Medya

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Atölyesi’nin ikincisi Mersin’deydi

20 Kasım 2016
Haber: Kaos GL

“Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı ve Online Kütüphanesi Projesi”nin ikinci buluşması Mersin’de gerçekleşti.

Bianet'ten Elif Akgül'ün haberi

IPS İletişim Vakfı ve Özgür Gazeteciler Cemiyeti'nin sürdürdüğü, Kaos GL'nin destekleyerek içinde yer aldığı “Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik” atölyesinin ikinci ayağı Mersin'de gerçekleşti.

Atölyenin ilk gününün sabahki oturumunda Galatasaray Üniversitesi'nden Dr. İdil Engindeniz Şahan proje kapsamında gerçekleştirilen gazete ve televizyon taramaların sonuçlarını sundu.

Kadir Has Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekan Vekili ve BİA Eğitim Danışmanı olan Prof. Dr. Sevda Alankuş kadın odaklı haberciliği anlattı.

Dr. İdil Engindeniz-Şahan: “Kadın ve LGBTİ odaklı yayın politikası yok”

Dr. Engindeniz-Şahan, Dokuz yerel (Güneydoğu Ekspres, Pusula, Özgür Haber, Çağdaş, Sakarya, Yeni Asır, Olay, Adana 5 Ocak ve Karadeniz gazeteleri), dokuz ulusal yayın yapın gazete (BirGün, Cumhuriyet, Özgür Gündem, Posta, Hürriyet, Sözcü, Habertürk, Sabah, Yeni Akit, Aydınlık ve Yeni Şafak gazeteleri) ile Fox TV, İMC TV, Kanal D; NTV, TRT 1 ve 24 TV kanallarının ana haber bültenlerini içeren araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

Gazeteler 6 bin 568 haberin bin 690'ı kadın, 4'ü LGBTİ haberi

Buna göre,

* 80 nüshada 6 bin 568 haber var. Bu haberlerin bin 694'ü kadın ve lgbti odaklı. Bin 694 haberin sadece 4'ü (2'si Özgür Gündem, 2'si BirGün) LGBTİ haberi.

Kadınların haberlerdeki temsil oranı yüzde 50'yi bulmuyor.

* İlk sayfada kadın görünürlüğü yüzde 41 ile BirGün gazetesi ilk sırada yer alıyor. Yerel medyada ise yüzde 40 ile Güneydoğu Ekspres ilk sırada.

* İlk sayfada en fazla kadın muhabir/editör imzalı habere yer veren Cumhuriyet. 

* BirGün'ün 49 muhabirinden 12'si kadın, Cumhuriyet'te kadın imzalı haber oranı yüzde 50. Yeni Akit'te ise hiç kadın imzalı haber yok.

* Künyelerde de kadın ismi kategorisinde ulusal medyada yüzde 44 ile Özgür Gündem, 38 ile BirGün ilk sırada, en son sırada ise yüzde 4 ile Sabah gazetesi yer alıyor.. Yerel medya da ise yüzde 39 ile Yeni Asır ilk sırada, yüzde 5 ile Olay Gazetesi son sırada.

* Aynı gazetede bir haber “biliminsanı” ifadesine yer verirken başka bir haber “bilimadamı” ifadesine yer veriyor. Bu bize gazeteletin bu konuda yayın politikası belirlemediğini gösteriyor.

Televizyonlarda 544 haberin 271'i kadın haberi, LGBTİ haberi yok.

* Televizyonlarda 544 haber yapıldı, bunların 271'i kadın ya da kadınlıkla alakalı. LGBTİ ile ilgili haber hiç yok.

* Kadın görünürlüğünde ilk sırada İMC TV ve Show TV yer alıyor, TRT 1 ise kadınların en az görünür olduğu televizyon.

Prof. Sevda Alankuş: “Haberciliği yeniden tanımlamalıyız”

“Sorunlar ne” ve “nasıl haber yapmalıyız” sorularına üzerine konuşan Prof. Alankuş, genel geçer habercilikte “ötekilerin kadınlaştırıldığını”, faillerin “masumlaştırıldığını”, şiddete bahane üretildiğini ifade etti.

“Öteki kadınlaştırılırken, ötekinin daha da güçsüzleştirilmesi için ötekinin kadınıyla da uğraşılıyor” diyen Prof. Alankuş “Bambaşka bir haberciliğe ihtiyaç var” diyerek sorunları şöyle sıraladı:

“Haber odaları erkek merkezli kuruluyor, kadın dili, anlatısı dışlanıyor. Mevcut habercilik anlayışı yanlı olduğu halde, yanlı değilmiş gibi kendini yansıtıyor, savaş kışkırtıcılığı yapıyor.

“Kadınlar fail-kurban bağlamında değilse teşhir olarak haberlerde yer alıyor. Kadınlar ve aslında tüm ötekiler, olumlu haberin öznesi olmuyor, cinsiyetçi dil haberlerde hakim oluyor.”

Prof. Alankuş “Ne yapmalı” sorusuna ise şöyle cevap verdi:

“Haberin ABC'sine bakmak lazım. Hak ihlalleri yapmayan, hak ihlallerini takip eden, hak kullanımlarını haber yapan bir habercilik anlayışı geliştirmek gerekiyor.

“Bu nedenle haber tanımının, haberin değerinin yeniden tanımlanması gerekiyor. 5N 1K'da 'neden' sorusuna verilecek cevap özellikle bağlamıyla işlenmeli. Dil cinsiyetçi, ayrımcı dilden ve nefret söyleminden arındırılmalı. Her haber 'öteki odaklı' kurulmalı.”

Atölye Kaos GL Derneği'nden Ali Erol'un LGBTİ odaklı habercilik sunumuyla devam etti.

Ali Erol: “Açılmak hak, ifşa suçtur”

1990'larda LGBTİ'ler için koşulların “daha kötü” olduğunu vurgulayan Erol, Kaos GL'nin kuruluşunu şöyle anlattı:

“Türkiye'de LGBTİ'ler İran'daki gibi bir cezalandırma olmasa da toplumun her kesiminden kovuluyordu. Her sosyal ve toplumsal mekandan kovulan, bu mekanlarda görünmesine 'müsaade edilmeyen' LGBTİ'ler göründüklerinde de 'karikatür' olarak yer alıyor.

Medyada temsiliyeti dalga geçilen, alay edilen, olumsuz teşkil eden olarak var olan LGBTİ'ler bunun dışında ancak hak ihlali ya da şiddete maruz kaldığında bu mecrada gösteriliyor.”

“1990'ların başında geleneksel medyada trans ve eşcinseller tüm haberlerde karikatür olarak veriliyordu” diyen Erol, “LGBTİ'lerin aracısız kendilerini ifade edip haberin öznesi olmasına müsaade edilmiyor, muhabirin eşcinsellere ya da translara mikrofon tutmak aklına bile gelmiyordu” diye konuştu.

Böylesi bir ortamda “Biz de varız” diyerek yola çıktıklarını söyleyen Erol, sadece eleştirmek yerine, “Bu medya nasıl işliyor” sorusunu tartıştıklarını söyledi.

“Medyayı tek bir tornadan çıkmış, yekpare bir yapı gibi düşünmek yerine bu medyada nasıl gedikler açabiliriz diye yola çıktık. Sadece eleştirmek yerine yapıcı çözümler aradık. 'Vay nasıl bu muhalif beni görmez' demek yerine 'nasıl kendi mücadele alanımı yaygınlaştırabilirim' sorusunu sorduk.”

Erol “Nasıl yazmalı” sorusuna şöyle cevap verdi:

Haberciliği bir mücadele tekniği olarak gördüğünü ifade eden Erol, LGBTİ odaklı haber yaparken dikkat edilmesi gereken unsurları da sıraladı:

“Cinsiyet kimliği ile cinsel yönelim birbiriyle ilişkili iki şey. Haber yazarken kişi nasıl kendisini tanımlıyorsa öyle yazmalıyız. Haberin öznesi olan kişiye kimlik atamamamız gerekiyor.

“Örneğin, translarla ilgili haber yaparken polis bülteni gibi haberler yerine haberin öznesi olan translara mikrofon uzatmalıyız. 'Açılmak hak, ifşa suç' diyoruz. Bir kişinin cinsel kimliğini açıklaması hakkı ancak kendileri açıklamadan birilerini ifşa etmek, korkunç sonuçlara neden oluyor.

Erol'un ardından bianet.org ifade özgürlüğü editörü Elif Akgül, kadın odaklı haberciliğe ilişkin Bianet deneyimini anlattı.

Proje hakkında

“Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Elkitabı ve Online Kütüphanesi Projesi”  Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları İçin Avrupa Aracı (DİHAA) Fonu tarafından destekleniyor.

İki yıl sürecek olan projede, temel olarak ana akım var yerel medya içindeki baskın toplumsal cinsiyet önyargılı gazeteciliğin pratiklerinin ve söylemlerinin dönüştürülmesinin yolları ve araçlarını tartışmayı hedefleniyor. İlk yıl Türkiye’nin sekiz merkezinde yapılacak haber atölyelerinde kadın LGBTİ örgütlerinin temsilcileri ve gazetecilerle bir araya gelerek medyadaki eril habercilik pratiği, sorunları ve bu sorunlarla başa çıkma imkanlarıyla toplumsal cinsiyet odaklı habercilikten ne anlaşıldığı, nasıl yapılabileceği tartışılacak.

İkinci yıl bölgesel atölyeler ve yuvarlak masa toplantılarıyla devam edecek olan projede yapılan gazete ve televizyon haber taraması raporunun katkısıyla oluşturulmuş atölye içeriğinin tartışmaları sonucu ortaya çıkan kolektif çalışma ile toplumsal cinsiyet odaklı habercilik el kitabı ve online kütüphanesi oluşturulacak. Projede son olarak Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Konferansı düzenlenecek.

İlgili haber:

Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik Projesi’nin ilk buluşması yapıldı