İnsan Hakları / Eğitim

LGBTİ çocuklar eğitim hayatında nelerle karşılaşıyor?

Perşembe, 15 Aralık 2016
Haber: Kaos GL

SPoD ve SEÇBİR ortaklığında çıkan “LGBTİ Hakları için Eğitim Stratejileri: Sahadan Anlatılar ve Gözlemler” raporu dijital ortamda yayında.

Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD) ve Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Merkezi’nin (SEÇBİR) ortak çalışması “LGBTİ Hakları için Eğitim Stratejileri: Sahadan Anlatılar ve Gözlemler” raporu dijital ortamda yayınlandı.

SPoD ve SEÇBİR ortaklığında çıkan “LGBTİ Hakları için Eğitim Stratejileri: Sahadan Anlatılar ve Gözlemler” raporu öğrencilerin, öğretmenlerin, aktivistlerin ve uzmanların/akademisyenlerin katılımıyla deneyimler üzerinden eğitim sisteminin heteroseksist çarkları arasında ayrımcılığa uğrayan LGBTİ öğrencilerin durumuna dikkat çekiyor.

Rapor, şu sorulara cevap bulma amacı üzerinden şekilleniyor:

- Eğitim sürecinin aktörleri, LGBTİ’lere yönelik ayrımcılıkla mücadelede donanımlı hale nasıl gelebilir?

- Bütün varoluş biçimlerini içeren, daha adil, eşitlikçi ve içermeci bir eğitim ortamı nasıl mümkün kılınabilir?

“Lezboş”, “yumuşak”, “ibne”, “sapık” ve “aykırı”

Sınıflarda yaygın olarak kullanılan etiketlerden bazıları: “Lezboş”, “yumuşak”, “ibne”, “sapık” ve “aykırı.”

Araştırmaya göre doğrudan belli bir öğrenciye yönelik olmayan, LGBTİ kimliğinin kendisini aşağılayan ifadelere de sıklıkla rastlanıyor. Öğretmen sınıfı sessizliğe çağırdığında bir gencin “Konuşan top olsun,” demesi, kek yapıp öğretmenler odasına getiren bir erkek çocuğun öğretmenler arasında “ilginç” bulunması veya bir LGBTİ öğrenci hakkında öğretmenler arasında “kibar çocuk” diye konuşulması da paylaşılan örnekler arasında.

Heteroseksist müfredatlar ve ikili cinsiyet temelli ayrılan tuvaletler

Rapor; okul mekânının ne şekilde düzenlendiğinden, müfredatın ve ders kitaplarının içeriğine, sınıflarımızda kullandığımız dilden, velilerle veya idareyle ilişkilenme biçimlerine kadar okuldaki pek çok pratik ikili cinsiyet rejimini kurmaya ve kuvvetlendirmeye hizmet ettiğinin altını çiziyor.

Bir sınıf öğretmeni ikili cinsiyet rejiminin okullarda çok küçük yaşlarda kurulduğunu şöyle anlatıyor: “Okul öncesinden başlıyor. Evcilik köşesi, tamir köşesi… Kız çocuklarının evcilik köşesinde oynaması, oğlan çocuklarının tamir köşesinde oynaması bekleniyor. Eğer oradan oraya giden olursa ‘eyvah’lar başlıyor…”

Okul öncesi dönemde kurulmaya başlayan ikili cinsiyetçi sistem çocuğun/gencin eğitim hayatı boyunca çeşitli şekillerde karşılaşılan örneklerden. Örneğin, okul tuvaletleri, bir başka deyişle “kızlar tuvaleti” ve “erkekler tuvaleti”, cinsiyetleri keskin ayrımlarla birbirinden ayırarak ikili cinsiyet rejimini pekiştiren mekânların başında geliyor. Öte yandan, yönetmelik kısıtı alternatif mimari düzenlemelere olanak tanımıyor. Bir LİSTAG üyesinin anlatısı, bu kısıtın sonucu olarak öğrencilerin deneyimlemek durumunda kaldıkları gündelik pratikler arasında: “Veli toplantısında diyorlar ki “Çocuk çok terbiyeli, çok çalışkan, ama tuvalete dersin ortasında gidiyor.” Çocuğuma soruyordum: “Oğlum sen koskocaman eşek kadar adamsın, niçin dersin ortasında tuvalet izni alıyorsun?” O zaman açılmamıştı. Sonra [açıldıktan sonra] dedi ki “Anne ben kızım, nasıl gideyim erkekler tuvaletine?”

Tuvalet uygulamasının dışında da ikili cinsiyet sistemini kuran türlü pratiklere örnek olarak: Tahtaya bir şey yazdıracağı zaman öğretmenin kız çocuklarından bunu istemeye meyletmesi, lise dönemine gelindiğinde oğlan çocuklarının arka sıralarda oturmasının öğretmenler de dâhil olmak üzere sınıfın neredeyse tamamı tarafından normalleştirilmesi veriliyor.

“Bu çalışmalar ve öğretmenlerin LGBTİ çocukların farkında olması çok önemli”

Kaos GL Eğitim Çalışmaları Grubu’ndan Seçin Tuncel, raporla ilgili heteroseksist eğitim sisteminin LGBTİ çocuklar için başlı başına bir ayrımcılık olduğunun altını çizerek şu ifadeleri kullandı: “Tüm okullara ve tüm öğretmenlere ulaşmak çok zor. LGBTİ çocukların okullarda yalnız olmadıklarını ve olası bir ayrımcı tutumda öğretmenleri tarafından destekleneceklerini görmeye ihtiyaçları var. Okullarda cinsiyet temelli ayrımcılık en basit bir oyunda sınıfın kızlar ve erkekler olarak ayrılmasıyla başlıyor. İkili cinsiyet sistemi ve heteroseksist baskı okullarda çocukların kendilerini saklamasına ve baskılamasına sebep oluyor. Bu raporla öğretmenlere ulaşılmış olmasını çok önemli buluyorum. LGBTİ öğrencilerle ilgili daha çok dayanışmacı eğitimciye ihtiyacımız var.” 

Raporun dijital versiyonuna buradan ulaşabilirsiniz.