İnsan Hakları / Barınma

Evini terk etmek zorunda kalan Arat: “Görünürlük mücadelem devam edecek”

Çarşamba, 21 Eylül 2016
Haber: Kaos GL

İstanbul LGBTİ’den Kıvılcım Arat mahalledeki bir grup erkeğin saldırısına uğradı. Evini terk etmek zorunda kaldı. Arat KaosGL.org’a yaptığı açıklamada, “Görünürlük mücadelem devam edecek” dedi.

İstanbul LGBTİ Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu üyesi ve Demokratik Kadın Hareketi sözcüsü Kıvılcım Arat, Beyoğlu’nda beş senedir yaşadığı mahalleyi ve evini can güvenliği kalmadığı için geçtiğimiz günlerde terk etmek zorunda kaldı.

Bianet’ten Çiçek Tahaoğlu’nun haberine göre şimdilik başka bir şehre, bir tanıdığının yanına yerleşti. Orada biraz çalışıp para biriktirdikten sonra kendine yeni bir ev aramak için İstanbul’a dönecek.

“Bu mahalle Gezi ruhlu değil”

Arat, aynı mahallede yaşayan, genç erkeklerden oluşan bir grubun kendisini eve giriş çıkışlarında taciz ve tehdit ettiklerini anlattı:

“Beş yıldır aynı mahallede oturuyorum. Bu çocuklarla hiçbir sorunumuz yoktu. Yaklaşık bir ay önce, ben eve girerken ‘Bir dursana’ dediler. Apartmana girmeye çalıştım, biri eliyle kapıyı tuttu. Diğer eliyle de öbürlerinin içeri girmesini önlemeye çalışıyordu.

“Cep telefonlarıyla bianet’e ve JİNHA’ya verdiğim röportajların, katıldığım İMC TV yayınlarının ekran görüntüsünü almışlar. Bunları gösterdiler ve ‘Bu mahalle Gezi ruhlu değil’ diye bağırdılar, cinsiyetçi küfürler ettiler ve tecavüzle tehdit ettiler, ‘Seni kimse elimizden alamaz’ dediler.”

"Bir daha televizyona çıkmayacaksın" tehdidi

“O gün evime girebildim ancak ilerleyen günlerde de ‘Bir daha televizyona çıkmayacaksın’ diye tehditlerine devam ettiler. Bütün gece katlanan sandalyelerini getirip mahallenin ortasında oturuyorlar. Birkaç gün boyunca eve gidebilmek için alt kat komşularımı aradım ve beni gelip sokağın başından aldılar.

“İlk saldırıdan 10 gün sonra dernekten bir arkadaşımla eve geldik. O sırada yine girişte oturuyorlardı, gergin bir andı ama eve girdik. Bir süre sonra dışarıdan gürültüler gelmeye başladı. Apartmanın birinci katındaki trans arkadaşımız sevgilisiyle içeri girerken ‘orospu, o senin pezevengin mi’ diye onlara saldırmışlar.

"Bu olaydan dört gün sonra da üzerime şişe attılar. Daha fazla dayanamadım, evi devrettim. Bütün düzenim bozuldu, şimdi yeniden bir ev bulmam gerekiyor.”

Arat, yaşadığı saldırının ardından mahallenin muhtarının da olaya dahil olduğunu ve kendisini evden attırmaya çalıştığını belirtti, kendisine saldıran erkeklerin mahalledeki tek hedefinin translar olmadığını söyledi.

“Görünürlük mücadelem devam edecek”

Kendisine ulaştığımız Arat, saldırının ardından yaşadıklarına dair KaosGL.org’a şu açıklamayı yaptı:

“Böylesi savaş dönemleri dezavantajlı gruplar için tehlikenin en üst sınıra çıktığı dönemlerdir. 7 Haziran sonrası ayyuka çıkarılan nefret kültürünün mağdurlarından biriyim. Aslında saldıranlar da ceza almayacaklarını bildiklerinden bu kadar rahat davranabiliyorlar.

Bir yönüyle şanlı olduğumu da düşünüyorum. Çünkü sadece evimi kaybettim ve bu yaşanan saldırıların psikolojik yükünü kaldırmak ile mükellefim. Birçok trans arkadaşım daha ağır saldırıların kurbanı oldu. Fakat bazen yaşam alanlarımızı korumak yerine geri çekilmek gerekebiliyor. Egemenlerin yarattığı bu nefret kültürüne karşı buradayız diyebilmenin yolu daha görünür olmaktan geçiyor. Bugüne kadar eve ve gecelere hapsetmedim kendimi. Bundan sonra da görünürlük mücadelem devam edecek.”