

“10 Ağustos’ta Diyarbakır’ın Merkez Sur İlçesindeki Ongözlü Köprü yakınlarında ve Mardin Kızıltepe’de meydana gelen bombalı saldırılar sonucunda aralarında sivillerinde olduğu çok sayıda yurttaşımız yaşamını yitirirken onlarca yurttaşımız da yaralanmıştır. Yaşamını yitiren yurttaşlarımıza rahmet, yaralılara acil şifalar, ölen ve yaralananların yakınlarına da sabır ve dayanma gücü diliyoruz.”  

“Son bir yıldır yaşanan savaş, bombalı saldırılar, darbe girişimleri vb. yollarla içine girilen şiddet sarmalının günlük yaşantımızın kanıksanan bir parçası haline gelmesi kaygı verici bir durumdur. Öyle ki, bir önceki katliam, saldırı veya şiddet eyleminin yaralarını daha saramadan bir yenisi ile karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle de bu süreçte saldırılarda kadın ve çocuklar başta olmak üzere sivillerin zarar görmesi hiçbir şekilde kabul edilemezdir. Bu nedenlerden dolayı da Diyarbakır ve Mardin’de gerçekleştirilen bombalı saldırıları kınıyoruz.” 

“Bizler hak savunucuları olarak defaten attığımız çığlığı bir kez daha yineliyor ve her türlü savaş ve şiddet politikasına “Artık Yeter!” diyoruz. Hiç kimse bizden savaşla ve şiddetle yaşamaya alışmamızı beklemesin.”  

“Bu amaçla da savaşı sürdürenlerin saldırılarını durdurması gerektiğini belirtiyor ve bir an önce akan kanın durmasını, şiddetin sona ermesini ve sorunlarımızı konuşarak, müzakere ederek çözme konusunda adımlar atılmasını talep ediyoruz. Bunun için de ivedilikle yapılması gereken şeyin, çatışmacı politikalardan, militarizmi ve şiddeti siyasete egemen kılmaktan, misliyle intikam alma girişimlerinden, OHAL ilan ederek hak ve özgürlükleri kısıtlamaktan vazgeçip yerine barış politikalarını demokrasi ve insan haklarını rehber edinmek olacağına inanıyoruz.”