Yaşam / Dünyadan

“Iraklı ‘tek’ eşcinsel aktivist olarak tanınmaktan hoşnut değilim”

Pazartesi, 29 Ağustos 2016

Cinsel kimliği nedeniyle şiddete maruz kaldıktan sonra tutuklanan IraQueer kurucu üyesi Amir Ashour, örgütünü zorla göç ettirildiği İsveç’ten güçlendirmeye devam ediyor: “Irak’ta açık bir şekilde eşcinsel olmayı mümkün kılan kişi olmak istiyorum.”

“Iraklı ‘tek’ eşcinsel aktivist” olarak tanınmaktan hoşnut değilim” diyor Amir Ashour.

Ama bu kolay kolay üstünden atılabilecek bir etiket değil: Irak Kürdistanı’nda yaşayan Ashour cinsel kimliği nedeniyle şiddete maruz kalıp daha sonra tutuklandı, 2015 yılında ülkesinden göç ettirilerek sığınmacı olarak İsveç’e gitmek zorunda bırakıldı.

26 yaşındaki aktivist yaşadığı zorluklara rağmen imkânı olsa bile başına gelen hiç bir şeyi değiştirmek istemeyeceğini söylüyor.

“Bu tam olarak bir tercih değil” diyor. “Kolay değil… Tüken bir durum, fakat şu an daha çok yapmak istediğim veya yapabileceğim bir şey yok. Yaşadığım her şey, tanıştığım herkes beni etkiledi, bana bir şeyler kattı.”

Saddam'dan sonra...

Ashour Irak’taki LGBTİ haklarını savunan tek güncel kuruluş olan IraQueer’in kurucusu ve sözcüsü. Kuruluştaki aktivistler rejimin baskısı, askerler, çeteler, polisler veya onları kabul etmeyen aileleri tarafından yönelebilecek nefrete karşı çoğu zaman takma isimler kullanıyor. Etkinliklerinin ve işlerinin büyük bir bölümünü anonim olarak gerçekleştiriyor ve neredeyse tamamen yer altı bir organizasyon olarak çalışıyorlar.

1995’de Saddam Hüseyin’in oluşturduğu, tek amaçları ülkedeki LGBTİ’leri ve zinayla suçlananan kadınları bulmak olan askeri grubun hatıraları -ve tabiki tabuları da- halen pek çokları tarafından hatırlanmakta. Saddam sonrası, eşcinsel topluluklar yavaş yavaş tekrar örgütlenmeye, partiler ve buluşmalar düzenlemeye ve kendi aralarında güvenli alanlar yaratmaya başladı fakat son yıllarda artan saldırılar bu toplulukları tekrar kendilerini gizlemeye itti.

Amerika’nın işgalinden sonra eşcinsel birliktelikler suç olmaktan çıkarılmış olsa da, Irak anayasası LGBTİ’lerin haklarını koruyacak maddelere sahip değil. Hükümet cinsel kimliklerinden dolayı haksızlığa uğrayan vatandaşları çoğu zaman görmezden geliyor. İŞİD’e karşı savaştığı söylenen Şii milisler Uluslararası Gey ve Lezbiyen İnsan Hakları Komisyonu tarafından sayısı belirsiz cinayetle suçlanıyor.

“Sosyal medya aktivizmimizi çok etkiledi”

IraQueer’in, çoğu zaman aileleri tarafından reddedilmiş LGBTİ gençlere tavsiyelerde bulunmak ve güvenli evler sağlamak gibi önemli rolleri var. Doktorlar ve kamu görevlileri çoğu zaman eşcinsel olduğunu düşündükleri kişilere hizmet vermekten kaçınıyor, bu nedenle IraQueer yardıma ihtiyacı olan insanları da yardım edebileceklerle buluşturma gibi bir görev de üstleniyor.

IraQueer’in 40 civarında üyesi var ve bu sayı geçtiğimiz 2 senedir düzenli bir şekilde artıyor. Bugün İngilizce, Kürtçe ve Arapça’ya çevirdikleri makaleler ve güvenlik uyarıları aylık 11.000’e ulaşan okuyucuyla buluşuyor. Buna rağmen üyeler yüz yüze ilk kez geçtiğimiz ay Ashour tarafından düzenlenen bir work-shop’ta Lübnan’da görüşmüşler. “İnanılmaz bir deneyimdi” diyor Ashour.  

“Teknoloji, özellikle sosyal medya aktivistliği bütünüyle değiştirdi, bizi çok etkiledi” diyen Ashour, internetin iletişimi güçlendirdiğini ifade ediyor: “Ben ve aktivist arkadaşlarım kimliklerimizi saklayarak uzun mesafeden iletişim kurabiliyoruz, bu yalnızca son birkaç senedir mümkün olan bir şey.”

Ashour internet ve güvenli mesajlaşmanın IraQueer için bir fırsat olduğu kadar bir tehdit de olduğunu kabul ediyor. İnternet LGBTİ’lerin birbirlerini bulmalarını kolaylaştırsa da, Facebook üzerinden eşcinsellik ile ilgili atılan bir mesaj veya bir beğeni eşcinsellik-karşıtı gruplar veya kişilere kolaylıkla ulaşabiliyor ve onların bu insanları takip edip gerçek kimliklerine ulaşabilmelerini sebep olabiliyor.

Bu nedenle IraQueer’in bir diğer önemli amacı üyelerine internet ve sosyal medya üzerinde nasıl anonim kalınabileceğini öğretmek. Sahte isimler kullanmak, tarayıcı servis değiştirmek, şifreli mesajlaşma veya Tor gibi anonim iletişim ağları ile internet kullanmak hesap ifşalarını çok daha zor hale getiriyor.

“Amaçladığım tek şey, sesini duyuramayanların sesi olmak”

Ashour geçtiğimiz yıldan beri İsveç’in Malmö kentinde yaşıyor. Kendisi olabildiği için Avrupa’yı çok sevdiğini söylüyor: “Kim olduğumu saklamak zorunda kalmadım, cinsel kimliğimi açıklamak diye bir kavram yoktu, bu hiç bir zaman problem değildi.”

Ashour ailesinin, bir grup arkadaşı ve üniversitesindeki aktivistlerin her zaman çok destekleyici olduklarını söylüyor. Fakat Irak Kürdistanı gibi görece olarak liberal bir yerde bile insanların eşcinsel olmaları hala “günahkârlık” olarak görülüyor.

Ashour başından geçenlere rağmen, bu deneyimlerini başkalarının kendi yaşadıklarını yaşamaması için, başkalarının ayrımcılığa maruz kalmaması için kullanıyor. Başka ülkelerde kendi yaşadıklarına benzer sıkıntılar yaşamış olan insanlarla tanışmanın ve benzer yüksek amaçlar için çalışmanın dünya görüşünü şekillendirdiğini söylüyor Ashour: “Yaptıklarımın temelinde gerçekten amaçladığım tek şey, sesini duyuramayanların sesi olmak.”

“Uluslararası basının IŞİD’in ortaya çıkışından sonra Ortadoğu’daki eşcinsel haklarının eksikliği üzerine yoğunlaşması üzücü”

Idil ve Kerkük’de IŞİD ve El-Nusra tarafından gerçekleştirilen korkunç infazlara dair haberler ve binalardan atılan eşcinsel erkeklerin fotoğrafları basına yansımaya devam ediyor.  IŞİD’in vahşeti ulaslararası ilginin büyük bir kısmını üzerine çekerken LGBTİ’ler Ortadoğu’da zulüm görmeye devam ediyor. “Problem son zamanlarda artmış olan aşırılığa mal edilemeyecek kadar derin” diyor Ashour.

Hâlâ LGBTİ hakları ile ilgili umudunun olduğunu ifade eden Ashour, eğer açık bir şekilde eşcinsel olunabilse Irak’a dönecek ilk kişinin kendisi olacağını ekliyor. Bir gün kuruluşu kendi ülkesinden yönetmek istediğini söylüyor. Şimdilik IraQueer’i İsveç’ten güçlendirmeye devam ediyor.

“Irak’ta açık bir şekilde eşcinsel olmayı mümkün kılan kişi olmak istiyorum. Belki bu yüzden saldırıya uğrayabilirim. Fakat aklımdaki tek şey kazanmamız, IraQueer va rolduğu ve büyüdüğü sürece biz kazanıyoruz. Tek ihtiyacımız olan biraz zaman!”