İnsan Hakları / Sosyal Hizmet

“Eşcinsel ve biseksüel kadınlar, sosyal çalışmacılara ‘son raddede’ başvuruyor”

Cumartesi, 10 Aralık 2016

Türkiye, Bosna-Hersek ve Makedonya örnekleri üzerinden eşcinsel ve biseksüel kadınların sosyal hizmetlere erişiminde görünürlük eksikliğinin yol açtığı zorluklar 5. Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’da konuşuldu.

Bu yıl “Başka Bir Sosyal Hizmet Mümkün” temasıyla beşincisi düzenlenen Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’un son gününde cinsel istismar mağduru erkeklerle, mültecilerle HIV ile yaşayan kişilerle, engelli ve çocuklarla sosyal hizmet üzerine atölyeler yapılıyor.

Eşcinsel ve Biseksüel Kadınlara Yönelik Sosyal Hizmet atölyesi; Burcu Yamaner, Biljana Ginova ve Marija Vuletić’in katılımıyla gerçekleşti. İnteraktif katılımla gerçekleşen atölyede lezbiyenlerin ve biseksüel kadınların sosyal hizmetlere erişimini engelleyen sebepler tartışıldı.

Burcu Yamaner Türkiye örneğinde lezbiyenlerin ve biseksüel kadınların, çocukluktan itibaren cinsel kimliklerinin görünürlüğü konusundaki problemlere dikkat çekerek “Yuvalar örneğinden yola çıkmak gerekirse, iki erkek çocuğun temasından çok korkan görevliler kız çocukların temasından hiç rahatsız olmuyor. Burada bir kimlik tanıma yok, aksine o kimliği tamamıyla yok sayma ve edimleri görmezden gelme var. Erkek çocuklarla ilgili bu meseleler kurumda çok gergin ortamlar yaratıp çocuklar için büyük cezalara yol açarken, kız çocuklarının cinsel ve edimsel hayatı tamamıyla görmezden geliniyor” dedi.

Biljana Ginova Makedonya örneklerinde lezbiyenlerin ve biseksüel kadınların hareketin gerisinde bir yerden hâlâ birbirlerini bulmaya ve konuşmaya ihtiyaçları olduğunun altını çizerek, hareketteki kadın görünmezliğinin büyük bir problem olduğunu ifade etti. Lezbiyen dayanışma ağlarının önemine dikkat çeken Biljana, “Birbirimizle konuşmaya ve ihtiyaçlarımızı tartışmaya tüm eşcinsel ve biseksüel kadınlar olarak ihtiyaç duyuyoruz. Büyük bir katılımla sadece yerellerimizde değil, uluslararası etkinliklerde bir araya gelmemiz gerek” dedi.

Bosna-Hersek örneklerini paylaşan Marija Vuletić, Bosna’da bir kadın dayanışma ağının kurucuları olduğunu belirterek feminist bir yerden paylaşımlara ihtiyaç duyulduğuna; eşcinsel ve biseksüel kadınların sorunlarının kadın hareketlerinde de gündemleşmesinin önemli olduğunu ifade etti. Şiddete karşı çaresizliğin aşılması gereken bir problem olduğunun altını çizen Marija “Kadın bir partnerimden şiddet gördüğümde uzun bir süre sadece kadın olduğu için bunu ona konduramamıştım. Öte yandan şiddete uğrayan kadınlara danışma vermeye devam ediyordum. Benim için çok zor bir dönemdi, bir uzman desteği alarak yaşadığım şeyin sürekli şiddet olduğuna ikna oldum” diyerek kendi deneyimi üzerinden eşcinsel ve biseksüel kadınlar arası flört/ilişki şiddetlerinin gündemleşmesinin lezbiyenler ve biseksüel kadınların güçlenmesi açısından önemli olduğunun altını çizdi.

Atölye katılımcıları uzmanlar eşcinsel ve biseksüel kadınların yaşadıkları ayrımcılıklarda “son raddeye gelmeden” danışma almak için başvurmadığını paylaştılar. Harekette lezbiyenlerin ve biseksüel kadınların görünmezliğinden ötürü ifşa olma korkusunun çok yüksek olduğu, bu sebeple evden kovulma ya da ölüm tehditi dışında yüz yüze danışma oranının çok düşük olduğu konuşuldu.

İlgili haberler:

Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum başladı: Sosyal hizmet herkes için!

“LGBTİ’lere yönelik ayrımcılık, sosyal hizmetlerin meselesidir”

Sosyal hizmet alanlarında LGBTİ’lerle nasıl karşılaştım?

“LGBTİ’lerin seçmeli ders konusu değil, tüm konuların öznesi olduğu anlaşılmalı”

“LGBTİ haklarını savunmadan sosyal hizmet mümkün değil!”

“Erkeklerin, uğradıkları cinsel istismarı anlatmak için kelimeleri yok!”

Mülteci LGBTİ’ler sosyal hizmetlere erişebiliyor mu?

HIV ve sosyal hizmet Ayrımcılık Karşıtı Sempozyum’da tartışıldı