İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum başladı: Sosyal hizmet herkes için!

Perşembe, 8 Aralık 2016

“Başka bir sosyal hizmet mümkün!” temalı 5. Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum sosyal hizmet ve cinsellik tartışmalarıyla başladı.  

LGBTİ’lerin hak mücadelesi ve sosyal haklar alanında ilki 2012’de düzenlenen Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’un beşincisi “Başka Bir Sosyal Hizmet Mümkün” temasıyla bugün başladı.

Sempozyum Göteborg Üniversitesi’nden Hans Knutagard’ın konuşmacı olduğu sosyal hizmet ve cinsellik tartışmaları konferansıyla açıldı. Konferansın moderatörlüğünü Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Sema Buz yaptı.

“LGBTİ’ler ‘makul’ prototipler arasında değil”

Dr. Sema Buz, açılış konferansı başlamadan önce Türkiye’de sosyal hizmet alanının LGBTİ’lerle ilgili tutumunu genel çerçevede değerlendirdi:

“Türkiye’de Sosyal Hizmet meslek yasası yok. Meslek yasamız olmadığı için bunu yarattığı bir güçsüzlük yaşıyoruz. Üniversitelerde kadın doğum uzmanlarının bölüm başkanı olduğu sosyal hizmet bölümleri var. Bütünlük içinde şüphe doğuracak nitelikte uzman açığımız var. Bu alanın genel problemi.”

“LGBTİ alanında eğitimlerin ne kadar önemli olduğunu söylemekte yarar var. Ama onun da ayrı bir damgalanma doğurduğunu gördük. “Bak LGBTİ etkinliğine gidiyor” gibi konuşmalarla insanlar ifşa oluyor. Yeterli kaynak olmadığı için bilgiye erişim de çok zor oluyor. Öte yandan “makul” bulunan prototipler içine LGBTİ’ler sayılmıyor. Temel problemlerden biri bu. “Yoksul”, “yaşlı”, “engelli” bunlar makbul ama LGBTİ’ler alan için hâlâ makul prototip olarak kabul edilmiyor.

“LGBTİ’ler nasıl bir sosyal hizmet istiyor?”

Buz, LGBTİ’lerin nasıl bir sosyal hizmet istediğinin gündemleşmediğini ifade etti:

“LGBTİ alanında çalışanların grup oluşturması ve istikrarlı devam etmesi çok önemli. LGBTİ’lerin “Biz sosyal hizmetten neyi talep ediyoruz?” sorusuna cevap süreci çok soyut kalıyordu. Hal böyle olunca, çalışmacılardan homofobik olmadığını iddia ettiği hâlde bir LGBTİ ile karşılaştığında nasıl bir geliştirmesi gerektiğini bilmediğinden ayrımcı davranan insanlar olduğunu görüyoruz. Bu yine eğitimle alâkalı, çünkü uzmanlar dile hakim değiller.”

“Ve eğitimde büyük bir muhafazakarlaşma süreci var. Öğrencilere “çok marjinal” geliyor verdiğimiz örnekler. Ve buna yönelik bir direnç geliştiriyorlar. Bunu kırmamız gerekiyor. Öğrenciler aynı zamanda temel kavramları bilmediği ve etkili öğrenemediği için sosyal hizmet alan hiyerarşisi yapıyorlar. Mesela LGBTİ dendiği zaman “Daha yoksulluk var, göç var, Suriyeliler var” diyorlar. Sanki nicelik olarak LGBTİ’ler çok az, bu mesele sadece onları ilgilendirir ve makro dertlerle uğraşılırken “bu konularla” ilgilenmek olmaz algısıyla yaşıyorlar. Bunları aşmamız gerek.”

“Sosyal çalışmacı ve danışan arasında konuşulmasa da ‘cinsellik’ hep orada”

Göteborg Üniversitesi’nden Hans Knutagard konuşmasına meslekle karşılaşma anını anlatarak başladı:

“40 yıl önce sosyal çalışmacı olarak mezun olduğumda eğitim hayatım boyunca cinsellikten hiç bahsedilmediğinin farkında değildim. Ve çalışmaya başladığımda, karşıma gelen ilk danışanım bir erkek tarafından tecavüze uğrayan başka bir erkekti. Bu büyük bir eksiklik. Sosyal çalışmacı olarak hayatın her alanında ama her alanında temel bir mesele olan cinselliğin, bir eğitim sürecinde hiç konuşulmamış olması bir problemdir.”

“Sosyal çalışmacılar cevabından korktuğu soruları sormuyor. Çünkü kendinin de onu kaldıramayacağının farkında oluyor. Ve bunu danışana hissettiriyor. Ama aslında cinsellik hep orada. Ve ayrımcılığa karşı konuşulacak en temel alan.”

“Sosyal hizmet ayrımcılıkla mücadeleyi kolaylaştırmak için”

Knutagard, sosyal hizmetlerin amacının insanların ayrımcılıkla mücadelesini rahatlatmak olduğunun altını çizdi:

“Bir etkinliğin içerisinde nasıl davranmamızı belirleyen şeyler var. Eylemimizin ne olduğunu bizden ne beklendiğini biliyoruz. Bütün hayatımız edim yeterliliğimiz üzerine kurulu. Her etkinlikle beraber daha fazla sosyalleşiyoruz. Bunları yanımızda taşıyoruz. Mesela Türklüğü öğrenmek istiyorsam ve bir İsveçli olarak sürekli İsveçlilerle konuşup İsveç yemeği yersem edim yeterliliğim gelişmez. Bu gelişmediği zaman da toplum bana dahil olup takip edemez.”

“Ama bir varlık olarak insan, doğumundan itibaren cinsel bir varlıktır. Ölene kadar böyle sürer. Misal, yaşlılar için “Senin artık bir cinsel hayatın yok” demek bizim yaptığımız bir şeydir, oysa cinsellik durmaz. Bu yüzden şayet toplumun gözünde hayatınızın farklı zaman dilimlerinde çoğunluktan farklı gözüken bir harekette bulunursanız katmanlı bir ayrımcılıkla mücadele etmeniz gerekir. Sosyal hizmetin çalışma alanı tam olarak budur. Mücadeleyi kolaylaştırmak.”

“Sosyal çalışmacı bunun farkında değilse size “hasta” gözüyle bakar ve başkalarının da bakmasına sebep olur. Bu yüzden sosyal çalışmacı her ne olursa olsun açık fikirli olmak zorunda. Eğer bir gruba ayrımcılık yapıyorsanız, bu bütün gruplara ayrımcı davranabilirsiniz demektir. Bu yüzden bir sosyal çalışmacının diğerlerine gelmeden önce kendini değerlendirmesi ve sürekli geliştirmesi olumlu bir adım olabilir.”

5. Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum, "Sosyal Hizmetlerin LGBTİ’lere Karşı Sorumlulukları" oturumuyla Hacettepe Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Tuğrul Çubukçu Salonu’nda devam ediyor.